Fransa Lafarge: DEAŞ Finansörü Olmakla Suçlanan Firma Hâlâ Yargılanmadı

Fransız firması Lafarge'ın DEAŞ'ı finanse ettiğine ilişkin belgelerin duyurulmasının üstünden 1 yıl geçti. Davaya ilişkin yargılanma sürecine ne zaman geçileceği hâlâ belirsizliğini koruyor.

bgucin 7 Eylül 2022

Fransız çimento devi Lafarge’ın Suriye’de faaliyetlerini sürdürebilmek için terör örgütü DEAŞ’a (IŞİD) finansman sağladığı iddiasıyla başlayan davaya ilişkin yargılanma sürecine ne zaman geçileceği hâlâ belirsizliğini koruyor.

Lafarge İçin Mahkeme Tarihi Hâlâ Duyurulmadı

DEAŞ

Lafarge Davası Kapsamında Devlet Yetkililerine Soruşturma Açılabilir

8 Eylül 2021

Fransız Yargıtayı’nın Eylül 2021’de şirkete “insanlığa karşı suçlarda suç ortaklığı” suçlamasının yöneltilebileceğine ilişkin kararı ile Paris Temyiz Mahkemesinin de bu suçlamanın yöneltilebileceğini teyit ettiği kararına rağmen, aylardır mahkeme için henüz bir tarih duyurulmadı.

Diğer yandan Lafarge’ın teröre finansman sağladığına ilişkin belgeleri içeren dosyanın yargıya intikalinin üzerinden ise 5 yıl geçti. Ayrıca, davalı tarafın talebi ve mahkemenin kararına rağmen soruşturma dosyasının önceki yargıçların elinden alınıp yeni yargıçlara devredilip edilmediğine ilişkin de resmî bir açıklama yapılmadı.

Fransa’da DEAŞ saldırılarına ilişkin davaların düzenli şekilde görülmesine rağmen, Fransız bir şirketin ülkenin istihbarat servisinin bilgisi dahilinde DEAŞ’a finansman sağladığı Anadolu Ajansının (AA) ulaştığı belgelerle kanıtlanmasına ve Yargıtay kararına rağmen yargılamaya geçilememesi dikkati çekiyor.

Belgelerde Neler Var?

Belgelere göre, Fransız istihbaratı ile şirket arasındaki görüşme trafiği 22 Ocak 2014’te Lafarge Güvenlik Müdürü Jean Claude Veillard’ın İçişleri Bakanlığı istihbaratına ait bir adrese e-posta göndermesiyle başlıyor. E-postasında şirketin ülkede faaliyetlerine devam etmek için “yerel aktör” olarak belirttiği silahlı gruplarla ilişki kurması gerektiğini belirten Veillard’a yanıt veren istihbarat görevlisi ise şirket ve yöneticilerine yönelik basında çıkan olumsuz haberlerle ilgili görüşme yapacaklarını söyledi.

Veillard ile Fransız İçişleri Bakanlığı istihbaratı arasındaki yazışmalarda, “DEAŞ’a giden çimentoyla ilgili daha fazla detay verebilir misiniz?” ifadeleri de yer aldı. Bu ifadeye göre, Fransa devletinin Lafarge’ın DEAŞ’la ilişkisinden haberdar olduğu açıkça görülürken DEAŞ’ın, temin ettiği çimentolarla ABD öncülüğündeki Koalisyon güçlerine karşı güçlü sığınaklar ve tüneller inşa ettiği biliniyor.

Ancak 2016’da Fransa’da Lafarge’ın Suriye iç savaşında faaliyetlerini sürdürebilmek için terör örgütü DEAŞ’a haraç verdiğine yönelik haberler yayımlandı. Fransız basınının haberlerine göre şirket, Suriye’nin Çelebiye bölgesindeki faaliyetlerini devam ettirebilmek için DEAŞ’a haraç ödemenin dışında örgütten malzeme ve akaryakıt temin etti.

İlerleyen dönemde şirketin fabrikasını ele geçiren DEAŞ’ın, Lafarge’a faaliyetlerini sürdürme ve kontrolü altındaki bölgelerde ulaşım izni verdiği de Fransız istihbaratına ait belgelerde yer aldı. Bu iddialar üzerine şirket 2017’de Suriye’de silahlı gruplara ödeme yaptığını kabul etti ancak “insanlığa karşı işlenen suçlara ortak olmak” suçlamalarına karşı çıktı. Hakkında soruşturma başlatılan şirketin ikisi üst düzey olmak üzere 8 yöneticisine terörizmi finanse etmek, insanlığa karşı işlenen suçlarda iş birliği yapmak gibi suçlamalar yöneltildi.

Fransız İstihbaratı Durumdan Haberdar Mıydı?

Veillard, 30 Kasım 2017’de polise verdiği ifadede yapılan her şeyden Fransız devlet ve istihbarat kurumlarını haberdar ettiğini kanıtlamaya çalıştı. Ulaşan belgeler arasında, Lafarge güvenlik müdürünün sahadaki görüşme bilgileri, sahada gelişen şartlar ve aldığı duyumlara ilişkin kanıtlar yer aldı. Veillard’ın çatışmalar ve silahlı gruplar arasındaki askeri dengelere dair saha bilgilerini Fransız istihbaratına aktardığı anlaşıldı.

Söz konusu notlardan birinin üzerinde Ekim 2013’te Veillard tarafından elle “Fransız dış istihbaratına (DGSE) gönderildi” yazılmış bir nota da rastlandı. Konunun mahkemeye yansımasının ardından 18 Kasım 2018’de “AM 02” kod isimli istihbarat mensubu mahkemede ifade verdi. Lafarge’ın Suriye’deki istihbarat kaynaklarından biri olduğunu kabul eden AM 02, Fransız gizli servisinin şirketten nasıl faydalandığını anlattı.

Şirket tarafından 2012-2014 arasında Suriye’deki tüm silahlı gruplara çimento gönderildiğini söyleyen istihbarat mensubu, “Lafarge’ın çalışmalarına devam etmesini fırsat bilerek duruma tamamen fırsatçı şekilde yaklaştık.” dedi. Şirkete yöneltilen “insanlığa karşı suçlara ortak olmak” suçlaması, Kasım 2019’da düşürülse de yolsuzlukla mücadele çalışmalarıyla bilinen sivil toplum kuruluşu Sherpa, konuyu Fransız Yargıtayı’na taşıdı.

Fransa’daki Saldırılar Lafarge’ın Verdiği Paralarla Mı Yapıldı?

Davanın sivil tarafı olan Avrupa Anayasa ve İnsan Hakları Merkezi’nin (ECCHR) avukatı Cannelle Lavite, akıbetinin muammasını koruduğu davaya ilişkin açıklamalarda bulundu. Lavite, Lafarge’ın DEAŞ’a verdiği iddia edilen paraların nereye harcandığının bilinmediğini söyledi.

Fransa’daki DEAŞ saldırılarının, Lafarge’ın örgüte verdiği paralarla yapıldığının aksini ortaya koyacak delil bulunmadığına dikkati çeken Lavite, ECCHR ve Sherpa tarafından başlatılan prosedür ve yapılan suç duyurusunun şirketlerin sorumluluğu açısından önemli olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Cannelle Lavite, şirketlerin ticari hedefleri için attıkları adımların sorumluluklarından muaf tutulmayacağını belirterek Laferge’a “insanlığa karşı işlenen suça ortak olduğu” şeklinde bakılması gerektiğini savundu.

Belgelerin medyaya yansımasının davanın seyrine ışık tutacağı değerlendirmesinde bulunan Lavite, Lafarge meselesinin Fransa’da nadir görülen bir durum olmadığının altını çizdi.

Lafarge Süreci Sekteye Mi Iğratıyor?

Lavite, suçlara karışan şirketlere yönelik sonuçsuz kalan yargı süreçlerinin caydırıcılığı bulunmadığına işaret etti. Dava kapsamında hiçbir Fransız devlet yetkilisinin yargılanmadığını ancak mahkeme tarafından ilgili kişilerin dinlenmeleri gerektiğini aktaran Lavite, eski Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius’un 2018’de hakime ifade verdiğini ancak bunu reddettiğini anımsattı. Lavite, Fabius’un bunu Türkiye’deki Fransız Büyükelçiliği’nde yaptığını söyledi.

Gelinen noktada Paris Temyiz Mahkemesinin kararına rağmen Lafarge davası için henüz bir tarih belirlenmediğini vurgulayan avukat Lavite, “Lafarge bu süreçte duruşmayı yavaşlatmak, ertelemek için mümkün olan tüm engellemeleri ve imkanları kullanıyor.” dedi.

Lavite, “Bu aşamada Lafarge’ın yöneltilen suçlamalardan yargılanıp yargılanmayacağını dahi bilmiyoruz.” ifadesini kullandı.

​​​​​​​Lafarge’ın DEAŞ’a Finansmanı Kanıtlandı

Anadolu Ajansı, 7 Eylül 2021’de Fransız şirketi Lafarge’ın terör örgütü DEAŞ’ı Fransa istihbaratının bilgisi dahilinde finanse ettiğini kanıtlayan belgeleri yayımlamıştı.

Belgelere göre, Lafarge, terör örgütü DEAŞ’la ilişkisi hakkında Fransız istihbarat servislerini sürekli bilgilendirdi. Fransız istihbarat ve devlet kurumları, Lafarge’ı terörü finanse ederek insanlığa karşı suç işlediği konusunda uyarmadı ve bu durumu gizli tutanaklarda itiraf etti. DEAŞ, Lafarge’dan aldığı çimentoları sığınak ve tünel yapımında kullandı.

Şirket hakkında Haziran 2017’de açılan soruşturma kapsamında, Lafarge’ın yönetim kurulu başkanı Bruno Lafont’un da aralarında bulunduğu bazı üst düzey yöneticiler “teröre finansman sağlamak” ile suçlanmıştı.

Haziran 2018’de şirkete yöneltilen “insanlığa karşı suçlara ortak olmak” suçlaması, Kasım 2019’da düşürülmüştü. Davaya müdahil olan sivil taraflar yolsuzlukla mücadele sivil toplum kuruluşu Sherpa ile Avrupa Anayasa ve İnsan Hakları Merkezi, suçlamanın düşürülmesine itiraz ederek Yargıtay’a başvurmuştu.

“İnsanlığa Karşı Suça Ortak Olmak” Suçlaması

Cannelle Lavite

Fransız Şirketi, "İnsanlığa Karşı Suça Ortaklıkla" Suçlanılıyor

7 Eylül 2021

Fransa Yargıtayı, 7 Eylül 2021’de Lafarge’ın Suriye’de DEAŞ’lı teröristleri finansmanı nedeniyle “insanlığa karşı suça ortak olmak” suçlaması yöneltilebilmesinin önünü açan kararı almıştı.

Paris Temyiz Mahkemesi de 18 Mayıs’ta Suriye’de terör örgütü DEAŞ’a finansman sağladığı, yayınlanan  belgelerle ispatlanan Fransız çimento devi Lafarge’a “insanlığa karşı suça ortak olduğu” iddiasıyla soruşturma açılmasını onaylamıştı.

Bu süreçte Lafarge’ın İsviçre şirketi Holcim Ltd. ile birleşmesi sonucu doğan Holcim Ltd. hisseleri yüzde 4’ten fazla değer kaybetmişti. (AA/P)

bgucin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Perspektif’te yayınlanan içeriklerden anında haberdar olmak için ücretsiz e-bültenimize abone olabilirsiniz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar |