Futbol

Balogun Skandalına Rağmen Infantino Yeniden FIFA Başkanlığına Aday

Balogun’un cezasının Trump’ın Infantino’yla görüşmesinin ardından ertelenmesi, FIFA’da siyasi müdahale ve şeffaflık tartışmalarını büyüttü. Avrupa’da Infantino’ya destek zayıflayıp alternatif aday arayışları hızlansa da FIFA Başkanı Afrika, Asya ve Güney Amerika federasyonlarının desteğiyle 2027 seçimi öncesinde çoğunluğu hâlâ elinde tutuyor.

Balogun Skandalına Rağmen Infantino Yeniden FIFA Başkanlığına Aday
2026 FIFA Dünya Kupası çeyrek finalinde Norveç-İngiltere maçını FIFA Başkanı Gianni Infantino da takip etti. | Fotoğraf: Jose Hernandez - AA

ABD Başkanı Donald Trump’ın müdahalesinin ardından Folarin Balogun’a verilen otomatik men cezasının ertelenmesi, Dünya Kupası’ndaki tartışmalı bir disiplin kararının ötesine geçti. Kararın yalnızca FIFA Disiplin Komitesi Başkanı Mohammad al-Kamali tarafından alındığının ortaya çıkması, FIFA’nın bağımsızlığı ve siyasi tarafsızlığına ilişkin soruları büyüttü.

Avrupa’daki bazı federasyonlar FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun 2027’deki yeniden seçilme girişimine mesafe koymaya başlarken, Infantino Afrika, Asya ve Güney Amerika’dan aldığı toplu destek sayesinde seçim aritmetiğinde hâlâ güçlü konumda.

ABD’li Futbolcu Balogun’un Kırmızı Kart Cezası Trump’ın İsteği Üzerine Ertelenmişti

ABD’nin 1 Temmuz’da Bosna Hersek’i 2-0 mağlup ettiği Dünya Kupası son 32 turu karşılaşmasında Folarin Balogun, Tarik Muharemovic’e yaptığı müdahale nedeniyle 64. dakikada doğrudan kırmızı kart gördü. FIFA Disiplin Talimatı’nın 66. maddesi uyarınca kırmızı kart, oyuncunun bir sonraki karşılaşmadan otomatik olarak men edilmesini gerektiriyordu.

Ancak FIFA Disiplin Komitesi, 5 Temmuz’da Balogun’a bir maçlık men cezası vermekle birlikte bu cezanın uygulanmasını bir yıllık deneme süresi boyunca erteledi. Oyuncuya ayrıca 40 bin dolar para cezası verildi. Böylece ceza ve kırmızı kart kayıtlardan silinmedi fakat Balogun’un bir sonraki karşılaşmada oynamasının önündeki engel kaldırıldı. ABD’li oyuncu, takımının Belçika’ya 4-1 yenilerek elendiği son 16 turu maçında sahaya çıktı.

FIFA, kararını Disiplin Talimatı’nın 27. maddesine dayandırdı. Bu madde, disiplin organına verilen bir yaptırımın uygulanmasını tamamen veya kısmen erteleme ve oyuncuyu bir ila dört yıl arasında değişen bir deneme süresine tabi tutma yetkisi veriyor. Dolayısıyla karar, FIFA mevzuatında hiçbir karşılığı bulunmayan bir işlem değildi. Buna karşılık madde daha önce Dünya Kupası’nda kırmızı karttan doğan otomatik men cezasını etkisiz hâle getirmek için kullanılmamıştı.

Açığa Çıkan Yeni Bilgi: Kararı Komitenin Yalnızca Bir Üyesi Verdi

Tartışmayı büyüten yeni gelişme, kararın 18 üyeli FIFA Disiplin Komitesinin ortak değerlendirmesiyle alınmadığının ortaya çıkması oldu. The Times’ın haberine göre komite başkanı Mohammad al-Kamali, diğer 17 üyeyi sürece dahil etmeden dosyayı tek başına karara bağladı.

FIFA talimatı, komite başkanının tek hâkim sıfatıyla karar vermesine izin veriyor. Başkan veya görevlendirdiği bir üye, acil dosyalar dahil olmak üzere beş maça kadar men cezası gerektiren vakaları tek başına sonuçlandırabiliyor. Bu nedenle Kamali’nin tek başına karar vermesi doğrudan bir usul ihlali anlamına gelmiyor. Ancak FIFA’nın yayımladığı önceki kararları inceleyen The Times gazetesi, Kamali’nin daha önce tek başına bir dosyayı karara bağladığına rastlanmadığını ve önemli vakaların çoğunlukla üç üyeli heyetlere bırakıldığını aktardı.

Asıl sorun, tek hâkim uygulamasının yasal olup olmamasından çok, böylesine istisnai sonuç doğuran bir dosyanın neden bu yöntemle ele alındığının açıklanmaması. FIFA’nın kamuoyuna sunduğu metinde yalnızca “olaya ilişkin bütün özel koşulların ve mevcut delillerin” değerlendirildiği belirtildi. Hangi koşulların otomatik cezanın ertelenmesini haklı çıkardığı, benzer kırmızı kart dosyalarından neden farklı bir sonuca varıldığı ve karar sürecinde kimlerle temas kurulduğu açıklanmadı.

FIFA talimatına göre kararlar başlangıçta gerekçesiz olarak bildirilebiliyor ve yalnızca davanın tarafları on gün içinde ayrıntılı gerekçe talep edebiliyor. Bununla birlikte FIFA’nın kamuoyuna ayrıntılı bir açıklama yapmaması, kararın mevzuata uygunluğundan ziyade tutarlılığı ve bağımsızlığı üzerindeki kuşkuların giderilememesine yol açtı.

Trump Telefon Görüşmesini, Infantino da Teması Doğruladı

Balogun dosyasını siyasi bir krize dönüştüren gelişme, Donald Trump’ın Infantino’yu aradığını ve kararın incelenmesini istediğini açıklamasıydı. Trump, müdahalenin kırmızı kart gerektirmediğini düşündüğünü, Infantino’dan yalnızca dosyanın yeniden değerlendirilmesini talep ettiğini söyledi. Kararın ardından ise FIFA’nın “çok doğru” bir sonuca vardığını savundu.

Infantino telefon görüşmesini doğruladı ancak Trump’a dosyanın FIFA’nın bağımsız yargı organları tarafından ele alındığını ve kararın yetkili kurullar tarafından verileceğini söylediğini belirtti. FIFA Başkanı, disiplin komitesinin çalışmasına müdahale ettiği iddiasını reddederek yargı organlarının özerkliğinin futbolun güvenilirliği açısından vazgeçilmez olduğunu savundu.

Buna rağmen telefon görüşmesinin zamanlaması, Trump’ın karar üzerindeki etkisini açıkça sahiplenmesi ve otomatik cezanın FIFA tarihinde görülmemiş biçimde ertelenmesi, kurumsal bağımsızlık savunmasını zayıflattı. Kamali’nin dosyayı tek başına karara bağladığının öğrenilmesi de Infantino’nun “yetkili organlar” vurgusunun kamuoyundaki ikna gücünü azalttı. Ancak şu ana kadar Infantino’nun kararın içeriğine doğrudan müdahale ettiğini kanıtlayan herhangi bir belge yayımlanmış değil.

UEFA: “Eşi Görülmemiş ve İzah Edilemez”

UEFA, 6 Temmuz’da yayımladığı açıklamayla karara son derece sert tepki gösterdi. Avrupa futbolunun yönetim organı, kuralların uygulayıcıları tarafından güvence altına alınamadığı durumlarda oyunun bütünlüğünün ve turnuvanın güvenilirliğinin tehlikeye gireceğini belirtti.

Açıklamada kararın devam eden turnuva bakımından emsal oluşturduğu, bundan sonraki benzer vakalarda eşit muamele talebinin ortaya çıkacağı ve bunun rekabete zarar vereceği vurgulandı. UEFA, kararı “eşi görülmemiş, anlaşılmaz ve haklı gösterilemez” olarak nitelendirdi. ABD’ye karşı maça çıkacak olan Belçika’nın Kraliyet Futbol Federasyonu da kararı “şaşırtıcı” bulduğunu açıklayarak FIFA’dan ayrıntılı izahat istemişti.

Tepkilerin merkezinde Balogun’un yeniden cezalandırılması talebi değil, aynı kuralların bütün takımlara aynı biçimde uygulanıp uygulanmadığı sorusu bulunuyor. FIFA’nın diğer kırmızı kart vakalarında otomatik men cezalarını uygulaması, hatta bazı ağır ihlallerde cezaları iki maça çıkarması, Balogun dosyasındaki takdir yetkisinin hangi ölçütlere dayandığının açıklanmasını daha önemli hâle getiriyor.

72 Avrupa Parlamentosu Üyesinden Etik Soruşturma Çağrısı

Tartışma Avrupa siyasetine de taşındı. 72 Avrupa Parlamentosu üyesi, 8 Temmuz tarihli bir mektupla Avrupa Birliği ülkelerindeki 27 ulusal futbol federasyonuna başvurdu. Milletvekilleri, federasyonlardan FIFA Etik Komitesini harekete geçirerek Balogun kararında siyasi baskının etkili olup olmadığının ve Infantino’nun siyasi tarafsızlık yükümlülüğüne uyup uymadığının araştırılmasını istedi.

Mektup, Avrupa Parlamentosunun kurumsal kararı değil. Parlamento bu konuda herhangi bir karar tasarısını oylamadı veya Infantino hakkında resmî bir soruşturma çağrısı kabul etmedi. Girişim, 72 milletvekilinin ortak hareketinden oluşuyor. Mektupta ayrıca amacın Balogun’un cezalandırılması değil, kuralların oyunun bütünlüğünü koruyacak şekilde uygulanmasının sağlanması olduğu belirtiliyor.

Infantino Hakkında Olimpiyat Komitesine de Şikâyet Sunuldu

Spor yönetimi ve insan hakları alanında çalışan FairSquare kuruluşu da 13 Temmuz’da Uluslararası Olimpiyat Komitesine başvurarak Infantino hakkında inceleme yapılmasını talep etti. Infantino, 2020’den bu yana aynı zamanda IOC üyesi olduğu için Olimpik Şart ve IOC Etik Kuralları kapsamındaki siyasi tarafsızlık hükümlerine tabi.

FairSquare, Infantino’nun Trump’a yönelik açıklamaları ve siyasi destek izlenimi veren tutumları nedeniyle IOC’nin tarafsızlık ilkelerini tekrar tekrar ihlal ettiğini öne sürüyor. Balogun dosyası ise başvuruda soruşturulması istenen iki yeni ve ciddi iddiadan biri olarak yer alıyor. Kuruluş, Infantino’nun Trump’ın talebi üzerine disiplin sürecine müdahale etmiş olması hâlinde bunun yalnızca siyasi tarafsızlık yükümlülüğünü değil, adil oyun ilkesini de ihlal edeceğini savunuyor.

IOC başvuruyu aldı ancak şu aşamada Infantino hakkında resmen soruşturma başlatıldığı açıklanmadı. Dolayısıyla mevcut süreç, bir soruşturma kararından ziyade Etik Komisyona yöneltilmiş inceleme talebi niteliğinde.

Almanya Infantino’ya Erken Destek Vermeyi Reddetti

Balogun tartışması, Infantino’nun 18 Mart 2027’de Fas’ın başkenti Rabat’ta yapılacak FIFA başkanlık seçimi öncesinde özellikle Avrupa’daki konumunu zayıflatıyor. Alman Futbol Federasyonu DFB, Infantino’nun yeniden seçilmesini destekleyen mektubu imzalamadığını doğruladı. Federasyon, bundan sonraki adımların DFB yönetim kurulunda görüşüleceğini açıkladı.

Bu tutum henüz DFB’nin Infantino’ya karşı oy kullanacağı veya alternatif bir adayı destekleyeceği anlamına gelmiyor. DFB Başkanı Bernd Neuendorf, Infantino’nun adaylığını ilk açıkladığı mayıs ayında da kararın kendisine değil federasyon kurullarına ait olduğunu ve değerlendirmeyi adaylık süresi tamamlandıktan sonra yapacaklarını söylemişti. Buna rağmen erken destek mektubunun reddedilmesi, Infantino’nun seçime tartışmasız ve tek aday olarak girme hedefi açısından siyasi bir uyarı niteliği taşıyor.

İngiliz basınında yer alan haberlere göre Belçika, Polonya, Norveç, İsveç, Almanya, İspanya ve Bosna Hersek’ten bazı üst düzey futbol yöneticileri, seçime alternatif bir aday çıkarılması ihtimalini görüşüyor. UEFA Başkanı Aleksander Čeferin en güçlü kurumsal isim olarak görülse de Infantino’ya karşı aday olmayı planlamıyor. Paris Saint-Germain Başkanı Nasser Al-Khelaifi ve Legia Varşova’nın sahibi Dariusz Mioduski’nin isimleri de gündeme getirilmiş durumda. Ancak adaylık süreci henüz söylenti ve kulis görüşmeleri aşamasında; Infantino’nun karşısına çıkacağını resmen açıklayan bir isim bulunmuyor.

Desteği Azalsa da Infantino Hâlâ Çoğunluğa Sahip: 64 Takımlı Dünya Kupası

Avrupa’daki itirazların büyümesi, Infantino’nun FIFA içindeki çoğunluğu kaybettiği anlamına gelmiyor. Afrika Futbol Konfederasyonu CAF’ın 54 üyesi nisan ayında Infantino’yu oy birliğiyle destekleyeceğini açıkladı. Asya Futbol Konfederasyonu AFC de yeniden seçilme girişimine destek verdi. Güney Amerika Futbol Konfederasyonu CONMEBOL’un yönetim kurulu ise adaylığını ilan etmesinden önce Infantino’nun liderliğine oy birliğiyle destek sunmuştu. Bu üç bloğun desteği, tek ülke tek oy esasına dayanan FIFA seçim sisteminde yeniden seçilmek için gereken çoğunluğu sağlıyor.

Infantino’nun özellikle Avrupa dışındaki federasyonlarla kurduğu ilişkinin merkezinde FIFA Forward kalkınma fonları ile turnuvaların genişletilmesi bulunuyor. FIFA’nın 2027-2030 bütçesinde üye federasyonlara aktarılacak kalkınma yatırımlarının 2,7 milyar dolara yükseltilmesi öngörülüyor. Küçük ve orta ölçekli federasyonlar açısından bu finansman, FIFA başkanlığı seçimlerinde belirleyici bir siyasi güç oluşturuyor.

Infantino ayrıca 48 takımla düzenlenen 2026 Dünya Kupası’nın ardından turnuvanın 2030’da 64 takıma çıkarılması önerisinin ilgili kurullarda ele alınacağını açıkladı. Öneri ilk olarak CONMEBOL tarafından sunulmuştu. Infantino, daha fazla ülkeye Dünya Kupası’na katılma ve futbolunu geliştirme fırsatı verilmesi gerektiğini savunuyor. Eleştirmenler ise genişlemenin sportif ihtiyaçlardan çok daha fazla federasyona kontenjan ve gelir sağlayarak FIFA başkanının seçim koalisyonunu büyüttüğünü düşünüyor. (P)

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler