Bosna Hersek Soykırım Araştırmacısı Karcic: “Bosna Savaşı’nda İnsanlar Diri Diri Yakıldı”

Soykırım araştırmacısı Hikmet Karcic, 1992-1995 Bosna Hersek savaşında yüzlerce katliamın yapıldığını ve insanların diri diri yakıldığını söyledi.

admin 15 Şubat 2022
Karcic, Bosna Hersek savaşında yaşanan katliamlar ve ölü sayılarıyla ilgili değerlendirmede bulundu. İnsanların canlı canlı yakıldığını ifade eden Karcic, “1992-1995 Bosna Hersek savaşında yüzlerce katliam yapıldı, insanlar canlı canlı yakıldı. Çok sayıda masum insan hayatını kaybetti. Visegrad bu katliamlara şahitlik etmiş şehirler arasında yer almaktadır.” dedi.

Karcic, yaşanan katliamın sorumlularından birçoğunun adalet karşısına bile çıkarılmadığını hatırlatarak “1992 yılında Visegrad şehrinde, 140’tan fazla MüslümanBoşnak, Adem Omeragic ve Meho Alijic’e ait evlere zorla dolduruldu ve canlı canlı ateşe verildi.” diye konuştu.

Bosna-Hersek

Bosna-Hersek’teki Siyasi Krizin Dünü ve Bugünü

7 Şubat 2022

Zvornik şehri yakınlarında “Bijeli Potok” olarak adlandırılan katliamın, 1992 yılında Bosna Hersek’te meydana gelen ve faillerinin hâlâ yargılanmadığı en vahşi katliam olduğunu vurgulayan Karcic, “Bu katliamda 700 sivil Boşnak öldürüldü. Bütün kurbanlar ‘Crni Vrh’ isimli 1995 Srebrenitsa katliamı kurbanlarının bir kısmının da gömüldüğü toplu mezarlığa gömüldü.” ifadelerini kullandı.

Karcic, Zvornik’teki bu toplu mezarlığın, Prijedor şehri yakınlarındaki Tomasica mezarlığı bulunmadan önce ortaya çıkan en büyük toplu mezar olduğunu belirterek “Bu da bize, Zvornik ve Srebrenitsa’da yaşanan katliamların faillerinin aynı kişiler olduğunu gösteriyor.” açıklamasını yaptı.

Karcic, “Bosna Hersek genelinde şimdiye kadar araştırmaya konu olmayan çok sayıda katliam işlendi. Genellikle en çok dikkati çeken soykırımlar ve insanlığa karşı işlenmiş suçlar oldu ama sayısı kesin olarak bilinmeyen yüzlerce katliam yapıldı.” dedi.

“Ahmici Köyündeki En Küçük Kurban 3 Aylık Bir Bebekti”

1992 yılında çok sayıda katliam gerçekleştiğini ifade eden Karcic, “Karaterm toplama kampında 120 ile 150 arasında kişi öldürüldü. Daha sonrasında Gacko ve Nevesinje bölgelerinde katliamlar yaşandı. Gorazde bölgesinde onlarca sivil katledildi.” diye konuştu.

Sana Nehri yakınlarındaki Rizvanovici, Hambarine, Cerokovo köylerinde de katliamların yapıldığını anlatan Karcic, Kljuc şehrinde bulunan Biljani köyünde yaklaşık 200 kişinin öldürüldüğünü ve toplu mezarlara gömüldüğünü belirtti.

Dosya: "Srebrenitsa"

Srebrenitsa Soykırımının Mimarı: Ratko Mladic

1 Temmuz 2015

Karcic, şöyle devam etti: “Vares şehri yakınlarındaki Stupni Do bölgesinde, 23 Ekim 1993 tarihinde, 38 Boşnak sivil, Hırvat Savunma Konseyi güçleri tarafından öldürüldü. Yine aynı güçler tarafından Kiseljak’ta 17 kadın, 5 çocuk ve çok sayıda yaşlı öldürüldü ve 11 kişi ateşe verildi. Burada öldürülen en küçük kurban 2 yaşındaki Sabina Likic isimli kız çocuğuydu.”

Aynı bölgede 58 evin ve bir caminin yakıldığını kaydeden Karcic, köyün tamamımın yağmalandığını belirtti.

Karcic, 16 Nisan 1993 sabahında, Hırvat Savunma Konseyine ait askeri güçlerin Ahmici köyüne ani bir baskın yaptığını ifade ederek “Burada 116 sivil Boşnak öldürüldü. Ahmici köyündeki en küçük kurban 3 aylık bir bebekti.” ifadelerini kulandı.

“Başkent Saraybosna, 1425 Gün Kuşatma Altında Kaldı”

Başkent Saraybosna’nın 5 Nisan 1992 tarihinde kuşatmaya başlandığını söyleyen Karcic, “Bu süreç 29 Şubat 1996 tarihinde sona erdi. Toplam da 1425 gün sürdü. Kuşatma sırasında 1601’i çocuk olmak üzere toplam 11 bin 541 Saraybosnalı öldürüldü.” dedi.

Karcic, “Saraybosna’da 50 binden fazla sivil yaralandı. Kuşatma sırasında şehre yaklaşık 500 bin mermi atıldı. 22 Temmuz 1993 tarihinde şehre atılan rekor mermi sayısı 3 bin 777 olarak kayda geçti. Şehre her gün ortalama 329 havan topu atıldı. 5 Şubat 1994 tarihinde Markale Pazar yeri katliamında 68 kişi öldürüldü, 142 kişi yaralandı.” diye konuştu.

1 Mart 1992 yılında başlayan Bosna Savaşı, 14 Aralık 1995 tarihine kadar sürdü. Üç yıldan fazla süren savaş sırasında 100 binden fazla kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 2 milyon kadar kişi göç etmek zorunda kaldı. (AA)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

    Hakkımızda

    Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

    YAZININ DEVAMI
    Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar |