Macaristan Macaristan | Bebekler Gözaltında, İltica Başvurusu Yapmak Yasak

Resmi kayıtlara göre sadece bin 781 mültecinin bulunduğu AB üyesi Macaristan'da, hükümetin sığınmacılara karşı takındığı sert tutum dikkati çekiyor.

admin 27 Mart 2018

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Macaristan Basın Sözcüsü Ernö Simon, hükümetin son dönemde attığı adımlarla sığınmacıların Macaristan’da iltica başvurusu yapma imkanını ortadan kaldırdığını söyledi.

Macaristan Göçmenlik ve İltica Ofisinin (BMH) verilerine göre, sadece bin 781 mültecinin bulunduğu ülkede, hükümetin sığınmacı konusunda takındığı sert tutum dikkatleri çekiyor.

Simon Macaristan’daki sığınmacı ve mültecilerin durumuna ilişkin açıklamalarda bulundu.

 

Haftada 7-8 Kişi

Halihazırda Macaristan‘da çok az sayıda mülteci ve iltica başvurusunda bulunan kişinin olduğunu belirten Simon, sığınmacıların Sırbistan sınırındaki Röszke ve Tompa bölgesindeki iki kampta (transit bölge) bu başvuruları yapabildiğini kaydetti.

Simon, Macar yetkililer tarafından haftalık ortalama sadece 7-8 sığınmacının iltica başvurusu yapmasına izin verildiğine ve bunun çok ağır bir kısıtlama olduğuna işaret ederek, Sırbistan’da binlerce sığınmacının mülteci statüsü alarak Macaristan üzerinden Avrupa Birliği (AB) topraklarına girmeyi beklediğini bildirdi.

 

Neredeyse İmkansız

Bazı günler hiç kimsenin Macaristan‘da iltica başvurusuna izin verilmediğini vurgulayan Simon, aslında bu durumun yarı resmi bir karar olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

‘”Bir kaç ay önce Röszke ve Tompa’daki iki transit bölgede toplamda 400’den fazla kişi vardı ama şimdi bu rakam 200’ün altında. Transit bölgeler bu rakamların çok üstünde kişi ağırlama kapasitesine sahip. Yaklaşık 1,5 ay önce de bu konuda yaptığımız açıklamada da, Macaristan sınırlarını tel örgü ile kapattıktan sonra ülke sınırları içerisinde yakaladıkları kişileri tel örgünün diğer tarafına Sırbistan’a çıkardığını, transit bölgelerde ise neredeyse sığınmacı başvurusu kabul etmediğini ifade ettik. Macaristan attığı adımlarla sığınmacıların iltica başvuru yapma imkanını neredeyse ortadan kaldırdı.”

Devlet Bakanı Janos Lazar’ın geçen günlerde yaptığı, sınırda sığınmacı olmadığından dolayı başvuru yapılmadığı şeklindeki iddiasının doğru olmadığını da kaydeden Simon, BMMYK’nin elindeki bilgilere göre Sırbistan’dan Macaristan‘a girmek için iltica başvurusunda bulunmak isteyen binlerce kişinin sıra beklediğini söyledi.

Simon, Macar hükümetinin attığı adımlarla iltica başvurusunu kısıtlamak istediğini, BMMYK’nin bu konuda çok sert bir açıklama yaptığını hatırlatarak, “’Macaristan‘ın iltica başvurusunda bulunmak isteyenlere kapısını kapatması bizleri hayretler içinde bırakıyor.” dedi.

 

Birkaç Aylık Bebekler Gözaltında

BMMYK yetkililerinin sınırda oluşturulan konteynerleri her gün ziyaret ederek gözaltında tutulan sığınmacılarla görüştüğünü, istisnasız her bir sığınmacının dikenli tel örgü ile çevirili bölgede aylarca gözaltında tutulmasının kabul edilemez olduğunu dile getiren Simon, şöyle konuştu: “Aslında sığınmacılar iltica başvurusunda bulundu diye cezalandırılıyor. Ayrıca bizim için en büyük endişe kaynağı, 14-18 yaş arasındaki refakatçisi olmayan çocukların yanı sıra aileleriyle birlikte birkaç aylık bebeklerin bile arasında bulunduğu çocukların gözaltında tutuluyor olması. Transit bölgede doğan çocuklar bile var. Hamile kadınlar hastanede doğum yaptıktan birkaç gün sonra çocuklarıyla birlikte transit bölgeye, dikenli tellerle çevirili metal konteynerlere geri yollandılar. Çocuklar hiçbir zaman ve hiçbir şekilde tel örgünün arkasına konulmamalı ve gözaltına alınmamalı. Bu kabul edilemez.”

Macaristan‘da son dönemde artışta olan Müslüman ve sığınmacı karşıtlığını da değerlendiren Simon, “BMMYK olarak yıllardır göçmenleri, mültecileri ve sığınmacıları teröristlerle aynı kefeye koyan siyasi söyleme karşı birçok defa endişemizi dile getirdik. Bu söylem hiçbir şekilde kabul edilemez. Dinle karıştırılarak mültecilere ve sığınmacılara karşı oluşturulan nefret söylemi Avrupa’da 21’inci yüzyılda kabul edilemez.” dedi.

 

Macaristan’ın Tartışmalı Önlemleri

Macaristan, sığınmacılara karşı alınan önlemler kapsamında Visegrad Grubu‘ndaki ortakları Çekya, Polonya ve Slovakya’nın desteğiyle sınırlarına asker ve polis takviyesi yapmıştı. Macar Hükümeti, sığınmacı akınını durdurmak amacıyla Sırbistan ve Hırvatistan sınırlarına dikenli tel örgü çekmiş, sınır bölgelerinde olağanüstü hal ilan ederek yasa dışı geçişler için uygulanan cezaları artırmıştı.

Parlamentoda geçen yıl kabul edilen yasayla aralarında çocukların da olduğu sığınmacıların, iltica başvurusu süresince sınırda oluşturulacak kamplarda tutulması zorunlu kılınmış, ülke genelinde yakalanan sığınmacıların da dikenli tel örgülerle çevrili sınırdan Macaristan dışına çıkarılacağı duyurulmuştu.

Sivil toplum kuruluşları ise Macar güvenlik güçlerini, ülkeye girmeye çalışan sığınmacılara şiddet uygulayarak Sırbistan’a geri göndermekle suçluyor.

 

“Sığınmacılar Avrupa’yı İşgal Ediyor”

Başbakan Viktor Orban başta olmak üzere birçok hükümet yetkilisi, Avrupa’nın sığınmacılar tarafından istila edildiğini, kiliselerin kapatılarak yerlerine camilerin açıldığını, sığınmacıların yaşadığı bölgelerde kendi kanunlarını yürürlüğe koyduğunu iddia ediyor.

Sığınmacıların “Avrupa’yı işgal ettiği”, “Hristiyanlık değerlerini tehdit ettiği” gibi argümanlar kullanan Orban, sığınmacıları kabul etmek istemediklerini yaptığı çeşitli açıklamalarla dile getirmişti. (AA)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar