Savaş Suçları

2025’te 22.600’den Fazla Sivil Patlayıcı Silahlarla Öldürüldü

Explosive Weapons Monitor 2025 raporuna göre patlayıcı silahlar geçen yıl dünya genelinde 22 bin 600’den fazla sivili öldürdü; ölümlerin yarısından fazlası Filistin’de kaydedildi. Ateşkes süreçlerine rağmen Gazze’de sivil zarar tamamen durmazken, saldırılar sağlık, eğitim, insani yardım, gıda ve su sistemlerini de hedef alarak savaşın yıkımını uzun vadeli bir insani krize dönüştürdü.

2025’te 22.600’den Fazla Sivil Patlayıcı Silahlarla Öldürüldü
19 Mart 2025'te İsrail'in gerçekleştirdiği bir hava saldırısının ardından Gazze'de yükselen dumanlar. | Fotoğraf: Adiyanto_123 - Shutterstock.

Explosive Weapons Monitor tarafından yayımlanan 2025 raporu, patlayıcı silahların siviller üzerindeki yıkıcı etkisinin küresel ölçekte sürdüğünü ortaya koydu. Rapora göre 2025 yılında dünya genelinde patlayıcı silahların kullanımı sonucu 22 bin 600’den fazla sivil hayatını kaybetti. Bu sayı 2024’e kıyasla yüzde 21’lik bir düşüşe işaret etse de rapor, sivil ölümlerinin hâlâ “alarm verici” düzeyde olduğunu vurguluyor. Filistin ise 12 bin 136 sivil ölümle küresel toplamın yarısından fazlasını oluşturdu.

Haziran 2026’da yayımlanan “Explosive Weapons Monitor 2025″ başlıklı rapor, patlayıcı silahların siviller ve sivil altyapı üzerindeki etkisini; ölümler, yaralanmalar, sağlık, eğitim, insani yardım, gıda güvenliği ve su sistemleri başlıkları üzerinden inceliyor. Raporda yer alan veriler, Armed Conflict Location & Event Data Project (ACLED) ile Insecurity Insight araştırma platformları tarafından derlenen açık kaynaklı verilere dayanıyor. Kuruluş, çatışma ortamlarında veri toplamanın zorluğu, erişim kısıtları ve eksik bildirimler nedeniyle gerçek sivil kaybının raporda yer alan rakamların üzerinde olabileceğine dikkat çekiyor.

Sivil Zarar 65 Ülke ve Bölgede Kaydedildi

Rapora göre 2025 yılında patlayıcı silahların siviller veya sivil altyapı üzerinde zarara yol açtığı olaylar en az 65 ülke, bölge ve deniz sahasında kaydedildi. Bunlar arasında 13 ülke ve bölge, zararın bütün ana kategorilerde yoğun biçimde görüldüğü alanlar olarak öne çıktı: Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Etiyopya, İran, Irak, Lübnan, Myanmar, Filistin, Somali, Güney Sudan, Sudan, Suriye, Ukrayna ve Yemen.

Söz konusu zarar yalnızca doğrudan can kayıplarıyla sınırlı kalmadı. Patlayıcı silahlar sağlık tesislerini, okulları, insani yardım operasyonlarını, gıda üretim ve dağıtım ağlarını, su sistemlerini ve yerinden edilmiş sivillerin yaşadığı kampları da hedef aldı veya etkiledi. Bu nedenle rapor, patlayıcı silah kullanımının sadece anlık ölümlere değil; sağlık hizmetlerine erişimin kesilmesi, eğitim sistemlerinin çökmesi, gıda ve su krizlerinin derinleşmesi gibi uzun vadeli insani sonuçlara da yol açtığını vurguluyor.

Filistin Küresel Tabloyu Belirleyen Ana Merkez Oldu

2025 yılında patlayıcı silahlarla bağlantılı en yüksek sivil ölüm sayısı Filistin’de kaydedildi. Rapora göre Filistin’de 12 bin 136 sivil patlayıcı silah kullanımı sonucu hayatını kaybetti. Bu rakam, dünya genelindeki toplam sivil ölümlerin yarısından fazlasına denk geliyor. Filistin’i 2 bin 519 sivil ölümle Ukrayna, 2 bin 450 ölümle Myanmar, 1015 ölümle Suriye ve 956 ölümle Sudan takip etti.

1Raporda, 2025’te küresel sivil ölüm sayısındaki düşüşün başlıca nedenlerinden birinin Filistin ve Lübnan’daki ateşkes süreçleri olduğu belirtiliyor. Buna rağmen Filistin’deki kayıp sayısının hâlâ küresel tablonun merkezinde yer alması, ateşkeslerin sivil ölümlerini tamamen durdurmadığını gösteriyor. Rapora göre İsrail silahlı kuvvetlerine atfedilen patlayıcı silah kullanımı, 2025’te dünya genelindeki sivil ölümlerin yüzde 55’inden fazlasından sorumlu tutuldu. Bu oran 2023 ve 2024’e göre düşmüş olsa da İsrail’e atfedilen sivil ölüm sayısı 12 bin 500’ün üzerinde kaldı.

Gazze’deki yüksek sivil ölüm sayısı, 2025’te ilan edilen ateşkes süreçlerine rağmen saldırıların tamamen durmadığını da gösteriyor. Al Jazeera’nın Gazze Hükûmeti Medya Ofisine dayandırdığı güncellenen verilere göre İsrail, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesi 9 Haziran 2026’ya kadar en az 3.201 kez ihlal etti; bu ihlaller hava saldırıları, topçu atışları ve doğrudan ateş açma olaylarını kapsadı. Explosive Weapons Monitor raporu doğrudan bir “ateşkes ihlali” sayımı yapmasa da ateşkesin ardından Filistin’de patlayıcı silah kullanımına bağlı sivil zararların sürdüğünü, özellikle sağlık hizmetlerini etkileyen saldırıların Ekim-Aralık 2025 döneminde de devam ettiğini ortaya koyuyor.

İsrail Dışındaki Aktörlere Atfedilen Ölümler de Arttı

Küresel sivil ölümlerindeki genel düşüşe rağmen raporun dikkat çektiği önemli bir başka bulgu, İsrail silahlı kuvvetleri dışındaki aktörlere atfedilen patlayıcı silah kaynaklı sivil ölümlerinin 2025’te yaklaşık yüzde 7 artması oldu. Bu artış özellikle İran, Myanmar, Suriye, Ukrayna ve Yemen’deki çatışmalarla ilişkilendirildi.

Rapora göre 2025 yılında Myanmar silahlı kuvvetlerine yaklaşık 2 bin 300, Rusya silahlı kuvvetlerine yaklaşık 2 bin 200, Sudan Silahlı Kuvvetlerine yaklaşık 580, Ukrayna silahlı kuvvetlerine ise yaklaşık 600 sivil ölüm atfedildi. Devlet dışı aktörlerin patlayıcı silah kullanımı sonucu ise dünya genelinde yaklaşık 3 bin 400 sivilin hayatını kaybettiği kaydedildi.

patlayıcı silahlar sivil ölümleri savaş katliam soykırım 2025 istatistik veri israil filistin gazze

Haritalandırma: Explosive Weapons Monitor 2025. Türkçeleştiren: Perspektif.eu

Devletler Olayların Büyük Çoğunluğundan Sorumlu Tutuldu

Rapor, sivillerin veya sivil altyapının zarar gördüğü olayların büyük çoğunluğunda devlet silahlı kuvvetlerinin sorumlu tutulduğunu ortaya koyuyor. 2025 yılında sivillere veya sivil altyapıya zarar verdiği kaydedilen 17 bin 180’den fazla olay devlet silahlı kuvvetlerine atfedildi. Devlet dışı aktörlere atfedilen olay sayısı ise 3 bin 90 oldu. Buna göre kaydedilen olayların yaklaşık yüzde 85’i devlet aktörleriyle, yüzde 15’i devlet dışı aktörlerle ilişkilendirildi.

Silah türleri bakımından hava kaynaklı patlayıcı silahlar öne çıktı. Rapora göre sivillerin veya sivil altyapının etkilendiği olayların yaklaşık yüzde 67’sinde hava saldırıları, uçaktan atılan bombalar, füzeler veya silahlı insansız hava araçları gibi hava kaynaklı patlayıcı silahlar kullanıldı. Yüzde 20’sinde kara konuşlu patlayıcı silahlar, yüzde 13’ünde ise mayınlar, el yapımı patlayıcılar ve araç bombaları gibi doğrudan yerleştirilen patlayıcılar kaydedildi.

İnsani Yardım, Eğitim ve Sağlık da Hedefteydi

Patlayıcı silahların etkisi, doğrudan can kayıplarının ötesinde insani yardım operasyonlarını da ağır biçimde etkiledi. Insecurity Insight verilerine göre 2025 yılında patlayıcı silahların insani yardım operasyonlarını etkilediği en az 2 bin 541 olay kaydedildi. Bu, 2024’e kıyasla yüzde 52’lik bir artış anlamına geliyor. Bu olayların yaklaşık yüzde 90’ı Filistin’de kaydedildi. Yardım konvoyları, depolar, dağıtım noktaları, yardım çalışanlarının barınma alanları ve yerinden edilmiş kişilerin kampları patlayıcı silahların etkilediği başlıca alanlar arasında yer aldı.

Eğitim alanında da tablo ağırlaştı. Rapora göre 2025’te patlayıcı silahların eğitim tesislerine zarar verdiği veya öğretmen ve öğrencilerin ölümüne yol açtığı en az 1416 olay kaydedildi. Bu sayı 2024’e göre yüzde 64 artış anlamına geliyor. En yüksek olay sayıları Ukrayna, Filistin ve Myanmar’da kaydedildi. Patlayıcı silah kullanımı, okulların ve üniversitelerin hasar görmesine, derslerin askıya alınmasına, uzaktan eğitime geçilmesine ve çocukların uzun süreli eğitim kaybı yaşamasına neden oldu.

Sağlık alanında ise en az 1272 olay kaydedildi. Bu olaylarda hastaneler, sağlık merkezleri, ambulanslar ve sağlık çalışanları patlayıcı silahların etkisine maruz kaldı. Sağlık sistemini en çok etkileyen ülkeler ve bölgeler Myanmar, Filistin ve Ukrayna oldu. Rapora göre 2025 yılında en az 806 sağlık tesisi patlayıcı silah kullanımından etkilendi; 140 ambulans zarar gördü ve 267 sağlık çalışanı hayatını kaybetti.

Gıda ve Su Sistemleri Üzerindeki Yıkım

Raporda gıda güvenliği ve su sistemleri de ayrı başlıklar olarak ele alındı. 2025 yılında patlayıcı silahların gıda sistemlerini etkilediği en az 1082 olay kaydedildi. Bu olaylar tarım arazileri, sulama sistemleri, hayvancılık tesisleri, pazarlar, fırınlar, gıda depoları, yardım konvoyları ve dağıtım noktaları gibi kritik altyapıları etkiledi. Ukrayna, Filistin, Suriye, Myanmar, Lübnan ve Yemen bu başlıkta öne çıkan ülkeler arasında yer aldı.

Su sistemlerinde ise en az 87 olay kaydedildi. Patlayıcı silahlar su tanklarını, boru hatlarını, su kulelerini, pompa istasyonlarını ve dağıtım altyapısını tahrip etti. Gazze’de İsrail silahlı kuvvetlerine ait hava saldırılarının, bölgenin su arzı için kritik öneme sahip tuzdan arındırma tesislerine zarar verdiği belirtildi. Raporda ayrıca su taşıyan kamyonların ve su almak için sıraya giren sivillerin de hedef alındığı veya saldırılardan etkilendiği kaydedildi.

“Sivil Koruma Normları Aşınıyor”

Explosive Weapons Monitor, 2025 tablosunu yalnızca çatışma bölgelerinde yaşanan münferit saldırılar toplamı olarak değil, sivillerin korunmasına ilişkin uluslararası normların aşınması açısından da değerlendiriyor. Rapora göre patlayıcı silahların yerleşim alanlarında kullanımının yol açtığı zarar artık birçok çatışmada olağanlaşmış durumda. Bu olağanlaşma, sivilleri korumaya yönelik uluslararası hukuk ve siyasi taahhüt mekanizmalarını zayıflatma riski taşıyor.

Rapor, özellikle yerleşim alanlarında geniş etki alanına sahip patlayıcı silahların kullanımının sınırlandırılması gerektiğini vurguluyor. Devletlere, sivillere verilen zararı kamuoyu önünde tanıma, Patlayıcı Silahların Yerleşim Alanlarında Kullanımının İnsani Sonuçlarına Karşı Sivillerin Korunmasını Güçlendirmeye Yönelik Siyasi Deklarasyon’u destekleme ve askeri politika ile uygulamalarını bu çerçevede gözden geçirme çağrısı yapılıyor. (P)

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler