Walter Lübcke Cinayeti: Almanya Siyasetinde Bir Dönüm Noktası
2 Haziran 2019'da Almanya’da Kassel Valisi Walter Lübcke evinin terasında otururken bir aşırı sağcı tarafından başından vurularak öldürüldü. Bu suikast Almanya siyasi tarihinde bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Almanya 2019 yılında bir aşırı sağcı tarafından evinde öldürülen Kassel Valisi Walter Lübcke’yi anıyor. Cinayetin birinci yılıyla ilgili açıklama yapan Federal Adalet Bakanı Christine Lambrecht (SPD), “Bu saldırı demokrasimize yönelik bir saldırıydı. Bu akıl almaz suç derin bir yara olarak kalacak.” sözleriyle cinayetin uzun süreli etkilerini olacağını ifade etti.
2. Dünya Savaşı sonrasında Almanya’da aşırı sağcılar tarafından öldürülen ilk siyasi karar alıcı olarak kayıtlara geçen Lübcke’nin ölümü, ülkede sağ terör tehdidine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Dönemin İçişleri Bakanı Horst Seehofer (CSU) de cinayeti “Alman tarihinde bir dönüm noktası ve hepimiz için bir uyarı” olarak değerlendirdi. Seehofer, “Almanya’da aşırı sağcılıkla ve sağ terörizmle mücadele için her gün elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız.” diyerek, güvenlik kurumlarının bu tehdide karşı daha kararlı bir tutum alması gerektiğini vurguladı.
Saldırgan AfD Sempatizanı
Cinayetten yaklaşık iki hafta sonra yakalanan saldırgan Stephan E., ilk ifadesinde suçunu kabul etmiş, daha sonra ise bu beyanını geri çekerek cinayeti inkâr etmişti. Olayın siyasi yönü nedeniyle soruşturma Federal Savcılık tarafından üstlenilmiş ve cinayet “siyasi suikast” olarak değerlendirilmişti. Bu nitelendirme, saldırının tesadüfi ya da kişisel bir husumetten kaynaklanmadığını, aşırı sağcı ideolojik motivasyonlarla bağlantılı olduğunu gösteren en önemli hukuki çerçevelerden biri oldu.
Lübcke’yi terasında otururken öldürdüğü iddia edilen Stephan E.’nin cinayeti aşırı sağcı motiflerle işlediği düşünülüyor. Cinayetin ardından Stephan E.’nin aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif (AfD) Partisi’nin seçim kampanyalarında aktif rol aldığı ve partinin Kuzey Hessen’deki buluşmalarına katıldığı, ayrıca partiye bağışta bulunduğu ve 2018 yılında AfD’nin Chemnitz’teki protesto gösterilerine katıldığı ortaya çıkmıştı. Saldırgan daha önce 1993 yılında da aşırı sağcı bir saldırı denemesinde bulunmuştu. Ayrıca 2016 yılında Irak’tan kaçan bir mülteciye bıçakla arkadan saldırıp yaralamış, saldırıda kullanılan bıçak Stephan E.’nin kilerinde bulunmuştu.
Walter Lübcke 10 sene boyunca Kassel Valiliği yaptı. Özellikle 2015 sonrasında mültecilere yönelik açık ve insani tutumu nedeniyle aşırı sağcı çevrelerin hedefi hâline geldi. Mültecilerin kabulü ve demokratik sorumluluk konusunda yaptığı açıklamalar, sosyal medyada ve aşırı sağcı platformlarda sistematik hakaretlere, tehditlere ve hedef göstermelere konu oldu.
Lübcke’nin öldürülmesi, Almanya’da aşırı sağcı şiddetin yalnızca azınlıkları, göçmenleri ya da sığınmacıları değil, bu grupları savunan siyasetçileri ve kamu görevlilerini de hedef aldığını açık biçimde gösterdi. Bu nedenle cinayet, Almanya’da demokrasiyi savunmanın bedeli, nefret söyleminin şiddete dönüşme riski ve aşırı sağcı ağlarla mücadelenin önemi açısından hâlâ güncelliğini koruyan bir kırılma noktası olarak anılıyor.
Merhaba,
Maalesef bu olay Almanya’da bir dönüm noktası
olduğuna katılmıyorum.
Kısa zamanda unutuldu….
30 yaş aşağıda vatandaşlar hiç bağı kuramaz
Siyasete ilgili gösteren, belki hatırlar…
Sayılar
Mehmed A Akyalçın