Filistin

BM: “Filistinli Çocuklar Soykırımın Bir Parçası Olarak Kasten Öldürülüyor”

BM Soruşturma Komisyonu, İsrail’in Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinli çocukları kasten hedef aldığını, bunun soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi. Raporda, 20 binden fazla çocuğun öldürüldüğü Gazze’de sağlık, eğitim, bakım ve aile yapısının da hedef alınmasıyla “çocukluğun özünün yok edildiği” vurgulandı.

BM: “Filistinli Çocuklar Soykırımın Bir Parçası Olarak Kasten Öldürülüyor”
İsrail ordusunun Gazze kentindeki bir apartmana düzenlediği hava saldırısından yaralı kurtulan 7 yaşındaki Hala Hassan Labad, Gazze Şeridi’ndeki Şifa Hastanesi’nin yanık ünitesinde tedavi görüyor. Vücudunda ağır yanıklar ve bacaklarında ciddi hasar oluşan Hala'nın hastanedeki tıbbi yetersizlikler ve kan akışının sağlanamaması nedeniyle bacaklarının kesilme riski bulunuyor. 7 Haziran 2026 | Fotoğraf: Saeed M. M. T. Jaras - AA.

BM İnsan Hakları Konseyi tarafından kurulan İşgal Altındaki Filistin Toprakları, Doğu Kudüs ve İsrail’e ilişkin Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, Filistinli çocukların 7 Ekim 2023’ten bu yana maruz kaldığı ihlallere dair kapsamlı bir rapor yayımladı. “Çocukluğun Özü Yok Edildi” başlığını taşıyan rapor, İsrail güvenlik güçlerinin Gazze’de ve işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinli çocuklara yönelik eylemlerini soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları çerçevesinde değerlendirdi.

İsrail 20 Bin Filistinli Çocuğu Öldürdü, 44 Binini Yaraladı

İnsan Hakları Konseyinin sürmekte olan 66. oturumunda sunulan komisyonun raporu, 7 Ekim 2023 ile 31 Mart 2026 arasındaki dönemde Filistinli çocukların öldürülmesi, yaralanması, alıkonulması, kötü muameleye ve cinsel şiddete maruz bırakılması, sağlık ve eğitim altyapısının hedef alınması, yerinden edilme, açlık, kuşatma ve ağır psikolojik yıkım gibi başlıklara odaklanıyor. Rapora göre 7 Ekim 2023 ile 7 Ekim 2025 arasında Gazze’de en az 20 bin 179 çocuk öldürüldü, 44 bin 143 çocuk yaralandı. Çocuklar, bu dönemde Gazze’de öldürülenlerin yaklaşık yüzde 30’unu, yaralananların ise yüzde 26’sını oluşturdu. Komisyon, bu oranın 2008-2009 ve 2014’teki önceki Gazze savaşlarına kıyasla daha yüksek olduğuna dikkat çekti.

Raporda, Gazze’de çocuk ölümlerinin yalnızca yoğun bombardımanın “yan sonucu” olarak görülemeyeceği savunuldu. Komisyon, İsrail ordusunun yoğun nüfuslu sivil alanlarda yüksek tahrip gücüne sahip mühimmat ve geniş alan etkili silahlar kullanmayı sürdürdüğünü, bunun da çocuk ölümlerinin sayısını ve oranını artırdığını belirtti. Komisyona göre çocukların bu ölçekte öldürülmesi, İsrail’in saldırı yöntemleri, hedefleme kriterleri ve sahadaki askerî uygulamalarıyla birlikte değerlendirildiğinde kasıt unsurunu gündeme getiriyor.

“Gazze’deki Filistinli Çocuklar Doğrudan Hedef Alınıyor”

Raporun en ağır iddialarından biri, çocukların doğrudan hedef alındığına ilişkin bulgulara dayanıyor. Komisyon, Gazze’de keskin nişancılar ve silahlı dronlar tarafından vurulan çocuklara dair vakaları incelediğini, sağlık çalışanlarının ifadeleri, fotoğraflar, videolar, tıbbi raporlar ve adli analizlerden yararlandığını açıkladı. Raporda, başından, göğsünden veya hayati organlarından tek kurşunla vurulan çocuklara ilişkin örüntünün, rastlantısal ateşten çok hedef gözeterek ateş açıldığına işaret ettiği belirtildi. Komisyon, doktorların Gazze’de görev yaptıkları hastanelerde benzer yaralanma şekilleriyle çok sayıda çocuk gördüklerine ilişkin tanıklıklarına da yer verdi.

Bu vakalar arasında, Ocak 2024’te Gazze’nin Tel el-Heva bölgesinde öldürülen 5 yaşındaki Hind Rajab ve ailesi de bulunuyor. Komisyon, Hind’in içinde bulunduğu aracın İsrail güçleri tarafından hedef alındığını, yardım çağrısı üzerine bölgeye giden Filistin Kızılayı ambulansının da vurulduğunu tespit ettiğini bildirdi. Rapora göre İsrail ordusunun olaydan sonra bölgede asker bulunmadığına ilişkin açıklaması, uydu görüntüleri ve diğer delillerle çelişiyor.

Komisyon, çocuklara yönelik saldırıların Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes sonrasında da durmadığını vurguladı. Rapora göre ateşkesle birlikte çatışmalar azalsa da çocuk ölümleri ve yaralanmaları devam etti. Özellikle Gazze içinde oluşturulan ve “Sarı Hat” olarak adlandırılan belirsiz sınır hattı çevresinde sivillerin, aralarında çocukların da bulunduğu kişilerin vurulduğu bildirildi. Komisyon, bu hattın açık biçimde işaretlenmemesinin ve güvenli geçiş mekanizmalarının kurulmamasının siviller açısından ölümcül sonuçlar doğurduğunu belirtti.

Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te Yüzlerce Çocuk Öldürüldü, Binlercesi Tutuklu Durumda

Raporda Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki durum da ayrı bir başlık olarak ele alındı. Komisyona göre 7 Ekim 2023 ile 20 Ekim 2025 arasında Batı Şeria’da 213 Filistinli çocuk İsrail güvenlik güçleri tarafından öldürüldü. Bu çocukların büyük çoğunluğunu erkek çocuklar oluşturdu. Komisyon, İsrail güvenlik yaklaşımında Filistinli erkek çocukların “potansiyel tehdit”, “terörist” ya da “geleceğin teröristi” gibi görülmesinin sistematik bir örüntüye dönüştüğünü savundu. Raporda, Cenin, Tulkerem, Tubas ve Nablus çevresindeki askerî operasyonlarda hava saldırıları, dronlar ve gerçek mühimmat kullanımının çocuk ölümlerini artırdığı belirtildi.

İsrailli yerleşimcilerin Filistinli çocuklara yönelik şiddeti de raporun öne çıkan bölümleri arasında yer aldı. Komisyon, 7 Ekim 2023’ten sonra Batı Şeria’da yerleşimci saldırılarının keskin biçimde arttığını, bu saldırılarda çocukların dövüldüğünü, kaçırıldığını, tehdit edildiğini ve bazı vakalarda cinsel şiddete maruz bırakıldığını aktardı. Raporda, yerleşimci şiddetinin çoğu zaman İsrail güvenlik güçlerinin varlığı, koruması ya da müdahalesizliği altında gerçekleştiği ifade edildi.

Gözaltı ve tutukluluk koşulları da raporda geniş yer tuttu. Komisyona göre 7 Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te 1655’ten fazla Filistinli çocuk gözaltına alındı. 2025 sonu itibarıyla İsrail cezaevi sistemindeki Filistinli çocuk tutukluların yarısından fazlası idari gözaltı altında, yani haklarında suçlama ya da yargılama olmadan tutuluyordu. Gazze’den alıkonulan çocukların sayısı ise İsrail makamları tarafından açıklanmadığı için bilinmiyor. Komisyon, gözaltındaki çocukların aileleriyle ve avukatlarıyla görüştürülmediğini, yetişkinlerle birlikte tutulduğunu, dövüldüğünü, yiyecek ve sudan mahrum bırakıldığını, aşağılayıcı muameleye, çıplak aramaya ve cinsel nitelikli şiddete maruz kaldığını belirtti.

Altyapısı Vurulan Gazze’de Filistinli Çocuklar Bakıma ve Tedaviye Erişemiyor

Sağlık altyapısının hedef alınması, rapora göre Filistinli çocuklar üzerinde yalnızca savaş anına özgü değil, kuşaklar boyunca sürebilecek sonuçlar doğurdu. Gazze’deki başlıca çocuk hastanelerinin savaşın ilk aylarında hizmet dışı kaldığı, yenidoğan yoğun bakım kapasitesinin ağır biçimde daraldığı ve prematüre bebeklerin, düşük doğum ağırlıklı yenidoğanların ve ağır yaralı çocukların çoğu zaman gerekli tedaviye erişemediği kaydedildi. Komisyon, İsrail saldırılarının ve kuşatmanın gebelikleri, doğumları ve yenidoğan sağlığını doğrudan etkilediğini; düşüklerin, erken doğumların, düşük doğum ağırlığının ve yenidoğan ölümlerinin arttığını belirtti.

Raporda eğitim sistemi de çocuklara yönelik yıkımın merkezî alanlarından biri olarak sunuldu. Gazze’de yüzlerce okul binasının doğrudan vurulduğu, eğitim sisteminin çöktüğü ve yüz binlerce çocuğun üç eğitim yılını kaybettiği ifade edildi. Komisyona göre bu durum yalnızca okul binalarının kaybı anlamına gelmiyor; çocukların okuma, yazma, matematik, hafıza, sosyal gelişim ve geleceğe hazırlanma imkânlarının da kalıcı biçimde tahrip edilmesi anlamına geliyor. Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te ise okul baskınları, yerleşimci saldırıları, yıkım emirleri ve hareket kısıtlamalarının eğitime erişimi zorlaştırdığı belirtildi.

Raporun dikkat çektiği bir diğer başlık, yetim ve refakatsiz çocukların durumu oldu. Gazze’de on binlerce çocuğun anne veya babasını ya da her iki ebeveynini kaybettiği, binlercesinin ailesinden ayrıldığı veya refakatsiz kaldığı bildirildi. Komisyon, hastanelerde kimliği bilinen fakat hayatta kalan ailesi bulunamayan çocuklar için sağlık çalışanlarının özel işaretlemeler kullandığını, bazı çocukların ise akrabaları veya hiç tanımadıkları kişiler tarafından bakıldığını aktardı. Yetimhanelerin hedef alınması ya da hasar görmesi, zaten çökmüş olan bakım sistemini daha da zayıflattı.

“Kanıtlar Çocukların Kasten Öldürüldüğünü Gösteriyor”

Komisyon Başkanı Srinivasan Muralidhar, raporla birlikte yaptığı açıklamada, “Kanıtlar, Filistinli çocukların İsrail güvenlik güçleri tarafından bilerek hedef alındığını ve öldürüldüğünü gösteriyor.” dedi. Muralidhar, silahlar sussa bile Filistinli çocukların bir gecede toparlanamayacağını belirterek, çocukların korunması, bakımı ve hayatta kalmasının Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkından ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı.

İsrail ise raporu, önceki BM çalışmalarına verdiği cevaplarda olduğu gibi reddetti. İsrail’in Cenevre’deki BM misyonu, komisyonun bulgularını “iftira niteliğinde” ve “siyasi saikli” olarak niteledi. İsrail, çocukları bilerek hedef aldığı iddiasını kesin biçimde reddederken, raporun Hamas’ın taktiklerini ve İsrail’in sivillere zarar vermemek için aldığı önlemleri görmezden geldiğini savundu.

Komisyon ise İsrail’e askerî operasyonları durdurma, çocuklara yönelik keyfî ve idari gözaltı uygulamasına son verme, sağlık ve eğitim tesislerini hedef almama, çocuk tutuklulara ilişkin bilgileri aileleriyle paylaşma, cenazeleri ailelere iade etme ve insani yardımın Gazze’ye engelsiz girişini sağlama çağrısı yaptı. Üye devletlere ise İsrail’e silah transferinin durdurulması, uluslararası suçlardan sorumlu olabilecek kişiler hakkında soruşturma yürütülmesi ve çocuklara yönelik ihlallerden sorumlu yetkililere hedefli yaptırımlar uygulanması tavsiye edildi.

Rapor, Filistinli çocukların yaşadığı yıkımı yalnızca ölüm ve yaralanma istatistikleriyle değil, çocukluğun bütün kurucu unsurlarının çöküşüyle tarif ediyor: aile, okul, oyun, sağlık, güvenlik, bakım, gelecek ve aidiyet. Komisyona göre Gazze’de ve işgal altındaki Batı Şeria’da yaşananlar, çocukların yalnızca bugünkü hayatını değil, Filistin toplumunun geleceğini de hedef alan çok katmanlı bir yıkıma işaret ediyor. (P)

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler