Tersine Göç

Almanya’nın Göçmen Açmazı: Gelenler Neden Kalmak İstemiyor?

Almanya’da yürütülen yeni bir araştırma, göçmenlerin ülkeyi hangi nedenlerle terk ettiğini, hangi ülkelere geri döndüğünü ve göç kararlarının arkasındaki dinamikleri ortaya koyuyor. Bulgulara göre Almanya’dan ayrılan göçmenlerin en önemli gerekçeleri ailevi nedenler ve karmaşık bürokratik süreçler.

Almanya’nın Göçmen Açmazı: Gelenler Neden Kalmak İstemiyor?
Fotoğraf: shutterstock.com | Değişiklikler: Perspektif

Almanya ekonomik ve demografik açıdan göçe ihtiyaç duyuyor. Buna rağmen ülkeye gelen göçmenler, her zaman Almanya’da kalmayı tercih etmiyor. Uluslararası Göçmen Hareketliliği Paneli (IMPa) adlı araştırma projesinin iki dalga hâlinde yürüttüğü çalışma, göçmenlerin Almanya’yı hangi nedenlerle terk ettiğine odaklanıyor.

312 Bin Göçmen Almanya’dan Ayrılmak İstiyor

Almanya İstihdam Araştırmaları Enstitüsü (IAB) tarafından gerçekleştirilen IMPa panel araştırması; göçmenlerin Almanya’da kalma, doğdukları ülkeye geri dönme, başka bir ülkeye göç etme ve döngüsel göç süreçlerini inceliyor. Araştırma aynı zamanda bu süreçlerle bağlantılı göç niyetlerini, iş gücü piyasasındaki gelişimleri ve entegrasyon deneyimlerini de zaman içinde mercek altına alıyor.

IMPa’nın ilk araştırma dalgası Aralık 2024 ile Nisan 2025 arasında, ikinci takip araştırması ise Kasım 2025 ile Şubat 2026 arasında gerçekleştirildi. Böylece ilk dalgada dile getirilen Almanya’dan ayrılma düşünceleri ve planları, ikinci dalgaya kadar gerçekleşen geri dönüşler ya da üçüncü ülkelere göçlerle ilişkilendirilebildi.

İlk araştırma dalgasında göçmenlerin yaklaşık yüzde 3’ü Almanya’dan ayrılmayı planladığını belirtti. Yaklaşık 312 bin kişiye karşılık gelen bu oran, ülkeden ayrılma eğiliminin dikkate değer bir düzeyde olduğunu gösteriyordu. 2025 yılında yapılan ve bu araştırmanın devamı niteliğindeki takip çalışması ise Almanya’yı gerçekte kimlerin, hangi nedenlerle terk ettiğini ortaya koydu.

Bürokratik Zorluklar İkinci Sırada

IAB’nin “Kim Kalıyor, Kim Gidiyor? Göçmenler Neden Almanya’yı Terk Ediyorlar” başlıklı kısa raporunda IMPa araştırmasının ikinci dalgasından hareketle göçmenlerin Almanya’dan ayrılma durumu incelendi. Buna göre, araştırma kapsamındaki göçmenlerin yüzde 2,6’sı Almanya’dan ayrılırken, bunların yüzde 60’ı doğdukları ülkeye geri döndü. Almanya’yı terk edenlerin yüzde 40’ı ise başka bir ülkeye göç etti.

Almanya’dan ayrılmanın başlıca nedenleri; partner veya ailevi sebepler (yüzde 39), karmaşık bürokratik süreçler (yüzde 32), kişisel tercihler (yüzde 30), mesleki nedenler (yüzde 29) ve konut piyasasına ilişkin sorunlar (yüzde 27) olarak sıralandı.

Bununla birlikte Almanya’dan ayrılanların önemli bir bölümü Almanya ile bağlarını korumaya devam ediyor. Katılımcıların yüzde 53’ü, geriye dönüp baktığında Almanya’da daha uzun süre ya da kalıcı olarak kalmak istediğini belirtirken, yüzde 57’si gelecekte yeniden Almanya’ya dönme ihtimalini değerlendirdiğini ifade ediyor.

IAB araştırmacısı Laura Goßner’e göre bu durum yeni politikalara da kapı aralamak durumunda: “Nitelikli iş gücünü güvence altına alma politikaları yalnızca göçü artırma perspektifiyle ele alınmamalı; insanların ülkede kalmasını sağlama, ülkeden ayrılmalarını önleme ve yeniden Almanya’ya dönüşlerini teşvik etme boyutları da dikkate alınmalıdır.”

IAB’nin raporuna göre Almanya’dan ayrılan göçmenler, özellikle iş ve kariyer, dil öğrenimi, konut bulma, resmî kurumlarla yürütülen işlemler ve bilgiye daha kolay erişim gibi konularda desteğe ihtiyaç duyduklarını dile getiriyorlar. Ayrıca bu kişiler, Almanya’da kalan göçmenlere kıyasla göçmenlerin iş piyasasındaki fırsatlarını daha olumsuz, oturum statüsüne ilişkin hukuki güvenceleri ise daha kırılgan olarak değerlendiriyor.

Almanya’da Net Göç Düşüş Yaşıyor

Almanya’nın özellikle iş piyasaları politikası açısından büyüyen bir nitelikli işçi açığı var. Bu nedenle ülkeye gelen insanların kalma ya da ülkeyi terk etme kararları önemini koruyor. Yapılan projeksiyonlara göre, Almanya’nın demografik krizi nedeniyle yıllık 270 bin ila 400 bin arasında net göç ihtiyacı var. Fakat ülke bu ihtiyaca rağmen “net göç” sayılarında, yani Almanya’ya gelenlerle ayrılanlar arasındaki farkta düşüş yaşıyor.

Federal İstatistik Ofisi (Destatis) verilerine göre 2025 yılında Almanya’ya gelen göçmen sayısı azalırken, ülkeden ayrılanların sayısı büyük ölçüde sabit kaldı. Bunun sonucunda net göç 235 bin kişi olarak gerçekleşti. Bu rakam, 2024’e kıyasla yaklaşık yüzde 45’lik bir düşüşe işaret ediyor.

Bu tablo, Almanya’nın yalnızca nitelikli iş gücünü ülkeye çekmekte değil, aynı zamanda gelen göçmenlerin ülkede kalmasını sağlayacak koşulları oluşturmakta da zorlandığını gösteriyor. Dolayısıyla Almanya’nın önündeki temel meselelerden biri, göçmenlere uzun vadeli bir yaşam ve çalışma perspektifi sunacak, bürokratik engelleri azaltacak ve toplumsal uyumu güçlendirecek kapsamlı göç politikaları geliştirmek olarak öne çıkıyor.

Raporda Neler Var? Göçmenlerin Ne Kadar Ayrılma Planı Yapıyor?

Almanya’dan ayrılan göçmenlerin yaklaşık yarısı, ilk ankette zaten ülkeden ayrılma planı yaptığını belirtmiş, katılımcıların yüzde 18’i ise yalnızca bu ihtimali düşündüğünü ifade etmişti. Buna karşılık, ayrılanların üçte biri ilk ankette ne Almanya’dan ayrılmayı düşündüğünü ne de böyle bir plan yaptığını söylemişti.

Öte yandan, ilk ankette Almanya’dan ayrılma planı olduğunu belirtenlerin yaklaşık üçte ikisi ikinci araştırma dönemine kadar hâlâ Almanya’da yaşamaya devam etti. Bunun nedenleri arasında iki anket arasındaki sürenin, planların hayata geçirilmesi için yeterli olmaması, yaşam koşullarının değişmesi veya kişilerin ülkeyi terk etme planlarından vazgeçmesi gösteriliyor.

IAB’nin “Göç, Entegrasyon ve Uluslararası İşgücü Piyasası Araştırmaları” departmanının başkanı Yuliya Kosyakova, “Her göç önceden kendini belli etmez. Ancak göç etme planları, daha sonra Almanya’yı gerçekten kimin terk edeceğini gösteren güçlü bir işarettir.” değerlendirmesinde bulundu.

Kosyakova, Almanya’ya göçün azalırken ülkeden ayrılanların sayısının büyük ölçüde sabit kaldığına dikkat çekerek, “İş gücü piyasası açısından, Almanya’dan ayrılmayı düşünen kişilerin erken tespit edilmesi ve onların ülkede kalma perspektiflerinin güçlendirilmesi giderek daha önemli hâle geliyor.” dedi.

Almanya’da Kalan Göçmenlerde Ayrılma Eğilimi Sürüyor

Almanya’da yaşamaya devam eden göçmenler arasında da ülkeden ayrılma niyeti önemini koruyor. İkinci araştırma dalgasında katılımcıların yüzde 3’ü önümüzdeki 12 ay içinde Almanya’dan ayrılmayı planladığını belirtirken, yüzde 30’u son bir yıl içinde en azından ülkeyi terk etmeyi düşündüğünü ifade etti. Bu durum, Almanya’da yaşayan göçmenlerin önemli bir bölümünün uluslararası hareketliliğe açık olmaya devam ettiğini gösteriyor.

Almanya’dan ayrılanların yüzde 32’si ülkeden ayrılma gerekçesi olarak karmaşık bürokratik süreçleri gösterdi. Bu eleştirilerin arkasında somut deneyimler bulunuyor. Göçmenler özellikle; sorularına yeterli yanıt alamamayı, idari işlemlerin uzun sürmesini, işlem ücretlerini ve bürokratik süreçlerin belirsiz olmasını ülkeyi terk etmeye götüren olumsuz faktörler olarak değerlendiriyor. Özellikle genç göçmenler arasında bu süreçlere daha eleştirel yaklaşanlar oldukça yüksek.

IAB araştırmacısı Julia Reinold ise, “İdari süreçler uzun, anlaşılması güç veya erişilmesi zor olarak deneyimlendiğinde, bu durum insanların Almanya’da kalma isteğini olumsuz etkileyebilir.” açıklamasında bulundu.

Araştırma kapsamında tespit edilen Almanya’dan ayrılanların yüzde 40’ı başka bir ülkeye göç ederken, yüzde 60’ı ise kendi doğduğu ülkeye geri döndü. Başka bir ülkeye göç edenlerin en çok tercih ettiği ülke İspanya oldu. Onu sırasıyla İsviçre, İtalya ve Hırvatistan izledi.

Doğduğu ülkeye dönenlerin önemli bir kısmını Orta ve Doğu Avrupa ile AB dışındaki diğer ülkelerden gelen göçmenlerden oluştu.

Almanya’dan Ayrılanlar Kimler?

Almanya’da kalan göçmenlerle karşılaştırıldığında, ülkeden ayrılanların ortalama yaşlarının daha genç olduğu, Almanya’da daha kısa süre yaşamış oldukları, yurt dışında ailelerinin bulunma olasılığının daha yüksek olduğu, çok iyi düzeyde Almanca bilme oranlarının daha düşük olduğu, buna karşın çok iyi İngilizce bildikleri ve saatlik brüt ücretlerinin ise Almanya’da kalanlardan daha düşük olduğu tespit ediliyor.

Ancak Almanya’dan ayrılanlar kendi içinde de farklı özellikler gösteriyor. Daha önce ayrılma planı yaptığını belirten kişiler ise daha yüksek eğitim seviyesine sahip, İngilizceyi çok iyi bilen, Alman veya AB vatandaşlığına ya da süresiz oturum iznine sahip ve daha yüksek saatlik ücret alan kişilerden oluşuyor.

IAB araştırmacısı Theresa Koch, “Almanya’dan ayrılma planları yalnızca zayıf entegrasyonla açıklanamaz. Bu planlar, yüksek nitelikli, çalışan ve uluslararası hareketlilik imkânına sahip kişiler arasında da görülüyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Araştırmanın Dayandığı 15 Bin Kişilik Veri Seti

Çalışma, Almanya’daki Uluslararası Göçmen Hareketliliği Paneli (IMPa) verilerine dayanıyor. IMPa, Almanya’da yaşayan göçmenler arasında yürütülen temsili ve uzun dönemli bir araştırma. İlk araştırma Aralık 2024 ile Nisan 2025 arasında, ikinci araştırma ise Kasım 2025 ile Şubat 2026 arasında gerçekleştirildi. Böylece ilk ankette dile getirilen ayrılma düşünceleri ve planları, ikinci araştırmaya kadar gerçekleşen ülkeye geri dönüşler veya başka ülkelere göçlerle karşılaştırılabildi. İkinci araştırmaya ilk ankete katılanların yüzde 43’ü yeniden katıldı. İstatistiksel ağırlıklandırma yöntemleri sayesinde sonuçlar Almanya’daki göçmen nüfusunu temsil edecek şekilde hesaplandı. Nihai veri seti 15 binden fazla katılımcıyı kapsıyor.

Almanya’yı terk edenlere dair veriler yalnızca IMPa verileriyle sınırlı değil. Mayıs 2025’te Friedrich Ebert Vakfı tarafından yapılan “Yeniden Hoş Geldiniz?” (Willkommen zurück?) başlıklı bir araştırma da Almanya’dan göç edenlerin birçoğunun geri dönmeye istekli ve hazır olduğunu ortaya koymuştu. Araştırmada katılımcıların 3’te 1’inden fazlası Almanya’da “evinde gibi ya da genel olarak rahat hissetmediğini” belirtmiş, yaklaşık 3’te 1’inden biraz azı ülkedeki sosyal hayatından memnun olmadığını, dörtte birinden fazlası ise “kendini hoş karşılanmış hissetmediğini” söylemişti. Buna ek olarak, neredeyse her dört katılımcıdan biri ayrımcılık ve ırkçılık deneyimlerini göç için önemli bir neden olarak sıralamıştı.

Friedrich Ebert Vakfı tarafından 2025’te yapılan bu araştırmaya göre Almanya’daki yüksek hayat pahalılığı ve vergilerin yanı sıra ücret ve çalışma koşullarından duyulan memnuniyetsizlik de dahil olmak üzere mali nedenler de ülkeyi terk etme sebepleri arasında yer alıyor. Ancak mali nedenlere paralel olarak yurt dışından gelen iş teklifleri ve ailevi nedenler de önemli bir rol oynuyor. (P)

admin

Lisans eğitimini Münster Üniversitesinde Sosyoloji ve Siyaset Bilimi bölümlerinde çift anadal olarak tamamlayan Kandemir, Duisburg-Essen Üniversitesinde sosyoloji yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir. Ağırlıklı çalışma alanları göç sosyolojisi ve ulusaşırı Türk toplulukları olan Kandemir Perspektif dergisi editörüdür.

Yazarın diğer yazıları
Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler