Aşağı Saksonya Eyalet Seçimleri Aşağı Saksonya Eyalet Seçimleri: Siyasi Partiler Ne Vadediyor?

Aşağı Saksonya, yeni eyalet parlamentosunu belirlemek için oy kullanmaya hazırlanıyor. Peki partilerin seçim programlarında İslam ve Müslümanları ilgilendiren neler var?

admin 1 Ekim 2022

Yaklaşık altı milyon seçmenin sandık başına gideceği Aşağı Saksonya eyalet seçimleri 9 Ekim’de yapılacak. Şu ana kadar eyalet meclisinde beş parti temsil ediliyor. Mevcut parlamentoda hükûmet ortaklarının 55’i SPD’li ve 50’si CDU’lu olmak üzere toplam 105 milletvekili bulunuyor. Yeşiller 12 , FDP 11 ve AfD 9 vekil ile temsil ediliyor. Eyalet seçimlerine iki hafta 10 gün kala, SPD birçok ankette yüzde 32 ile, CDU’nun (yüzde 28) ve Yeşillerin (yüzde 17) önünde seyrediyor.

Peki Ukrayna savaşı nedeniyle tırmanışa geçen enflasyon, enerji krizi ve pandemi gibi konuların damga vurduğu seçim kampanyaları ve parti programlarında başka hangi başlıklar öne çıkıyor?

SPD

Sosyal Demokrat Parti (SPD)’nin Aşağı Saksonya eyaleti seçim beyannemesinde Müslümanlar ile yapılacak olan devlet anlaşması, artan İslam düşmanlığı ve İslam din dersleri gibi İslam ve Müslümanları yakından ilgilendiren konular yer almıyor. Sosyal Demokratların öncelikli meseleleri arasında yenilenebilir enerji kaynakları, eğitim, uygun fiyatlı konut ve polis gücünün ve polislerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi bulunuyor.

SPD ayrıca, çocukların eğitimi alanına yatırım yaparak, gündüz bakımevlerindeki eğitici personel sayısını artırmak ve tüm öğrenciler için tam gün okul imkanını gerçekleştirmek istiyor.

Bunlara ek olarak, SPD konut sıkıntısına ve artan kiralara etkili bir şekilde karşı koymak için bir “devlet konut birliği” kurmak istiyor. Ayrıca, Aşağı Saksonya’nın enerji ithalatından bağımsızlaşması ve 2040 yılına kadar enerji ihtiyacını yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılaması planlanıyor. Bunu başarmak için ise SPD, rüzgar enerjisi ve güneş enerjisi sistemlerinin büyük ölçüde genişletilmesini öngörüyor.

Son olarak, SPD seçim programında adil çalışma koşullarının sağlanması noktasında girişimde bulunma planlarına da değiniyor.

CDU

Hristiyan Demokrat Birlik partisi (CDU), İslam din dersi için daha fazla alan açmak ve bunu yaparken de Almanya’da ve özellikle Osnabrück’te eğitilmiş din eğitimi öğretmenlerinden daha güçlü bir şekilde yararlanmak istiyor. Ayrıca DİTİB ile işbirliğini en aza indirmek, hatta “orta vadede bitirmek” amaçlanıyor. Parti programında CDU’nun, Yahudi düşmanlığına, ırkçılığa ve her türlü ayrımcılığa kararlılıkla karşı durduğu vurgulanırken, Müslümanlarla devlet anlaşmasının imzalanması konusunda partinin nasıl bir tavır takınacağı konusunda ise herhangi bir içerik bulunmuyor.

CDU seçim programının odak noktası herkes için uygun fiyatlı bir yaşam, tıbbi bakım ve hemşirelik gibi sağlık sektöründe yapılacak iyileştirmeler, çocukların eğitimi ve toplumun güvenliği olarak öne çıkıyor. CDU, personel artırımı için bakım hizmetlerini daha çekici hâle getirmek istiyor ve önümüzdeki beş yıl içinde 5 bin yeni istihdam alanı açmayı planlanıyor. Bu plan yabancı kökenli bakım personelinin istihdamı için uygulanan bürokrasinin de kolaylaştırılmasını içeriyor.

Bunların dışında CDU’nun seçim programında çocuklara yönelik, anaokulunun son yılında okul öncesi çocuklara verilen eğitimin güçlendirilmesi ve ülke genelinde yüzde 100 öğretim arzı sağlanması maddeleri yer alıyor. Bunu başarmak için ise 5 bin ek öğretmenin işe alınması planlanıyor.

Yeşiller

Yeşiller (Die Grüne), dindarlar arası diyaloğu daha da ilerletmek istiyor. Seçim programında, “Din eğitimi, imam eğitimi ve pastoral bakımı yeni bir temele oturtmak için İslam inanç topluluklarıyla bir anlaşma için çalışıyoruz” ifadelerine yer veriliyor. Bu çalışmanın aynı zamanda devlet üniversitelerinde imamların ve Müslüman din öğretmenlerinin eğitiminin düzenlenmesi kapsamında da sürdürülmesi amaçlanıyor.

Yeşiller, “kimsenin yoksulluktan, hastalıktan, ayrımcılıktan, ırkçılıktan ya da şiddetten korkmak zorunda olmadığı” bir toplumdan yana olduklarını ve ırkçılığa karşı gerekli eylem planını başlatmak ve kurumlardaki yapısal ırkçılıkla “mücadele etmek” istediklerini belirtiliyor.

İklim krizi, enerji arzı, gaz ve gıda fiyatlarındaki artışlar, birçok okul, kreş ve konut piyasasındaki istikrarsız durum, aşırı ve yetersiz toplu taşıma hizmetine kadar ülkenin birçok ciddi zorlukla karşı karşıya olduğu belirtilirken, Yeşiller tüm bu sorunların üstesinden gelmek istediğini ifade ediyor. Ancak, Yeşiller ana meselelerinin aynı zamanda enerji politikası olduğunu ve fosil yakıtlardan uzaklaşarak, güneş ve rüzgar gücünden daha fazla enerji üretimine doğru hızlı bir geçişe ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

FDP

Hür Demokrat Parti (FDP), anayasanın korunması kapsamında İslam alimlerini görevlendirmek istiyor. FDP de DİTİB ile işbirliğini “etki kullanımı entegrasyon için bir engel teşkil ediyor” gerekçesiyle asgari düzeye indirmek istiyor. Hür Demokratların seçim programında ayrıca, İslam din dersinin “Almanca, okul gözetiminde ve Almanya’da eğitim görmüş öğretmenler tarafından” verilmesinden yanadır ifadeleri yer alıyor.

FDP’nin ajandasındaki bir diğer konu da Almanya’da imam eğitimini güçlendirmek. Eğitim müfredatının Almanya’da yaşayan İslami topluluklar tarafından geliştirilmesi ve içeriğin Alman anayasa esasları ve hukukuna uygun olması gerektiği vurgulanıyor.

FDP’nin seçim programında yer alan bir diğer konu ise Müslüman Uygurların Çin’de maruz kaldığı baskı ve insan hakları ihlalleri. Bu amaçla FDP, eyaletin Volkswagen (VW) denetim kurulunda insan hakları standartlarının korunması konusunda ısrarcı olması gerektiğini savunuyor; özellikle Uygurların ve diğer Müslüman azınlıkların kitlesel olarak gözaltında tutulması, zorla kısırlaştırılması ve Doğu Türkistan/Sincan bölgesinde zorunlu çalıştırma uygulamaları hususlarında.

Partinin seçim programında ayrıca mevcut eğitim sisteminin öğrencilerin ve öğretmenlerin bireysel ihtiyaç ve gereksinimleri ile uyum içerisinde olması gerektiği belirtilerek, “Her çocuk eğitim hakkına sahip. Bunu sağlamak bizim görevimiz” ifadelerine yer veriliyor. FDP ayrıca bir dijital bakanlık ile dijitalleşmeyi geliştirmek ve tüm yaşam alanlarına yaymak istiyor.

AfD

Almanya için Alternatif partisi (AfD)’nin seçim programında ise enerji maliyetleri, aile ve çocuklar, vergiler ve giderler, istihdam ve ekonomi, demokrasi, çevre, eğitim, göç ve sağlık gibi konular yer alıyor. Aşağı Saksonya’da pratisyen ve uzman eksikliği nedeniyle tıbbi bakımının tehlikede olduğunu savunan AfD, hastanelerdeki bakım ve destek hizmetlerinin kalitesini yeniden düzenlemek istiyor.

AfD, iç güvenlik açısından kamusal alanda burka yasağı talep ediyor. Hükûmetin entegrasyon politikasının sadece paralel toplumların oluşmasına hizmet ettiğini belirterek başarısızlıkla suçluyor.

AfD için diğer önemli meseleler, karantinalar nedeniyle tehlikede olan yüz binlerce işin korunması ve ortalama geliri olan ve herhangi bir birikimi olmayan vatandaşlar için vergi indirimi. Bunu mümkün kılmak için parti, kamu hizmeti yayıncılığının mevcut finanse edilme biçimini ortadan kaldırmayı amaçlıyor.

Sol Parti

Sol Parti (Die Linke) seçim programında NSU’nun Aşağı Saksonya’daki bağlantılarına yönelik bir soruşturma komitesi kurulmasını talep ediyor. Ayrıca, emniyet kurumlarındaki ırkçılık ve diğer insanlık düşmanı tutumlar hakkında bir araştırma yapılmasını ve polis, yargı ve diğer güvenlik makamlarındaki aşırı sağcı ağlara karşı kararlı bir eylem planını hayata geçirmeyi amaçlıyor. Son olarak parti, ırkçı, sağcı ve Yahudi karşıtı şiddetin mağdurları için bir destek fonu kurmak istiyor.

Kaynak: iQ

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Perspektif’te yayınlanan içeriklerden anında haberdar olmak için ücretsiz e-bültenimize abone olabilirsiniz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar |