israil

Fransa, Eurosatory Fuarındaki İsrailli Silah Şirketlerinin Stantlarını Kapattı

Fransa’nın en büyük savunma fuarlarından Eurosatory’de İsrailli şirketlere getirilen sınırlamalar, Paris ile Tel Aviv arasında yeni bir krize yol açtı. Saldırı silahlarının sergilenmesini yasaklayan Fransa, kararı İsrail'in Gazze ve Lübnan'daki saldırıları nedeniyle aldığını açıkladı.

Fransa, Eurosatory Fuarındaki İsrailli Silah Şirketlerinin Stantlarını Kapattı
Fotoğraf : Bambax/Shutterstock

Fransa’da düzenlenen dünyanın en büyük savunma ve güvenlik fuarlarından Eurosatory, bu yıl Fransa-İsrail ilişkilerindeki gerilimin yeni sahnesine dönüştü. Paris yönetimi, İsrailli savunma şirketlerinin “saldırı amaçlı” silah sistemleri sergilemesini yasakladı; fuarın açılış gününde ise bazı İsrail stantları kapatıldı ya da panolarla çevrildi. Fransa kararını Gazze ve Lübnan’daki savaşlar bağlamındaki dış politika tutumuyla gerekçelendirirken, karara tepki gösteren İsrail bu adımın “siyasi ve ticari hesaplarla” alınmış ayrımcı bir karar olduğunu ileri sürdü.

Saldırı Silahlarına Yasak, Savunma Sistemlerine Sınırlı İzin

Başkent Paris’in kuzeyindeki Villepinte fuar alanında 15-19 Haziran 2026 tarihleri arasında düzenlenen Eurosatory, kara ve hava-kara savunma sanayiinin en büyük uluslararası buluşmalarından biri olarak kabul ediliyor. Fuarda tanklardan topçu sistemlerine, hava savunma teknolojilerinden zırhlı araçlara kadar geniş bir askerî ürün yelpazesi sergileniyor. 2026 organizasyonunda 2 bin 600’den fazla katılımcının, 68 ülkeden şirketlerin, yaklaşık 40 ulusal pavyonun ve 100’e yakın ülkeden 350’den fazla resmî delegasyonun yer alması bekleniyordu.

Ancak fuar başlamadan önce Fransa hükûmeti, İsrail’in katılımına özel sınırlamalar getirdi. Buna göre İsrail’in fuarda ulusal pavyon kurmasına ve hükûmet temsilcileriyle resmî katılım göstermesine izin verilmedi. İsrailli savunma şirketlerinin katılımı ise yalnızca hava savunması ve balistik füze savunmasıyla bağlantılı sistemlerle sınırlandırıldı. Saldırı amaçlı silahların, roketlerin, uzaktan kumandalı mühimmatların ve karadan karaya füze sistemlerinin sergilenmesi açıkça yasaklandı. Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanlığından bir yetkili de bu çerçeveyi doğrulayarak, yalnızca hava ve füze savunma sistemleri sergileyen İsrailli şirketlerin fuara katılabileceğini belirtti.

Eurosatory’nin organizatörü COGES Events’in başkanı Charles Beaudouin, kararın fuar yönetiminden değil, Fransız hükûmetinden geldiğini söyledi. Beaudouin, “Burada hiçbir belirsizliğe yer yok: Eğer bir katılımcı aynı zamanda roket üretiyorsa, bunları sergilemesine izin verilmeyecek.” diyerek yasağın saldırı sistemlerini kapsadığını vurguladı.

Beaudouin’in çizdiği bu çerçeveye rağmen fuarın açılış günü yeni bir kriz yaşandı. Agence France-Presse‘ye (AFP) dayanan Fransız basınına göre 12 İsrail standı, “Fransız makamları tarafından belirlenen katılım koşullarına uyulmadığı” gerekçesiyle kapatıldı. Le Monde, İsrail’in üç büyük savunma şirketi IAI, Elbit ve Rafael’in standlarının açık olduğunu; ancak bu standlarda kamuoyunun görebileceği şekilde silah maketleri sergilenmediğini aktardı. Daha küçük ölçekli bazı İsrailli şirketlerin standları ise gri kumaş kaplı panolarla çevrildi.

İsrail basını ise farklı bir vurgu yaptı. The Jerusalem Post, 14 İsrailli şirketin fuarın açılış gününde sistemlerini sergilemesine izin verilmediğini yazdı. Habere göre toplam 30 İsrailli şirket, yalnızca savunma amaçlı çözümler sergileme şartını kabul etmişti; buna rağmen Aeronautics, Marom Dolphin, SmartShooter, Controp, Orbit Communication Systems, Paxis Advanced Ceramic Solutions, Gilat Defense, Source Tactical Gear ve OSG gibi şirketlerin standları kapatıldı. Rafael, IAI ve Elbit Systems’in ise platformlarını sergilemesine izin verildi.

İsrail’den “Ayrımcılık” Suçlaması, Fransa’dan “Siyasi Mesafe” Mesajı

İsrail Savunma Bakanlığı, Fransa’nın kararına sert tepki gösterdi. Bakanlık, X hesabından yaptığı açıklamada Eurosatory yönetiminin gece saatlerinde İsrail savunma sanayii standlarını kapattığını ileri sürdü. Açıklamada, etkilenen şirketlerin Fransız hükûmetinin taleplerini yerine getirdiği ve yalnızca savunma sistemleri sergilediği savunuldu.

İsrail tarafına göre bu adım, teknik bir fuar düzenlemesinden çok siyasi bir dışlama anlamına geliyor. Savunma Bakanlığı, Fransa’nın kararını “siyasi ve ticari hesap kokan utanç verici bir karar” olarak niteledi. İsrail açıklamalarında ayrıca Fransa’nın, İsrail teknolojisinin uluslararası pazardaki rekabet gücünü görünmez kılmaya çalıştığı iddia edildi.

İsrail’in Fransa Büyükelçisi Joshua Zarka da fuar alanında yaptığı açıklamada kararı “utanç verici” ve “kabul edilemez” olarak nitelendirdi. Zarka, sergilenen ürünler arasında saldırı sistemleri bulunmadığını savunarak, kararın merkezinde “İsrail’le rekabet etme korkusunun” yer aldığını ileri sürdü. İsrail Savunma Bakanlığı, 2025 yılında savunma ihracatının 19,2 milyar dolara ulaştığını açıklamıştı; Fransa’nın aynı dönemdeki savunma ihracatı da yaklaşık 20 milyar avro düzeyinde.

Fransa açısından bakıldığında ise karar yalnızca ticari rekabetle açıklanmıyor. Paris yönetimi, özellikle İsrail’in Lübnan’daki askerî operasyonlarının Fransa’nın dış politika pozisyonuyla çeliştiğini düşünüyor. Fransa, son dönemde İsrail’in Lübnan’daki saldırılarını defalarca kınadı; ayrıca İsrail ordusunun Lübnan’daki Beaufort Kalesi’ni ele geçirmesinin ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin acil toplantıya çağrılmasını talep etmişti.

Benzer bir gerekçe 2025 Paris Havacılık Fuarı’nda da öne sürülmüştü. O dönemde İsrailli bazı şirketlerin standları, saldırı amaçlı silahların sergilenmesi nedeniyle siyah panolarla kapatılmıştı. Dönemin Fransa Başbakanı François Bayrou, Gazze’deki durumu “ahlaken kabul edilemez” olarak nitelemiş ve Fransa’nın bu koşullarda “kınama” ve “mesafe” göstermesi gerektiğini söylemişti. Fransa Dışişleri Bakanlığı da İsrail’e savunma desteğinin sürdüğünü, ancak Gazze’de kullanılabilecek silahların Fransa topraklarında tanıtılmasının kabul edilemeyeceğini belirtmişti.

2024’ten 2026’ya Fransa’da Silah Fuarları ve Savaş Ekonomisi

Eurosatory krizi, tekil bir fuar tartışmasından ibaret değil. Son iki yılda Fransa’daki büyük savunma fuarları, İsrail’in Gazze ve Lübnan’daki askerî operasyonlarına yönelik uluslararası tepkilerin görünür olduğu alanlara dönüştü. İlk büyük kriz 2024 Eurosatory Fuarı öncesinde yaşandı. Fransa hükûmeti, Gazze’deki savaş nedeniyle İsrailli savunma şirketlerinin fuara katılımını yasakladı. Ancak Paris Ticaret Mahkemesi, yasağı “ayrımcı” bularak kaldırmıştı. Mahkeme, İsrailli şirketlerin fuara katılımının engellenmesini hukuka aykırı değerlendirmişti. Benzer bir süreç, 2024 sonbaharında düzenlenen Euronaval deniz savunma fuarında da yaşandı; Paris Ticaret Mahkemesi, İsrailli firmaların Gazze ve Lübnan’daki çatışmalarda kullanılan silahları sergilemesini engelleyen yasağı kaldırdı.

2025’te ise Paris Havacılık Fuarı’nda İsrailli şirketlerin bazı standları kapatıldı. IAI, Rafael, Uvision, Elbit Systems ve Aeronautics gibi firmaların standları, saldırı amaçlı silahların kaldırılmaması nedeniyle siyah panolarla kapatıldı. İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog bu uygulamayı sert sözlerle eleştirirken, Fransa tarafı yasağın önceden bildirildiğini ve İsrail büyükelçiliğinin bu çerçeveyi kabul ettiğini savunmuştu.

Bu süreçte sivil toplum kuruluşları da önemli bir rol oynadı. 2024’te Al-Haq, Urgence Palestine, Association France Palestine Solidarité vb. örgütler, Eurosatory organizatörü COGES’e karşı hukukî girişimde bulunarak İsrailli silah şirketlerinin fuara katılımının engellenmesini istemişti. Bu başvurular, silah fuarlarının Gazze’deki savaş bağlamında “uluslararası hukuk ihlallerine katkı” sağladığını ileri sürüyordu.

2025’te de Paris Havacılık Fuarı organizatörleri hakkında “savaş suçlarına ve soykırıma suç ortaklığı” iddiasıyla hukukî girişimler gündeme geldi. Bu davalar, savunma fuarlarının yalnızca ticari tanıtım alanları değil, aynı zamanda savaş ekonomisinin uluslararası dolaşım noktaları olduğu tartışmasını güçlendirdi.

Fransa ve İsrail’in İkircikli İlişkisi

Fransa ile İsrail arasındaki savunma ilişkileri son yıllarda giderek daha tartışmalı bir hâl aldı. Bir yandan Paris yönetimi, Gazze ve Lübnan’daki savaşlar nedeniyle İsrail’e siyasi mesafe koymaya çalışıyor; diğer yandan iki ülke arasındaki savunma sanayii bağlantıları uzun süre tamamen kopmuş değildi. 2024’te Fransa’nın İsrail’e savunma ihracaatı 162 milyon avro düzeyinde kaldı. Bu miktar, Fransa’nın 20 milyar avronun üzerindeki küresel silah ihracatı içinde küçük bir paya karşılık geliyor. Buna rağmen askerî bileşen tedariki, savunma fuarlarına katılım ve kamuoyundaki tepkiler, bu sınırlı ticari ilişkinin siyasi ağırlığını artırıyor.

Bu ikircikli tablo, 2025’te Fransa kamuoyunda yaşanan tartışmalarda da görünür olmuştu. Dönemin Savunma Bakanı Sébastien Lecornu, Fransa’nın İsrail’e doğrudan silah satmadığını, ancak “Demir Kubbe” hava savunma sistemi için bazı bileşenlerin ve “yeniden ihracat” amacıyla kullanılan askerî parçaların gönderildiğini belirtmişti. Buna karşılık, Fransız şirketi Eurolinks tarafından üretilen makineli tüfek mermisi parçalarını içeren 14 tonluk bir sevkiyatın 4 Haziran 2025’te Marsilya Limanı’nda bir İsrail kargo gemisine yüklenmesi liman işçileri tarafından reddedilmişti. CGT sendikası, işçilerin bu kararı “devam eden soykırıma ortak olmak istemedikleri” gerekçesiyle aldığını açıklamıştı.

Fransa-İsrail ilişkilerindeki diplomatik gerilim de bu tabloyu ağırlaştırıyor. Politico’ya göre Fransa’nın Filistin devletini tanıması, iki ülke arasındaki ilişkilerde önemli bir kırılma yarattı; İsrail ise Mart 2026’da Fransa’dan tüm savunma alımlarını durduracağını açıkladı. Buna Batı Şeria’daki şiddet olaylarıyla bağlantılı kişi ve kuruluşlara yönelik yaptırımlar da eklendi. Fransa’nın, İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in ve bazı yerleşimci örgüt temsilcilerinin ülkeye girişini yasaklaması, İsrail tarafında Paris’in artık tarafsız bir aktör olmadığı yorumlarına neden oldu.

Bu geçmiş tartışmalar, 2026’daki Eurosatory krizinin yalnızca bir fuar düzenlemesi olmadığını gösteriyor. Fransa’nın Filistin devletini tanıması, Batı Şeria’daki şiddet olaylarıyla bağlantılı kişi ve kuruluşlara yaptırım uygulaması ve İsrail’in Mart 2026’da Fransa’dan tüm savunma alımlarını durdurduğunu açıklaması, iki ülke arasındaki gerilimi daha da artırdı. Bu nedenle Paris’te yaşanan stand krizi, Fransa’nın İsrail’le hem siyasi mesafe koyan hem de savunma sanayii düzeyindeki bağları nedeniyle eleştirilen ikircikli ilişkisinin yeni bir göstergesi olarak okunabilir.

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler