AB'de İslamofobi İle Mücadele “Avrupa Komisyonu’nun Cami Saldırı Verilerini Toplayacak Kapasitesi Yok”

Cami Saldırıları

Avrupa Komisyonu Müslüman Karşıtı Nefret ile Mücadele Koordinatörü David Friggieri ile cami saldırıları üzerine konuştuk.

3 Nisan 2016

Avrupa Komisyonu’nda ilk kez bir temsilci Müslüman Karşıtı Nefret ile Mücadele Koordinatörü olarak atandı. Bu meseleyle ilgili bir koordinatör atanmasına neden ihtiyaç duyuldu?

Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Frans Timmermans ile Adalet Komisyonu Üyesi Věra Jourová Ekim 2015’te Birinci Yıllık Temel Haklar Oturumunun ev sahipliğini yaptı. Bu oturumda uluslararası ve ulusal raporların da gösterdiği üzere Avrupa genelinde pek çok Müslüman ve Yahudi’nin artan korku ve yüksek orandaki ayrımcılık, taciz, sözlü ve fiziksel şiddetle karşılaştıklarına dikkat çekildi.

Oturumun sonuçlarından biri benim 1 Aralık 2015’te Müslüman Karşıtı Nefretle Mücadele Koordinatörü olarak, Katharina von Schnurbein’in de Antisemitizm ile Mücadele Koordinatörü olarak atanmamız oldu. Bizim temel görevimiz adı geçen kesimlerin özel sorunlarını siyasi düzeyde Komisyonun dikkatine sunmak olacak. Bu amaçla bir yandan Avrupa Komisyonu’nun nefret suçu, nefret söylemi, hoşgörüsüzlük ve ayrımcılıkla mücadeledeki kapsamlı stratejisinin gelişimine katkıda bulunurken, diğer yandan bu kesimler için tayin edilmiş irtibat noktaları olarak hareket edeceğiz. Radikalleşme ve şiddet içeren aşırılıkla mücadelede olduğu kadar eğitim gibi diğer ilgili politika alanlarında da katkıda bulunacağız ve Antisemitizm ve Müslüman karşıtı nefretle ilgili olarak tasarlanan siyasi tepkiyi güçlendirmek maksadıyla AB üyesi devletler, Avrupa Parlamentosu, diğer kurumlar, ilgili sivil toplum kuruluşları ve akademya ile birlikte hareket edeceğiz.

Müslüman Karşıtı Nefretle Mücadele Koordinatörü olarak atandığımdan bu yana, Belçika, Fransa, Hollanda, Birleşik Krallık’taki Müslüman kuruluşlar ve Avrupa çapındaki kuruluşlarla onların temel sorunlarını dinlemek üzere ilk yuvarlak masa toplantısını yaptık. Yakın zaman önce kurulmuş olan Avrupa Parlamentosu Irkçılık Karşıtlığı ve Çeşitlilik Grubu ile ortaklaşa hareket ederek çalışmamızı BM İnsan Hakları Konseyi’nin dinî hoşgörüsüzlükle mücadelesi bağlamında konsey üyelerine sunduk.

Bireyler ve cemaatler yaşadıkları ya da tanık oldukları İslam karşıtı olaylara ilişkin sizinle temas kurabiliyorlar mı?

AB’nin ırkçılık ve yabancı karşıtlığı ile ceza hukuku kapsamında mücadele etmek için kendi özel mevzuatı var (2008/913/JI Çerçeve Kararı). AB ülkeleri ırkçılık ve yabancı karşıtlığının dışavurumlarını, yani ırkçı şiddet veya nefret söylemini, aleni tahrik ve ırkçı saiklerle işlenen diğer suçları cezalandırmada bu mevzuatı devreye sokmaya mecbur tutuluyor. Komisyon şu anda üye ülkelerin mevzuatı devreye sokmasını sağlamakta ve mevzuatın tatbikiyle ilgili tüm sistematik sorunları takip etmekte.

Üye ülkelerdeki emniyet güçleri münferit vakaları soruşturma ve adli kovuşturmayı gerçekleştirmekle mükellefler. Bununla birlikte ben kuruluşlardan genel raporlar alıyorum, Komisyon ise AB Temel Haklar Ajansıyla (FRA) birlikte elde ettiği sonuçları Nisan’da açıklayacak olan Nefret Suçu Çalışma Grubu çerçevesinde nefret suçu vakalarının raporlanması, kayıt altına alınması ve verilerin toplanması noktasında üye ülkelerin kapasitelerini arttırmalarına yardımcı oluyor.

Camilere yapılan saldırılar konusunda çok az malumata sahibiz. Mesela saldırıyı gerçekleştirenlerin motivasyonu ve kurbanların saldırı sonrası durumları göz ardı ediliyor. Avrupa Komisyonu cami saldırıları gibi Müslüman karşıtı nefret suçlarını kayıt altına alıyor mu? Örneğin en çok hangi Avrupa ülkesinde camilere ve İslami kuruluşlara saldırılar gerçekleştirildiğini ya da Müslüman karşıtı nefret ve cami saldırılarıyla en etkili mücadelenin hangi ülkelerde gerçekleştirildiğini biliyor muyuz?

Avrupa Komisyonu bu tür verileri toplamıyor ve bunu yapacak yetkinliğe yahut kapasiteye sahip değil. Ne var ki bizler dinî yapılara yöneltilen saldırıları açık bir şekilde ciddi nefret suçları olarak görüyor ve –toplanan verilerin tüm Avrupa’da ciddi oranda farklılık gösterdiğini de göz önüne alarak- üye ülkeleri Nefret Suçu Çalışma Grubu çerçevesinde nefret suçlarının her türüyle ilgili sistematik bilgi ve veri toplamaya teşvik ediyoruz. Avrupa Komisyonu bu tür olayların kapsamını takip etmek için örneğin Avrupa Konseyi’nin Irkçılık ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu’nun (ECRI) hazırladıkları gibi raporlardan faydalanıyor.

Avrupa genelinde birçok ülkede gözlemlenen Müslüman karşıtı nefreti durdurmak için şimdiye dek Avrupa sathında herhangi bir tedbir geliştirilebildi mi?

Yukarıda bahsi geçen yıllık oturumu takiben Komisyon Avrupa’daki kuruluşlar, üye ülkeler ve aynı zamanda sivil toplumu da muhatap alan somut eylemli bir yol haritası benimsedi. Bu harita dört temel alanı ilgilendiriyordu: Birincisi eğitim ve basın taraması, ikincisi nefret söylemiyle mücadele, üçüncüsü nefret suçuyla mücadele, dördüncüsü ise çeşitliliği teşvik etme ve ayrımcılığa karşı çıkma. Müslüman karşıtı nefretle olan mücadelemiz de işte bu yol haritası etrafında yapılandırılacak.

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar