Kanada Yatılı Kilise Okullarında Kalıntıları Bulunan Çocuklar Anıldı

Kanada'nın farklı bölgelerindeki yatılı kilise okullarında hayatlarını kaybetmiş Kanada yerlilierinin çocukları anma töreni düzenlendi.

Burak Gücin 2 Temmuz 2021

Kanada‘da British Columbia ve Saskatchewan eyaletlerindeki 3 ayrı yatılı kilise okulunda bugüne kadar ulaşılan 1148 isimsiz çocuk mezarı için tartışmalar sürerken Ontario eyaletine bağlı Brantford kentindeki Mohawk Yatılı Kilise Okulu’nda bazı çocuk cesetlerinin yakıldığı iddia edildi. Brantford Bölgesi Yerli Destek Merkezi tarafından yatılı kilise okullarında kalırken hayatlarını kaybeden çocuklar için Mohawk Yatılı Kilise Okuluna kadar saygı yürüyüşü düzenlendi.

Amerika Birleşik Devletleri

Yerli Çocukların Yatılı Okullardaki Akıbeti Araştırılacak

23 Haziran 2021

Brantford Bölgesi Yerli Destek Merkezi tarafından yatılı kilise okullarında kalırken hayatlarını kaybeden çocuklar için bir saygı yürüyüşü düzenlendi. Brantford Halk Merkezi binasının bahçesinde toplanan binlerce Kanadalı, öğle saatlerinden itibaren Mohawk Yatılı Kilise Okulu’na kadar yürüdü.

“Babamdan Hikayelerini Dinledim”

Yürüyüşe katılanlardan Doug Enhug, yaptığı açıklamada, babasının da Mohawk Yatılı Kilise Okulu’nda kaldığını söyledi. Enhug, Mohawk Yatılı Kilise Okulu’nda da isimsiz mezarlar olup olmadığına dair soruya, “Orada hiçbir şey bulamazlar. Çünkü cesetleri yaktılar. O okuldan kurtulan birinden dinledim. Krematoryumda bir cesedi yakarlarken görmüş. Babamdan da defalarca hikayelerini dinledim. Hem o zamanlar okul alanı 1200 dönümden fazlaymış. Şimdilerde 40 dönüm kadar. Arasalar da ne bulacaklar ki?” yanıtını verdi.

Kanada Yerlileri

Yatılı Kilise Okullarındaki Kayıt Dışı Mezarların Yankıları Sürüyor

30 Haziran 2021

Yürüyüşü düzenleyen Brantford Bölgesi Yerli Destek Merkezi Müdürü Rebecca Wilson da “Binada krematoryum var. Orada ‘çöplerini’ yok ettiklerine dair çok hikaye dinledim. Bölgede yine de arama yapılmasına destek veriyoruz. Aramadan asla bilemeyiz.” dedi. Brantford İslam Merkezi’nin önünden geçen katılımcılara cami görevlileri tarafından ücretsiz soğuk su dağıtıldı. Yerel polisin önlem aldığı yürüyüşe bölgenin üyesi en kalabalık üç ayrı motosikletli grubu da destek verdi.

Son olarak, Kanada’nın British Columbia (B.C) eyaletinde faaliyet gösteren eski St. Eugene Misyon Okulunun yakınında 182 kayıt dışı mezar bulunduğu bildirilmişti. Ülkedeki en önemli yerli halk topluluğu olan First Nation tarafından yapılan açıklamada, B.C. eyaletinin güneyindeki Cranbrook şehrine yakın bir alanda 182 kayıt dışı mezar tespit edildiği belirtildi.

Başpsikoposun Açıklamaları

Kanada Katolik Piskoposlar Konferansı Üyesi ve Regina Başpiskoposu Donald Bolen, ülkesinde ortaya çıkan yatılı kilise okullarındaki çocuk mezarları ile çocuk cesetlerinin yakıldığı iddiasına ilişkin, “Gerçekten şoke oldum. Bugüne dek ölen çocuklardan cesedi yakılanı hiç duymadım ancak bu konu, mutlaka araştırılmalı. Lütfen Tanrım, bu doğru olmasın.” dedi.

Bolen, çevrim içi verdiği röportajda, yaşananlardan büyük üzüntü duyduğunu ifade etti. En son Brantford kentindeki Mohawk Yatılı Kilise Okulunda, ölen çocukların cesetlerinin krematoryumda yakıldığı iddiasına ilişkin Bolen, “Çocuk cesetlerinin yakıldığı iddiası, beni şoke etti. Gerçekten şoke oldum. Bugüne dek ölen çocuklardan cesedi yakılanı hiç duymadım ancak bu konu, mutlaka araştırılmalı. Lütfen Tanrım, bu doğru olmasın.” diye konuştu.

Yaşananlardan büyük bir üzüntü duyduğunu vurgulayan Başpiskopos Bolen, “O zamanlar hükûmetin önerdiği yatılı okulları yöneten bir sömürgecilik zihniyeti vardı. Çocukları çok erken yaşta evlerinden alan Katolik Kilisesi de dahil olmak üzere, birçok kilise bunda suç ortağıydı. Şimdi ise küçük çocukların evlerinden alınıp ailelerinden, dillerinden kültürlerinden maneviyatlarından mahrum bırakıldıklarının büyük matemini tutuyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Şimdi Hükûmet ve Kiliseler Olarak Sahip Çıkmamız Gerekiyor”

Donald Bolen, ortada hala acılarla dolu bir taciz tarihi bulunduğunu da vurgulayarak şöyle devam etti:

“Bu yüzden tarihimizin acı veren bu parçasına, şimdi hükûmet ve kiliseler olarak sahip çıkmamız ve işleri daha iyi hale getirmek için çalışmamız gerekiyor. Okullar, yerlileri eğitmek için açıldı ama bu, asimilasyon yoluyla bir eğitim oldu. O çocukların birçoğu evlerine döndüklerinde kendi kültürlerine, dil ya da maneviyatlarına ait değillerdi. Bu aynı zamanda nesiller arası bir travma ve miras haline geldi. Okullarda olanlardan sömürgeci Avrupa kültürü sorumludur. Yapılanlar, Hıristiyanlığın öğretisine de aykırıdır.”

“Ülke, Bu Sorunla Uzun Süre Boğuşmak Zorunda Kalacak”

Yerli halkların liderlerinin, Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri Papa Francis ile aralık ayında, Vatikan’da görüşeceklerini hatırlatan Bolen, “Yerli halk, Papa’nın özür dilemesini istiyor ve muhtemelen Papa Francis’i Kanada‘yı ziyaret etmesi için davet edecekler. Papa adına konuşamam ama kendisi birkaç yıl önce Bolivya’ya geldi ve orada Kuzey Amerika yerli halklarından, sömürgecilik geleneğinin hayatlarını nasıl aşındırdığı, onların dil, maneviyat ve kültürlerini nasıl alıp götürdüğü konusunda özür diledi. Buna nasıl cevap vereceği ona kalmış ama bir sorun 100 yıl veya 120 yıl sürmüşse, bu birkaç günde ya da bir ziyaretle çözülmeyecek bir mirastır. Ülke, bu sorunla uzun süre boğuşmak zorunda kalacak.” değerlendirmesini yaptı.

Dosya: "Çevre Krizi"

İklim Hareketini Sömürgeci Anlayıştan Arındırmak

1 Aralık 2020

Kanada Yerlilerinin Adalet Arayışı ve Kilise

Bolen, Kanada’da bir süredir yaşanan kilise kundaklamalarıyla ilgili de “Bu, yerli topluluklardaki derin bir öfkenin ifadesi, toplumda kiliselere karşı böyle bir şey yok. Yangınların aslında yerli halk tarafından çıkarıldığını da bilmiyoruz ancak şu anda büyük bir öfke olduğunu biliyoruz.” dedi.

Yapılacak çok iş olduğunu vurgulayan Başpiskopos Bolen, “Doğru olanı mümkün olduğunca açık şekilde anlamalı ve yapılan yanlışları görüp açıkça özür dilemeliyiz. Adalet arayışlarında yerli halkla dayanışma içinde olmalıyız. Onları saygılı şekilde dinlememiz gerek. Bu, hakikatten uzlaşmaya ulaşmak için çok uzun bir yolculuk.” diye konuştu. (AA/P)

Burak Gücin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar