Cinsel İstismar

Dijital Tehdit: Almanya’da Çocuklara Yönelik Cinsel Suçlar Yeniden Artıyor

Almanya’da çocuklara yönelik cinsel istismar vakaları 2025’te yüzde 4,7 artışla 17 bin 126’ya, gençlere yönelik vakalar ise yüzde 4 artışla 1.239’a çıktı. Yetkililer, fiziksel temassız dijital suçlardaki yükselişe dikkat çekerek yapay zekânın yeni istismar yöntemlerini kolaylaştırdığı, verilerinse yalnızca tespit edilen vakaları yansıttığı uyarısında bulundu.

Dijital Tehdit: Almanya’da Çocuklara Yönelik Cinsel Suçlar Yeniden Artıyor
Fotoğraf: Shutterstock.com

Almanya Federal Kriminal Dairesinin (BKA) 2025 yılına ilişkin raporu, çocuklara ve gençlere yönelik cinsel suçlarda bir önceki yıl görülen sınırlı düşüşün ardından vaka sayılarının yeniden arttığını ortaya koydu. Özellikle fiziksel temas olmadan, internet üzerinden işlenen suçlar ile gençlere ait cinsel içeriklerin üretilmesi, bulundurulması ve yayılması alanındaki artış dikkat çekiyor. BKA, dijitalleşmenin ve yapay zekâ uygulamalarının suç işleme yöntemlerini değiştirdiğini, ancak resmî istatistiklerin sorunun gerçek boyutunun yalnızca bir bölümünü yansıttığını belirtiyor.

BKA’nın “Çocukların ve Gençlerin Zararına İşlenen Cinsel Suçlara İlişkin 2025 Federal Durum Raporu”, esas olarak polise bildirilen ve soruşturması tamamlanan vakaları baz alan resmî polis istatistiklerine dayanıyor. Bu nedenle rapor yalnızca “aydınlık alanı”, yani güvenlik makamlarına yansıyan olayları kapsıyor. İhbar edilmeyen veya soruşturma makamlarınca tespit edilemeyen suçların oluşturduğu karanlık alana ilişkin güvenilir bir büyüklük tahmini ise bu verilerden çıkarılamıyor.

Çocuk İstismarı Vakaları Yeniden Artıyor

Rapora göre Almanya’da 2025 yılı boyunca çocukların (0-13 yaş grubu) cinsel istismarına ilişkin 17 bin 126 vaka kaydedildi. Bu sayı, 2024’e kıyasla yüzde 4,7’lik artış anlamına geliyor. Gençlerin (14-17 yaş grubu) cinsel istismarına ilişkin vaka sayısı ise yüzde 4 artarak 1.239’a yükseldi. Toplam 20 bin 51 çocuk ve genç, istismar vakalarının mağduru olarak istatistiklere geçti.

Çocuklara yönelik istismar vakalarında 18 bin 736 mağdur kaydedilirken bunların yüzde 74’ünü kız çocukları oluşturdu. Mağdurların büyük çoğunluğu 6 ila 13 yaş arasındaydı. Vakaların yüzde 54’ünde mağdur ile şüpheli arasında aile, arkadaşlık, tanışıklık, kurum veya organizasyon bağlantısı gibi önceden var olan bir ilişki tespit edildi. Önceden ilişki bulunmayan vakaların önemli bir bölümünün ise çocuklarla internet üzerinden cinsel amaçlı temas kurulmasını ifade eden “cybergrooming” olayları olduğu değerlendiriliyor.

Şüphelilerin büyük çoğunluğunu erkekler oluşturdu. Çocuk istismarı şüphesiyle kaydedilen 12 bin 823 kişinin yüzde 94,1’i erkekti. Şüphelilerin yaklaşık üçte birinin çocuk veya genç olması da raporun dikkat çeken bulguları arasında. BKA, bu gruptaki bazı kişilerin davranışlarının suç teşkil ettiğinin farkında olmayabileceğine işaret ediyor.

Fiziksel Temas Olmadan İşlenen Suçlarda Rekor Artış

2025 verilerindeki artışın önemli nedenlerinden biri, BKA’nın “hands-off” olarak tanımladığı, mağdurla doğrudan fiziksel temas kurulmadan işlenen suçlar. Çocuğun internet üzerinden hedef alınması, cinsel içerik göndermeye yönlendirilmesi veya kamera karşısında cinsel eylemlere zorlanması bu kapsamda değerlendiriliyor.

Çocuklara yönelik fiziksel temassız cinsel istismar vakaları bir yılda yüzde 16,5 artarak 4 bin 861’e ulaştı. BKA’ya göre internet kullanımının yaygınlaşması cybergrooming, cinsel içeriklerin canlı yayımlanması ve görüntülerin yayılması tehdidiyle gerçekleştirilen “sextortion” gibi yöntemleri kolaylaştırıyor.

Federal İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, yüksek vaka sayılarının özellikle dijital ortamda çocukların daha iyi korunması gerektiğini gösterdiğini söyledi. Dobrindt, “Failler internetin anonimliğinde kendilerini güvende hissetmemeli” diyerek güvenlik makamlarının şüphelileri belirleyebilmek için IP adreslerinin saklanması gibi “etkili araçlara” ihtiyaç duyduğunu savundu.

Gençlere Ait Cinsel İçeriklerde Yüzde 20’ye Yakın Artış

Çocuklara ait cinsel içeriklerin üretilmesi, yayılması, edinilmesi ve bulundurulmasına ilişkin vaka sayısı yüzde 2,7 azalarak 41 bin 677’ye geriledi. Ancak BKA, rakamın hâlâ son derece yüksek olduğunun altını çiziyor. Bu suçlar kapsamında 34 bin 819 şüpheli kaydedildi; şüphelilerin yüzde 40’tan fazlasını reşit olmayanlar oluşturdu. BKA, çocukların ve gençlerin kimi zaman kendi görüntülerini hazırlayıp gönderdiklerini veya başkalarına ait içerikleri sonuçlarını düşünmeden yaşıtlarının kullandığı platformlarda paylaştıklarını belirtiyor.

Buna karşılık 14 ila 17 yaşındaki gençlere ait cinsel içeriklerle bağlantılı suçlarda yeni bir rekor görüldü. Vaka sayısı yüzde 19,9 artarak 11 bin 515’e, şüpheli sayısı ise yüzde 15,4 artarak 9 bin 967’ye çıktı. Şüphelilerin yarısından fazlası 18 yaşın altındaydı. Raporda, gençlerin cinsel kimliklerini keşfetme süreçlerinin giderek çevrim içi ortama taşınmasının ve kendi veya başkalarına ait görüntülerin paylaşılmasının artışta rol oynayabileceği belirtiliyor. Farkındalık kampanyalarının daha fazla olayın ihbar edilmesini sağlamış olması da olası nedenler arasında gösteriliyor.

Yapay Zekâ Yeni İstismar Türlerine Yol Açıyor ve Vaka Sayılarını Arttırıyor

BKA’ya göre üretken yapay zekâ uygulamaları, teknik bilgiye sahip olmayan kişilerin bile mevcut fotoğraf ve videoları cinsel içeriklere dönüştürmesini veya tamamen yapay görüntüler üretmesini kolaylaştırıyor. Alman Ceza Kanunu kapsamında gerçek bir olayı göstermeyen, yapay zekâyla oluşturulmuş bazı çocuk istismarı tasvirleri de cezai sorumluluk doğurabiliyor.

Raporda yapay zekânın iki yönlü etkisine dikkat çekiliyor: Teknoloji bir yandan faillerin içerik üretmesini, değiştirmesini ve faaliyetlerini gizlemesini kolaylaştırırken diğer yandan polisin büyük veri kümelerini incelemesine ve yapay olarak üretilmiş “deepfake” görüntüleri tespit etmesine yardımcı olabiliyor.

“Devletin Gençlere Yönelik Çalışmaların Bütçede Kesintiye Gidilmemeli”

Alman Çocukları Koruma Birliği (Kinderschutzbund) de artan vaka sayılarına karşı yalnızca güvenlik politikalarına odaklanılmaması gerektiği görüşünde. ZDFheute’ye konuşan Kindetschutzbund Başkanı Prof. Sabine Andresen, çocukların daha iyi korunabilmesi için okullarda, kreşlerde ve derneklerde bağlayıcı koruma konseptlerinin oluşturulmasını talep etti. Andresen’e göre bu yapılar hem önleyici çalışmaları güçlendirmeli hem de şüpheli durumlarda hızlı müdahaleyi mümkün kılmalı.

“Çocukların ve gençlerin bulunduğu her yerde kapsamlı önleme çalışmalarına ihtiyacımız var.” diyen Andresen, cinsel şiddet faillerinin çocukların güvenini kazanmak için stratejik biçimde hareket ettiğinin bilindiğini belirtti. Bu yöntemlerin tanınması ve ilgili bilginin çocuklarla çalışan tüm kişi ve kurumlara aktarılması gerektiğini vurguladı.

Kinderschutzbund ayrıca belediyeler, eyaletler ve federal yönetimin mevcut mali durumu nedeniyle çocuk ve gençlik çalışmalarında yapılabilecek kesintilere karşı uyardı. Kuruma göre gençlik daireleri ve çocuk-gençlik yardım kuruluşlarında çalışan birçok kişi, mali ve personel kaynaklarının azalması hâlinde çocukları koruma görevlerini artık kapsamlı biçimde yerine getiremeyeceklerinden endişe ediyor. Bu uyarı, BKA’nın medya okuryazarlığı, erken önleme ve uzman desteğini içeren bütüncül yaklaşım çağrısının, yerel düzeyde yeterli finansman ve personel olmadan hayata geçirilmesinin zor olacağını gösteriyor.

Almanya’ya Bildirilen 220 Binden Fazla Uluslararası İhbar

ABD merkezli Kayıp ve İstismara Uğrayan Çocuklar Ulusal Merkezi (NCMEC) tarafından BKA’ya iletilen ihbarların sayısı da yükseldi. 2025’te toplam 220 bin 141 bildirim yapıldı. Bunların 106 bin 652’si Alman hukukuna göre cezai açıdan ilgili görüldü; 57 bin 686 dosya yetkili eyalet kriminal dairelerine gönderildi.

BKA Başkanı Holger Münch, Avrupa Birliği’nde internet şirketlerinin çocuklara ait cinsel içerikleri ve cybergrooming girişimlerini tespit edip bildirmesine ilişkin geçici düzenlemelerde oluşan boşluğa dikkat çekti. Münch, Nisan 2028’e kadar kalıcı bir AB düzenlemesi oluşturulmaması hâlinde “yalnızca ihbarların değil, failleri durdurma ve daha fazla acıyı önleme şansının da kaybedileceğini” söyledi.

Çocukların Cinsel İstismarına Karşı Bağımsız Federal Komiser Kerstin Claus ise resmî tablonun gençlerin internette maruz kaldığı cinsel şiddetin gerçek boyutunu yansıtmadığını vurguladı. Claus, sextortion vakalarının ciddi biçimde arttığını ve 14-17 yaş grubundaki yaklaşık her üç gençten birinin cybergrooming ile karşılaştığını belirterek, “Suç sayılmayan şey kaydedilmez, kaydedilmeyen şeyle de mücadele edilmez” dedi. Claus, gençlere yönelik cybergrooming’in cezalandırılmasını ve sextortion’ın ayrı bir cinsel suç olarak tanımlanmasını talep etti.

BKA, yalnızca cezai takibin yeterli olmayacağı değerlendirmesinde bulunuyor. Raporda internet platformlarının sorumluluğu, çocuk ve gençlere erken yaşta medya okuryazarlığı kazandırılması, ebeveynler ile öğretmenlerin bilinçlendirilmesi ve değişen dijital suç yöntemlerine uyarlanmış koruyucu önlemlerin birlikte uygulanması gerektiği belirtiliyor. (P)

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler