Birleşik Krallık

Yeni Bir İşçi Partisi Hezimeti: İngiltere’de Yerel Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalı?

İngiltere'deki yerel seçimler, Reform UK ve Yeşillerin yükselişiyle ülkedeki geleneksel iki partili düzenin daha da sarsıldığını gösterdi. Seçmenler yerel hizmetlerden çok kültürel semboller, Brexit sonrası kimlik ayrışmaları ve eski siyasi aktörlere duyulan tepki etrafında şekillenen yeni bir siyaset tarzına yöneliyor.

Yeni Bir İşçi Partisi Hezimeti: İngiltere’de Yerel Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalı?
Aşırı sağ parti Reform UK'nin lideri Nigel Farage, İngiltere’de düzenlenen yerel seçimler kapsamında oyunu kullanmak üzere Walton-on-the-Naze bölgesindeki seçim merkezine geldi. Farage, oyunu kullandıktan basın mensuplarına Birleşik Krallık bayrağı işlemeli çoraplarını gösterdi. | Fotoğraf: Raşid Necati Aslım - AA.

Her seçim aynı zamanda bir hikâye anlatma yarışıdır; kampanya yürüten partiler, olay örgüsünü kendi lehlerine kurmak için rekabet eder. 2024 genel seçimlerinden bu yana seçmen eğiliminin en büyük sınavı olan bu yılki yerel seçimlere iki ana anlatı damga vurdu.

Radikal Bir Alternatif Arayışına Tanıklık Ediyoruz

İlki, İşçi Partisi ve Muhafazakâr Partinin neredeyse 100 yıldır karşı karşıya gelen iki büyük güç olduğu eski iki partili sistemin çöküşüne dair. İngiltere’nin geniş bölgeleri uzun süre güvenli seçim alanları olarak görüldü. Bu tablo yalnızca zaman zaman Liberal Demokratların stratejik çıkışlarıyla ya da Westminster’da hükûmeti kim kurduysa ona karşı gelişen ara dönem tepkileriyle sarsıldı.

2026 yerel seçimlerinin hikâyesi ise kamuoyunda eski yerleşik aktörleri cezalandırmaya dönük belirgin bir eğilimin ortaya çıkması ve bunun sonucunda siyasetin yeni aktörleri Reform UK ile Yeşillerin yükselişi oldu.

2024 genel seçimlerinde Reform UK, İngiltere’deki seçim çevrelerinde oyların yüzde 15,3’ünü; Yeşil Parti ise yüzde 7,3’ünü almıştı. O tarihten bu yana İşçi Partisinin anketlerdeki desteği geriledi; Muhafazakârlar ise 238 sandalye kaybettikleri yıkıcı seçim sonucunun ardından hâlâ toparlanabilmiş değil.

Fakat hikâye sayılardan ibaret değil. Seçmenlerin yalnızca radikal siyasi alternatiflere değil, bizzat siyasetin kendisine radikal bir alternatif arayışına yöneldiğini gösteren yaygın ve güçlü bir isteğe tanıklık ediyoruz.

Siyasete Dışarıdan Gelen Aktörlerin Yükselişi: Farage ve Polanski

Bu, geleneksel bir siyasetçi gibi görünen ya da konuşan herkese dönük reddiyenin hikâyesi. Hem aşırı sağ parti Reform UK’nin lideri Nigel Farage hem de İngiltere ve Galler Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski, kendilerini dışarıdan gelen figürler olarak konumlandırdı. Her ikisi de rakiplerini itibarsızlaştıran temkinli siyaset dilinden ve ezberlenmiş klişelere bağlılıktan uzak durdukları izlenimini özellikle besledi.

Bu seçimde seçmenler, bu siyasi aykırı figürlerin söyledikleri şeyleri gerçekten kastettiklerine inanmaya başladı. Sola eğilimli seçmenler Farage’ın sert milliyetçiliğinden rahatsız olabilir; sağa eğilimli seçmenler Polanski’yi tehlikeli bir hayalperest olarak görebilir. Fakat iki taraf da karşılarında sahici siyasi bağlılıklar bulunduğundan kuşku duymuyor.

Bu sırada İşçi Partili ve Muhafazakâr adaylar, on yıllardır sürdürdükleri kampanya tarzını devam ettirdi. Bu da çoğu zaman gerçekten çöp toplama, kütüphaneler ve bakım hizmetleri gibi yerel politikalardan söz ettikleri anlamına geliyordu. Yeni aktörler ise oyunun kurallarını büyük ölçüde görmezden geldi ve kampanyalarını politika ayrıntılarından çok manşet değerler üzerinden yürüttü.

Bilgi Kutusu: 2026 İngiltere Yerel Seçimlerinde İlk Tablo

İngiltere genelinde 136 yerel yönetimde yaklaşık 5 bin sandalye için oy kullanıldı. Londra’daki bazı ilçeler ve Watford’da belediye başkanlığı seçimleri de yapıldı. İlk sonuçlar, İngiltere siyasetinde uzun yıllardır hâkim olan İşçi Partisi-Muhafazakâr Parti eksenli iki partili yapının çözülmeye devam ettiğini gösterdi.

  • Nigel Farage liderliğindeki aşırı sağcı Reform UK, ilk sonuçlara göre 352 belediye meclis sandalyesi kazanarak seçimlerin en dikkat çeken aktörü oldu.
  • Başbakan Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisi 245 sandalyede kaldı ve Oxford, Tameside, Tamworth, Exeter, Hartlepool, Wandsworth ve Redditch’in de aralarında bulunduğu 8 belediyede kontrolü kaybetti.
  • Ana muhalefetteki Muhafazakâr Parti ilk sonuçlara göre 217 sandalye kazandı. Parti Hampshire’da kontrolü kaybederken Westminster’ı aldı; Fareham, Harlow ve Broxbourne’daki üstünlüğünü korudu.
  • Liberal Demokratlar 237 sandalye kazanırken Stockport ve Portsmouth’ta kontrolü elde etti. Yeşiller 48, bağımsız adaylar ise 20 sandalye kazandı.

Yeşiller ve Reform UK, Neden İvme Kazandı?

Reform UK, Yeşil Parti oyunun yüksek olduğu bölgelerde göçmen gözaltı merkezleri açmayı planladığını söyledi. Haringey’deki Yeşil Partili adaylar ise yayımladıkları seçim videosunda seçilmeleri hâlinde Filistin halkının devredilemez haklarını savunacaklarını ifade etti.

Seçilmiş yerel meclis üyelerinin ne başka bölgelere gözaltı merkezleri kurma ne de Birleşik Krallık dış politikasını belirleme yetkisine sahip olduğu gerçeği görmezden gelindi. Yerel seçimler, kültürel sembolizmin yerel yönetimin ihtiyat gerektiren teknik ayrıntılarından daha ağır bastığı bir siyaset tarzının vitrini hâline getirildi.

Bununla birlikte Reform UK siyasetçilerinin hâlihazırda yerel iktidara sahip oldukları az sayıdaki bölgede öğrendiği üzere, politika karmaşıklığına dikkat kesilmek popülist sloganların tekrarından çok daha fazlasını gerektiriyor. Nitekim ağır politika tercihleri yapma sorumluluğu kendini göstermeye başladıkça, partinin bazı yerel meclis üyeleri Reform UK’den ayrıldı.

Birçok seçmen için bu yerel seçimler, denenmemiş olanın vaadi üzerine risk alma fırsatı sunuyor. Bu da bizi kampanyanın ikinci hikâyesine götürüyor: Brexit referandumundan neredeyse tam on yıl sonra yaşanan bir hikâyeye.

Hâlâ Bitmeyen Bir Hesaplaşma: Brexit

Brexit referandumu, “bundan daha kötüsü olamaz” siyasetinin seçimlerde risk almaya hazır kitlelere cazip geldiği bir andı. Duyulmayanların isyanı olarak Brexit, siyasi düzene iyi bir ders verilmesi gerektiği hissini yansıtıyordu. Üstelik bunun, saldırıyı gerçekleştirenler açısından ne gibi sonuçlar doğuracağı pek hesaba katılmadan.

Bu yılki yerel seçimlerin temel hikâyelerinden biri, Brexit yanlıları ile Brexit karşıtları arasındaki ayrımın uzaklaşıp silinmek şöyle dursun, son on yılda daha da sertleşmiş olmasıdır. Toplumsal açıdan liberal Brexit karşıtları ile kültürel olarak muhafazakâr Brexit yanlıları, kendi gözlerinde yarım kalmış bir hesabı tamamlayabilecekleri siyasi adresler aradı.

YouGov’un 2026 başındaki anketleri, insanların Brexit’te nasıl oy kullandığının bu yılki seçimlerde nasıl oy vereceklerine dair temel göstergelerden biri olduğunu ortaya koydu. 2016’da Brexit lehine oy verenlerin yüzde 50’si bu yıl Reform UK’yi desteklemeyi planlıyordu. Brexit karşıtları arasında en büyük grup, yüzde 28 ile İşçi Partisine oy vereceğini söylüyor. Ancak Yeşiller ve Liberal Demokratlar da (Lib Dems) Brexit karşıtı seçmenlerin yaklaşık beşte birinin desteğine sahip. Bu da onları, on yıl önce Brexit’e karşı çıkanlar için en büyük siyasi adreslerden biri hâline getiriyor.

Bu seçimlerin sonuçları, seçmenlerin eski yerleşik aktörlerden ne kadar yorulduğunu ve Brexit’in vaat ettiği ya da tehdit ettiği değişimlerin hâlâ zihinlerde ne kadar canlı olduğunu gösteriyor. Ancak yerel yönetimlerin bugünden bir sonraki yerel seçimlere kadar nasıl idare edileceği meselesine gelince; kamu harcamalarının kısıtlandığı, hizmetlerin içinin boşaldığı ve enerji güvensizliğinin arttığı bir dönemde, bu seçim kampanyasının söyleyecek çok az şeyi vardı.

NOT: Bu yazının İngilizce aslı, 8 Mayıs’ta The Conversation tarafından yayımlanmıştır. Orijinal içerik Creative Commons Attribution 4.0 International (CC BY 4.0) lisansı altında tercüme edilmiştir.

Stephen Coleman

Stephen Coleman, Leeds Üniversitesinde Siyasi İletişim Emeritus Profesörü ve Siyaset Bilimi Onursal Profesörü olarak görev yapan, ayrıca Oxford Üniversitesi İnternet Enstitüsü bünyesinde araştırmacı olarak çalışmalarını sürdüren bir akademisyendir. Araştırmaları siyasi katılım yöntemleri, dijital medyanın temsili demokrasilerdeki rolü, popüler kültür-siyaset ilişkisi, yurttaşlık eğitimi, politik retorik ve demokratik müzakere süreçleri üzerine yoğunlaşmaktadır.

Yazarın diğer yazıları
Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler