Avrupa’daki Müslüman Gençler İçin Siyasi Eğitim: SES Academy Köln’de Başladı
Avrupa’da Müslüman gençlerin siyasal bilinç ve katılımını güçlendirmeyi hedefleyen SES Academy, Köln’de düzenlenen açılış programıyla başlatıldı. İskoçya'nın eski başbakanı Humza Yousaf ve Prof. Mathias Rohe gibi isimlerin katıldığı programa, Alman Federal Meclisi üyesi Hubertus Heil de video mesajıyla destek verdi.
“Avrupa’da Müslüman Gençler İçin Siyasi Eğitim” (SES Academy) adlı 12 haftalık programın açılışı, 11-12 Nisan 2026 tarihlerinde Köln’de “Kimlik, Sorumluluk ve Katılım: Avrupa’da Genç ve Müslüman Olmak” başlığıyla gerçekleştirildi. Avrupa’da artan kimlik, temsil ve katılım tartışmalarının gölgesinde düzenlenen ilk programda, Müslüman gençlerin toplumsal ve siyasal süreçlerdeki rolünü çok boyutlu şekilde ele alındı.
Burhan Kesici: “Müslümanlar Avrupa’nın Ayrılmaz Bir Parçasıdır”
Almanya İslam Konseyi tarafından yürütülen ve Almanya İslam Konseyi (Islamrat) öncülüğünde hayata geçirilen proje, İslam Toplumu Millî Görüş Gençlik ve Kadınlar Gençlik Teşkilatları iş birliğiyle organize edildi. Açılış programına Humza Yousaf başta olmak üzere çok sayıda akademisyen ve siyasetçi katılırken, Almanya Federal Meclisi (Bundestag) Hubertus Heil de gönderdiği video mesajla programa destek verdi.
Açılış konuşmasını yapan İslam Konseyi Başkanı Burhan Kesici, Müslümanların Avrupa’da “kenarda duran bir topluluk değil, toplumun ayrılmaz bir parçası” olduğunu vurguladı. Devletlerin din karşısındaki tarafsızlığının bir fırsat sunduğunu belirten Kesici, toplumsal güvenin iletişim ve aktif katılımla inşa edileceğini ifade etti.
Humza Yousaf: “Kendiniz Olun!”
Programın ana konuşmacılarından eski İskoçya Başbakanı Humza Yousaf, Müslüman gençlere siyasi ve toplumsal hayata aktif katılım çağrısında bulunarak, kimlik ve aidiyet ile toplumsal katkı arasında güçlü bir bağ bulunduğunu vurguladı. Yousaf, Müslümanların kamusal hayata katkısının sadece kendi topluluklarıyla sınırlı olmaması gerektiğini belirterek şu ifadeyi kullandı: “Müslümanlar yalnızca kendi topluluklarına değil, tüm insanlığa hizmet etme sorumluluğu ile hareket etmelidir.”
Kendisini Pakistanlı İskoçyalı olarak tanımlayan Yousaf, Pakistan kökenli biri olarak farklı din, renk ve kültürel geçmişiyle çocukluk çağlarından Başbakanlığına değin siyasette ve toplumsal hayatta karşılaştığı zorlukları gençlerle paylaştı. Müslümanların az ya da çok tüm Batılı ülkelerde benzer zorluklarla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Yousaf hangi zorluklarla karşılaşılırsa karşılaşılsın mücadeleye devam edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Müslümanların bu zorlukların üstesinden gelme ve toplumda aktif olma sorumluluğu, şartları değiştirme sorumluluğu bulunduğunu vurguladı. Gençlere “Kendiniz olun!” mesajıyla seslenen Yousaf, onlara kimliklerini gizlemek yerine kimlerine sıkı sıkı sarılarak sahiplenmeleri ve kimliklerini koruyarak siyasi ve toplumsal hayata aktif katılmaları yönünde çağrıda bulundu.

Fotoğraf: Islamrat.
Kemal Ergün: “Müslümanlar Bu Toplumların Aslî Unsurlarıdır”
Yaklaşık 2,5 yıl boyunca 12 eğitim modülü kapsamında gerçekleşecek organizasyona ev sahipliği yapacak olan İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) ev sahipliği yapıyor. IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün ise konuşmasında Müslümanların Avrupa’daki konumuna dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:
“İslam sadece söylem değil eylem dinidir. Biz nerede yaşıyorsak oraya yaptıklarımızdan ve yapmadıklarımızdan sorumluyuz. Bizler bu toprakların aslî unsurlarıyız. Müslümanlar artık bu toplumlarda azınlık ve göçmen olarak değil, bu toplumun yerlileri olarak katkıda bulunacak.”
Prof. Mathias Rohe: “Haklarınınızın Farkında Olun”
Programda Prof. Mathias Rohe, Avrupa’da din-devlet ilişkilerine değinerek, Müslümanların da diğer dinî gruplar gibi eşit temel haklara sahip olduklarının altını çizdi. Olası sıkıntılar karşısında mücadele edebilmek için bu haklarının farkında olmaları, ortak değerler paydasında toplumun diğer kesimleri ile de ilişkileri gelişmeleri gerektiğini vurguladı ve siyasal ve toplumsal süreçlere aktif katılım sağlamaları çağrısında bulundu.
İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nden Prof. Mahmut Hakkı Akın’ın IGMG gençlik teşkilatları üzerine yaptığı araştırma, Avrupa’daki Müslüman gençlerin yaşadıkları ülkelere güçlü bir aidiyet hissettiğini ortaya koydu. Ancak aynı zamanda gençlerin önemli bir bölümünün ayrımcılık ve güvensizlik algısıyla karşı karşıya olduğu belirlendi.
9 Avrupa ülkesinde 2 bini aşkın katılımcıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre gençler, yaşadıkları topluma katkı sunmak istese de siyasette yeterince temsil edilmediklerini düşünüyor. Eğitim düzeyi yüksek ve aktif bir profil çizen gençler arasında kadınların katılımının daha güçlü olduğu dikkat çekiyor.
Birinci program kapsamında düzenlenen oturumlarda Müslüman gençlerin günlük yaşam deneyimleri, kimlik arayışları ve karşılaştıkları zorluklar ele alındı. Ayrımcılık, aidiyet ve temsil sorunları öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Toplumsal ve siyasal katılımın yollarının tartışıldığı panellerde ise gençlerin medya, siyaset ve sivil toplum alanlarında daha görünür olması gerektiği vurgulandı. Gazeteciler, akademisyenler ve siyasetçiler, Müslüman gençlerin kamusal alanda daha aktif rol üstlenmesinin Avrupa’daki çoğulculuğun güçlenmesi açısından kritik olduğuna dikkat çekti. Prof. Jocelyne Cesari’nin bir video demeciyle katıldığı programda ayrıca Prof. Murat Erdoğan, Dr. Özgür Özvatan, Dr. Fatima Zibouh ve gazeteci Melina Borčak gibi isimler de tecrübe ve akademik çalışmalarıyla katkı sundu.
Programın ikinci gününde ise katılımcılar workshop ve grup çalışmaları gerçekleştirdiler. Kapanış konuşmasında İslam Konseyi Genel Sekreteri ve SES Academy’nin ana sorumlusu Murat Gümüş, bu çalışmanın Müslüman gençlerin somut bir ihtiyacından doğduğunu vurguladı. Küresel krizler, toplumsal gerilimler ve neredeyse takip edilmesi imkânsız bir bilgi akışı karşısında, birçok gençte yön bulma ve sağlam bir siyasi değerlendirme ihtiyacının arttığını ifade eden Gümüş, aynı zamanda Müslüman gençler arasında toplumsal katılım konusunda güçlü bir ilgi bulunduğunu da belirtti. Gümüş ayrıca, “Bu akademi ile Müslüman gençleri yaşadıkları toplumlarda bilgili, eleştirel düşünebilen ve sorumluluk sahibi aktörler olarak desteklemek istiyoruz.” dedi.

Fotoğraf: Islamrat.
SES Academy’nin Amacı: Bilgi, Katılım ve Sürdürülebilir Etki
SES Academy, yalnızca kısa süreli bir etkinlik olmanın ötesinde, Avrupa’daki Müslüman gençler için kalıcı bir eğitim ve tartışma platformu oluşturmayı hedefliyor. Program, gençlerin hem kimliklerini koruyarak hem de demokratik süreçlere aktif katılım sağlayarak Avrupa toplumlarının geleceğinde daha görünür bir rol üstlenmelerini amaçlıyor.
İki buçuk yıla yayılan program kapsamında her iki ayda bir hafta sonu seminerleri düzenlenirken, ayrıca birer haftalık kış ve yaz kampları planlanıyor. Seminerlerde Avrupa’daki siyasi sistemler, demokrasi teorileri, din özgürlüğü, toplumsal çeşitlilik, ekonomi, çevre ve dijitalleşme gibi başlıklar ele alınacak. Program, iletişim, liderlik, medya okuryazarlığı ve proje geliştirme gibi alanlarda uygulamalı atölyelerle destekleniyor.
SES Akademisi, Avrupa’da siyaset ve toplum konularına ilgi duyan 18-30 yaş arası Müslüman gençlerin bilgi düzeyini derinleştirmeyi ve toplumsal katılımlarını sürdürülebilir biçimde güçlendirmeyi hedefliyor. İngilizce, Türkçe ve bulundukları ülkenin diline hâkim katılımcıların Aralık 2025’te yapılan başvurular arasından seçildiği programa Avrupa’nın farklı ülkelerinden yaklaşık 200 genç katılıyor.