MIPEX 2015 Raporu “Almanya, Göçmenleri Korumada Başarısız”

“Almanya uyumda ilk 10’a yükseldi!” Bu başlık, Migrant Integration Policy Index’in (MIPEX) 38 ülkenin entegrasyon politikalarını inceleyip ülkelerin kendi göçmenleriyle ilişkisini ortaya koymasından sonra gündemi uzun süre meşgul etti. Almanya’nın uyum politikası bir başarı tablosu olarak sunulsa da mevcut durumda ülkenin düzeltmesi gereken hayli mesele var.

Akif Şahin 1 Temmuz 2015

Mayıs 2015’te Birleşmiş Milletler Irkçılıkla Mücadele Komisyonu (CERD) Almanya’nın göçmenlere yönelik ayrımcılıkla mücadelesinde ihmalkâr olduğunu tespit etmişti. Komisyon, ırkçılıkla mücadele bir yana kurumsal ırkçılığın dahi takibinin yapılmadığını belirtmişti. Ardından haziran ayında -birkaç olumlu gelişme hariç- Almanya’nın göçmenlere yaklaşımına yönelik eleştirileri tasdikleyen MIPEX raporu sunuldu. Böylece eğitim, aile birleşimi ve sağlık alanlarında hâlâ devam eden sorunların endişe uyandırdığı da bir kez daha dile getirilmiş oldu.

“Migrant Integration Policy Index” (MIPEX – Türk. “Göçmen Uyum Politikası Endeksi”), bütün AB ülkelerinde ve ayrıca Avustralya, Kanada, İzlanda, Güney Kore, Yeni Zelanda, Norveç, İsviçre, Türkiye ve ABD gibi ülkelerde göçmenlere yönelik entegrasyon politikalarının güncel seyrini bazı kriterler ile ölçmektedir. Bu bağlamda MIPEX iş piyasası, aile birleşimi, eğitim, sağlık, siyasi katılım, uzun vadeli oturum, vatandaşlığa giriş imkânı ve ayrımcılığa karşı önlemler gibi alanlarda 167 civarında indikatör belirlemektedir.

Bu verilerden yola çıkarak geçmişte uygulanmış MIPEX araştırmaları ve diğer ülkelerin sonuçları ile kıyaslamalar sonucunda yürürlükte olan önlemlerin değerlendirmesi yapılmaktadır. 10 Haziran 2015 tarihinde Almanya için dördüncü MIPEX araştırması kamuoyuna sunulmuştur. Ortalama 61 puan ile Almanya toplam 38 ülke arasından onuncu sırada yer almaktadır. Değerlendirmede Almanya’nın uyum politikasında “küçük ama sürekli gelişmelere” imza attığı belirtilse de aslında bir durağanlıktan bahsetmek daha doğru olurdu. Zira son MIPEX (2011) ile kıyaslandığında Almanya sadece dört puan ilerleyebilmiştir. On ikinci sıradan ilk ona girebilmesini ise başka ülkelerin uyum politikaları alanında baltayı tamamen taşa vurmalarına borçludur. Almanya özellikle iş piyasasında iyi not alıyor olsa da, ayrımcılığa karşı koruma, eğitim ve sağlık hizmetlerine ulaşma alanlarında daha atılması gereken çok adım var.

Uyum Toplumun Tamamını İlgilendiriyor

Son MIPEX araştırmasını geçmişte yapılan araştırmalardan farklı kılan husus bilhassa Alman uyum politikasındaki paradigma değişikliğini ortaya koymasıdır. Birkaç yıl öncesine kadar uyuma “göçmenlerin yerine getirmesi gereken bir husus” olarak bakılsa da, uyum bu araştırmanın da açıkça gösterdiği gibi giderek artan bir oranda toplumun tümünü ilgilendiren bir görev olarak kabul edilmektedir. Nitekim Almanya kendisini göç alan bir ülke olarak tanımladığı ölçüde uyum politikasında reformlar bağlamında başarılı olabilmektedir.

Araştırmanın sunumunda Almanya’daki MIPEX partnerlerinden Göç Konseyi (Alm. “Rat für Migration”) Başkanı Prof. Dr. Werner Schiffauer, “Almanya’nın bir göç ülkesi olduğuna dair gecikmiş kabul, nihayet siyaset ve yasal düzenlemelerde kendisini göstermeye başladı.” dedi. Bilhassa iş piyasası ve vatandaşlığa girebilme alanlarında Almanya MIPEX araştırmasına göre toplamda olumlu bir gelişme göstermiş durumda. 2012 yılında yabancı diplomaların kabul edilmesine dair çıkarılan yasanın yürürlüğe girmesi ve kısa zaman önce göçmenlerin çocukları için Opsiyon Modeli’nin kaldırılması da bunda etkili olmuştur.

Ayrımcılıkla Mücadele Edilmiyor

Humboldt Üniversitesinin Berlin Empirik Uyum ve Göç Araştırmaları Enstitüsünde (BIM) görevli Prof. Dr. Naika Foroutan ayrıca iş piyasasındaki farklılıklara dikkat çekmektedir: “Bir yandan meslek diplomaları daha sık tanınıyor ve yeni göç edenlere uyum imkânları sunuluyor, fakat diğer yandan ırkçı suçlar hâlâ ayrı bir kategoride kaydedilmiyor. Ayrımcılıkla ilgili davalar istatistiksel olarak standart bir şekilde derlenmiyor ve sadece çok nadir durumlarda suç duyurusu ile sonuçlanıyorlar.”

Ayrımcılıkla mücadele politikalarında Almanya çok gerilerde, 22. sırada yer alıyor. Bu durum göçmenlerin Almanya’da diğer sanayi ülkeleri ile kıyaslandığı zaman ayrımcılıkla hukuki anlamda mücadele etmelerinin çok güç olmasından da kaynaklanıyor. Ayrımcılık mağdurları bu suçla mücadele edilebileceği hususunda ya bilgiye sahip değiller ya da yeterince bilgilendirilmiyorlar. Böylece Almanya’daki göçmenlerin büyük bir kısmı hâlâ ırkçı veya dinî temelli ayrımcılığa maruz kalıyorlar.

Bu durum kendisini “ırkçı fişleme” konusunda da göstermektedir. Tren ya da istasyonlarda ırkçı saiklerle yapılan kontrollerin mağdurları bu tarz gerekçesiz kontrollere daha kolay yollardan karşı koyabilmelidir. Oysa bunun yerine mağdurlar ayrımcılıkla mücadelede tek başlarına bırakılmaktadır. Federal Hükûmetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi (ADS) de gerekli destekte başarısız kalmaktadır. MIPEX araştırmasına göre bu durum, ilgili ofisin neredeyse hiçbir ülkede görülmediği kadar az yetkilere sahip olmasından da kaynaklanmaktadır.

Veri ve Araştırmaların Eksikliği

Göç Konseyi, MIPEX raporuna dair tavsiyelerinde Almanya’da daha tutarlı yapılandırılmış ve uyum politikaları alanı içerisinde yorumlanması gereken bir ayrımcılıkla mücadele politikası talep etmektedir. Bu bağlamda göç ve uyum konularında kontrol ve güvenlik paradigmasından acilen vazgeçilmeli, “Uyum politikası, öncelikle güvenlik politikası ile ilgili olmayan birimlerin sorumluluk alanında bulunmalıdır.”

Ayrıca sosyal ve kurumsal ayrımcılığın ve nefret suçlarının boyutuna dair istatistiksel verilerle araştırmaların eksikliği de eleştirilmektedir. Örneğin camilere ve Müslümanlara karşı işlenen İslam düşmanı saldırılar, polis tarafından “siyasi motivasyonlu suçlar” olarak kayıt altına alınmakta; “İslam düşmanlığı” gibi bir başlıkta ayrı bir şekilde kaydedilmemektedir. Böylece Müslümanlara karşı işlenen nefret suçlarının boyutu açısından bir algı boşluğu oluşmaktadır. Bu şartlar altında İslam düşmanlığına yönelik önleyici tedbirlerin alınması ve İslam karşıtı saldırıların önlenmesi de mümkün değildir.

Aile Birleşimi Oldukça Eziyetli

Almanya’da aile birleşimlerini basitleştirmeye ve standartlaştırmaya çalışan inisiyatifler bulunmasına rağmen yürürlükte olan düzenlemeler MIPEX araştırmasına da olumsuz olarak yansımaktadır. Almanya, diğer ülkelerle kıyaslandığında aile birleşimi için oldukça zor şartlar koşmaktadır. MIPEX raporu bu hususta Almanya’da uyumu engelleyen bir dil engelinden bahsetmektedir. Binlerce kişi, eşinin yanında olmak yerine vaktini Goethe Enstitülerinde Almanca öğrenmekle geçirmektedir. Oysa insanların Almanya’da gerçekten evde olduklarını hissetmeleri açısından aile birleşimi büyük önem arz etmektedir.

Eğitim ve Sağlık

Dünyanın hiçbir ülkesinde eğitim alanındaki başarı Almanya’daki kadar sosyal kökene bağlı değil. Oysa bilhassa uyum alanında gerçek eşitliğin tesisi için “herkes için eğitim” ilkesine bağlı kalınmalıdır. Göç kökeni bulunmayan öğrenciler ile göçmen ailelerinden gelen öğrenciler arasındaki büyük performans farkı ışığında acilen eşit eğitim fırsatlarının geliştirilmesi gerekmektedir.

Aynı ihtiyaç sağlık alanı için de geçerlidir. Sağlık hizmetinde Almanya ülkeler arası kıyasta arka sıralarda -22. sıra- yer alıyor. MIPEX raporu özellikle sığınmacılara yeterli sağlık bakımının yapılmadığını ve eğitim ile sağlık alanlarının uyum politikasını ilgilendiren konular olarak görülmediğini vurguluyor. Bu durum Almanya’nın federal yapısından da kaynaklanmakta. Eğitim ve sağlık, eyaletlerin sorumluluk alanlarında kalıyor ve aralarında etkin bir koordinasyon mevcut değil.

“Örnek Ülke Almanya”: Yapılacak Çok İş Var

Geçmişte alınan önlemler Almanya’nın göçmenlerine daha iyi imkânlar sağlayabilmesine katkıda bulunmuş. Bu alanda Almanya Avrupa’daki diğer ülkeler için de bir örnek hâline gelmiş. Bir karşılaştırma yapmak gerekirse; Avusturya ve İsviçre gibi ülkelerde uyum ve göç politikasına dair reform çabaları siyasi açıdan bloke edilebiliyor. Yine başka ülkeler uyum politikalarını sağ eğilimli partilerin talepleri doğrultusunda düzenledikleri için MIPEX raporunda ilk ona girememiş durumdalar (Hollanda veya Birleşik Krallık).

MIPEX raporunda Almanya’daki uyum politikasının başarısındaki önemli bir unsur olarak Federal Göçmen ve Mülteci Dairesi (BAMF) gösteriliyor. Almanya BAMF’nin sayesinde uyum politikası alanında müstesna bir konum kazanmış durumda. Özellikle BAMF’nin eyaletler ve belediyeler ile mevcut iletişim ağı hızlı ve yeni taleplere cevap verebilen kontrollü bir uyum politikasını mümkün kılıyor. Fakat uyum politikasının yapıtaşlarına bakıldığı takdirde daha çok çaba verilmesi gerektiği görülüyor. Buna Prof. Dr. Werner Schiffauer de katılıyor: “Bu sonuçlar karşısında geri çekilip dinlenemeyiz.”

 

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar