Frontex

AB Sınırlarında Düzensiz Geçişler Azaldı: İnsan Hakları Kaygıları Büyüyor

Frontex verilerine göre AB’nin dış sınırlarındaki düzensiz geçişler 2026’nın ilk yarısında yüzde 37 azaldı. Ancak Batı Akdeniz hattındaki yüzde 17’lik artış, hareketliliğin sona ermekten çok farklı güzergâhlara kaydığını gösteriyor. AB’nin sınır kontrolünü üçüncü ülkelere taşıyan politikaları ve planlanan geri dönüş merkezleri ise ciddi insan hakları kaygılarına yol açıyor.

AB Sınırlarında Düzensiz Geçişler Azaldı: İnsan Hakları Kaygıları Büyüyor
Edirne'deki Meriç Nehri'nde Yunanistan'a geçmek için harekete geçen bir göçmen botu. | Fotoğraf: shutter_hot_event - Shutterstock.

Avrupa Birliği’ne (AB) düzensiz girişlerde yılın ilk yarısında belirgin bir düşüş kaydedildi. Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı Frontex’in 10 Temmuz’da açıkladığı ön verilere göre Ocak-Haziran 2026 döneminde AB’nin dış sınırlarında 49 binden fazla düzensiz geçiş tespit edildi. Bu sayı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 37’lik bir azalmaya karşılık geliyor.

Frontex verileri, AB’ye giren kişilerin sayısını değil, dış sınırlarda tespit edilen geçişleri gösteriyor. Aynı kişinin farklı noktalarda birden fazla kez kayda alınabilmesi nedeniyle rakamların bu sınırlılık dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekiyor.

Düşüş bütün güzergâhlara aynı ölçüde yansımadı. Yılın ilk altı ayında en yoğun hat, 16 bin 600’den fazla geçişin kaydedildiği Doğu Akdeniz güzergâhı oldu. Türkiye, Libya, Yunanistan ve Kıbrıs üzerinden ilerleyen bu rotadaki tespitler yüzde 20 azaldı. Orta Akdeniz güzergâhında ise yaklaşık 14 bin 300 geçiş kaydedildi ve yıllık düşüş yüzde 52’ye ulaştı.

En sert gerileme, Batı Afrika’dan Kanarya Adaları’na uzanan hatta görüldü. Bu güzergahtaki tespitler yüzde 67 azalarak 3 bin 700 civarına indi. Frontex, düşüşü Moritanya’nın yanı sıra Senegal ve Gambiya’nın İspanya ve AB ile yürüttüğü önleyici çalışmalara bağlıyor.

Geçişler Azalırken Göç Rotaları Değişiyor

Batı Akdeniz hattı, AB sınırlarındaki genel düşüş eğiliminin başlıca istisnasını oluşturdu. Cezayir ve Fas üzerinden İspanya’ya uzanan bu güzergahta yılın ilk altı ayında 7 bin 860 düzensiz geçiş tespit edildi. Böylece geçişler, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 17 arttı. Frontex verilerine göre bu rotada en sık kayda alınan kişiler Cezayir, Mali ve Fas vatandaşlarıydı.

Batı Akdeniz güzergâhı, Akdeniz üzerinden İspanya ana karasına yapılan geçişlerin yanı sıra Kuzey Afrika’daki İspanyol şehirleri Ceuta ve Melilla’ya kara yoluyla ulaşma girişimlerini de kapsıyor. İspanyol haber ajansı EFE’ye göre geçişlerin önemli bir bölümü, en dar noktasında Afrika ile Avrupa arasındaki mesafenin 13 ila 14 kilometreye kadar düştüğü Cebelitarık Boğazı üzerinden gerçekleşti. Bununla birlikte varışların neredeyse yarısının Balear Adaları’nda kaydedilmesi, hareketliliğin daha doğudaki ve uzun deniz rotalarına da yayıldığını gösterdi.

Frontex, artışta özellikle Cezayir’den yapılan çıkışların belirleyici olduğunu bildiriyor. Ajansın değerlendirmesine göre Fas kıyılarında ve komşu güzergâhlarda kontrollerin sıkılaştırılması, hareketliliğin bir bölümünü Cezayir sahillerine yöneltti. Batı Afrika’dan Kanarya Adaları’na uzanan rotadaki geçişlerin yüzde 67 azalmasıyla Batı Akdeniz hattındaki artışın aynı dönemde yaşanması da güzergâhlar arasındaki bu kaymaya işaret ediyor.

Ortaya çıkan tablo, düzensiz geçişlerdeki gerilemenin yalnızca toplam rakamlar üzerinden değerlendirilmesinin yetersiz kalabileceğini gösteriyor. Belirli bir hatta güçlendirilen denetimler, insanların göç etmesine yol açan savaş, siyasi istikrarsızlık veya ekonomik güvencesizlik gibi nedenleri ortadan kaldırmıyor. Bunun yerine hareketliliği daha uzun, maliyetli ve tehlikeli güzergâhlara kaydırarak başka kıyılarda yoğunlaştırabiliyor.

Frontex Genel Direktörü Hans Leijtens, Avrupa’ya doğru yola çıkan teknelerin azalmasını bölge ülkeleriyle sürdürülen iş birliğinin sonucu olarak nitelendirdi. Ancak Leijtens, her rakamın ardında bir insan bulunduğunu ve denizlerdeki ölümlerin sürdüğünü de vurguladı. Uluslararası Göç Örgütünün verilerine göre 2026’nın ilk yarısında Akdeniz’de yaklaşık bin 300 kişi yaşamını yitirdi. Bu sayı, geçişlerdeki düşüşün rotaları göçmenler açısından daha güvenli hâle getirmediğini ortaya koyuyor.

İnfografik: Frontex. Türkçeleştiren: Perspektif.

AB’nin “Dışsallaştırma” Politikası

Veriler, AB Göç ve İltica Paktı’nın 12 Haziran’da uygulanmaya başlamasıyla aynı döneme denk geldi. Pakt, dış sınırlarda standartlaştırılmış tarama, kimlik tespiti, biyometrik veri toplama ve belge kontrolü öngörüyor. Frontex, yaklaşık 3 bin 800 personeliyle üye ülkelere bu işlemlerde destek veriyor.

Birliğin yaklaşımı yalnızca kendi sınırlarındaki kontrollerle sınırlı değil. AB, son yıllarda Mısır, Tunus ve Moritanya gibi ülkelerle yaptığı mali yardım ve iş birliği anlaşmaları üzerinden göç hareketliliğini Avrupa’ya ulaşmadan engellemeye çalışıyor. Benzer düzenlemeler Frontex personelinin Arnavutluk, Sırbistan ve Moldova gibi ülkelerde faaliyet göstermesine de imkân tanıyor.
Bu ağ, AB sınır kontrolünün coğrafi sınırların ötesine taşındığı bir “dışsallaştırma” sistemi oluşturuyor. Partner ülkelerin güvenlik güçleri AB finansmanı, eğitimi ve ekipmanıyla göçmenleri Avrupa kıyılarına ulaşmadan durduruyor.

Geri Dönüş Merkezleri Tartışması

AB Konseyi ile Avrupa Parlamentosu ayrıca haziran ayında, Birlik’te kalma hakkı bulunmayan kişilerin daha hızlı gönderilmesini amaçlayan yeni düzenleme üzerinde geçici uzlaşmaya vardı. Düzenleme, göçmenlere yetkililerle iş birliği yapma yükümlülüğü getirirken üye ülkelerin AB dışındaki ülkelerde “geri dönüş merkezleri” kurabilmesine olanak tanıyor. Refakatsiz çocuklar bu uygulamanın dışında tutuluyor.

AB kurumları, bu merkezlerin uluslararası hukuk ve geri göndermeme ilkesiyle uyumlu ülkelerde kurulacağını belirtiyor. Buna karşılık Uluslararası Kurtarma Komitesi, CEPS ve başka insan hakları kuruluşları, merkezlerin sınırlı denetime tabi tutulabileceği ve kişilerin hiçbir bağlarının bulunmadığı ülkelerde uzun süre tutulabileceği uyarısında bulunuyor.

Yunanistan sınırındaki geri itme vakaları da bu kaygıları güçlendiriyor. Frontex’in Temel Haklar Ofisi tarafından yayımlanan raporlarda, maskeli kişilerin Yunan görevlilerin talimatıyla göçmenlere şiddet uyguladığı ve onları Türkiye’ye geri gönderdiği vakalar belgelendi. Yunan makamları suçlamaları reddediyor.

Frontex’in açıkladığı verilere dair yapılan değerlendirmelere göre yüzde 37’lik düşüş, AB’nin sınır politikalarının sayısal etkisini gösterse de bu politikaların koşulsuz bir başarıya ulaştığını kanıtlamıyor. Veriler, geçişlerin azaldığı kadar güzergâhların değiştiğini; insan hakları ihlalleri, denetim eksikliği ve denizdeki ölümlerin ise devam ettiğini ortaya koyuyor. (P)

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler