Mısır'da Darbe Sonrası İki Seçim Arasında Mısır

Mısır, yaklaşık bir ay önce General Abdülfettah el-Sisi’yi yeni devlet başkanı seçerek demokrasiye ordu güdümlü bir geçiş için düğmeye basmış oldu. Anayasal yol haritası uyarınca, bir sonraki adım parlamento seçimleri ve Mısır’ın bunun için hazırlanması gerekiyor.

Alessandra Bajec 1 Temmuz 2014

Mısır’da Başkanlık Seçimi’nin parlamento seçimlerini de etkileyeceği öngörülüyor. Katılım oranının yüzde 45’in altında olduğu bir seçimde, yüzde 96’nın üzerinde bir destekle Sisi’ye oy veren 23 milyon Mısırlı, seçmenleri Hamdeen Sabbahi’ye oy verme konusunda mobilize edemeyen muhalefet için açık bir yenilgi anlamına geliyor. Hâlâ kutuplaşmış olan Mısır’da istikrarsızlık ve vahşet hâkim durumda. Başkanlık seçimlerini boykot edenlerin veya seçime ilgi göstermeyenlerin parlamento seçimlerine de katılmayacağı tahmin ediliyor. Önümüzdeki seçimler için hazırlık sürecinin 18 Ocak tarihinde kabul edilen yeni anayasanın onaylanmasının ardından 6 ay içerisinde başlaması gerekirken henüz resmî bir tarih açıklanmış değil. Hazırlıklar başlamasa da, siyasi arenada görülen anlaşmazlıklar seçim sürecinin ilk safhasında kendisini gösteriyor.

Mısır’ın parlamento seçimlerini düzenleyen ve 24 Mayıs’ta açıklanan iki yeni kanun tasarısı, birçok politik gruptan tepki gördü. Eleştiri sahiplerine göre parlamentodaki koltukların yüzde 80’ini bağımsız adaylara ayıran yasa (böylece parti bazlı koltuk sayısı yüzde 20 oluyor) devrim yanlısı küçük grupların önünü kesecek. Uzmanlar, bağımsız adaylığın lehine bir koltuk dağılımının, o koltuklara oturmaya kimin hak kazanacağının ve parlamentonun ajandasının belirlenmesinde kişisel ilişkilerin etkili olacağı anlamına geldiğini söylüyor. Ayrıca, taslakta yer alan, seçime katılabilmek için parti listelerinin bölgenin oylarının yüzde 50’sini almasını mecbur kılan “mutlak veya kapalı parti listesi” düzenlemesinin, parlamentoda yüksek koltuk sayısına ulaşma ümidi taşıyan yeni partiler için dezavantaj teşkil ettiği düşünülüyor. Bunun yanında muhalifler, kapalı listelerin, Mübarek’in partisi gibi eski partilerin elini güçlendireceğinden endişe ediyorlar.

Özgür Mısırlılar Partisi ve merkez sol Mısır Sosyal Demokrat Partisi (MSDP) gibi yeni partiler, yeni kanun taslağına şiddetle karşı çıkıyor. Hatta MSDP üst düzey yetkilileri, kanun taslağı yasalaşırsa seçimi boykot edeceklerini belirttiler.

Mısır’ın önde gelen partileri arasında seçim öncesi ittifaklar oluşmaya başladı. Eski Dışişleri Bakanı Amr Moussa’nın Sisi’ye destek çağrısının da gösterdiği gibi bazı koalisyon görüşmelerinin başarısızlığa uğraması muhtemel. Bu çağrının ülkenin politik arenasında karşılık bulduğu söylenemez. Wafd Partisinin ve bazı sağcı ve merkez partilerin ittifakla birlikte yeterince koltuk kazanılamayacağı yönünde endişeleri var. Bazı merkez sol partilerin ise Moussa’nın Mübarek rejiminin artıklarına gösterdiği açık sözlülük konusunda çekinceleri mevcut. Öte yandan uzmanlar, devlet başkanının icraatlarını denetleyecek olan parlamentoda Sisi destekçisi parlamenter bir ittifakın anayasaya aykırı olduğu görüşündeler.

Bir diğer koalisyon olan Mısır Wafd ise liberal Wafd Partisi lideri Sayed Badawy’nin Moussa’nın ittifakından ayrıldığını ilan etmesiyle oluştu. Bu koalisyon MSDP ve Reform ve Gelişme Partisi gibi birçok grubun ilgisini çekti. Middle East Monitor’un bildirdiğine göre Moussa, Badawy ve MSDP lideri Abul-Ghar arasında iki ittifakı da birleştirip hükûmet kurmak için görüşmeler yapılıyor. Wafd Partisinden bir yetkilinin belirttiğine göre parti de, seçilecek olan meclisin Sisi’yi desteklemesi ve Mısır’ın dindar olmayan kitlesini temsil eden bir ittifakın kurulması konusunda Moussa ile hemfikir. Diğerleri ise ana akım siyasi partilerin dâhil olduğu Sisi yanlısı bir cephenin oluşumundan rahatsız; çünkü bu cephe Sisi’nin seçilmesine karşı tutum sergileyen Nasırcı, solcu ve devrimci gençlikten oluşan geniş bir kesimi dışlıyor. Eski başkan adayı Sabbahi ise seçimde kendisini destekleyenleri birleştirmek maksadıyla bir cephe oluşturdu. Bu ittifakta Anayasa Partisi, Popüler Akım, Adalet Partisi, Popüler İttifak Partisi, Millî Ortaklık ve Keramet Partisi yer alıyor.

Mısırlı zengin iş adamı Naguib Sawiris tarafından kurulan Özgür Mısırlılar Partisi, listelerine dâhil olmak isteyen bütün grup ve kişilere kapılarının açık olduğunu ifade etti. Ulusal Yenilikçi Parti, Gelecek Partisi, Birlik Partisi, Cumhuriyetçi Halk Partisi ve Mısırlı Yurtseverler Partisi; söylentilere göre Mübarek’in lağvedilen Ulusal Demokrat Partisinden birçok eski liderin de dâhil olacağı Ulusal Cephe koalisyonunu oluşturdu.

Ülkenin en büyük Selefî partisi olan Nur Partisinin seçim ittifaklarına açık olduğu söylense de olası bir ittifaka dair henüz somut bir gelişme yok. Parti sözcüsü Nader Bakkar, her ne kadar mevcut siyasal konjonktürde dinî temelli partiler yasaklansa da parti olarak parlamentoda geniş bir temsil hakkı elde etmeyi arzuladıklarını ifade etti.

Parti listeleri veya koalisyonların önümüzdeki parlamento seçimlerinde nasıl şekilleneceği bilinmez; birçok siyasal parti, koalisyonlar vasıtasıyla daha geniş bir seçmen tabanına yayılmak amacıyla görüşmeler yapıyor. Partiler zayıf, organize olamamışlar ve tek başlarına yarışa girecek durumda değiller. Mısır’daki siyasi sahne oldukça hazırlıksız görünüyor. Muhaliflere yönelik güvenlik kısıtlaması devam ediyor; yalnızca siyasi aktivistler değil, işçiler ve sosyal adalet talebinde bulunan herkes anayasaya karşı olarak değerlendiriliyor. Dahası, Sisi şu an “Müsamaha göstermeyeceğiz!” diyerek demir yumruğunu, hükûmete kafa tutanlara ve (Mursi taraftarı olan) Mısırlılara göstermeye hazır.

21 Haziran’da, 2011 yılındaki protesto hareketlerini başlatan Mısırlı aktivistler, devrimin ana figürlerinden biri olan Alaa Abdel Fattah’ın 15 yıl hapse mahkûm edilmesine ve 2013 yılı Haziran ayında ordunun yönetimi ele alıp binlerce insanı hapse mahkûm etmesine cevaben küresel çapta bir eylem düzenledi. Bu insanların neredeyse yüzde doksanı, öldürme ya da terör saldırıları gibi suçlardan dolayı değil, yalnızca siyasi aktivitelerinden ötürü cezalandırıldı.

“Parlamento seçimleri birkaç ay içinde yapılacak ve Mısır yeniden demokratik düzene kavuşacak.” dense de insan haklarının ve adaletin olmadığı bir yerde sivil ve demokrat bir Mısır inşa edileceğini ummak mümkün değil.

Fotoğraf: ©Flickr.com/Islam kotb

ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar