İklim Değişikliği

Avrupa’nın Ormanlarındaki Patlamamış Bombalar Yangınlarla Daha da Riskli Hâle Geliyor

Avrupa’da giderek büyüyen ve daha uzun süren orman yangınları, kıtanın iki dünya savaşı ve Soğuk Savaş’tan kalma gömülü mühimmat sorununu yeniden gündeme taşıyor. Almanya’dan Fransa’ya, Birleşik Krallık’tan Belçika’ya kadar toprağın altında kalan bombalar ve top mermileri, aşırı sıcaklar ve yangınlarla birlikte hem bölge halkı hem de yangınla mücadele ekipleri için giderek daha ciddi bir güvenlik riski yaratıyor.

Avrupa’nın Ormanlarındaki Patlamamış Bombalar Yangınlarla Daha da Riskli Hâle Geliyor
9 Temmuz 2026’da Fransa’nın güneyindeki Ille-sur-Têt yakınlarında çıkan orman yangınına havadan müdahale ediliyor. Son yıllarda Avrupa’da daha sık ve daha şiddetli hâle gelen orman yangınları, yalnızca geniş alanları tahrip etmekle kalmıyor; geçmiş savaşlardan kalma patlamamış mühimmatın bulunduğu bölgelerde ek güvenlik riskleri de yaratıyor. | Fotoğraf: arafatmyt - Shutterstock.

Temmuz ayında Almanya’nın kuzeydoğusundaki Müritz Millî Parkı’nda orman yangını çıktığında, itfaiye ekiplerini sıradan bir yangın söndürme operasyonundan çok daha zorlu bir görev bekliyordu. Orman zemini Soğuk Savaş döneminden kalma mühimmatla dolu olduğu için bomba imha ekipleri de itfaiyecilerle birlikte çalışmak zorunda kaldı. Patlama riski nedeniyle ekipler yangının bazı bölümlerine doğrudan müdahale edemedi.

Kısa süre sonra Fransa’nın güneybatısındaki Gironde bölgesinde çıkan bir başka orman yangını 42 bin hektarlık alanı etkisi altına aldı. Alevler Le Porge köyü yakınlarındaki tarlalardan geçerken, İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma ve yıllardır unutulmuş bir mühimmat deposunu açığa çıkardı. Yanmış arazide en az 75 top mermisi bulundu.

Bu mühimmatın bir bölümü yangın sırasında patlamıştı. Mermilerden biri, daha önce tahliye edilmiş bir evin duvarını deldi. Le Porge Belediye Başkanı Martial Zaninetti ise belediyenin bölgede böyle bir mühimmat bulunduğuna dair hiçbir kaydı olmadığını söyledi.

Yangınlar Gömülü Mühimmatı Nasıl Patlatıyor?

Bu olaylar, giderek daha görünür hâle gelen bir soruna işaret ediyor: Avrupa topraklarının altında 20. yüzyıldaki savaşlardan kalma çok sayıda patlayıcı bulunuyor. Kıtadaki orman yangınları ise artık bu mühimmata ulaşabilecek kadar büyük, sıcak ve uzun süreli hâle geliyor.

Toprak altında kalan mühimmat her zaman tehlike yaratıyor ama genellikle yeterince uzun süre yerinden oynamadığı için kendiliğinden patlamıyor. Orman yangını sırasında denklemi değiştiren iki unsur ise ısı ve basınç. Mühimmatın içindeki patlayıcı maddeler belirli bir sıcaklık eşiği aşıldığında tutuşabiliyor veya infilak edebiliyor. Üstelik eski mühimmat, üretildiği döneme kıyasla çoğu zaman daha kararsız hâle geliyor. Onlarca yıl süren korozyon, mühimmatın metal gövdesini ve fünyelerini daha hassas duruma getirebiliyor.

Yaprak örtüsü ve toprağın üst katmanında birkaç dakika boyunca ilerleyen bir yangın genellikle patlamaya yol açacak kadar yüksek bir sıcaklık yaratmıyor. Ama yangın saatlerce ya da günlerce sürerse veya yıllar boyunca biriken, tam olarak çürümemiş bitki kalıntılarından oluşan kalın turba tabakasına kadar ilerlerse durum değişiyor. Turba, yüzeydeki alevler söndükten sonra bile yeraltında uzun süre için için yanabiliyor. Böylece ısı toprağın daha derin katmanlarına sürekli olarak aktarılıyor ve gömülü mühimmatın patlamasını tetikleyebiliyor.

2025 yılında Birleşik Krallık’ın North Yorkshire bölgesindeki Langdale Moor yangınında tam olarak böyle bir durum yaşandı. Derin turba tabakasına kadar ilerleyen alevler, altı hafta süren yangın boyunca İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma 20’den fazla gömülü mühimmatın patlamasına yol açtı.

Avrupa orman yangınları iklim değişikliği patlamamış bombalar ikinci dünya savaşı soğuk savaş fransa almanya

Toprak altında onlarca yıl kalan patlamamış mühimmat, korozyona uğramış olsa bile ciddi bir tehlike oluşturmaya devam ediyor. Avrupa’nın eski savaş alanlarında bugün de mermi, mayın ve diğer patlayıcı kalıntılarıyla karşılaşılabiliyor. | Fotoğraf: Daria Yehorova – Shutterstock.

Yangınların yarattığı tehlike yalnızca mühimmatın aşırı ısınmasından ibaret değil. Alevler, normal koşullarda ısının ulaşamayacağı kadar derinde bulunan mühimmatı da açığa çıkarabiliyor. Bitki örtüsünün ve toprağın üst tabakasının yanması, daha aşağıda gömülü bulunan top mermilerini ve mayınları ortaya çıkararak yüzeyde bırakıyor. Le Porge’daki ekiplerin, yerel belediyede hiç kimsenin varlığından haberdar olmadığı 75 mühimmatı yanmış tarlalardan toplamasının nedeni de buydu.

Bu tehlikenin ardındaki fiziksel mekanizma yalnızca orman yangınlarına özgü değil. Irak’ta 2018 ve 2019 yazlarında, sıcaklıkların düzenli olarak 45 santigrat derecenin üzerine çıktığı dönemlerde altı ayrı mühimmat sahasında patlama meydana geldi. Bu vakalarda yangın yoktu; yalnızca uzun süre devam eden aşırı yüksek hava sıcaklıkları söz konusuydu. Benzer bir mekanizmanın 2020 yılında Ürdün’de bir silah deposunda meydana gelen patlamayla da bağlantılı olduğu düşünülüyor.

İki Dünya Savaşından Kalan Milyonlarca Mühimmat

Avrupa, iki dünya savaşından ve yaklaşık kırk yıl süren Soğuk Savaş dönemi askerî faaliyetlerinden kalma patlayıcılarla hâlâ ciddi ölçüde kirlenmiş durumda. Bu mühimmatın önemli bir bölümü de bugün orman yangınlarının çıktığı yerlerde bulunuyor: Geçmişte askerî amaçlarla kullanılan, daha sonra ise büyük ölçüde kendi hâline bırakılan ormanlarda, fundalıklarda ve bozkır benzeri arazilerde.

Bugün doğa koruma alanlarının ve UNESCO Dünya Mirası kapsamındaki bölgelerin de bulunduğu Almanya’nın kuzeydoğusundaki bazı ormanlar, Soğuk Savaş yıllarında Sovyetler Birliği ve Doğu Almanya tarafından askerî eğitim sahası olarak kullanıldı. Almanya’nın mühimmat temizleme birimi Munitionsbergungsdienst, kirlenmenin boyutu nedeniyle bu alanları tek seferde temizleyemiyor ve çalışmalarını bölge bölge sürdürüyor.

Fransa’nın kuzeyi ile Belçika’da çiftçiler her bahar hâlâ Birinci Dünya Savaşı’ndan kalma mühimmatla karşılaşıyor. Tarlalardan her yıl çıkarılan bu mühimmat, “demir hasadı” olarak biliniyor. Fransa’nın Verdun kenti yakınlarındaki “Zone Rouge”, yani “Kırmızı Bölge” olarak adlandırılan bazı alanlar ise 1918 Ateşkesi’nin üzerinden bir yüzyıldan fazla zaman geçmesine rağmen resmî olarak hâlâ yaşanamaz kabul ediliyor.

Avrupa orman yangınları iklim değişikliği patlamamış bombalar ikinci dünya savaşı soğuk savaş fransa almanya

Fransa’daki Vimy Ridge’de Birinci Dünya Savaşı’ndan kalma kraterlerin çevresi zamanla yeniden ormanla kaplandı. Bölgede hâlâ bulunan patlamamış mühimmat nedeniyle tehlike bir asırdan uzun süre sonra bile sürerken, alandaki uyarı levhaları ziyaretçileri eski savaş alanındaki patlayıcı riskine karşı uyarıyor. | Fotoğraf: Josef Hanus – Shutterstock.

2026 yılında yangınların yaşandığı Gironde ormanlarının da içinde bulunduğu Fransa’nın güneybatısı, İkinci Dünya Savaşı sırasında yoğun çatışmalara sahne olmuş ve mühimmat depolamak amacıyla da kullanılmıştı. Birleşik Krallık’ta ise North York Moors gibi fundalık alanlar İkinci Dünya Savaşı sırasında tank eğitim sahası olarak kullanıldı. Bu faaliyetlerden geriye, derin turba katmanlarına gömülmüş mühimmat kaldı. Söz konusu araziler bugün giderek daha sık yangınla karşı karşıya kalıyor.

Yangın Mevsimi Uzadıkça Tehlike Büyüyor

Bu gömülü mühimmatın bulunduğu bölgelerde çıkan yangınların niteliği de artık eskisiyle aynı değil. 2026’da İspanya ve Fransa’yı vuran yıkıcı orman yangınları, Avrupa’daki büyüyen yangın krizinin ne kadar ciddi bir boyuta ulaştığını çarpıcı biçimde gösteriyor. Art arda gelen sıcak hava dalgaları, düşük yağış miktarı ve toprak neminin azalmasıyla birleşerek son derece tehlikeli yangın koşulları yarattı.

İklim değişikliği, bölgede yangına elverişli hava koşullarının artmasının başlıca nedenlerinden biri. Güney Avrupa’da aşırı yangın riski taşıyan koşulların görüldüğü yaz günlerinin sayısı 1981 ile 2025 arasında iki katına çıktı. İklim projeksiyonları da bu eğilimin önümüzdeki yıllarda devam edeceğini gösteriyor. Sıcaklıklar yükseldikçe ve yağış düzenleri değiştikçe, aşırı orman yangınlarının yaşanma ihtimali de artmayı sürdürecek.

Ama Avrupa’daki yangınların artmasının tek nedeni iklim değişikliği değil. Kuzey Amerika ve Avrupa’da yangınların sıklığı ve şiddeti belirgin biçimde yükselirken, küresel ölçekte yangın faaliyetlerinde aslında bir azalma görülüyor. Bu farklılığın önemli nedenlerinden biri, demografik değişimler ve arazi yönetimi uygulamalarının yangını besleyen bitki örtüsü miktarını farklı biçimlerde etkilemesi.

Örneğin Afrika’da otlakların parçalanması ve tarım yöntemlerindeki değişiklikler, orman ve arazi yangınlarının azalmasına katkıda bulundu. Avrupa’da ise bunun tam tersi bir süreç işliyor. Kıtanın bazı bölgelerinde kırsal alanların terk edilmesi, bitki örtüsünün giderek birikmesine yol açtı. Bu birikim de aşırı orman yangınlarını besleyen büyük miktarda yanıcı malzeme oluşturuyor.

Daha kuru topraklar, uzayan yangın sezonları ve değişen arazi kullanım biçimleri bir araya geldiğinde, Avrupa’nın onlarca yıldır süren mühimmat kirliliği sorunu geçmişten kalan pasif bir miras olmaktan çıkıp bugün doğrudan müdahale gerektiren somut bir güvenlik tehlikesine dönüşüyor.

NOT: Bu yazının İngilizce aslı, 7 Ağustos’ta The Conversation tarafından yayımlanmıştır. Orijinal içerik Creative Commons Attribution 4.0 International (CC BY 4.0) lisansı altında tercüme edilmiştir.

Dr. Sarah Njeri

Sarah Njeri, SOAS University of London’da İnsani Yardım ve Kalkınma Çalışmaları alanında öğretim görevlisi. Barış ve çatışma çalışmaları alanında uzmanlaşan Njeri; çatışma sonrası yeniden yapılanma, insani silahsızlanma, mayın temizleme, çevresel barış inşası ve iklim dayanıklılığı üzerine çalışıyor.

Yazarın diğer yazıları

Dr. Christina Greene

Christina Greene, University of Arizona bünyesindeki Climate Assessment for the Southwest (CLIMAS) programında kıdemli sosyal bilimci. İnsan-çevre coğrafyası alanında çalışan Greene’in araştırmaları kuraklık ve orman yangınları gibi iklim kaynaklı tehlikelerin toplumsal etkilerine, iklim uyumuna ve yangın sonrası toparlanmaya odaklanıyor; ayrıca Birleşmiş Milletler’in insani mayın temizleme programlarında da görev yaptı.

Yazarın diğer yazıları
Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler