Küresel Sumud Filosu

Bu Kez Girit Açıklarında Yeni Bir Hukuk İhlali: İsrail, Sumud Filosu’na Saldırdı

İsrail donanması, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak üzere yola çıkan Sumud Filosu’na Girit açıklarında, uluslararası sularda müdahale etti. Operasyonda çok sayıda gemiye el konulurken yaklaşık 175 aktivist alıkonuldu; büyük bölümü Yunanistan’da serbest bırakıldı, iki filo yöneticisi ise İsrail’e götürülerek sorguya alındı. Müdahale, Gazze’ye yaklaşık 600 deniz mili mesafede, İsrail kara sularının çok dışında gerçekleşti.

Bu Kez Girit Açıklarında Yeni Bir Hukuk İhlali: İsrail, Sumud Filosu’na Saldırdı
29 Nisan'daki İsrail müdahalesi sırasında çekilen güvenlik kamerası görüntüleri. | Fotoğraflar: Küresel Sumud Filosu - AA.

İsrail donanması, Gazze Şeridi’ne insani yardım ulaştırma ve ablukayı delme hedefiyle 12 Nisan’da yelken açan Küresel Sumud Filosu yönelik müdahalesini Akdeniz’in ortasına taşıdı. 29 Nisan gecesi, Girit açıklarında, uluslararası sularda ilerleyen filoya düzenlenen operasyon kapsamında en az 22 gemi durduruldu; yüzlerce aktivist alıkonuldu, çok sayıda tekneyle iletişim kesildi.

Filonun takip verilerine göre toplamda 50’nin üzerinde gemiden oluşan konvoyun önemli bir bölümü müdahaleye maruz kaldı. Organizasyonun yaptığı açıklamada, “İsrail askeri botları filoyu uluslararası sularda kuşattı, kaçırma ve şiddet tehdidinde bulundu.” ifadeleri kullanıldı. Aynı açıklamada, müdahalenin gece saatlerinde ve geniş bir alana yayılarak gerçekleştiği belirtildi.

Sumud Gemilerine Silahlı Müdahale

Gemilerde bulunan aktivistlerin aktardıklarına göre İsrail güçleri operasyon sırasında insansız hava araçları, askeri sürat botları ve elektronik karıştırma sistemleri kullandı. Filo katılımcıları, gemilere yaklaşan botlardan lazer işaretleyicilerin doğrultulduğunu ve silahlı askerlerin güverteye çıkılması yönünde talimat verdiğini aktardı.

Filo organizasyonunun açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Teknelerimize askeri botlar yaklaştı, kendilerini ‘İsrail’ olarak tanıttılar. Lazerler ve yarı otomatik silahlarla yolcuları güvertenin önüne çağırdılar, diz çökmelerini istediler.”

Filoda bulunan aktivistlerden Tarık Ra’ouf ise yaşananları şu sözlerle anlattı: “Büyük askeri gemilerden çıkan daha küçük botlar teknelerimizi çevreledi. Üzerimizde dronlar dolaşıyor, ışık tutuyorlardı. Telsizden sürekli ‘uluslararası hukuku ihlal ediyorsunuz’ mesajı verildi.” Ra’ouf, iletişimin kesilmesine de dikkat çekerek, “Birçok teknemizle bağlantıyı kaybettik. Telsiz frekanslarına müdahale edildi, müzik yayını yapılarak iletişim engellendi.” dedi.

Filo yetkilileri, müdahale sırasında bazı teknelerin motorlarının çalışamaz hâle getirildiğini, donanımların zarar gördüğünü açıkladı. Aktivistlerden Anny Mokotow, yaşananları şöyle aktardı: “Birçok tekne hasar aldı, motorlar tahrip edildi. Bazılarında yolcular var, bazılarının durumu bilinmiyor.” Filonun Gazze’ye ulaştırmayı planladığı yardımın yaklaşık 500 ton olduğu, yükün büyük bölümünü gıda, ilaç ve temel ihtiyaç malzemelerinin oluşturduğu belirtildi. Filonun canlı takip sayfasında paylaşılan aktüel bilgiye göre 47 gemi, Gazze yolculuğuna devam ediyor.

Müdahale Noktası: Gazze’den 600 Deniz Mili Uzakta

Operasyonun gerçekleştiği konum, müdahalenin kapsamını ve niteliğini ortaya koyan en kritik başlıkların başında geliyor. Filonun Gazze’ye yaklaşık 600 deniz mili (yaklaşık 1100 kilometre) uzaklıkta olduğu, yani İsrail kıyılarından yüzlerce kilometre ötede, açık denizde seyrettiği belirtildi. Bu mesafe, yalnızca coğrafi bir veri değil; müdahalenin nerede ve hangi koşullarda gerçekleştiğini anlamak açısından belirleyici bir eşik niteliği taşıyor.

Saha aktarımlarına göre filo, Girit açıklarında, uluslararası sularda ilerlediği sırada çevrelendi. Aktivistlerin verdiği bilgilere göre İsrail donanmasına ait büyük savaş gemileri önce bölgeye konuşlandı, ardından bu gemilerden kalkan daha küçük askeri botlar filodaki teknelere doğru yöneldi. Müdahalenin birkaç saat boyunca kademeli şekilde sürdüğü ve geniş bir deniz alanına yayıldığı ifade ediliyor.

Bu mesafe aynı zamanda İsrail’in daha önce yardım filolarına yönelik gerçekleştirdiği müdahalelerle karşılaştırıldığında dikkat çekici bir farklılık ortaya koyuyor. Önceki örneklerde müdahalelerin büyük ölçüde Gazze kıyılarına yakın sularda, onlarca deniz mili mesafede gerçekleştiği bilinirken; bu kez operasyonun yüzlerce mil açıkta yapılması, sahadaki fiilî durumun sınırlarını genişletmiş görünüyor.

Küresel Sumud Filosu sözcüsü Gur Tsabar, müdahalenin gerçekleştiği noktaya özellikle dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Bu operasyon İsrail’den yüzlerce mil uzakta gerçekleşiyor. Silahsız sivil teknelere uluslararası sularda yapılan bu müdahale, açıkça yasa dışıdır.”

Tsabar, yalnızca fiziksel müdahaleye değil, bu müdahalenin niteliğine de işaret ederek, Al Jazeera’ye yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Bu, denizde yasa dışı gözaltı anlamına gelir. Potansiyel olarak adam kaçırma niteliğindedir. İsrail’in bu sularda herhangi bir yargı yetkisi yok.”

Filoda bulunan aktivistler de müdahalenin gerçekleştiği konuma dikkat çekti. Gemide bulunan yazarlardan Tarık Ra’ouf, “Gazze’ye yakın bile değiliz. Buna rağmen etrafımız tamamen askerî unsurlarla sarıldı.” diyerek operasyonun gerçekleştiği mesafenin kendileri açısından da beklenmedik olduğunu ifade etti.

Al Jazeera’nin saha muhabirlerinin aktardığına göre, İsrail kaynakları da operasyonun özellikle bu kadar uzak bir noktada gerçekleştirilmesini “sürpriz etkisi” yaratma amacıyla planlandığını doğruladı. İsrail ordusuna yakın kaynaklara dayandırılan bu bilgilere göre, filonun müdahaleye hazırlıksız yakalanması hedeflendi.

Müdahalenin gerçekleştiği bu nokta, aynı zamanda uluslararası sularda seyrüsefer özgürlüğü, devletlerin yetki alanı ve sivil gemilere müdahale sınırları gibi başlıkları doğrudan gündeme taşıdı. Açık denizde, herhangi bir ülkenin kara sularına dahil olmayan bir bölgede gerçekleşen bu operasyon, olayın yalnızca askeri değil, aynı zamanda hukuki ve diplomatik boyutunu da genişleten temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sumud Aktivistleri Girit’e Götürüldü: İki Kişi Hâlâ İsrail Tarafından Tutuluyor

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, operasyona ilişkin yaptığı açıklamada alıkonulan sivillerin Yunanistan ile koordinasyon içinde Girit’e götürüleceğini duyurdu. Saar, “Filodan alınan siviller önümüzdeki saatlerde Yunanistan’da karaya çıkarılacak” ifadelerini kullandı.

Aktivistlerin Girit’te liman bölgesine getirildikten sonra otobüslerle havaalanına sevk edildiği aktarıldı. Operasyona katılan bazı ülkeler de kendi vatandaşları için devreye girdi. 170’in üzerinde aktivist Girit’e ulaştırılırken, iki filo yöneticisinin İsrail güçlerinin elinde tutulduğu bildirildi. Serbest bırakılmayan iki isim İsrail’e götürüldü.

İsrail Dışişleri Bakanlığı, Saif Abu Keshek ve Thiago Ávila hakkında soruşturma yürütüleceğini açıkladı. Bakanlık, Abu Keshek’in “bir terör örgütüyle bağlantılı olduğu şüphesiyle”, Ávila’nın ise “yasa dışı faaliyet” iddiasıyla İsrail’e sevk edildiğini duyurdu. Ancak bu iddialara ilişkin herhangi bir somut delil paylaşılmadı. Her iki isim de Küresel Sumud Filosu’nun organizasyon komitesinde yer alıyor ve filonun Gazze ablukasını kırmaya yönelik girişimlerinin koordinasyonunda görev üstleniyordu.

İsrail’in uluslararası sularda gerçekleştirdiği müdahale sonrası yaklaşık 175 aktivist gözaltına alınmış, bu kişilerin büyük bölümü Yunan yetkililere teslim edilerek Girit’te karaya çıkarılmıştı. Aktivistlerin limana ulaştırılması sırasında “Free Palestine” sloganları attığı aktarıldı.

BM: “Müdahale Uluslararası Hukuka Aykırı”

Öte yandan İspanya ve Brezilya’nın da aralarında bulunduğu bazı ülkeler, müdahalenin “uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun açık ihlali” olduğunu belirten ortak bir açıklama yaptı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği ise, müdahaleye ilişkin yaptığı açıklamada uluslararası hukukun açık denizlerde seyrüsefer özgürlüğünü güvence altına aldığını hatırlattı. Sözcü Thameen Al-Kheetan, “Yabancı sivil gemilerin durdurulması yalnızca çok sınırlı durumlarda mümkündür.” dedi. Açıklamada ayrıca, İsrail’in alıkoyduğu kişilerin haklarına saygı göstermesi ve tüm süreçlerin uluslararası hukukla uyumlu yürütülmesi gerektiği vurgulandı.

İsrail daha önce de Gazze’ye yönelik yardım filolarına müdahale etmişti. Ancak mevcut operasyonun ölçeği ve gerçekleştiği mesafe, önceki örneklerin ötesine geçti. Daha önceki müdahalelerin çoğunun Gazze’ye yakın sularda gerçekleştiği bilinirken, bu kez operasyonun yüzlerce mil açıkta yapılması dikkat çekti.

Küresel Sumud Filosu, 12 Nisan’da İspanya’dan yola çıkmış, İtalya’daki katılımlarla büyüyerek Akdeniz’de ilerlemişti. Filoda 39 farklı ülkeden yüzlerce aktivist yer alıyordu. Operasyonun ardından filonun bir kısmı yoluna devam etmeye çalışırken, organizasyon uluslararası kamuoyuna “derhal müdahale” çağrısında bulundu: “Her devletin gemilerdeki sivilleri koruma yükümlülüğü vardır. Bu sessizlik, suç ortaklığıdır.” (P/AA)

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler