Karadeniz’de Tahıl Ablukası: Küresel Gıda Güvenliği Yeniden Tehlikede
Rusya’nın Karadeniz’de Ukrayna limanlarına uyguladığı abluka, yaz hasadı yaklaşırken ülkenin tahıl ihracatını yeniden durma noktasına getiriyor. İhracattaki aksamalar yalnızca Ukraynalı çiftçileri ve ülke ekonomisini değil, bölgesel ve küresel gıda güvenliğini de tehdit ediyor.
Dünya, ABD’nin İran limanlarına uyguladığı ablukaya ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına odaklanmışken Rusya da Karadeniz’de Ukrayna’ya abluka uyguluyor. Bu abluka, Ukrayna’nın yaz aylarındaki tahıl hasadını tehlikeye atıyor.
Ukrayna, küresel ayçiçeği tohumu ve ayçiçeği yağı ihracatının yüzde 50’sini karşılayarak dünyada ilk sırada yer alıyor. Ülke ayrıca yüzde 18’lik payla dünyanın üçüncü büyük arpa, yüzde 16’lık payla dördüncü büyük mısır ve yüzde 12’lik payla beşinci büyük buğday ihracatçısı konumunda.
Rus güçleri haziran ayından bu yana Ukrayna’ya ait en az 50 yük gemisini vurdu. Bu saldırılarda 30’dan fazla sivil hayatını kaybetti. 19 Temmuz’da Odesa açıklarındaki bir gemiye düzenlenen ve gemide bulunan on kişinin ölümüne yol açan saldırı da bunlar arasındaydı. Bu saldırının ardından ticari gemiler Ukrayna limanlarına sefer yapmayı bıraktı.
Ukrayna da Rusya’nın Karadeniz’deki limanlarını hedef alarak karşılık verdi. Bu hafta düzenlenen saldırılardan birinde, Rusya’nın Karadeniz Filosu’na ev sahipliği yapan Novorossiysk kentindeki iki büyük tahıl terminali vuruldu.
Reuters’ın cuma sabahı yayımladığı habere göre Ukrayna, küresel tahıl arzıyla ilgili kaygıların artması üzerine Rusya’ya Karadeniz’deki sivil hedeflere yönelik saldırıları karşılıklı olarak durdurmayı öngören bir anlaşma teklif etti.
Limanlar Kapalı, Yeni Hasat Kapıda
Ukrayna’nın tarım ürünlerinin yüzde 90’dan fazlası Karadeniz limanları üzerinden ihraç ediliyor. Limanlara uygulanan abluka, ülkedeki çiftçileri şimdiden ağır biçimde etkiledi. Bir ekonomistin tahminine göre ablukanın ülkeye maliyeti, yıl sonuna kadar gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 1 ila 1,5’ine ulaşabilir.
Ukrayna bu yıl yaklaşık 60 milyon ton tahıl hasadı bekliyor. Fakat Tarım Bakanı Taras Vısotski, 2026-2027 mali yılında tahıl ihracatının yalnızca 38 ila 40 milyon ton civarında kalacağını açıkladı. Bu rakam, önceki tahminlere kıyasla yüzde 12’lik bir düşüşe işaret ediyor.
İhracattaki gecikmeler peş peşe yeni sorunlar doğurabilir. Bu yılın hasadı önümüzdeki birkaç hafta içinde tamamlandığında ürünlerin tamamını koyacak yeterli depo bulmak imkânsız hâle gelecek. Gecikmeler, yabancı alıcılarla yapılan sözleşmelerin yerine getirilememesine de yol açacak. Çiftçilerin eline daha az para geçecek, devlete yapılacak vergi ödemeleri de aksayacak.
Abluka, Ukrayna’nın merkezi ve yerel bütçelerine zarar vermekle kalmıyor. İnsan hakları grupları, Rusya’nın birçok tarım ürününün ihracatında Ukrayna’nın küresel liderliğini ele geçirmeyi amaçladığını öne sürüyor. Bu gruplara göre söz konusu hedef, Rusya’nın attığı adımların ardındaki temel stratejilerden birini oluşturuyor.
Rusya’nın Ukrayna’nın gıda ihracatını bir silaha dönüştürme girişimlerinin tarihte de benzerleri var. Ukrayna’nın 1920’lerde Sovyetler Birliği’ne katılmasının ardından Sovyet yöneticiler, Ukrayna halkını boyun eğdirmek için gıdayı siyasi ve ekonomik bir silah olarak kullandı. Bu politikalar, 1932-1933 yıllarında Holodomor adıyla bilinen kitlesel kıtlığa yol açtı.
Pazara Ulaşmak İçin Alternatif Güzergâhlar
Bugünkü tablo, Rusya’nın 2022’de başlattığı geniş çaplı işgalin ilk günlerinde Ukrayna limanlarına uyguladığı ablukayı hatırlatıyor. O dönemde Birleşmiş Milletler ve Türkiye, deniz taşımacılığının yeniden başlamasını sağlamak için Ukrayna ile Rusya arasında geçici bir anlaşmaya aracılık etmişti. Karadeniz Tahıl Girişimi adı verilen bu anlaşmadan Rusya bir yıl sonra çekildi.
Durum, en azından henüz, o günlerdeki kadar kritik bir noktaya ulaşmadı. Ukrayna’nın tarım sektörü, mevcut krize bir ölçüde dayanabilecek hareket alanına sahip. Ukrayna hükûmeti, yeniden başlayan abluka karşısında çiftçileri desteklemek amacıyla acil yardım paketini onayladı. Bunun yanı sıra Avrupa Komisyonundan ek destek almaya çalışıyor.
Ukrayna hükûmeti bu hafta alternatif ihracat güzergâhlarını genişletmek için Polonya ile de görüşmeler yaptı. Fakat Ukrayna tahılının Polonya üzerinden ihraç edilmesi 2023 yılında Polonyalı çiftçilerin protestolarına yol açmıştı. Çiftçiler, daha ucuz Ukrayna tahılının Polonya pazarına akın etmesinden endişe duyuyordu. Polonya daha sonra Ukrayna tahılına yasak getirdi.
İhracatın Romanya’daki Köstence Limanı’nın yanı sıra Macaristan ve Moldova üzerinden yapılması da seçenekler arasında. Moldova bu hafta, yıl sonuna kadar 600 bin ton Ukrayna tahılının ülke topraklarından geçmesine izin vereceğini açıkladı.
Ne var ki tahılı demir yolu veya kara yoluyla taşımak, deniz yoluna kıyasla çok daha pahalı. Tuna Nehri’ndeki düşük su seviyesi de taşımacılığı zorlaştırıyor. Ukrayna’nın Karadeniz’deki saldırılar için ateşkes teklif etmesiyle top artık Rusya’nın sahasında görünüyor. Karadeniz ve Azak Denizi’ndeki aksamalar yüzünden Rusya’nın tahıl ihracatı da ağustos ayında önceki yıllara kıyasla yarıdan fazla azalabilir.
Deniz ablukası, küresel piyasalarda da şimdiden ciddi aksamalara yol açıyor. Rusya ateşkes teklifini kabul etmezse durum yalnızca Ukrayna için değil, bölgesel ve küresel gıda güvenliği açısından da çok daha kritik bir noktaya gelecek.
NOT: Bu yazının İngilizce aslı, 14 Ağustos’ta The Conversation tarafından yayımlanmıştır. Orijinal içerik Creative Commons Attribution 4.0 International (CC BY 4.0) lisansı altında tercüme edilmiştir.