Ayrımcılıkla Mücadele Almanya’da 2019 Ayrımcılık Raporu Yayınlandı

Almanya’da Federal Ayrımcılıkla Mücadele Birimi (ADS) 2019 yılı Ayrımcılık Raporunu yayınladı. Geçtiğimiz sene kuruma yapılan ayrımcılık başvurularının yüzde 33'ü etnik köken nedeniyle yapılan ayrımcılıklardı.

admin 12 Haziran 2020

Almanya’da Federal Ayrımcılıkla Mücadele Birimi (ADS), “Eşit Haklar, Eşit Fırsatlar” başlığıyla 2019 senesinin ayrımcılık raporunu yayınladı. Almanya’da 2019 yılında etnik köken ya da ırkçı nitelendirmeler nedeniyle yaşanan ayrımcılık konusunda ADS’e başvurular arttı. 2019’da kuruma yapılan başvuruların yüzde 33’ü etnik köken nedeniyle yapılan ayrımcılık vakalarıyla ilgiliydi. Bu oran 2016 yılında yüzde 25’lerde seyrediyordu. Kurum 2019 yılında 3.580 kişiye hukuki konularda bilgi sağladı ya da uzlaşılarda aracı oldu. Bunun haricinde ADS’e bildirilen vakaların yüzde 29’u cinsiyet, yüzde 26’sı engellilik durumu, yüzde 12’si yaş, yüzde 7’si din, yüzde 4’ü cinsel kimlik, yüzde 2’si ise dünya görüşü nedeniyle yaşanan ayrımcılık vakalarıydı.

ADS Yöneticisi Bernhard Franke raporla ilgili yaptığı açıklamada, “Almanya’nın ırkçı ayrımcılıkla sürmekte olan bir sorunu var. Ülke ayrımcılığa maruz kalanları hukuki uygulamada kararlı bir şekilde desteklemiyor.” ifadelerini kullandı. Franke açıklamasına şöyle devam etti: “Adaletsizlik durumunda yalnız bırakılma hissi, uzun vadede vahim sonuçlar doğurmakta, toplumsal birlikteliği tehlikeye atmaktadır. Ayrımcılık insanları yıpratıyor.” Franke aynı zamanda Almanya’da Eşit Muamele Yasasının (AGG) reformu, kuruma dernek olarak dava hakkı tanınması gibi adımların gündemde olduğunu ifade etti.

Raporda 2019 yılında aşırı sağcı ve ırkçı motivasyonla düzenlenen Halle saldırısı, Walter Lübcke cinayeti ve bu senenin Şubat ayındaki Hanau saldırısı dönüm noktaları olarak ele alınıyor.

Dosya: "Ayrımcılıkla Mücadele"

Almanya'da Ayrımcılığa Maruz Kalan Kişi Ne Yapmalı?

1 Haziran 2018

Ayrımcılık Raporundan Öne Çıkanlar

ADS’in raporuna göre şiddet, nefret ve provokasyon gibi kaydedilen unsurlar Almanya’da buz dağının sadece görünen kısmı. Ayrımcılık günlük hayatta ev arayışı, iş yeri ve okul gibi her türlü yerde sıkça rastlanılan ve halkta çoğu zaman kabul gören bir sorun olarak tanımlanıyor. Siyahi kökeninden dolayı sıkça ırkçılığa maruz kalan Federal Milletvekili Dr. Karamba Diaby’e göre, siyasetçilerin azınlıklar hakkında kullandıkları dil ırkçılığın agresifleşmesinde büyük etkenlerden biri.

Raporda dikkat çekilen bir diğer husus ise, internet ortamında algoritmalar yardımıyla gerçekleşen ayrımcılık. Dünyanın farklı ülkelerinde internet sitelerinde kullanılan ve yapay zekânın bir ürünü olan algoritmalar, kullanıcıları cinsiyet ve uyruk gibi özelliklere ayırıp ayrımcılığı doğurabiliyor. Almanya’da bu sorunun önüne geçmek için, Federal Veri Etik Komisyonu bu sistemi düzenlemek için hükûmete bir değerlendirme raporu sundu.

Raporda 2019 yılında ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve iş yerinde cinsel taciz gibi konular da uzmanlar tarafından bir değerlendirmeye tabii tutuluyor. Ayrıca Ayrımcılıkla Mücadele Biriminin bu bağlamda yürüttüğü proje ve kampanyalar kamuoyuna sunuluyor. Bunun yanı sıra raporda günlük hayatta yaşanılan ayrımcı olaylar da ele alınıyor. Son olarak yıllık raporda, 2019 yılında hangi konuların en çok öne çıktığı ve hangi alanlarda Ayrımcılıkla Mücadele Birimi tarafından müdahale edildiği değerlendiriliyor.

Federal Ayrımcılıkla Mücadele Birimi, 2006 yılında Federal Aile, Gençlik ve Kadın Bakanlığı himayesi altında kurudu. Almanya’da ayrımcılık hakkında bilimsel çalışmalar ve istatistik analizleri yürüten kurum, ayrıca kampanyalar, faaliyetler ve yayınlar yardımıyla kamuoyunda ayrımcılık konusunda hassasiyet oluşturuyor. Kurum bunun dışında günlük hayatta ayrımcılığa maruz kalan vatandaşlara danışmanlık hizmeti sunuyor. (eby)

admin

Lisans eğitimini Münster Üniversitesinde Sosyoloji ve Siyaset Bilimi bölümlerinde çift anadal olarak tamamlayan Kandemir, Duisburg-Essen Üniversitesinde sosyoloji yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir. Ağırlıklı çalışma alanları göç sosyolojisi ve ulusaşırı Türk toplulukları olan Kandemir Perspektif dergisi editörüdür.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar