Kutuplaşma

Avrupa’da Genç Kadınlarla Erkekler Neden Siyasi Olarak Ayrışıyor?

Avrupa’daki siyasi kutuplaşma yalnızca gençlerle yaşlılar arasındaki bir çatışmadan ibaret değil. Avrupa Sosyal Araştırması’nın verileri, siyasi yönelimden iklim değişikliğine ve göçe kadar uzanan başlıklarda kuşak, cinsiyet ve bölge arasındaki etkileşimin giderek daha belirleyici hâle geldiğini gösteriyor.

Avrupa’da Genç Kadınlarla Erkekler Neden Siyasi Olarak Ayrışıyor?
2020’de Hollanda’nın Lahey kentinde iklim politikalarında daha iddialı adımlar atılması talebiyle öğrencilerin düzenlediği bir gösteri. Gençlerin öncülük ettiği iklim hareketleri, Avrupa’da çevre ve iklim konularının kuşaklar arasındaki siyasi tutumlarla nasıl kesiştiğini de görünür kılıyor. | Fotoğraf: Nancy Beijersbergen - Shutterstock.

Avrupa’da siyasi tartışmalar uzun zamandır hiç olmadığı kadar kutuplaşmış görünüyor. Medyada toplumların giderek ilerici genç kuşaklarla muhafazakâr yaşlı kuşaklar arasında keskin biçimde bölündüğüne dair anlatılar sıkça karşımıza çıkıyor.

Giderek genişleyen bir araştırma literatürü de özellikle genç kuşaklarda siyasi tutumların cinsiyete göre daha fazla ayrışmaya başladığını gösteriyor. Genç kadınlar, iklim değişikliği ve göç gibi konularda genç erkeklere kıyasla daha liberal görüşler benimsiyor gibi görünüyor.

Avrupa’da Siyasi Kutuplaşmaya Dair Veriler Ne Söylüyor?

Ekibimle birlikte, 2013’ten bu yana başında bulunduğum Avrupa Sosyal Araştırması’nın verilerini kullanarak bu iddiaların ne ölçüde gerçeği yansıttığını inceledik. Bunun için 2002 ile 2023 yılları arasında Doğu, Batı ve Kuzey Avrupa’daki uzun vadeli eğilimlere baktık; siyasi yönelimleri, iklim değişikliğine ilişkin kaygıları ve göçe yönelik tutumları karşılaştırdık.

Yaş ve cinsiyete göre siyasi yönelimin zaman içindeki değişimi

avrupa sosyal araştırması polarizasyon kutuplaşma avrupa avrupa birliği siyaset

Tüm ülke gruplarında genç katılımcılar, siyasi yönelim ölçeğinde kendilerini istikrarlı biçimde yaşlı katılımcılardan daha solda konumlandırıyor. Kaynak: Avrupa Sosyal Araştırması, CC BY-NC-ND

Tüm ülke gruplarında genç katılımcılar, siyasi yönelim ölçeğinde kendilerini istikrarlı biçimde yaşlı katılımcılardan daha solda konumlandırıyor. Ama Kuzey ve Batı Avrupa’da yaşlı katılımcıların siyasi görüşleri görece istikrarlı kalırken, Doğu Avrupa’da daha fazla dalgalanma ve son araştırma dönemlerinde sağa doğru daha belirgin bir kayış görüyoruz.

Doğu Avrupa’daki genç katılımcılar ise tam ters yönde ilerliyor. Bu da bölgede siyasi yönelim açısından yeni bir kuşak ayrımının ortaya çıkmaya başladığını düşündürüyor.

Avrupa genelinde siyasi yönelimin cinsiyete göre nasıl farklılaştığı da yaş grupları arasında önemli ölçüde değişiyor. Yaşlı katılımcılar arasında erkeklerle kadınların ideolojik konumları zaman içinde büyük ölçüde birbirine paralel seyrediyor. Genç kuşaklarda ise kadınlarla erkekler arasındaki fark çok daha belirgin.

Bu ayrım en açık biçimde Kuzey Avrupa’da görülüyor. Buradaki genç kadınlar kendilerini düzenli olarak genç erkeklerden daha solda konumlandırıyor. Buna karşılık Doğu Avrupa’daki genç kadınlarla erkeklerin ideolojik olarak zaman içinde birbirlerine bir miktar yaklaştıkları görülüyor. Yine de genç kadınlar hâlâ genç erkeklerden daha solda duruyor.

Özellikle Batı Avrupa’daki genç kadınların siyasi görüşleri araştırma dönemleri arasında daha fazla dalgalanıyor. Bu değişimler bazı büyük siyasi ve ekonomik gelişmelerle aynı dönemlere denk geliyor. Örneğin 2008 küresel finans krizi sırasında sağa doğru sınırlı bir kayış görülürken, 2020’de COVID-19 pandemisi döneminde sola doğru bir yönelim yaşandı.

Yaş ve cinsiyete göre iklim değişikliği kaygısının zaman içindeki değişimi

avrupa sosyal araştırması polarizasyon kutuplaşma avrupa avrupa birliği siyaset iklim değişikliği

İklim değişikliğine ilişkin kaygı, kuşaklar arasında daha sınırlı bir ayrışma gösteriyor. Kaynak: Avrupa Sosyal Araştırması, CC BY-NC-ND

Tüm bölgelerde, araştırma dönemlerinde ve yaş gruplarında kadınlar iklim değişikliği konusunda erkeklerden sürekli olarak daha fazla kaygı duyduklarını ifade etti. Ama bu farkın büyüklüğü hem bölgeye hem de yaşa göre değişiyor.

Kuşaklar arasında iklim kaygısı açısından orta düzeyde farklılıklar görüyoruz. Ama bulgularımız, gençlerin iklim değişikliği konusunda yaşlı kuşaklardan daha fazla endişelendiği yönündeki yaygın beklentiyi her zaman doğrulamıyor. Doğu ve Batı Avrupa’da yaşlı katılımcılar çoğu zaman gençlerle aynı düzeyde, hatta kimi zaman onlardan biraz daha yüksek kaygı bildirdi.

Genel olarak bakıldığında ise iklim değişikliğine ilişkin kaygı, demografik grupların çoğunda ya sabit kalıyor ya da zaman içinde yavaş yavaş azalıyor. Bununla birlikte yaşlı kuşaklarda kadınlarla erkekler arasındaki fark görece sınırlıyken, genç katılımcılar arasında bu fark çok daha büyük. Bu durum özellikle Kuzey Avrupa’da dikkat çekiyor.

Kuzey Avrupa’da iklim değişikliği konusundaki kaygısı zaman içinde bir miktar artan tek grup genç kadınlar. Bu da bölgedeki genç kadınlarla genç erkekler arasında giderek büyüyen ayrışmayı yansıtıyor. Genç erkeklerin iklim konusundaki kaygısı azalırken, genç kadınların kaygısı aynı seviyede kaldı ya da hafifçe arttı.

Doğu ve Batı Avrupa’da ise farklı yaş ve cinsiyet gruplarının iklim kaygısı düzeyleri birbirine daha yakın. Son yıllarda bu bölgelerde hem erkeklerin hem de kadınların iklim değişikliğine ilişkin kaygılarında düşüş görülüyor.

Tüm bu bulgular birlikte değerlendirildiğinde, iklim değişikliğine ilişkin kaygının kuşaklar arasında keskin biçimde ayrışmadığını söyleyebiliriz. Asıl ayrım, özellikle Kuzey Avrupa’da, genç kuşakların kendi içindeki kadın-erkek farklılıkları üzerinden şekilleniyor.

Yaş ve cinsiyete göre göçe yönelik hoşgörünün zaman içindeki değişimi

avrupa sosyal araştırması polarizasyon kutuplaşma avrupa avrupa birliği siyaset göç

Göçe yönelik tutumlar bölgelere göre önemli ölçüde farklılık gösteriyor. Kaynak: Avrupa Sosyal Araştırması, CC BY-NC-ND

Göçe yönelik tutumlarda ise bölgesel farklılıklar, yalnızca cinsiyet ve kuşak farklarından daha belirleyici görünüyor. Özellikle Doğu Avrupa’da göçmenlere yönelik tutumlar zaman içinde diğer bölgelere kıyasla çok daha büyük değişimler geçirdi. Doğu Avrupa’da göçe yönelik hoşgörü, 2015-2016 göç krizi döneminde geriledi. Ardından 2020 civarında dikkat çekici ancak görece kısa süren bir hoşgörü artışı yaşandı.

Bu dalgalı seyir, COVID pandemisi ve 2022’de Ukrayna’da savaşın başlamasının ardından Ukraynalıların yerinden edilmesi gibi değişen siyasi ve toplumsal koşulları yansıtıyor olabilir. Bunun yanında, bizim “anket uygulama biçiminin etkisi” olarak adlandırdığımız unsur da sonuçlarda rol oynayabilir. Bu kavram, araştırmanın bir görüşmeci eşliğinde yapılıp yapılmamasına bağlı olarak katılımcıların farklı görüşler dile getirebilmesini ifade ediyor.

Kuzey ve Batı Avrupa’da göçe yönelik tutumlar ise karşılaştırıldığında çok daha istikrarlı kaldı. Hatta bu bölgelerin bazılarında medya ve siyasetçilerin güçlü göç karşıtı söylemleri düşünüldüğünde belki de şaşırtıcı biçimde, göçe yönelik tutumlar zaman içinde genel olarak daha olumlu bir yöne ilerliyor.

Tüm bölgelerde yaşlı katılımcılar arasında göçe yönelik tutumlarda kadınlarla erkekler arasındaki fark oldukça sınırlı. Yaşlı kadınlarla erkekler genellikle birbirine çok benzer eğilimler gösteriyor. Genç kuşaklarda ise cinsiyete dayalı farklılıklar belirginliğini koruyor.

Kuzey Avrupa’daki genç kadınlar göçmenlere karşı sürekli olarak erkek akranlarından çok daha yüksek düzeyde hoşgörü gösteriyor. Bu da bölgede gençler arasında siyasi ve toplumsal görüşlerin cinsiyete göre giderek daha fazla ayrıştığı yönündeki genel tabloyu güçlendiriyor.

Sonuç olarak bulgularımız, Avrupa’daki siyasi kutuplaşmanın gerçekten de kuşaklarla bağlantılı olduğunu gösteriyor. Ama bu kutuplaşmayı yalnızca kuşak farkları açıklamıyor. Avrupa’daki siyasi tutumlar giderek kuşak, cinsiyet ve bölgesel farklılıkların birbirleriyle etkileşimi sonucunda şekilleniyor.

NOT: Bu yazının İngilizce aslı, 11 Ağustos’ta The Conversation tarafından yayımlanmıştır. Orijinal içerik Creative Commons Attribution 4.0 International (CC BY 4.0) lisansı altında tercüme edilmiştir.

Prof. Rory Fitzgerald

Rory Fitzgerald, City St George’s, University of London’da profesör ve 2013’ten bu yana Avrupa Sosyal Araştırması’nın (ESS) direktörü. Avrupa toplumlarında değişen siyasi ve toplumsal tutumları karşılaştırmalı araştırmalar üzerinden inceleyen Fitzgerald, kamuoyu araştırmaları ve anket metodolojisi alanında çalışmalar yürütüyor.

Yazarın diğer yazıları
Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler