Trump’ın BM Genel Sekreteri Olarak Görmek İstediği İsim: Gianni Infantino
ABD Başkanı Donald Trump’ın, görev süresi yıl sonunda dolacak António Guterres’in yerine FIFA Başkanı Gianni Infantino’yu BM Genel Sekreterliği için desteklemeyi düşündüğü öne sürüldü. Henüz resmî bir adaylığa dönüşmeyen iddia; Trump’a verilen FIFA Barış Ödülü ve Balogun’un cezasının ertelenmesi gibi tartışmalarla büyüyen siyasi tarafsızlık eleştirilerinin ortasında geldi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, görev süresi 31 Aralık 2026’da sona erecek BM Genel Sekreteri António Guterres’in yerine Dünya Kupası sırasında yoğun eleştirilere maruz kalan FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun seçilmesini istediği ileri sürüldü. İddiayı gündeme taşıyan New York Post, Murdoch ailesinin kontrolünde muhafazakâr çizgideki bir tabloid; Trump’la ilişkisi 1980’lere uzanan ve hatta “favori gazetesi” olduğu da iddia edilen New York Post, 2024 başkanlık seçimlerinde de kendisini destekledi.
Trump’ın Özel Temsilcisi: “FIFA Başkanlığı ile BM Genel Sekreterliği Benzer Pozisyonlar”
New York Post’un Trump’a yakın kaynaklara dayandırdığı özel habere göre ABD Başkanı, 56 yaşındaki Infantino’nun “dünya genelinde saygı gördüğünü” ve “insanları bir araya getirme konusunda özel bir yeteneğe sahip olduğunu” düşünüyor. Kaynaklar, Trump’ın mevcut adaylar arasında yeterince güçlü bir isim görmediğini ve Infantino’nun küresel bir kurumu yönetme deneyimini BM’ye taşıyabileceğine inandığını aktardı.
Trump’ın küresel ortaklıklar özel temsilcisi Paolo Zampolli de gazeteye yaptığı açıklamada, FIFA ile BM’nin yönetim yapıları arasında benzerlik bulunduğunu savundu. BM Genel Sekreterinin 193 üye ülkeyle, FIFA Başkanının ise 211 ulusal federasyonla çalıştığına işaret eden Zampolli, Infantino’nun görevi başarıyla yürütebileceğini söyledi.
Ancak Trump’ın bu düşüncesini Infantino’yla görüşüp görüşmediği, FIFA Başkanının göreve talip olup olmadığı ve ABD yönetiminin resmî bir adaylık hazırlığı yapıp yapmadığı bilinmiyor. Infantino, gazetenin konuya ilişkin sorularına yanıt vermedi. Nisan ayında FIFA Başkanlığına bir dönem daha aday olacağını açıklayan Infantino’nun, Mart 2027’de yapılacak seçimlere katılması ve muhtemelen yeniden seçilmesi bekleniyor.
2018 Yılında Başlayan Trump-Infantino İlişkisi
Trump ile Infantino arasındaki yakınlığın başlangıcı, ABD, Kanada ve Meksika’nın 2026 Dünya Kupası’nın ortak ev sahipliğini kazandığı 2018 yılına uzanıyor. Infantino, o yılın ağustos ayında Beyaz Saray’ı ziyaret ederek Trump’a üzerinde isminin yazılı olduğu bir forma ile kırmızı ve sarı kart hediye etti. Trump da kırmızı kartı gazetecilere göstererek bunu basın mensupları için kullanabileceği yönünde espri yaptı.
İki isim daha sonra 2018’de Buenos Aires’teki G20 Zirvesi’nde ve 2019’da yeniden Beyaz Saray’da bir araya geldi. Ocak 2020’de Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu kapsamında Trump’ın ev sahipliği yaptığı yemekte konuşan Infantino, ABD Başkanından “büyük dostum” diye söz etti. Aynı yıl Trump, Infantino’yu İsrail ile bazı Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesini öngören İbrahim Anlaşmaları’nın Beyaz Saray’daki imza törenine davet etti.
Trump’ın 2021’de Beyaz Saray’dan ayrılması ilişkiyi sona erdirmedi. Aralık 2024’te düzenlenen FIFA Kulüpler Dünya Kupası kura çekimine video mesaj gönderen Trump, Ocak 2025’te yeniden başkanlık görevini devralırken Infantino hem yemin töreni öncesindeki mitinge hem de göreve başlama merasimine katıldı. Infantino, Trump’ın konuşmasında kendisinden ve FIFA’dan söz etmesini “eşsiz ve güzel bir onur” olarak nitelendirdi.
Trump’ın Başkanlığa Dönüşüyle İkilinin Yakınlığı Daha Görünür Hâle Geldi
İki isim arasındaki ilişki, Trump’ın ikinci başkanlık döneminde Dünya Kupası hazırlıklarının ötesine taşan bir görünüm kazandı. Infantino, Mayıs 2025’te Trump’ın Suudi Arabistan ve Katar’ı kapsayan Orta Doğu ziyaretlerine katıldı. Bu nedenle Paraguay’daki FIFA Kongresi’ne yaklaşık üç saat gecikmesi, Avrupa futbol yönetimlerinin tepkisini çekti.
UEFA Başkanı Aleksander Čeferin’in de aralarında bulunduğu sekiz Avrupalı FIFA Konseyi üyesi kongreyi terk etti. Norveç Futbol Federasyonu Başkanı Lise Klaveness, 210 federasyonun profesyonel bir yönetim ve üst düzey diyalog beklentisiyle Paraguay’a geldiğini belirterek Infantino’nun gecikmesini “hayal kırıklığı verici ve kaygı verici” olarak nitelendirdi. Infantino ise siyasi temaslarda futbolu temsil etmenin görevinin bir parçası olduğunu savundu.
Yakınlığın ticari ve kurumsal boyutu Temmuz 2025’te daha da belirginleşti. FIFA, New York’taki Trump Tower’da bir temsilcilik açtı; Kulüpler Dünya Kupası kupası da Infantino, Eric Trump ve eski futbolcu Ronaldo’nun katıldığı törenle aynı binada sergilendi. FIFA, kararın turnuva organizasyonuyla bağlantılı olduğunu açıklarken kurumun görevdeki bir siyasetçinin aile şirketine ait binada ofis açması eleştirilere neden oldu.
Trump ile Infantino, 2025 Kulüpler Dünya Kupası finalinde de birlikte sahneye çıktı. Trump’ın kupayı Chelsea oyuncularına teslim ettikten sonra kutlamalar sırasında kürsüde kalması ve Infantino’nun yönlendirmesine rağmen sahneden ayrılmayarak futbolcuların kutlamasına katılması tartışıldı. Benzer görüntüler, 2026 Dünya Kupası finalinde de tekrarlandı; ikili kupa törenine çıktığında tribünlerin bir bölümünden yuhalama sesleri yükseldi.

Fotoğraf: Washington’da 2026 Dünya Kupası maçlarının fikstürü çekimi yapılırken. 5 Aralık 2025. – Fotoğraf: lev radin – Shutterstock.
Infantino’nun Trump’a Verdiği FIFA Barış Ödülü
İlişkinin en tartışmalı aşamalarından biri, Infantino’nun Aralık 2025’te düzenlenen Dünya Kupası kura çekiminde ilk kez verilen FIFA Barış Ödülü’nü Trump’a takdim etmesi oldu. Infantino, daha önce Trump’ın Nobel Barış Ödülü’yle onurlandırılması gerektiği yönünde açıklamalar da yapmıştı.
Londra merkezli insan hakları kuruluşu FairSquare, ödülün ardından FIFA Etik Komitesine başvurarak Infantino’nun FIFA Etik Kuralları’nın siyasi tarafsızlık yükümlülüğünü düzenleyen 15. maddesini ihlal ettiğini savundu. Kuruluş ayrıca ödülün FIFA Konseyinin kararıyla mı yoksa Infantino’nun tek taraflı girişimiyle mi oluşturulduğunun incelenmesini istedi.
FIFA Etik Komitesinin soruşturma dairesi şikâyetin ulaştığını doğruladı ancak soruşturma açıldığına ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı. Haziran 2026’da yaklaşık 50 Avrupa Parlamentosu üyesi de FIFA’ya bir mektup göndererek ödülün verilme süreci hakkında bağımsız ve hızlı bir soruşturma yürütülmesini talep etti. Girişime Norveç Futbol Federasyonu da destek verdi.
Milletvekilleri, Infantino’nun görevdeki bir devlet başkanını diğer siyasi liderlerden farklı biçimde öne çıkarmasının FIFA’nın tarafsızlığına ve Dünya Kupası’nın birleştirici niteliğine zarar verdiğini savundu. FIFA ise ödülün hangi organ tarafından ve hangi ölçütlerle kararlaştırıldığına ilişkin eleştirilere ayrıntılı bir yanıt vermedi.
Kırmızı Kart Cezasını Erteleme Kararı Tepkileri Büyüttü
Trump-Infantino ilişkisine yönelik en ciddi sportif bağımsızlık tartışması, 2026 Dünya Kupası sırasında yaşandı. ABD’li futbolcu Folarin Balogun, Bosna Hersek karşılaşmasında gördüğü kırmızı kart nedeniyle Belçika ile oynanacak son 16 turu maçından otomatik olarak men edilmişti.
Trump, Infantino’yu telefonla arayarak pozisyonun yeniden incelenmesini istediğini açıkladı. Görüşmenin ardından FIFA Disiplin Komitesi, Balogun’un bir maçlık cezasının uygulanmasını bir yıllık deneme süresi boyunca erteledi. Böylece oyuncunun Belçika karşısında sahaya çıkmasına izin verildi.
Bu tartışmalı karar, UEFA ve Belçika Futbol Federasyonunun sert tepkisini çekti. UEFA, siyasi bir müdahalenin ardından verilen kararın futbolun bağımsızlığı bakımından “kırmızı çizgiyi” aştığını savundu. Infantino ise Trump’tan telefon aldığını doğrulamakla birlikte karar sürecine müdahale etmediğini, FIFA’nın yargı organlarının bağımsız çalıştığını söyledi.
FairSquare daha sonra Uluslararası Olimpiyat Komitesine de (IOC) başvurarak, 2020’den beri IOC üyesi olan Infantino’nun Trump’a verdiği açık destek nedeniyle siyasi tarafsızlık kurallarını defalarca ihlal ettiğini ileri sürdü. IOC şikâyetin kendisine ulaştığını doğruladı. La Liga Başkanı Javier Tebas ise Balogun kararını “son derece ciddi” olarak nitelendirerek Infantino’nun istifa etmesi gerektiğini söyledi. Belçika’nın ABD’yi 4-1 yenerek elemesinin tartışmanın büyümesini önlediğini savunan Tebas, aksi bir sonucun Infantino’ya görevini kaybettirebilecek bir sürece yol açabileceğini belirtti.
Infantino’nun BM Genel Sekreteri Seçilmesi Şansı Var mı?
Trump’ın desteği, ABD’nin BM Güvenlik Konseyinin beş daimi üyesinden biri olması nedeniyle olası bir Infantino adaylığına önemli bir siyasi ağırlık kazandırabilir. Ancak tek başına ABD’nin desteği seçilmek için yeterli değil. BM’nin seçim usulüne göre bir adayın önce bir veya daha fazla üye devlet tarafından resmen önerilmesi gerekiyor. Ardından adayın 15 üyeli Güvenlik Konseyinde en az dokuz oy alması ve ABD, Çin, Rusya, Fransa veya İngiltere’nin vetosuyla karşılaşmaması gerekiyor. Güvenlik Konseyinin tavsiye ettiği isim son olarak 193 üyeli Genel Kurulun onayına sunuluyor.
Infantino’nun İsviçreli olması da siyasi bir engel oluşturabileceği de ifade ediliyor. Hukuken bağlayıcı olmamakla birlikte, uluslararası medya kuruluşlarının aktardığına göre Portekizli António Guterres’in yerini alacak kişinin Latin Amerika ve Karayipler grubundan seçilmesi yönünde güçlü bir beklenti bulunuyor. Bölge BM Genel Sekreterliğinde son kez 1982-1991 yılları arasında Perulu Javier Pérez de Cuéllar tarafından temsil edilmişti. Ayrıca BM’nin kuruluşundan bu yana Genel Sekreterlik görevini yalnızca erkeklerin üstlenmesi, 2026 seçiminde ilk kez bir kadının seçilmesi yönündeki çağrıları güçlendirmiş durumda.
İddia, Trump yönetiminin BM ile ilişkileri önemli ölçüde daralttığı bir dönemde ortaya çıktı. Washington, Trump’ın ikinci döneminde birçok BM kuruluşuna sağlanan fonları kesti, İnsan Hakları Konseyi ile ilişkilerini durdurdu ve onlarca uluslararası yapıdan çekilme kararı aldı. Trump’ın kurduğu “Barış Kurulu” da BM’ye alternatif bir mekanizma oluşturulduğu yönündeki tartışmalara yol açtı; ABD Başkanı ise böyle bir amacı bulunduğunu reddetti.
Infantino’nun FIFA’daki 2025 yılı toplam kazancı yaklaşık 6 milyon dolarken BM Genel Sekreterinin yıllık ücreti yaklaşık 418 bin dolar; dolayısıyla Trump’ın önerdiği adaylığı kabul etmesi ve seçilmesi durumunda yüzde 90’ı aşan bir gelir kaybı yaşayacak. (P/AA)