Almanya ve Aşırı Sağ

AfD’nin Eyalet Seçim Programlarında İslam ve Müslümanlara Yönelik Hangi Kısıtlamalar Yer Alıyor?

Almanya’nın doğusundaki üç eyalette seçim yaklaşırken AfD, anketlerdeki yükselişini sürdürüyor. Partinin seçim programlarında Müslüman göçünün azaltılmasından camilere, ezan sesinden okullarda başörtüsüne kadar uzanan çeşitli kısıtlamalar yer alıyor.

AfD’nin Eyalet Seçim Programlarında İslam ve Müslümanlara Yönelik Hangi Kısıtlamalar Yer Alıyor?
Fotoğraf: Shutterstock.com, @nitpicker

Almanya’nın doğusundaki üç eyalette bu yıl eyalet parlamentosu seçimleri düzenlenecek. Anketler, AfD’nin Saksonya-Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde birinci parti olabileceğini gösteriyor. Berlin’de de oylarını artırması beklenen parti, seçim programlarında İslam ve Müslümanlarla ilgili kapsamlı kısıtlamalar öngörüyor.

Partinin her üç eyaletteki seçim beyannamelerinde dikkat çeken ortak nokta ise İslam konusuna ayrılan detaylı odak. AfD; Müslüman göçünü, dinî uygulamaları ve İslamcılığı doğrudan iç güvenlik meseleleriyle ilişkilendirerek üç eyalette de Müslüman yaşamının belirli biçimlerine kısıtlamalar getirilmesini talep ediyor.

Saksonya-Anhalt Eyaletinde Din Özgürlüğünün Daha Dar Yorumlanması Hedefleniyor

Saksonya-Anhalt eyaletinde AfD, tarihi bir seçim başarısının eşiğinde olabilir. Eyalet parlamentosu seçimlerine yaklaşık bir ay kala yapılan bir INSA kamuoyu araştırması, partinin oy oranını yüzde 42 olarak gösteriyor; bu da CDU’nun 20 puan önünde olduğu anlamına geliyor. Temmuz ayı sonlarında Infratest dimap tarafından yapılan ankette de AfD yüzde 41, CDU ise yüzde 24 seviyesinde görülmüştü.

Liste başı adayı Ulrich Siegmund’un partisi, bu sonuçlarla sadece birinci parti konumuna yükselmekle kalmayıp karmaşık bir hükûmet kurma süreciyle de karşı karşıya kalabilir. Son verilere göre BSW’nin yüzde 5 oy alarak parlamentoya girmesi beklenirken, Yeşiller ve FDP’nin yüzde 5 barajına takılacağı öngörülüyor.

Parti, seçim beyannamesinde İslam konusuna ayrı bir bölüm ayırıyor. AfD, İslam’ın “ne Almanya’ya ne de Saksonya-Anhalt’a ait olduğunu” savunuyor. Din özgürlüğünü ilkesel olarak tanımakla birlikte, bu özgürlüğün mevcut uygulanış biçimini sorguluyor ve daha kısıtlayıcı bir yaklaşım benimseneceğini ilan ediyor. Parti bu tutumunu, İslam’ın yalnızca bir din değil, aynı zamanda siyasi bir niteliğe de sahip olduğu ve bu nedenle mevcut devlet anlayışıyla bağdaşmadığı gerekçesine dayandırıyor.

AfD, bu eyalette dinin kamusal alanda yaşanmasını da sınırlandırmayı hedefliyor. Bu kapsamda cami inşaatlarına kısıtlamalar getirilmesi ve ezan okunmasına karşı çıkılması öne çıkıyor. Dolayısıyla bu talepler yalnızca radikal İslamcı veya aşırıcı yapılara değil, Müslümanların göz önündeki dinî uygulamalarına da doğrudan odaklanıyor.

Mecklenburg-Vorpommern’deki Seçim Gündeminin Merkezinde Göç ve Güvenlik Var

Mecklenburg-Vorpommern’de de AfD seçim kampanyasını açık ara önde götürüyor. Güncel bir INSA kamuoyu araştırmasına göre parti yüzde 36 oy oranına ulaşarak, yüzde 29’da kalan SPD’nin önünde yer alıyor. Bu durum, AfD’nin eyalette yeniden en güçlü siyasi parti olabileceğine işaret ediyor.

AfD, seçim beyannamesinde Müslüman yurttaşların Anayasa’nın 4. maddesiyle güvence altına alınan din özgürlüğünü tanıdığını ifade ediyor. Ancak aynı zamanda Müslüman göçü ile bunun sosyo-politik sonuçları arasında doğrudan bir bağ kuruyor. İslam’ın “seküler yapıda bir dinî topluluk olmadığını” savunan parti, bu gerekçeyle “Müslüman göçünün sıkı bir şekilde sınırlandırılması ve azaltılması için kapsamlı önlemler alınması” gerektiğini vurguluyor.

AfD ayrıca eyalette faaliyet gösteren İslami dernek ve birliklerin kamu güvenliğinde aktif bir rol üstlenmesini talep ediyor. Buna göre söz konusu kuruluşların, kendi çevrelerindeki “radikal ve aşırılık yanlısı eğilimleri” ile ilgili kişileri tespit edip bildirmek amacıyla özel ihbar merkezleri veya benzeri yapılar kurması isteniyor. Parti bu taleple, Müslümanların ve İslami kuruluşların toplumsal dayanışma konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiği beklentisini dile getiriyor.

Berlin’de Camilere ve Dinî Sembollere Yönelik Kısıtlamalar Öne Çıkıyor

Berlin’de 20 Eylül’deki Temsilciler Meclisi seçimleri öncesinde yapılan güncel bir kamuoyu araştırmasına göre parti; yüzde 18 oy oranıyla, yüzde 21 seviyesindeki Sol Parti (Die Linke) ve yüzde 19 oy alan CDU’nun arkasında kalıyor. Yeşiller yüzde 17, SPD ise yüzde 12 bandında görülüyor. Bu tablo AfD’nin parlamentodaki güçlü aktörler arasındaki yerini koruyabileceğine işaret etse de birinci parti konumuna yükselmesinin şu aşamada öngörülmediğini gösteriyor.

Buna rağmen partinin seçim beyannamesinde İslam konusu geniş bir yer tutuyor. Metinde Berlin, “Selefilerin ve IŞİD sempatizanlarının kalesi” olarak nitelendiriliyor. İslamcılık ve dinî köktendincilikten kaynaklanan tehdidin arttığını savunan AfD, radikal cami derneklerine karşı kararlı adımlar atılmasını talep ediyor.

Parti somut olarak “anayasa karşıtı camilerin” kapatılmasını, dernek yasaklarını, camilere yönelik her türlü yurt dışı finansmanının engellenmesini ve nefret söylemi yayan din adamlarının yargılanmasını istiyor. Ayrıca radikal kurumlarla yürütülen iş birliklerinin sonlandırılması hedefleniyor.

Başörtüsü konusu da talepler arasında öne çıkıyor. AfD; emniyet ve yargıdaki tarafsızlık ilkesinin korunmasını ve bu kuralın okulları da kapsayacak şekilde genişletilmesini savunuyor. Partinin yaklaşımına göre 14 yaşın altındaki kız çocuklarının okullarda başörtüsü takmasına izin verilmemesi gerekiyor. Bunun yanı sıra belirli koşullar altında kadın öğretmenlerin de dinî simge niteliğindeki başörtüsünü takmasının kısıtlanması hedefleniyor.

Özetle, her üç eyaletin seçim beyannamesinde de İslam konusu ağırlıklı olarak göç, güvenlik ve aşırılıkçılık ekseninde ele alınıyor. Ancak somut taleplerde belirgin farklılıklar dikkat çekiyor: AfD; Saksonya-Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern’de özellikle Müslüman göçünü ve dinin kamusal alandaki görünürlüğünü gündeme taşırken, Berlin’de odak noktası daha çok cami dernekleri, yurt dışı finansmanı ve başörtüsü kısıtlamaları oluyor. Saksonya-Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern’deki yüksek anket oranları ise bu söylemlerin, partinin önemli bir oy potansiyeline sahip olduğu eyaletlerde öne çıkarıldığını gösteriyor.

Muhammed Suiçmez

Marmara Üniversitesinde İslam ilahiyatı bölümünde eğitimini tamamlayan Suiçmez, yüksek lisans eğitimini Osnabrück Üniversitesinde manevi rehberlik alanında bitirmiştir. Suiçmez şu anda IslamiQ haber-yorum platformunun genel yayın yönetmenliğini yürütmektedir.

Yazarın diğer yazıları
Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler