Guantanamo Hapishanesi Eski Guantanamo Mahkumu Moazzam Begg, Hâlâ Adalet İçin Çabalıyor

ABD'nin Guantanamo hapishanesinde 2 yıl tuttuğu İngiltere vatandaşı Moazzam Begg, aradan geçen 20 yıla rağmen hala adaletin sağlanması, savaş ve işkence suçları işleyenlerden hesap sorulması için uğraşıyor.

Enise Yılmaz 10 Ocak 2022

ABD’nin Guantanamo hapishanesinde 2 yıl tuttuğu İngiltere vatandaşı Moazzam Begg, Guantanamo’daki ABD hapishanesinin açılışının 20. yılında açıklamalarda bulundu.

Kendisini Guantanamo’ya götüren sürecin 2001 yılında başladığını söyleyen Begg, “Bir okul inşası projesinde çalışmak üzere eşim ve çocuklarımla birlikte Afganistan’a taşınmıştım. O sırada Taliban iktidardaydı. 11 Eylül saldırısından kısa bir süre sonra başlayan ABD bombardımanına kadar okulda çalışmaya, kuyu inşa etmeye ve farklı eğitim projelerine devam ettik.” dedi.

Sonrasında ailesinin ülkesi olan Pakistan’a gittiklerini kaydeden Begg, “31 Ocak 2002’de kapım çalınana kadar başkent İslamabad’daki evimde kaldım. Kapıyı açtığımda karşımda kimliği belirsiz kişiler vardı. Bu kişiler evimi bastılar, kafama silah dayadılar, ellerimi arkamdan bağladılar ve başıma çuval geçirip beni bir aracın arkasına koydular.” diye konuştu.

Bu kişilerin Pakistan istihbaratı ile çalışan CIA ajanları olduğunu anladığını anlatan Begg, “Beni Guantanamo’ya göndermekle tehdit ettiler. Ama önce beni bir dizi gizli gözaltı merkezine götürdüler. Önce Pakistan, sonra Amerikan gözetiminde Kandahar hapishanesine, ardından Bagram hapishanesine gönderdiler. Yaklaşık bir yıl orada kaldım ve sonrasında Guantanamo’ya götürdüler. 2 yıl da orada kaldım. Ardından 2005 yılında herhangi bir suçlama veya yargılama olmaksızın serbest bırakıldım.” ifadesini kullandı.

“Tekmelediler, Yumrukladılar, Köpekleri Getirdiler ve Sonra Bu Halde Fotoğrafımı Çektiler”

Pakistanlıların kendisini Amerikalılara teslim ettiğinde onlara “Bize işkence edecek misiniz?” diye sorduğunu ve “Hayır” cevabını aldığını anlatan Begg, şunları söyledi:

“Beni Kandahar’a götürdüklerinde ilk yaptıkları şey, beni zorla yere yatırmaları oldu. İki asker üstüme oturdu, biri başımın üstüne, diğeri sırtıma oturdu. Bir bıçak çıkardılar ve bıçakla elbiselerimi kestiler. Soğuk çeliği tenimde hissedebiliyordum. Sonra beni çamura sürüklediler, çığlık atıp bağırarak, yüzüme tükürdüler, vücuduma tükürdüler, diğer mahkumlara tükürdüler, tekmelediler, yumrukladılar, köpekleri getirdiler ve sonra bu halde fotoğrafımı çektiler. Ardından sakalımı kazıdılar, saçımı kazıdılar, sonra beni soğukta titrerken çıplak halde sorguya çektiler. ‘Bunu yapmak bizim hakkımız’ diyorlardı. Kendime Amerika’nın daha zayıf uluslara karşı çok acımasız bir geçmişi olduğunu hatırlatmak durumunda kaldım.”

“2 Yıl Hücrede Kaldım”

Guantanamo’ya götürülme sürecini de anlatan Begg, “Uçakta ellerimi zincirle belime bağladılar. Sonra bacaklarımı bağladılar, ardından bacaklarımı da yere bağladılar. Sonra gözlerime siyah gözlük ve hava koruyucuları ile yüzüme maske taktılar. Bu şekildeydim. Burnumu bile kaşıyamıyordum.” dedi.

Uçaktaki ABD askerlerinden kendisini bayıltmalarını istediğini kaydeden Begg, gözlerini açtığında kendisini Guantanamo’da bulduğunu belirterek, “Guantanamo’da şaşkınlık içinde uyandım. Hâlâ uykum vardı ve oraya böyle gitmiştim. Sonrasında ucunda sopa olan bir sünger aldılar. Beni yıkamaya başladılar. Beni hortumla yıkadılar. Sonra beni hücreye koyduklarını hatırlıyorum ve 2 yıl boyunca orada kaldım.” diye konuştu.

“Karıma İşkence Edildiğine İnandırdılar”

Kendisinin Guantanamo’ya götürülmesinin İngiliz istihbaratının ABD’ye verdiği yanlış istihbarat sonucu olduğunu kaydeden Begg, bu istihbaratın da Birleşik Arap Emirlikleri’nde İngiliz istihbarat yetkililerinin gözetiminde işkence edilen bir kişiden alındığını söyledi. Begg, ayrıca o dönem Amerikalıların ödül parası vermesi de diğer bir etken olduğunu anlattı.

ABD’lilerin yapmaya çalıştığı şeyin umutları kırmak olduğunu dile getiren Begg, şöyle devam etti:

“Bagram’da başıma gelen en kötü şey şu oldu. Hatta belki de cinayetlerden daha kötü olduğunu söyleyebilirim. Yandaki hücrede çığlık atan bir kadının seslerini duyuyordum, beni karıma işkence edildiğine inandırdılar. Ellerim arkadan bacaklarıma bağlıyken ailemin, çocuklarımın fotoğraflarını getirdiler. Ve bana ‘Çocukların nerede? Karın nerede? Sence onlara ne oldu, seni aldığımız gece onları de aldık’ dediler. Bunu yaparken yan hücreden bir kadın çığlığı geliyordu. Allah’a şükür benim karım değildi ama birinin karısıydı, birinin kızıydı, birinin kardeşiydi.”

Begg, hâlâ o kadının kim olduğunu bulmaya çalıştığını ifade etti.

Eski mahkum, Guantanamo’nun bir gün kapatılacağı konusunda ümitli olup olmadığına ilişkin soru üzerine, şunları söyledi: “Guantanamo’nun bir Amerikan projesi olduğunu unutmayın. Orası, Cumhuriyetçidir, Demokrattır, siyahtır, beyazdır, doğu yakasıdır, batı yakasıdır. Amerikan Başkanı George Bush orayı açtı ama aynı zamanda en çok mahkumu serbest bırakan da o oldu. 500’den fazla mahkumu serbest bıraktı. (Barack) Obama kapatacağını söyledi ancak sözünü tutmadı. Ayrıca işkenceye karışanları yargılamadı. Onlara dokunulmazlık verdi. İşte bu yüzden Donald Trump iktidara geldiğinde ‘İşkencenin işe yaradığına inanıyorum’ dedi. Başka bir ülkeden birinin ‘İşkencenin işe yaradığına inanıyorum’ ve mahkumlara işkence edeceğini söylediğini hayal edin. Birinin ‘Amerikalı mahkumlara işkence edileceğini’ söylediğini tasavvur edin, dünya ne düşünürdü? Obama kimseyi işkenceden yargılamadığı için (Trump’ın) bunu söylemesine izin verildi. Şimdi (Joe) Biden bir yıldır iktidarda ve sadece bir mahkumu serbest bıraktı.”

Adalet İçin Mücadele Ediyor

Begg, şu anda sivil toplum kuruluşu Cage’in yöneticilerinden biri olduğunu kaydederek, “Başından beri Guantanamo’ya ve Batı dünyasında var olan İslamofobik politikalara karşı kampanya yürütüyoruz. Yani sadece Guantanamo değil, dünya çapında İslam karşıtı hukuk atmosferini yaratan tüm bu iade, işkence ve adam kaçırma sürecine karşı mücadele ediyoruz.” dedi.

Uluslararası Ceza Mahkemesi ve polise İngiliz istihbaratının bir suç olan işkencedeki rolü hakkında kanıt sunarak mücadele ettiğini söyleyen Begg, “ABD hükümetlerinin ve işkenceye karışan tüm müttefiklerinin yasaların üzerinde olduğunu görüyoruz. Hiçbiri terörle mücadelede işlenen savaş suçlarından sorumlu tutulabilir değil.” diye konuştu.

“İslamofobi ile Savaşıyoruz”

Eski mahkum Begg, “Kurumumun yapmaya çalıştığı şeylerden biri, yaşadığımız onca şeye rağmen taviz vermememizi, eğilmememizi, boyun eğmememizi, teslim olmamamızı, bizim ve insanların hakları için ayağa kalkmamızı sağlamaya çalışmak. Rol modellerimiz ise İslam tarihinden ve diğer tarihlerden, işkence görseler de dövülseler, istismar edilseler de hakka sahip çıkmış insanlar.” değerlendirmesinde bulundu.

Dünyadaki en saygın insanlardan birinin, işlemediği bir suçtan dolayı hapse atılan Nelson Mandela olduğunu belirten Begg, “Yine de Apartheid ile savaştı. Bizler, ister devlet düzeyinde isterse de sokak düzeyinde olsun İslamofobi ile savaşıyoruz ve bu süreçte Müslüman toplumu güçlendirmeyi umuyoruz.” dedi.

Moazzam Begg’in, Türkçeye “Düşman Savaşçı-Bir İngiliz Müslüman’ın Guantanamo Anıları” başlığıyla çevrilen kitabı bulunuyor. (AA)

Enise Yılmaz

Bochum Ruhr Üniversitesinde hukuk eğitimi gören Yılmaz, Perspektif’in yayın kurulu üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Perspektif’te yayınlanan içeriklerden anında haberdar olmak için ücretsiz e-bültenimize abone olabilirsiniz
ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar |