GÜNDEM Paris’in Orta Yerinde İnsanlık Dramı: Göçmenlerin Çadır Kenti

Fransa’da sokaklara kurdukları çadırlarda açlık ve dondurucu soğuklarla mücadele eden sığınmacıların dramı gün geçtikçe artıyor.

admin 10 Ocak 2018

Birçoğu ülkelerindeki savaştan kaçarak daha iyi bir yaşam umuduyla Fransa’nın başkenti Paris’e gelen sığınmacılar, sokaklara kurdukları çadırlarda açlık, parasızlık ve dondurucu soğukla mücadele ediyor.

 

Calais’te “Utanç Ormanı”

Fransa’nın kuzeyindeki Calais kentinde, 2016’da sığınmacıların kaldığı sığınmacı kampının yıkılmasıyla ortaya çıkan kamp yetersizliği yüzünden sığınmacılar için barınma sıkıntısı gün geçtikçe büyüyor.

Dünyanın en tehlikeli sığınmacı kampları arasında gösterilen, insan hakları ihlalleriyle adını sıkça duyuran ve yaklaşık 7 bin kişinin yaşadığı tahmin edilen “Jungle”nin yıkımının ardından sokakta kalan sığınmacıların sayısı gittikçe artıyor.

Fransa Başbakanı Edouard Philippe, yaz aylarında ülkeye sığınanların yüzde 40’ının kalacak yeri olmadığını ve mevcut 80 bin ev ve sığınağa 2 yıl içinde 12 bin 500 tane daha ekleneceğini açıklasa da sadece 2016’da Fransa’ya gelenlerin sayısı 85 bini buldu.

Paris’teki sığınmacıların çoğunluğunu Afganistan ile Pakistan’ın yanı sıra Afrika ve Ortadoğu ülkelerinden gelenler oluşturuyor.

 

Bürokratik İşlemler Aylar Sürüyor

Çadırlarını, sığınma başvuru merkezine çok yakın olması nedeniyle başkentteki St. Martin ve Porte de la Chapelle bölgesine kuran sığınmacılar, burada sabahın ilk ışıklarıyla yardım kuruluşları tarafından dağıtılan kahvaltıyı alabilmek için sıraya giriyor.

Sığınma başvurusu yapmak için aylardır kendilerine gün verilmesini bekleyenlerin, başvurularının ardından bir yere yerleştirileceklerinin garantisi de bulunmuyor.

Kalacak yer temininde çocuklara, kadınlara ve ailelere öncelik tanınırken, bekar erkekler, sığınmacıların kalabildiği merkezlere en fazla 10 günlüğüne kabul ediliyor.

Küçük çadırlarda neredeyse istiflenmiş şekilde yaşayan sığınmacılar, kışın dondurucu soğuğunda hayatta kalabilmek için çadırlarının önünde ateş yakarak ısınmaya çalışıyor.

 

Donarak Ölenler Var

Tunuslu Şahir,  “Soğuktan beş kişi öldü. Evet, insanlar soğuktan öldü. Sıradan bir şey, kimsenin sorduğu yok.” diye konuşuyor.

Afganistan’dan 7 ay önce Paris’e gelen Zahir de bu süre boyunca dışarıda yaşadığını ve kendisiyle aynı durumda birçok göçmen bulunduğunu söylüyor.

Zahir, “Avrupa’da insanlık var diyorlardı, Almanya, Fransa gibi ülkelerde insanlık ve insan sevgisi çok diye duymuştum ama kendim burada yakından gördüm, asla insanlık ve insan sevgisi diye bir şey yok, bu çok kötü, burada göçmenlere çok kötü davranıyorlar, sözel tacize uğruyoruz, kimse kimsenin umurunda değil.” ifadelerini kullanıyor.

Pakistan’dan gelen Abad ise, “Paris’te gördüğümüz aşağılanmayı Avrupa’da hiçbir yerde görmedik.” şeklinde konuşuyor.

 

“Kimsenin Umrunda Değil”

Libyalı Muhammed ise ülkesindeki insan tacirlerinden, öksüz kalan çocukların dramından, bitmeyen savaştan ve kıl payı kurtulduğu ölümden, insan kaçakçıları vasıtasıyla kaçmış.

Muhammed, “İnsanların bizim içerisinde bulunduğumuz şartları bilmeleri gerekiyor. Gidecek bir hamam yok. Görüşmen var nasıl gideceksin? Sana yardım edecek kimse yok.” diye konuşuyor.

Sığınmacılar, açlık ve soğuğun yanı sıra polisin her an gelip çadırları sökme ihtimalinin de tedirginliğini yaşıyor.

Afganistan’dan Paris’e gelen Gül, kentin çok soğuk olduğunu ve polisin her geldiğinde kendilerine “Başka yere git” dediğini söyleyerek, çaresizliklerini “Başka yere gidiyorum yine polis geliyor, yine ‘git’ diyor, oraya, buraya, sürekli yer değiştiriyoruz.” sözleriyle ortaya koyuyor.

Paris’te mülteci olarak yaşayan Afgan Akbal ise sığınmacıların bulunduğu sokaklara yardım için geliyor. Bölgeye fırsat buldukça yiyecek getirmeye çalışan Akbal, bu insanların hiçbir şeyi olmadığının altını çiziyor. Akbal, “Savaştan kaçıyorlar, sefaletten kaçıyorlar. Bu durumlar olmasa bunlardan hangisi buraya gelirdi ki?” ifadelerini kullanıyor.

 

Fransa’ya 2016 ve 2017’de yapılan iltica başvurularının sayısı 150 bin civarında. Zor koşullarda yaşayan göçmenlere devlet kurumlarının ilgisizliği ise sürüyor. (AA, P)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar