İslami Defin

Almanya’da Cenaze Skandalı: Müslüman Kadının Naaşı Yakıldı

Almanya’da yaklaşık 30 yıl boyunca İslami usullere göre defnedilmek için cenaze fonuna aidat ödeyen bir Müslüman kadının cenazesi yakıldı. Almanya’nın Würzburg kentinde yaşanan olay, Müslümanların inançlarına uygun defin hakkı konusunda ciddi yapısal soruları da gündeme getiriyor.

Almanya’da Cenaze Skandalı: Müslüman Kadının Naaşı Yakıldı
Almanya'nın Würzburg şehrinde yaşayan 81 yaşındaki Ayten Heck, İslami usullere göre defnedilmek istiyordu. Fakat 9 Nisan 2026'da vefat eden Heck'in cenazesi yakıldı. | Fotoğraf: Perspektif

Almanya’nın Würzburg şehrinde 1945 doğumlu Ayten Heck’in cenazesinin yakılması, Almanya’daki İslami cenaze uygulamaları ve kurumsal mekanizmaların işleyişine dair ciddi soru işaretleri doğuruyor.

Perspektif’in ulaştığı bilgilere göre Ayten Heck, 1997 yılından bu yana ATİB (Avrupa Türk-İslam Birliği) Cenaze Fonu (MHW) üyesiydi. Yaklaşık 30 yıl boyunca düzenli aidat ödeyerek ölümünün ardından İslami usullere göre defnedilmeyi güvence altına almaya çalışmıştı. Ancak tüm bu hazırlıklara rağmen, 81 yaşındaki Heck’in cenazesi ölümünden sonra yakıldı. Würzburg’ta yaşayan ve Ayten Heck’in komşusu olan Müslümanlar ise yaşananlardan ancak çok sonra haberdar oldu. Heck’in küllerinin daha sonra Würzburg’daki Waldfriedhof’a defnedildiği öğrenildi.

Ayten Heck’in Vefatının Ardından Ne Oldu?

Almanya’nın Würzburg kentinde yaşayan Ayten Heck’in yakılmasıyla ilgili bilgiler, kamu kurumlarının işleyişiyle ilgili skandalları da gösteriyor.

Perspektif’in edindiği bilgilere göre Ayten Heck, Würzburg’daki bir bakım yurdunda kalıyordu. Sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine Würzburg Üniversite Hastanesi’ne kaldırıldı ve burada hayatını kaybetti. İddialara göre cenazesi yaklaşık iki hafta morgda bekletildi. Ardından kremasyona gönderildi.

Peki bu karar nasıl alındı?

Perspektif’in soruları üzerine açıklama yapan Würzburg Üniversite Hastanesi Basın Sözcüsü Stefan Dreising, hasta gizliliğini gerekçe göstererek olayın ayrıntılarına girmedi. Dreising, defin işlemlerinin hastanenin sorumluluğunda olmadığını, bu sürecin hasta yakınlarına ait olduğunu söyledi.

Belediyenin İddiası: “Kimse İlgilenmedi”

Würzburg Belediyesi Kamu Düzeni İşleri Dairesi ise Perspektif’e yaptığı açıklamada, Ayten Heck’in 9 Nisan 2026’da hayatını kaybettiğini ve defin işlemleriyle ilgilenen kimsenin bulunmadığını öne sürdü. Belediyeye göre yetkililer, Heck’in eski yasal temsilcisi ve kaldığı bakım kurumu üzerinden bilgi toplamaya çalıştı. Ayrıca Amerika’da yaşayan kızına ulaşmaya çalıştıklarını, ancak adres bilgisine erişemediklerini iddia etti.

Belediye ayrıca Ayten Heck’in dinî aidiyetine dair resmî bir kayıt da bulunmadığını belirtti. Bu gerekçelerle cenazenin yakılmasına karar verildi. Böylece 30 yıldır cenaze fonuna üye olan bir Müslüman’ın cenazesi yakılmış oldu. Belediye Perspektif’e yaptığı açıklamada, “Olası cenaze sigortaları, defin hazırlıkları veya cenaze fonlarıyla ilgili kurumumuza herhangi bir bilgi ulaşmadı. Bundan büyük üzüntü duyuyoruz.” dedi.

Perspektif’in, yerel Müslüman cemaatle neden temasa geçilmediği sorusuna ise Würzburg Belediyesi, veri koruma hukukunu gerekçe gösterdi. Açıklamada, “Dinî cemaatlerle proaktif iletişimin hukuken sorunlu olabileceği” öne sürüldü.

Würzburg’taki Müslüman Cemaati: “Belediye Bilgilendirmedi”

Tam da burada, Ayten Heck’in cenazesi yakılmadan önce belediyenin neden Müslüman cemaatlerle iletişime geçmediği sorusu ortaya çıkıyor. Müslüman olduğu bilinen ya da kuvvetle tahmin edilen bir kişinin cenazesi için gerçekten de her alternatif değerlendirildi mi?

Würzburg Camiler Birliği Sözcüsü olan Ahmet Baştürk, belediye ile Müslüman cemaatin ilişkisinin çok yakın olduğunu, şehirdeki bütün camilerin temsilcilerinin belediyede irtibat bilgilerinin olduğunu belirterek belediyenin açıklamasının anlaşılır olmadığını ifade etti:

“Bir Müslüman’ın cenazesi iletişimsizlik nedeniyle yakılmış olamaz. Müslüman cemaatlerle iletişime geçmek zor değil, çünkü bizim belediye ile çok yakın bir ilişkimiz var. Ben bu durumu çok büyük bir ihmal olarak değerlendiriyorum. Ayten Heck’in Müslüman olduğunu yıllardır biliyoruz. Bir Müslüman’ın cenazesinin yakılması, hele hele kendisi senelerdir bunun olmaması için aktif bir çaba göstermişse asla kabul edilemez.”

“Bu Büyük Bir Skandal”

Perspektif’in ulaştığı ATiB MHW Cenaze Fonu Başkanı Kamuran Dönmez ise, olayın ciddi bir ihmal zincirine işaret ettiğini söyledi. Ayten Heck’in 4 Kasım 1997 tarihinden bu yana cenaze fonuna üye olduğunu teyit eden Dönmez, Ayten Heck’in vefatına kadar üyelik aidatlarını düzenli ödediğini ve zaman zaman Cenaze Fonu’nu arayarak üyeliğinin aktif olup olmadığını sorduğunu da belirtti: “Cenaze Fonu ile 15 yıldır ilgileniyorum. İsmi nadir bir isim olduğu için iyi hatırlıyorum. Kendisi sıkça arayıp üyeliğinde bir sorun olup olmadığını sorardı.”

Dönmez, Almanya’daki Müslüman cenaze kuruluşlarının birbirleriyle koordinasyon hâlinde çalıştığını ve kişinin herhangi bir kuruma üyeliği olmasa bile Müslüman cenazelerin sahipsiz bırakılmadığını ve mutlaka defin işlemlerinin Müslüman cemaatler tarafından üstlenildiğini belirtti:

“Bir kişinin Müslüman olduğu biliniyorsa, hastane ya da bakım evi yetkilileri, ailesinden hiç kimseye ulaşamıyor olsa bile resmî kurumlar herhangi bir Müslüman cemaatle temas kurabilir. Böyle bir durumda doğrudan yakma kararına gidilmesi kabul edilemez.”

“Ayten Teyze Cenazesinin Yakılmasını Asla İstemezdi”

Würzburg’taki komşuları ise Ayten Heck’i dinî hassasiyetleri bulunan, namaz kılan ve zaman zaman başörtüsü kullanan bir Müslüman olarak tanıdıklarını belirttiler.

Kendisini tanıyan kişiler, İslam’da kesin biçimde reddedilen kremasyon uygulamasını kendi iradesiyle kabul etmesinin “düşünülemeyeceğini” ifade ediyor. Konuyla ilgili Perspektif’e konuşan ve Ayten Heck’i çocukluğundan beri tanıyan Sare Taştan, “Würzburg’ta toplamda 5.000 kadar Müslüman yaşıyor. Burası ufak bir şehir. Müslümanlar vefatından haberdar edilseydi, mutlaka cenazenin defni ile ilgili bir çözüm bulunurdu.” dedi.

Sare Taştan, bundan 7 sene önce Ayten Heck’in kirada yaşadığı dairede düştükten sonra bakıma muhtaç hâle geldiğini ve bir bakımevinde yaşamaya başladığını da belirtti. Müslüman cemaat olarak kendisini arada bir ziyaret ettiklerini söyleyen Taştan, Ayten Heck’in vefatını ancak cenazesi yakıldıktan sonra öğrendiklerini ifade etti:

“Biz Ayten Teyze’nin Müslümanlığına, camiye geldiğine, namaz kıldığına şahidiz. Ayten Teyze, yakılmayı isteyecek bir kadın değildi. Alman pasaportu var, kendisi daha önce bir Alman’la evli olduğu için soyismi Alman ismi. Dinî aidiyet kısmında da ‘dinsiz’ yazdığını, bu nedenle yakıldığını söylediler. Küllerini kimsesizler mezarlığında bir kutuya koymuşlar. İlk defa bu şehirde bir Müslüman’ın yakıldığına şahit oluyoruz. Bu kararı anlamlandıramıyoruz.”

Kızı Annesinin Vefatını Sonradan Öğrendi

Perspektif’in ulaştığı Ayten Heck’in Amerika’da yaşayan kızı Sabriye Morse ise, annesinin vefatını Würzburg’taki komşuları sayesinde vefatından bir ay sonra öğrendiğini belirtti. İddiaya göre Heck’in kızına belediye tarafından herhangi bir resmî bildirim yapılmadı.

Perspektif’e konuşan Sabriye Morse, “Annem bana her zaman, öldüğünde Türkiye’ye gömüleceğini söylerlerdi. Annesinin yanına gömülmek istiyordu. Çok üzgünüm. Ve annemin cenazesinin yakılmasını kabul etmeyeceğini bildiğim için onun da üzgün olduğunu biliyorum.” dedi.

Perspektif’in araştırmasına göre Ayten Heck’in yasal vasisi olan Alman avukat ise henüz kendisine yöneltilen sorulara cevap vermedi.

admin

Lisans eğitimini Münster Üniversitesinde Sosyoloji ve Siyaset Bilimi bölümlerinde çift anadal olarak tamamlayan Kandemir, Duisburg-Essen Üniversitesinde sosyoloji yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir. Ağırlıklı çalışma alanları göç sosyolojisi ve ulusaşırı Türk toplulukları olan Kandemir Perspektif dergisi editörüdür.

Yazarın diğer yazıları
Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler