Dosya: "Avrupa Parlamentosu Seçimleri" İsmail Ertuğ: “Seçimlere Düşük Katılım Aşırı Sağa Yarar”

Avrupa Parlamentosundaki Sosyalistler ve Demokratlar İlerici İttifakı Grubunun üyesi olan İsmail Ertuğ, aynı zamanda parlamentodaki çok az sayıda Müslüman milletvekilinden biri. Ertuğ’la yaklaşan seçimler ve Avrupa Parlamentosunun sahip olduğu önem hakkında konuştuk.

admin 1 Mayıs 2014

Avrupa politikası hangi temel üzerine bina edilmiştir ve bu politikanın nasıl bir gücü vardır?

Avrupa politikası İkinci Dünya Savaşından sonra bir barış projesi olarak inşa edilmiştir. Barışı sağlayabilmek için yıldan yıla artan iş birliği metodu uygulanmıştır. Bu iş birliği önce “Montan Birliği” adı altında demir-çelik sanayilerinin birleşmesi ile başlamış, ardından ekonomik birlik olarak ortak bir pazara çevrilmiştir. Öte yandan Avrupa Birliği, ortak değerler üzerine kurulmuştur. Demokrasiyi temel alarak herkese aynı imkânları sunmak üzere kanunlar geliştirilmiş, temel haklar, serbest dolaşım ve yerleşim, ortak para birimi gibi olmazsa olmaz standartlar koyulmuştur. Bu standartları yerine getiren her Avrupa ülkesi için kapılarını açan bir AB, şimdiye kadar 28 ülkeyi tam üye yapıp, o ülkelerin gelişmelerine ve refahlarına önemli katkılar sağlamıştır.

Parlamentonun, bütçe belirlemek dışında nasıl bir işlevselliği var ve şimdiye kadar parlamento tarafından ne tarz somut başarılara imza atıldı?

Avrupa Parlamentosu Lizbon Antlaşmasından sonra Bakanlar Konseyi ile aynı seviyede, aynı haklara sahip bir yasama organı hâline gelmiştir. Diğer bir deyişle AB’de Avrupa Parlamentosunun onayı olmadan hiçbir kanun yürürlüğe giremediği gibi, tarım politikalarında Avrupa Parlamentosu tam yetki hakkına sahiptir. Üye ülkelerin tek taraflı çıkarlarına karşı koyan bir Avrupa Parlamentosu halkın temsilcilerinden oluşmaktadır. Parlamento özellikle tüketici hakları ve temel haklar konusunda önemli kazanımlar elde etmiştir. İçtiğimiz çeşme sularının kalitesi, yediğimiz ürünlerin sağlık açısından kontrollerden geçmesi, çocuklarımızın oyuncaklarındaki zehirsiz maddeler, ciddi ameliyatlarda kullanılan malzemelerin (stent, protez, implant vs.) kontrolden geçirilmesi, kişisel bilgilerimizin üçüncü kişi ve şirketlerin kullanımlarından korunması, ırk ve din ayrımcılığının cezalandırılması, iş yerinde ve günlük hayatta kadın ve erkek eşitliliğin sağlanması gibi düzenlemeler bunlar arasındadır.

Avrupa Parlamentosunda geçirilen bir günü bizimle paylaşabilir misiniz?

Parlamentoda her gün çok yoğun. Yılın 40 haftasını Brüksel veya Strasbourg’da geçirmek zorundayız. Ben pazartesi günleri Münih’ten Brüksel’e gelip, Perşembe günleri seçim bölgeme dönüyor ve orada cuma, cumartesi ve pazar günleri çalışıyorum. Hayatımın bir bölümü uçakta, trende ve arabada geçiyor diyebilirim. Görev­i­miz özel hayatımızı oldukça yıpratıyor. Brüksel’de Ulaştırma Komisyonu üyesi olduğum için özellikle ulaştırma ve altyapı kanunları ile ilgileniyorum. Onun yanında grup toplantılarımız ve Alman delegasyon toplantılarımızda atılacak ortak adımlar tartışılıyor; yol haritası çiziliyor. Bunun dışında kanun sunma yetkisi bulunan Avrupa Komisyonu ile çok sık görüşmelerimiz oluyor.

Birçok Avrupa ülkesi sosyodemografik bir dönüşüm geçirerek çoğulcu, çok dinli bir yapıya bürünüyor. Avrupa Parlamentosu Avrupa’daki bu gerçekliğe uyum sağlıyor mu? Örneğin parlamentoda Müslümanların ilgileri ne kadar temsil edilebiliyor?

AB’de Müslüman-Hristiyan gibi bir ayrım yapılmasa da insanlar üye ülkelerde günlük hayatta ayrımcılıkla karşılaşabiliyorlar. AB bununla mücadele için kanunlar oluşturmaktadır. Mesela Almanya’dan bildiğimiz Ayrımcılıkla Mücadele Yönetmeliği (Antidiskriminierungsrichtlinie) AB’nin bir kanunudur ve her AB ülkesi tarafından kanunlaştırılması mecburidir. Avrupa Parlamentosunda farklı ülkelerden Müslüman milletvekilleri de görev yapmaktalar. Fakat toplumda yüzde 6’lık bir kitle Müslüman asıllı ise tüm parlamentolarda buna yakın oranlarda bir temsil görmek isterim.

Müslümanlar için Avrupa Parlamentosu Seçimlerine katılmanın, fakat bunun da ötesinde Avrupa politikası hakkında bilgi ve birikime sahip olmanın ne tarz avantajları bulunuyor?

İslam dininin Avrupa’daki mevcudiyeti bir gerçek ve bu gerçek herkes tarafından kabul edilmeli. Aynı zamanda Müslümanlar bulundukları ülkelerin vatandaşları. Dolayısıyla AB’de alınan her karar kendilerini doğrudan etkiliyor. Temel haklar konusuna özellikle vurgu yapmak istiyorum. Eğer Müslümanlar bulundukları ülkelerde ayrımcılığa uğramak istemiyorlarsa en fazla Avrupa Parlamentosu Seçimlerine önem vermek zorundalar; çünkü Brüksel, insan haklarını garanti altına alan en önde gelen yerlerden biri.

Bunun dışında Avrupa Parlamentosunda alınan kararlar insanların iş, okul ve günlük hayatlarını doğrudan etkiler. Mesela şu aralar Fransa’da aşırı sağ parti, okullarda helal gıda ürünlerini yasaklamayı planlıyor. Bayanların başörtülü çalışmalarının, derneklerin kültürel faaliyetlerinin kısıtlanması da gündemde. Bu tür ayrımcılıklara dur demek isteyen her Müslüman, 22-25 Mayıs 2014 tarihlerinde oy kullanmak zorundadır. Oy kullanmak ile aşırı sağla mücadele arasında şöyle bir bağlantı var: Örneğin Almanya’da NPD, Republikaner ve AfD gibi yabancı ve özellikle Müslüman düşmanı partiler parlamento seçimlerine hazırlanıyorlar. Bu partilerin alacağı oy oranı düşük olduğu için parlamentoya seçilmeleri garanti değil. Eğer katılım çok düşük olursa bu tür partiler %0,8 ile %1 arasında bir netice ile Avrupa Parlamentosuna milletvekili gönderebilirler. Eğer katılım yüksek olursa bu oranlar seçilebilmek için yetmeyebilir. Ayrıca Fransa’da özellikle Müslümanları hedef alan Ulusal Cephe (Front National-FN) Avrupa’da Müslüman, Yahudi ve Avrupa düşmanı partilerin lideri olup diğerlerini bir çatı altında toplamak istiyor. En az 7 ülkeden aşırı sağ parti Avrupa Parlamentosuna girerse bu partiler fraksiyon özelliği kazanacaklar. Dolayısıyla hiç kimse, “Benim oyum ne değiştirir?” demesin. Çünkü bu yaklaşım bu tür partilerin hedeflerine ulaşmalarını kolaylaştırır. Parlamentoda sağ partilerin temsilinin artmasının, azınlıkların ve özellikle Müslümanların hayatlarını çok daha zorlaştıracağı tahmininde bulunmak hayalcilik olmaz. Yine seçmenlerimize oy tercihlerini sol partilerden yana kullanmalarını da tavsiye edebilirim.

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz!
    Perspektif açık bir tartışmayı teşvik eder. Fakat bununla birlikte ırkçılık ya da farklı gruplara yönelik aşağılama içeren her türlü yorum editörün süzgecine takılacaktır.

    • *Tüm alanları doldurunuz

DİĞER DOSYA YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar