Gazze’de Yönetim Devri Duyuruldu: Tıkalı Durumdaki “Ateşkes” Süreci İlerleyecek mi?
Gazze’de Acil Durum Komitesi feshedildi, yönetimin Filistinli teknokratlara devri için yeni bir adım atıldı. Ancak İsrail’in Gazze’deki askerî varlığı, silahsızlanma tartışmaları, teknokratların henüz sahaya girememesi ve yeniden imar finansmanındaki belirsizlikler, ateşkesin ikinci aşamasının nasıl ilerleyeceği sorusunu canlı tutuyor.
Gazze’deki Hükûmet Medya Ofisi, Gazze Şeridi’nde yönetimin “Ulusal Gazze Yönetim Komitesi” (NCAG) adlı Filistinli teknokratlardan oluşan kurula devredilmesi süreci kapsamında Hükûmet Acil Durum Komitesi Başkanı Muhammed Abdulhalik el-Ferra’nın görevinden istifa ettiğini ve Acil Durum Komitesinin feshedildiğini açıkladı. Karar, 10 Ekim 2025’ten bu yana yürürlükte olan ateşkesin ikinci aşamasına geçiş tartışmalarının merkezindeki başlıklardan biri olan Gazze’nin bundan sonra nasıl idare edileceği sorusunda yeni bir gelişme olarak öne çıktı.
Gazze’deki Mevcut Teknik Personel Görevde Kalacak
Hükûmet Medya Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, Gazze Şeridi’ndeki yönetim organının Ulusal Gazze Yönetim Komitesi (NCAG) adlı kurula devrine ilişkin idari ve hukuki hazırlıkların tamamlandığı belirtildi. Açıklamaya göre Hükûmet Acil Durum Komitesi Başkanı ve Hükûmet Takip Başkanı Vekili Muhammed Abdulhalik el-Ferra, bu kapsamda görevinden istifa etti. Acil Durum Komitesinin de feshedildiği duyuruldu.
Açıklamada, Gazze’deki hükûmet kurumlarının daha önce de yönetimin NCAG’ye devredilmeye hazır olduklarını birçok kez ilan ettiği hatırlatıldı. Bu kez söz konusu hazırlığın “fiilen hayata geçirilmesi” için yeni adımlar atıldığı ifade edildi. Hükûmet Medya Ofisi, idari devir sürecine ilişkin düzenlemelerin Filistinli grupları temsil eden ulusal heyete, aşiret ve kabilelerin üst komitesine, sivil toplum kuruluşlarına ve Birleşmiş Milletler gözlemcisinin katılımıyla resmen sunulduğunu bildirdi.
Gazze’deki açıklamada kamu hizmetlerinde kesinti yaşanmaması için teknik ve mesleki personelin görevlerini sürdürmeye devam edeceği vurgulandı. Hükûmet bünyesinde görev yapan personelin “devlet personeli” olduğu belirtilerek bu çalışanların Ulusal Gazze Yönetim Komitesinin sorumluluğu altında görev yapmaya ve komitenin alacağı kararları uygulamaya hazır oldukları kaydedildi.
Hükûmet Medya Ofisi, ilgili tüm taraflara NCAG’nin en kısa sürede göreve başlaması ve idari sorumluluklarını üstlenmesi çağrısında bulundu. Açıklamada, atılan adımların İsrail’in sürdürdüğü saldırılar, yeniden imar sürecindeki gecikme, ablukanın devam etmesi ve İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nden çekilmemesi nedeniyle ağırlaşan insani koşullar altında Filistin halkının yaşadığı sıkıntıları hafifletmeyi amaçladığı ifade edildi.
Geçiş Yönetimi Ocakta Duyurulmuştu
Gazze’nin geçiş dönemi yönetimi için öngörülen yapı, Beyaz Saray tarafından 16 Ocak’ta duyurulan planla bağlantılı. Söz konusu çerçevede “Barış Kurulu” (BoP), “Gazze Ulusal Yönetim Komitesi” (NCAG) ve “Uluslararası İstikrar Gücü” (ISF) geçiş sürecinin temel unsurları olarak tanımlanmıştı.
Beyaz Saray açıklamasına göre Ulusal Gazze Yönetim Komitesi, Gazze’de temel kamu hizmetlerinin yeniden tesis edilmesi, sivil kurumların yeniden inşası ve günlük hayatın istikrara kavuşturulması gibi başlıklarda görev üstlenecek. Barış Kurulu ise geçiş sürecine stratejik gözetim sağlamak, uluslararası kaynakları harekete geçirmek ve hesap verebilirliği temin etmekle görevli olacak.
Ulusal Gazze Yönetim Komitesinin kendi tanımına göre yapı, BM Güvenlik Konseyi tarafından alınan 2803 sayılı kararı ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze planı çerçevesinde kurulan “geçici, teknokratik ve apolitik” bir Filistin komitesi. Komitenin misyon metninde, yapının Gazze’de kamu hizmetleri ve sivil idarenin günlük işleyişinden sorumlu olduğu, uluslararası düzeyde Filistin halkını temsil etmediği ve Barış Kurulu ile Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov‘un gözetimi altında çalışacağı belirtiliyor.

Hamas sözcüsü Hazım Kasım (solda) ve Gazze’deki hükümetin Medya Ofisi Müdürü İsmail Sevabite (sağda), Gazze’nin orta kesimindeki Deyr el-Belah kentinde bulunan Aksa Şehitleri Hastanesi önünde basın açıklamasında bulundu. | Fotoğraf: Molz Salhi – AA.
Barış Kurulu: “Fesih Kararını Bundan Sonraki Eylemlerle Değerlendireceğiz”
Barış Kurulu, Gazze’de Acil Durum Komitesinin feshedilmesine ilişkin açıklamanın ardından yaptığı değerlendirmede sürecin “sözlerle değil eylemlerle” ölçüleceğini belirtti. Konsey, yönetim, güvenlik ve geçiş sürecine ilişkin yol haritasında yer alan şartların bütünlüklü şekilde ele alınması gerektiğini ifade etti.
Açıklamada, Ulusal Gazze Yönetim Komitesinin tam yönetim yetkisini üstlenebilmesi için uygulama mekanizmaları üzerinde mutabakata varılması gerektiği kaydedildi. Konseyin vurguladığı temel ilke ise “tek otorite, tek hukuk ve tek silah” oldu. Bu çerçevede silahların Ulusal Gazze Yönetim Komitesinin kontrolü altında toplanması gerektiği belirtildi.
Barış Kurulu, gerçek bir yetki devrinin, Ulusal Gazze Yönetim Komitesinin bağımsız şekilde karar alabilmesini ve kendisine verilen idari sorumlulukları yerine getirebilmesini gerektirdiğini bildirdi.
Hamas’tan Yönetim Devrine Destek Açıklaması
AFP ve DPA haber ajanslarından gelen bilgilere göre Hamas Medya Ofisi Sözcüsü İsmail es-Sevabite’nin Muhammed el-Ferra’nın istifasını resmen sunduğunu ve komitenin Ulusal Gazze Yönetim Komitesine geçişi kolaylaştırmak için feshedildiğini söylediği aktarıldı. Aynı haberde, devir sürecinin ne zaman ve hangi mekanizmayla tamamlanacağına ilişkin henüz net bir takvim bulunmadığı, İsrail’in Ulusal Gazze Yönetim Komitesi üyelerinin Gazze’ye girişini aylardır engellediğinin bildirildiği kaydedildi.
AFP’ye konuşan Hamas Sözcüsü Hazem Kasım ise kararın, Gazze yönetiminin devrine yönelik yeni bir adım olduğunu söyledi. Hamas’ın hükûmet sorumluluklarını Ulusal Gazze Yönetim Komitesine devretmeye hazır olduğunu yineleyen Kasım, komitenin kısa sürede Gazze’ye girmesini umduklarını belirtti. Aynı haberde, NCAG Başkanı Ali Shaath’ın da yapının “gerekli kaynak ve imkânlar sağlanır sağlanmaz” sorumluluk üstlenmeye hazır olduğunu ifade ettiği aktarıldı.
İkinci Aşamanın Çözüm Bekleyen Başlıkları: Silahsızlanma, Çekilme ve Yeniden İmar
Yönetim devri, ateşkesin ikinci aşamasındaki daha geniş başlıklardan bağımsız ilerlemiyor. Planın ikinci aşaması, Hamas’ın silahsızlandırılması, Uluslararası İstikrar Gücü (ISF) birliklerinin konuşlandırılması, İsrail ordusunun Gazze’den kademeli çekilmesi ve “yeniden imar” sürecinin başlaması gibi dosyalara bağlı. Bizzat Trump’ın damadı Jared Kushner tarafından açıklanan imar konsepti, daha önce bazı uluslararası yorumlarda kâr odaklı bir yeniden geliştirme modeli izlenebileceği gerekçesiyle eleştirilmişti.
Beyaz Saray’ın ocak ayındaki açıklamasında ISF’nin güvenliği sağlama, insani yardımın ve yeniden imar malzemelerinin güvenli girişini destekleme, kapsamlı silahsızlanma sürecine katkı verme ve Filistinli polis gücünü destekleme görevleriyle yapılandırıldığı belirtilmişti.
Gazze’de yönetim devrinin önündeki en önemli başlıklardan biri silahların akıbeti. Barış Kurulu Başkanı Donald Trump’ın 20 maddelik planı, silahlı altyapının tasfiyesini ve silahların bağımsız gözlemcilerce doğrulanacak bir süreç içinde kalıcı olarak kullanım dışı bırakılmasını öngörüyor. Buna karşılık Hamas, farklı açıklamalarında İsrail’in çekilmesi ve Filistin idaresinin tesis edilmesi gibi adımlar gerçekleşmeden silahsızlanma sürecinin başlatılmasına itiraz etti. Deutsche Welle, İsrail hükûmeti ile Hamas arasında tam silahsızlanma ve İsrail askerlerinin Gazze’den tamamen çekilmesi gibi başlıklarda anlaşmazlıkların sürdüğünü aktardı.
Geçiş sürecindeki belirsizliklerden biri de yeniden imar finansmanı. Şubat ayında Barış Kurulu kapsamında ABD’nin 10 milyar dolar, dokuz ülkenin ise toplamda 7 milyar doları aşan katkı taahhüdünde bulunduğu açıklanmış olsa da, son aylarda Dünya Bankası bünyesinde oluşturulması öngörülen resmî Gazze Yeniden İnşa ve Kalkınma Fonu’na henüz para girişi olmadığı aktarılmıştı. Financial Times’ın aktardığına göre sınırlı bazı bağışların daha az şeffaf görülen alternatif kanallara yönelmesi, yeniden imar sürecinin finansmanı ve denetimi konusundaki soru işaretlerini artırıyor.
We have taken note of the announcement today regarding the dissolution of the “Emergency Committee” in Gaza. Ultimately, our assessment will be guided by actions, not promises, to meet the critical needs of the people of Gaza. Decisions must be comprehensive with respect to the…
— Board of Peace (@BoardOfPeace) July 6, 2026
Sahadaki Karşılık Belirleyici Olacak
Gazze’deki Hükûmet Medya Ofisi, Acil Durum Komitesinin feshedilmesi ve yönetim devrine ilişkin adımların, İsrail’in saldırıları, yeniden imar sürecindeki gecikme, ablukanın devam etmesi ve İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nden çekilmemesi nedeniyle ağırlaşan insani koşullar altında Filistin halkının yaşadığı sıkıntıları hafifletmeyi amaçladığını açıkladı.
Bu nedenle karar, yalnızca idari bir düzenleme olarak değil, ateşkesin ikinci aşamasına geçiş için bekleyen daha geniş dosyaların da parçası olarak izleniyor. Önümüzdeki süreçte Ulusal Gazze Yönetim Komitesinin Gazze’ye ne zaman ve hangi yetkilerle gireceği, silahların devri ya da devre dışı bırakılmasına ilişkin mekanizmanın nasıl tanımlanacağı ve İsrail ordusunun çekilme takviminin ateşkes planındaki hükümlerle ne ölçüde uyumlu ilerleyeceği belirleyici olacak.
Müzakerelerin Mısır, Katar ve Türkiye’nin arabuluculuğunda Kahire hattında sürmesi beklenirken, Gazze’de kamu hizmetlerinin kesintisiz yürütülmesi için teknik personelin görevde kalacağı açıklandı. Bu aşamada yönetim devri kararının sahadaki karşılığı, Ulusal Gazze Yönetim Komitesinin fiilen görev üstlenip üstlenemeyeceğiyle ölçülecek.
Gazze’deki Sağlık Bakanlığına göre Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesten bu yana İsrail ordusunun ateşkes ihlalleri sonucu 1.066 Filistinli hayatını kaybetti, 3.445 kişi yaralandı. Bakanlık, Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de öldürülen Filistinlilerin sayısının 73.090’a, yaralı sayısının ise 173.553’e yükseldiğini bildirdi.
İsrail’in Gazze’deki Askerî Varlığı Devir Sürecindeki Belirsizliği Artırıyor
Yönetim devri tartışmalarındaki başlıklardan biri de İsrail ordusunun Gazze’deki askerî varlığı. Ateşkes anlaşması kapsamında İsrail ordusunun “Sarı Hat” olarak tanımlanan sınır çizgisine çekilmesi ve bu hattın Gazze’nin yaklaşık yüzde 53’ünü kapsaması öngörülmüştü. Reuters’ın mayıs sonunda aktardığına göre İsrail ordusunun fiilî kontrol alanı bu oranın üzerine çıkarak yaklaşık yüzde 64’e ulaştı. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu da 28 Mayıs’ta yaptığı bir açıklamada orduya Gazze’deki kontrol alanını yüzde 70’e çıkarma talimatı verdiğini söyledi.
Netanyahu’nun açıklaması, ateşkesin ikinci aşamasında öngörülen İsrail ordusunun kademeli çekilmesi başlığıyla birlikte değerlendiriliyor. Ekim ayında varılan ateşkes mutabakatında en zorlu başlıklar olan Hamas’ın silahsızlandırılması, İsrail’in tam çekilmesi ve Gazze’de kurulacak yönetimin yapısı sonraki aşamalara bırakılmıştı. Bu başlıklarda ilerleme sağlanamaması, Ulusal Gazze Yönetim Komitesinin fiilen görev üstlenip üstlenemeyeceğine ilişkin belirsizliği de artırıyor.
Teknokratlar Kurulunun Gazze’ye Girişi Hâlâ Gerçekleşmedi
Sürecin yavaş ilerlediğine ilişkin işaretler, geçen hafta Kıbrıs’ta yapılan temaslarda da gündeme geldi. Euronews’ün haberine göre Ulusal Gazze Yönetim Komitesi, Kıbrıs’ta Barış Kurulu uzmanları, Gazze Yüksek Temsilciliği ve Tony Blair Enstitüsü temsilcileriyle iki günlük çalışma toplantıları yaptığını açıkladı.
Komite, görüşmelerin Gazze’de insani acıların hafifletilmesi, hemen uygulanabilecek projeler, yeniden imar, güvenlik ve yönetişim planları ile uluslararası bağışçılar için şeffaflık ve hesap verebilirlik çerçevesi üzerinde yoğunlaştığını duyurdu. Ancak aynı açıklamada komitenin göreve başlaması için “uygun koşulların” oluşması gerektiği belirtilerek net bir takvim verilmedi.
İsrail tarafında ise Gazze’de Hamas’ın yeniden yönetime dönmesine karşı çıkılırken Ramallah merkezli Filistin Ulusal Yönetimi’nin doğrudan devralmasına da bu aşamada sıcak bakılmadığı bildiriliyor. Times of Israel, diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberinde Ulusal Gazze Yönetim Komitesinin henüz Gazze’ye girmediğini, bunun Hamas’ın silahsızlanma konusundaki tutumu ve İsrail’in komitenin faaliyetlerine yönelik kısıtlamalarıyla bağlantılı olduğunu aktardı.
Israel Katz’ın “Gönüllü Göç” Açıklamaları da Barış Planıyla Çelişiyor
İsrail’de hükümet üyelerinin Gazze’ye ilişkin açıklamaları da geçiş sürecindeki belirsizlikleri artıran unsurlar arasında yer alıyor. Aynı tarihlerde İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Hamas’ın Gazze’de ne sivil ne de askerî olarak hüküm sürmesine izin verilmeyeceğini söyledi. Katz ayrıca “Gazze’den gönüllü göç planının” uygun zaman ve yöntemle uygulanacağını ifade etti. İsrail’de aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de daha önce Gazze’den “gönüllü göç” olarak tanımladıkları planları savunmuştu. İnsan hakları savunucuları ise bu tür planların fiilî zorla yerinden etmeye dönüşebileceği uyarısında bulunuyor.
Bu açıklamalar, Barış Kurulu tüzüğünde yer alan “hiç kimsenin Gazze’den ayrılmaya zorlanmayacağı” hükmüyle birlikte izleniyor. The Guardian’ın aktardığına göre Trump planı, Gazze’den ayrılmak isteyenlerin bunu yapabileceğini ve geri dönme hakkına sahip olacağını, ancak halkın Gazze’de kalmasının teşvik edileceğini belirtiyor. Bu nedenle İsrail iç siyasetindeki “gönüllü göç” tartışması, yalnızca insani bir başlık olarak değil, Gazze’nin geçiş dönemi yönetimi ve ateşkes planının uygulanabilirliği açısından da kritik bir mesele olarak görülüyor. (P/AA)