Almanya Halle Saldırısı Davası Başladı: “Bir Hayal Kırıklığını Daha Kaldıramayız”

Almanya’nın Halle kentindeki bir sinagogda katliam teşebbüsünde bulunan ve iki kişiyi öldüren Stephan Balliet davası Magdeburg Bölge Mahkemesinde başladı.

eyilmaz 21 Temmuz 2020

Yaklaşık iki saat geciken ve Magdeburg Bölge Mahkemesinde görülen davada Halle saldırısını düzenleyen saldırgan Stephan Balliet, hakim karşısına çıktı. Dava, Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletinin tarihindeki en büyük ve önemli davalardan biri olarak kabul ediliyor.

Federal Savcılığın hazırladığı 121 sayfalık iddianamede sanık hakkında cinayet ve cinayete teşebbüs de dahil olmak üzere 13 suç yer alıyor. Mahkeme tarafından dava başlamadan önce kabul edilen 43 müdahil davacı da davaya katılım sağlayacak. Toplam 147 tanığın kabul edildiği söylenen davanın, öngörülen 18 duruşma günüyle beraber ekim ayı ortasına kadar süreceği söyleniliyor.

“Bir Hayal Kırıklığını Daha Kaldıramayız”

100 katılımcıdan oluşan bir grup duruşmadan önce adliye binasının önünde toplanarak kurbanların ailelerine ve diğer mağdurlara desteklerini gösterdi. Saldırıdan etkilenenlerle dayanışma içinde olduklarını ifade eden kalabalık, ırkçılığa ve antisemitizme hayır dedi.

İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) Genel Sekreteri Bekir Altaş, Halle saldırısı davasına ilişkin, “Halle’deki ırkçı saldırının görüleceği dava, utanç verici bir saldırının davası olmaktan daha öte anlamlar barındırıyor. Bu dava süreci ile birlikte hukuk devleti ve yargıya olan güven de yeni bir imtihana tabi tutulacak. NSU davasındaki gibi bir yargı başarısızlığını daha kaldıramayız.” ifadelerini kullandı.

Irkçı saldırının dava sürecinin hukuk devletine olan güveni tekrar onarma adına yargı için bir fırsat olduğuna dikkat çeken Altaş, saldırının yargı tarafından detaylı bir şekilde ele alınmasını talep etti. Saldırganın internet ortamında radikalleştiğine dikkat çeken Altaş, internet ortamında yayılan ırkçı ideolojiye dikkat çekti.

Antisemitizmle beraber, İslam düşmanlığını da içinde barındıran bu ırkçı ideolojilerin Christchurch, Hanau ve Halle gibi saldırıların gerçekleşmesine yol açtığını belirten Altaş, NSU dava sürecinin yarattığı hayal kırıklığına işaret etti: “NSU dava sürecinde yaşadığımız hayal kırıklığına bir yenisinin daha  eklenmesi toplumumuzun büyük bir kesiminde derin yaralar açacaktır. Böyle bir hayal kırıklığı hukuk devletine ve yargıya yönelik zaten kaybolmuş olan güveni bütünüyle yıkacaktır.” ifadelerine yer verdi.

Siyasilerin daha önce NSU davasıyla ilgili verdikleri eksiksiz aydınlatma sözünü bugüne kadar yerine getirmemiş olduklarına dikkat çeken Altaş, Halle saldırısı dava sürecinde hem yargı hem siyaset tarafından açık ve net bir tavır benimsenmesi ve karanlıkta kalan noktaların açıkça dile getirilmesi çağrısında bulundu.

“Saldırganlar İnternette Kolektif Bir Şekilde Radikalleşiyor”

Almanya İslam Konseyi (Islamrat) Başkanı Burhan Kesici, “Saldırgana verilecek olan ceza, antisemitizm, İslam düşmanlığı ve ırkçılığın ağır bir şekilde cezalandırılacağının bir sembolü olmalıdır.” ifadelerini kullandı. Saldırganın en ağır ceza almasını talep eden Kesici, ilgili makamları bu konuda daha fazla eğitim çalışması yapmaya çağırdı.

Irkçı ideolojileri besleyen komplo teorilerine karşı kararlı adımlar atılması gerektiğini belirten Kesici, faillerin genellikle tek başına hareket ettiklerine dair söylemleri de eleştirdi. “Saldırganların internet ortamında, farklı forumlarda kolektif bir şekilde radikalleştiğini görüyoruz.” diyen Kesici, bu radikalleşmeye kararlı bir şekilde karşı durulması gerektiğini vurguladı.

Almanya Müslümanlar Merkez Konseyi’nin (ZMD) Başkanı Aiman Mazyek de yargıdan “sert ve çığır açan” bir karar vermesini beklediğini vurguladı ve ırkçılığın bir görüş olmadığını ve öldürdüğünü ifade etti.

“Yabancı Düşmanlığı Almanya‘da Günlük Hayatın Parçası”

Almanya Yahudi Merkez Konseyi Başkanı Josef Schuster, Neonazi’nin tek başına mı yoksa bir örgüt üyesi olarak mı saldırı düzenlediğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.

Davacılardan Christina Feist, mahkeme önünde yaptığı açıklamada, Yahudi düşmanlığına karşı toplumun daha cesur olması gerektiğini vurgulayarak “Antisemitizm ve sağcı ideoloji Almanya‘da yeni bir olgu değil. Yahudi aleyhtarı saldırılar, yabancı düşmanlığı günlük hayatımızın üzücü bir parçasıdır ve bunlar Alman toplumunda kök salmış bir Yahudi aleyhtarlığının belirtileridir. Sonunda bu utanç verici gerçeği fark etmenin tam zamanı. Her saldırı demokrasiye, açık topluma yönelik bir saldırıdır. Mücadele için sivil cesaret gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Ne Olmuştu?

Saldırgan 9 Ekim 2019’da, Yahudilerin en kutsal bayramı olarak kabul edilen Yom Kippur’da (Kefaret Günü) Halle kentindeki sinagoga girmeye çalışmıştı. Federal Savcılığa göre, saldırgan o sırada sinagogda bulunan 52 ziyaretçileri öldürmek istemişti.

Sinagoga girmeyi başaramayan saldırgan, bunun üzerine sinagog ve yakınlardaki bir döner büfesi önünde ateş açarak iki kişiyi öldürmüştü. Polisten kaçarken birçok insanı da yaralayan saldırgan, Halle kentinin yaklaşık 50 kilometre güneyinde, saldırıdan bir buçuk saat sonra polis tarafından yakalanmıştı.  Saldırganın aşırı sağcı 28 yasındaki Stephan Balliet olduğu tespit edilmişti.

Federal Savcılık Balliet’i, anitesemitist, ırkçı ve yabancı düşmanı motiflerle Yahudi inancına mensup vatandaşlara suikast girişimi planlamakla suçluyor. Suçlamaları esasen kabul eden Balliet, mahkeme tarafından suçlu bulunduğu takdirde müebbet hapis cezasına çarptırılacak.(P)

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar