Gazze Şeridi

Ben-Gvir’den Gazze İçin Şiddet Çağrısı: “Her Gece 30-40 Kişiyi Ortadan Kaldırın”

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Gazze’de yalnızca silahlı grupları değil, “insan olmadığını” öne sürdüğü kişileri de hedef alan öldürme çağrısında bulundu. Açıklama, 10 Ekim 2025’te başlayan ateşkesten bu yana Gazze’de yaklaşık 1.300 kişinin öldürüldüğü ve Jared Kushner’in savaş sonrası “barış planını” yeniden canlandırmaya çalıştığı bir dönemde geldi.

Ben-Gvir’den Gazze İçin Şiddet Çağrısı: “Her Gece 30-40 Kişiyi Ortadan Kaldırın”
Fotoğraf: Barak Shacked / Shutterstock.com

İsrail ile Hamas arasında Gazze’nin savaş sonrası geleceğine ilişkin müzakereler yeniden hareketlenirken, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in yaptığı açıklamalar ülkedeki aşırı sağın “barış planı”na nasıl yaklaştığını bir kez daha gözler önüne serdi. Ben-Gvir, eski İsrailli rehine Rom Braslavski ile katıldığı bir podcast yayınında Gazze’de “her gece 30-40 kişinin ortadan kaldırılması” gerektiğini söyledi. Daha da ileri giden aşırı sağcı bakan, bu yaklaşımın yalnızca İsrail için doğrudan tehdit oluşturan silahlı Filistinlilerle sınırlı olmaması gerektiğini savundu. 

Yayının devamında Gazze’de “insan olmayan” kişilerin bulunduğunu ve bunların “yaşamaması gerektiğini” öne süren Ben-Gvir’in daha fazla “hedefli öldürme” çağrısı, Gazze’de ateşkesin resmen yürürlükte olduğu ancak can kayıplarının devam ettiği bir dönemde geldi. Filistin kaynaklarının verilerine göre, 10 Ekim 2025’te başlayan ateşkesten bu yana İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında yaklaşık 1.300 kişi öldürüldü; hayatını kaybedenler arasında çok sayıda kadın ve çocuk da bulunuyor. 

Ben-Gvir’in sözleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı ve temsilcisi Jared Kushner’in Gazze için hazırlanan savaş sonrası plana ivme kazandırmak amacıyla bölgede temaslarda bulunduğu bir dönemde geldi. Kushner, Mısır’da Hamas temsilcileriyle görüşmesinin ardından Kudüs’te İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile bir araya geldi. Reuters’a göre gündemde Hamas’ın silahsızlandırılması, İsrail ordusunun Gazze’den çekilmesi ve bölgenin Filistinli sivil bir yönetim altında yeniden inşa edilmesi bulunuyor. Ancak Netanyahu yönetimi, İsrail askerlerinin Hamas tamamen silahsızlandırılmadan çekilmeyeceğini savunuyor.

“Barış Planı”nın Merkezinde Silahsızlanma ve Yeniden İnşa Var

Netanyahu ile Kushner arasındaki görüşmenin ardından iki çalışma grubunun oluşturulması kararlaştırıldı. Bunlardan birinin Gazze’nin silahsızlandırılması, diğerinin ise temiz su, sanitasyon ve halk sağlığı gibi temel ihtiyaçlarla ilgilenmesi öngörülüyor. İsrail tarafı, Hamas’ın silahsızlandırılması tamamlanmadan kapsamlı yeniden inşa sürecinin başlamamasını istiyor. Plan kapsamında Hamas’ın kontrolünde olmadığı belirtilen Rafah ve Gazze’nin kuzeyindeki bazı bölgelerde pilot yeniden inşa projelerinin başlatılması; yerinden edilmiş Filistinliler için geçici yerleşimler ile eğitim ve sağlık hizmetlerinin oluşturulması da gündemde.

Dolayısıyla Ben-Gvir’in daha fazla hedefli öldürme çağrısı, Gazze’de çatışmaların azaltılması ve savaş sonrası düzen kurulmasına ilişkin diplomatik arayışlarla doğrudan tezat oluşturuyor. Associated Press’in aktardığına göre Ben-Gvir yalnızca askeri operasyonların genişletilmesini savunmuyor; Filistinlilerin Gazze’den kitlesel biçimde ayrılmasını teşvik etmeyi ve bölgede yeniden Yahudi yerleşimleri kurulmasını da destekliyor.

Kahane Hareketinden Hükûmetin Kilit Aktörlüğüne

Ben-Gvir’in son açıklaması, uzun yıllara yayılan siyasi çizgisinden bağımsız değil. 1976 doğumlu siyasetçi, İsrail’de Arap vatandaşlarının haklarının sınırlandırılmasını ve Filistinlilerin sürülmesini savunan aşırı sağcı haham Meir Kahane’nin ideolojik çevresinde siyasallaştı. Kahane’nin Kach hareketi İsrail’de yasaklandı; hareket ABD tarafından da uzun yıllar terör örgütleri kapsamında değerlendirildi. Reuters’a göre Ben-Gvir 2007’de ırkçılığa teşvik ve yasaklı bir örgütü desteklemekten mahkûm edildi. Bugün ise Kahanist gelenekle ilişkilendirilen Otzma Yehudit’in (Yahudi Gücü) liderliğini yürütüyor.

Ben-Gvir’in geçmişindeki en çok tartışılan sembollerden biri ise 1994’te El Halil’deki İbrahim Camii’nde 29 Filistinliyi öldüren aşırı sağcı Baruch Goldstein’ın fotoğrafını uzun süre evinde bulundurmasıydı. Siyasetçi, parlamentoda daha kabul edilebilir bir aktör hâline gelmeye çalıştığı dönemde fotoğrafı kaldırdı. 1995’te dönemin Başbakanı İzak Rabin’e yönelik aşırı sağcı protestolar sırasında, Rabin’in makam aracından koparılan bir amblemi kameralara göstererek “Arabasına ulaşabildik, ona da ulaşabiliriz” şeklindeki sözleriyle de gündeme gelmişti. Rabin haftalar sonra bir Yahudi aşırı sağcı tarafından öldürüldü.

Gazze’den Mescid-i Aksa’ya Uzanan Tartışmalı Çıkışlar

Ben-Gvir’in özellikle 7 Ekim 2023 sonrasında kullandığı dil birçok kez tartışma yarattı. Gazze’deki savaşın Filistinlilerin bölgeden “göçünü teşvik etmek” için bir fırsat olduğunu savundu; İsrail’in Gazze’den çekilmesine karşı çıktı ve bölgede Yahudi yerleşimlerinin yeniden kurulmasını destekledi. Ateşkes anlaşmasına karşı çıkması nedeniyle Ocak 2025’te Netanyahu hükûmetinden ayrılan Ben-Gvir, İsrail’in Gazze’ye yönelik askeri operasyonları yeniden yoğunlaştırmasının ardından Mart 2025’te hükûmete geri döndü.

Kudüs’teki Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif yerleşkesine gerçekleştirdiği ziyaretler de uluslararası tepki topladı. Ben-Gvir, Yahudilerin burada ibadet edebilmesi gerektiğini savunarak, Müslümanların ibadet hakkını koruyan ve gayrimüslimlerin ziyaretine izin veren ancak ibadetini sınırlayan uzun süredir geçerli statükoya açıkça meydan okudu. Netanyahu hükümeti ise Ben-Gvir’in açıklamalarının ardından statükonun değişmediğini defalarca duyurmak zorunda kaldı.

Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in Filistinlilere karşı şiddeti teşvik eden söylemleri uluslararası yaptırımlara da yol açtı. İngiltere, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç Haziran 2025’te iki bakana seyahat yasağı ve mal varlığı dondurma yaptırımları uyguladı.

Ben-Gvir’in son sözleri bu nedenle uzmanlara göre tekil bir çıkıştan ziyade, yıllardır sürdürdüğü siyasi çizginin devamı niteliğinde. Washington ve bölge ülkeleri Gazze’de silahsızlanma, çekilme ve yeniden inşa sıralamasını müzakere ederken, Netanyahu hükûmetinin aşırı sağ kanadındaki en etkili isimlerden biri, çözümün daha fazla askeri şiddet, Filistinlilerin bölgeden uzaklaştırılması ve İsrail’in Gazze üzerindeki kontrolünün kalıcılaştırılmasından geçtiğini savunuyor. Ekim 2026’da yapılması planlanan seçimlere yaklaşılırken Ben-Gvir’in bu söylemi aynı zamanda İsrail’de aşırı sağ seçmen tabanına yönelik siyasi rekabetin de bir parçası olarak değerlendiriliyor. (P)

 

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler