Almanya Walter Lübcke Cinayeti: Almanya Siyasetinde Bir Dönüm Noktası

Geçen sene bugün, 2 Haziran’da Almanya’da Kassel Valisi Walter Lübcke evinin terasında otururken bir aşırı sağcı tarafından başından vurularak öldürüldü. Bu suikast Almanya siyasi tarihinde bir dönüm noktası olarak görülüyor.

eyilmaz 2 Haziran 2020

Almanya geçtiğimiz sene bir aşırı sağcı tarafından evinde öldürülen Kassel Valisi Walter Lübcke’yi anıyor. Cinayetin birinci yılıyla ilgili açıklama yapan Federal Adalet Bakanı Christine Lambrecht (SPD), “Bu saldırı demokrasimize yönelik bir saldırıydı. Bu akıl almaz suç derin bir yara olarak kalacak.” ifadelerinde bulundu.

2. Dünya Savaşı sonrasında Almanya’da aşırı sağcılar tarafından öldürülen ilk siyasi karar alıcı olan Lübcke cinayeti hakkında İçişleri Bakanı Horst Seehofer de (CSU) açıklamada bulundu. Seehofer Lübcke cinayetini “Alman tarihinde bir dönüm noktası ve hepimiz için bir uyarı” olarak değerlendirdi. Seehofer, “Almanya’da aşırı sağcılıkla ve sağ terörizmle mücadele için her gün elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız.” dedi.

Saldırgan AfD Sempatizanı

Cinayetten 2 hafta sonra yakalanan saldırgan Stephan E., önce suçunu kabul etmiş, sonra ise inkâr etmişti. Cinayet ile ilgili soruşturma Federal Savcılık tarafından üstlenilmiş, olay “siyasi suikast” olarak değerlendirilmişti.

Lübcke’yi terasında otururken öldürdüğü iddia edilen Stephan E.’nin cinayeti aşırı sağcı motiflerle işlediği düşünülüyor. Cinayetin ardından Stephan E.’nin aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif (AfD) Partisi’nin seçim kampanyalarında aktif rol aldığı ve partinin Kuzey Hessen’deki buluşmalarına katıldığı, ayrıca partiye bağışta bulunduğu ve 2018 yılında AfD’nin Chemnitz’teki protesto gösterilerine katıldığı ortaya çıkmıştı. Saldırgan daha önce 1993 yılında da aşırı sağcı bir saldırı denemesinde bulunmuştu. Ayrıca 2016 yılında Irak’tan kaçan bir mülteciye bıçakla arkadan saldırıp yaralamış, saldırıda kullanılan bıçak Stephan E.’nin kilerinde bulunmuştu.

Walter Lübcke 10 sene boyunca Kassel Valiliği yaptı. Mültecilere yönelik hoşgörülü tavrı nedeniyle özellikle aşırı sağcıların tehditlerine maruz kalmış ve hakarete uğramıştı.

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar