Net Göç 15 Yılın En Düşük Seviyesinde: Almanya’yı Ne Bekliyor?
Almanya’da net göç, 2023’te 663 binden 2025’te 235 bine gerileyerek pandemi dönemi dışında 2010’dan bu yana en düşük seviyye indi. IW Köln, iltica başvurularındaki düşüş, yeni AB ülkelerinden tersine göç ve Alman vatandaşlarının artan dış göçünün ülkenin iş gücü havuzunu daraltarak demografik sorunları ve nitelikli çalışan açığını derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor.
Almanya uzun yıllardır Avrupa’nın en çok göç alan ve küresel iş gücünü adeta bir mıknatıs gibi çeken ana ülkesi konumundaydı. Ancak Alman Ekonomi Enstitüsü (IW Köln) tarafından yayımlanan son araştırma raporu, ülke tarihinde göçle ilgili son derece kritik bir eşiğe ulaşıldığını gösteriyor.
Yıllık Net Göç 663 Binden 235 Bine Geriledi
Federal İstatistik Dairesi (Destatis) ve Federal Göç ve Sığınmacı Dairesi (BAMF) verilerine dayanan çalışmaya göre, Almanya’ya gerçekleşen net göç miktarı radikal bir düşüş göstererek, (koronavirüs pandemisinin en yoğun olduğu dönem dışarıda tutulduğunda) 2010 yılından bu yana görülen en düşük seviyeye geriledi. Rapor, bu eğilimin birbiriyle doğrudan bağlantısı bulunmayan birden fazla küresel ve bölgesel gelişmenin aynı anda devreye girmesinden kaynaklandığını belirtiyor.
Raporu kaleme alan IW araştırmacısı Wido Geis-Thöne’nin ayrı ayrı işleyen üç eğilim olarak ortaya koyduğu bu tablo, Rheinische Post tarafından “üçlü göç dönüşümü” (dreifache Migrationswende) ifadesiyle özetleniyor: Sığınmacı gelişleri azalıyor, yeni AB ülkelerinden gelenler geri dönüyor ve giderek daha fazla Alman vatandaşı yurt dışına taşınıyor. Birbirinden büyük ölçüde bağımsız ilerleyen bu üç hareket, Almanya’nın hem yeni iş gücü kazanma kapasitesini daraltıyor hem de mevcut nitelikli iş gücünü kaybetme riskini büyütüyor.
Veriler detaylandırıldığında tablonun ciddiyeti daha net ortaya çıkıyor. Rapora göre Almanya, 2023 yılında net 663 bin kişilik devasa bir nüfus ve iş gücü kazanmıştı. Ancak bu sayı, 2025’e geldiğimizde sert bir düşüşle 235 bine kadar geriledi.
Raporda geçmiş yıllara da dikkat çekiliyor; 2008 ve 2009 yıllarında Almanya’nın göçmen kazanmak bir yana, toplamda 69 bin kişilik net bir nüfus kaybı verdiğini, yani dışa göç yaşadığını görülüyor. Çalışmanın yazarı Dr. Wido Geis-Thöne’e göre, bu durum şunu gösteriyor: Almanya’nın göçmenler sayesinde nüfusunu ve iş gücünü her zaman büyütebileceğinin hiçbir garantisi yok. Aksine, son dönemde yaşanan bu düşüş, ülkenin gelecekteki iş gücü açısından ciddi bir alarm veriyor.
Almanya’ya Göç Neden Azalıyor?
Rapor, göç rakamlarındaki bu hızlı erimenin arkasındaki en büyük neden olarak iltica başvurularındaki keskin gerilemeyi gösteriyor. 2023’te 329 bin olan ilk iltica başvurusu, 2025’te 113 bine düşmüş durumda; 2026’nın ilk aylarında da düşmeye devam ediyor. Tablonun ana sebebi ise Suriye’den gelen göç dalgasının durma noktasına gelmesi. Suriye’de 2024 yılında Esad rejiminin devrilmesiyle birlikte ülkede sağlanan göreceli istikrar ve güvenlik ortamı, Suriyelilerin Almanya’ya sığınma taleplerininde değişime yol açtı. Rapordaki rakamlara göre, Suriyelilerin ilk iltica başvuruları 2023’teki 103 bin seviyesinden 2025’te 23 bine kadar geriledi. 2026’nın ilk beş ayında yapılan başvuruların ise yalnızca yüzde 19,2’si olumlu yanıt alabildi.
Düşüş sadece Suriye ile sınırlı değil; raporda Afganistan ve Türkiye’den gelen başvurularda da benzer bir tablo olduğu vurgulanıyor. Afganistan kaynaklı başvurular iki yıl içinde 51 binden 24 bine düşerken, 2023’te 61 binle zirve yapan Türkiye kökenli başvurular da 12 bine kadar geriledi. Rapor, Türkiye’den gelenlerin Almanya’da koruma statüsü alma oranlarının zaten oldukça düşük olduğuna dikkat çekiyor.
İltica sisteminin dışında tutulan Ukraynalılar ise 2025’te net 89 bin kişiyle hâlâ en büyük grubu oluştursa da, 2024’teki 116 binlik rakamın gerisinde kaldı. Üstelik Ukrayna’nın savaş öncesinde de yaşlı bir nüfusa sahip olması nedeniyle, bu ülkeden gelecekte sağlanabilecek göç potansiyelinin zaten sınırına ulaştığı belirtiliyor.
Tersine Göç Artıyor
Raporda altı çizilen bir diğer kritik nokta ise Doğu Avrupa ülkelerinden gelen göçün tersine dönmüş olması. Almanya ekonomisi son on yılda özellikle yeni AB üyesi ülkelerden gelen iş gücüyle ayakta kalmıştı. Ekim 2023 verileri, sosyal güvenlik sistemine kayıtlı çalışanların %5’inin bu ülke vatandaşlarından oluştuğunu gösteriyordu. Ancak bu başarı hikâyesi sona ermiş görünüyor.
2024 yılından itibaren bu ülkelerden Almanya’ya gelenlerin sayısı, ülkeden ayrılanların gerisinde kaldı. Yıllardır Almanya ekonomisini ve özellikle tarım gibi sezonluk sektörleri ayakta tutan Doğu Avrupalı çalışanlar, artık kitleler hâlinde köken ülkelerine dönüyor. 2023’te bu ülkelerden Almanya’ya net 42 bin kişilik bir giriş varken; 2024’te 35 bin, 2025’te ise 45 bin Doğu Avrupa vatandaşı Almanya’dan ayrıldı.
Rapor; Doğu Avrupa’daki ekonomik kalkınmanın, Almanya ile aralarındaki refah farkının kapanmasının ve kendi ülkelerindeki nüfus yaşlanmasının bu insanları kendi ülkelerinde kalmaya teşvik ettiğini söylüyor. Benzer şekilde, sağlanan vize kolaylıklarına rağmen Batı Balkan ülkelerinden gelen net göç de 2025 yılında 39 bin seviyesine kadar geriledi. Batı Balkanlar’dan gelişler şimdilik pozitif seyretse de bölgedeki demografik daralma Almanya için alarm veriyor. Yaşlanan nüfus nedeniyle bölgenin insan kaynağı potansiyeli tükenirken, Almanya ekonomisi için yıllardır hayati önem taşıyan bu kapı da kademeli olarak kapanma noktasına geliyor.
Nitelikli İş Gücü Uzmanlık Alanında İş Bulmakta Zorlanıyor
Araştırmaya göre tek teselli, AB dışındaki ülkelerden gelen nitelikli uzmanların ve öğrencilerin şimdilik gelmeye devam etmesi. 2023-2025 yılları arasında çalışmak için ikamet izni alan yabancıların sayısı yüzde 13,6 artarak 33 binlik bir büyüme kaydetti, eğitim için gelenler de yüzde 15,3 arttı.
Ancak rapor burada da kapıda bekleyen büyük bir krize işaret ediyor: Almanya’daki sanayi ve imalat krizinden dolayı, özellikle MINT (Matematik, Enformatik, Doğa Bilimleri ve Teknoloji) alanındaki yabancı uzmanlar kendi alanlarında iş bulmakta zorlanıyor. Kendi diplomasına uygun iş bulamayan uzmanlar ikamet izinlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyor.
Öte yandan, yurt dışına taşınan Alman vatandaşlarının sayısının 2023’te 74 bin iken 2025’te 97 bine fırlaması, daha önce Alman vatandaşlığına geçmiş eğitimli göçmenlerin de ülkeyi terk etmeye başladığını gösteriyor.
Özetlemek gerekirse rapora göre yaşanan bu dönüşüm Almanya’nın yenilikçilik gücünü, sanayisini ve büyüme potansiyelini doğrudan tehdit ediyor. Çalışma; ülkenin cazibesini kaybetmemesi için vergi ve sosyal güvenlik kesintilerinin düşürülmesi, konsolosluklardaki vize/denklik süreçlerinin hızla dijitalleştirilmesi ve Batı Balkanlar modeline benzer kolaylaştırılmış yasal göç koridorlarının diğer ülkelere de yayılması gerektiğini vurguluyor.