İslamofobi

“Müslüman İstilası”: ABD’de Müslüman Karşıtı İçerikler 34,8 Milyon Etkileşim Aldı

Equality Labs’ın araştırmasına göre ABD’de 2025'te 4,7 milyondan fazla İslamofobik paylaşım yapıldı ve bu içerikler 34,8 milyon etkileşim aldı. “Müslüman istilası” söylemi sosyal medyadan siyasete uzanırken, ABD ve Avrupa’daki veriler Müslümanlara yönelik ayrımcılığın arttığını gösteriyor.

“Müslüman İstilası”: ABD’de Müslüman Karşıtı İçerikler 34,8 Milyon Etkileşim Aldı
“Müslüman istilası” söylemi, sosyal medyada üretilen bir komplo anlatısı olmanın ötesine geçerek siyasetçilerin açıklamalarına, yasa girişimlerine ve Müslümanların gündelik güvenlik kaygılarına yansıyor. | Fotoğraf: RobertoBarcellona/Shutterstock.com

Amerika merkezli sivil haklar örgütü Equality Labs, 2025 yılı boyunca ABD’deki sosyal medya platformlarında Müslümanları hedef alan nefret içeriklerini izlediği kapsamlı araştırmasını yayımladı. “Üretilmiş Nefret: Müslüman İstilası Komplosu” başlıklı rapor, İslamofobinin ABD’de tekil olaylarla sınırlı kalmadığını, koordineli biçimde işleyen ve geniş kitlelere ulaşabilen bir dijital ekosisteme dönüştüğünü ortaya koyuyor.

Amerikan Sosyal Medyasındaki İslamofobik İçerikler 34,8 Milyon Etkileşim Aldı

Araştırma ekibi, 1 Ocak-31 Aralık 2025 tarihleri arasında X, Reddit, Bluesky, Facebook, Instagram, TikTok, YouTube, Pinterest, LinkedIn ve Twitch’in yanı sıra çeşitli blogları ve haber platformlarını taradı. Toplam 12 farklı mecrayı kapsayan incelemede 4,72 milyondan fazla İslamofobik paylaşım tespit edildi. Bu içerikler beğeni, paylaşım, yorum, kaydetme ve tıklamalarla birlikte toplam 34,8 milyon etkileşim aldı.

Araştırmacılar yalnızca paylaşımların sayısını ve erişimini ölçmekle kalmadı. Hangi anlatıların öne çıktığını belirlemek amacıyla 1.500’den fazla paylaşım detaylı bir şekilde incelendi. Tarama, “Müslüman istilası” ve “şeriat tehdidi” gibi onlarca anahtar kelime ve ifadeden oluşan sistematik bir sorgu üzerinden yürütüldü. Çalışmanın amacı yalnızca İslamofobik içeriklerin hacmini belirlemek değil, aynı anlatıların farklı ifadeler ve bağlamlar içinde nasıl yeniden üretildiğini de anlamaktı.

Nitel yöntemlerle incelenen paylaşımların yüzde 63’ünde Müslümanların ülkeyi “istila ettiği” ya da demografik bir tehdit oluşturduğu iddiası yer aldı. Bunu ABD’de şeriat hukukunun uygulanacağı söylemi, Müslüman kuruluşların soruşturulması çağrıları ve sınır dışı etme talepleri izledi. Yüzde 11’lik bir kesimde “İslam Hristiyanlığa saldırıyor, Haçlı Seferi zamanı” söylemi yer aldı. Diğer temalar arasında İslam’ın Amerika ile bağdaşmadığı iddiası, insandışılaştırıcı ifadeler ve Müslümanları suçla ilişkilendiren söylemler bulunuyor.

Rapor bu on tema arasında ilk sırada yer alan “istila” anlatısının ABD’deki Müslüman toplumunun tarihini de görmezden gelindiğine dikkat çekiyor. Bu söylemin ABD’de yaşayan Müslümanların yaklaşık beşte birini oluşturan siyahi Amerikalı Müslümanların varlığını ve ülkeye köle olarak getirilen Müslümanların ABD tarihindeki yerini yok saydığı vurgulanıyor.

Müslüman Karşıtı Paylaşımların Eyaletlere Göre Dağılımı: Teksas İlk Sırada

İslamofobik paylaşımların coğrafi dağılımında ilk sırayı yaklaşık 279 bin içerikle Teksas aldı. Teksas’ı 150 bin paylaşımla Florida, 117 binle Kaliforniya, 77 bin 500’le New York ve 44 bin 600’le Arizona izledi. Equality Labs, 2026 ara seçimlerinde belirleyici rol oynayabileceğini değerlendirdiği Teksas, Michigan, Minnesota, Florida ve Kaliforniya’da ayrıca ayrıntılı bir anlatı analizi yaptı.

Teksas’taki paylaşımlarda özellikle cami inşaatları ve Müslüman nüfusun büyümesi hedef alındı. Eyalette yaşayan Müslümanların sayısı 421 bin 972’ye ulaştı. Bu rakam, Teksas’ı ülke genelinde en fazla Müslümanın yaşadığı eyaletlerden biri hâline getiriyor.

Raporda aktarılan tahminlere göre Michigan’da yaklaşık 241 bin 800 Müslüman yaşıyor. Eyaletteki Müslüman ve Arap Amerikalı nüfusun en görünür merkezlerinden biri olan Dearborn’da ise nüfusun yaklaşık yüzde 55’ini Arap kökenli Amerikalılar oluşturuyor. Dearborn’un demografik yapısı, sosyal medyada sıklıkla “Amerikan kimliğinin kaybedildiği” iddiasıyla ilişkilendiriliyor.

Kaliforniya’da yaklaşık 504 bin kişilik bir Müslüman nüfus bulunuyor. Demokratların çoğunlukta olduğu eyalette de İslamofobik içerikler geniş ölçekte dolaşıma giriyor. Kaliforniya kaynaklı paylaşımların yüzde 47’sinde yine “istila” teması öne çıkıyor.

Minnesota’ya ilişkin veriler de dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Minneapolis-St. Paul bölgesinde yaklaşık 84 bin Somali kökenli kişi yaşıyor ve bu nüfusun yüzde 87’si ABD vatandaşlığına geçmiş durumda. Kasım 2025’te gündeme gelen “sosyal yardım dolandırıcılığı” iddiaları, daha sonra büyük ölçüde çürütülen 110 milyon dolarlık bir rakam üzerinden tartışılmaya başlandı. Ama kısa süre içinde iddialar, tek tek kişilerle ya da kurumlarla sınırlı kalmayarak Somali toplumunun tamamına yöneltilen bir suçlamaya dönüştü. Tartışmalar, gündüz bakımevi işletmecilerine yönelik tehditlere kadar uzandı.

Minnesota’da kaydedilen 14 bin 900 paylaşımın yüzde 52’si “istila” temasını içeriyor. Paylaşımların yüzde 42’sinde sınır dışı etme çağrısı yapılırken, yüzde 41’inde göçmenlerin geldikleri ülkeleri aşağılayan ifadeler kullanılıyor. Araştırmacılara göre bu dalganın önemli bir bölümü, ABD Kongresi’nin ilk Müslüman kadın üyelerinden Somali kökenli Temsilci Ilhan Omar’ı hedef alan söylemlerle iç içe geçiyor.

Florida’da ise farklı bir demografik yapı öne çıkıyor. Eyalette yaklaşık 127 bin Müslüman yaşıyor ve bu nüfusun yüzde 69’u yurt dışında doğmuş kişilerden oluşuyor. Müslüman toplumu ağırlıklı olarak Pakistan, Hindistan, Mısır, Filistin ve Guyana gibi ülkelerden gelen aileleri kapsıyor. Florida, 150’den fazla cami ve İslami merkeze ev sahipliği yapıyor. Eyalette tespit edilen paylaşımların yüzde 65’inde “istila” teması görülürken, yüzde 26’sında Müslüman kuruluşların soruşturulması isteniyor.

Vaka Sayılarını Arttıran Tesir Sahipleri: Siyasetçiler ve Influencerlar

Rapora göre “Müslüman istilası” anlatısı yalnızca kimliği belirsiz ya da küçük sosyal medya hesapları tarafından yayılmıyor. Kamuoyunda tanınan siyasetçiler ve milyonlarca takipçisi bulunan influencer’lar de bu söylemin üretilmesinde ve dolaşıma sokulmasında rol oynuyor.

Equality Labs, Kasım 2026’da yapılacak ara seçimler öncesinde 25’ten fazla seçilmiş siyasetçinin İslamofobik söylemlere katıldığını ya da bu söylemleri yaygınlaştırdığını tespit etti. Raporda Teksas Valisi Greg Abbott, “Müslüman Kardeşler” örgütünü hedef alan yürütme kararnamesiyle anılıyor. Senatör Tommy Tuberville ve Temsilci Randy Fine, “Şeriat Karşıtı Yasa” girişimleriyle listede yer alıyor. Florida Valisi Ron DeSantis’in bazı Müslüman kuruluşları “radikal İslamcı terör örgütü” olarak tanımlayan kararnamesi de raporda inceleniyor. Temsilciler Chip Roy ve Keith Self ise “Şeriattan Arındırılmış Amerika” adı verilen girişimle öne çıkıyor.

Sosyal medya cephesinde, takipçi sayıları milyonlarla ifade edilen hesaplar geniş bir erişim alanı sağlıyor. Equality Labs’ın Ocak 2026 itibarıyla hazırladığı listeye göre X’in sahibi Elon Musk, 231,3 milyon takipçisiyle bu hesaplar arasında en geniş kitleye sahip isim.

Radyo sunucusu Alex Jones’un 4,4 milyon, yorumcu Benny Johnson’ın 4 milyon, oyuncu James Woods’un 5,2 milyon, Fox News sunucusu Laura Ingraham’ın 5,2 milyon ve “Libs of TikTok” hesabının 4,5 milyon takipçisi bulunuyor. Raporda bu isimler, inceleme döneminde İslamofobik içerikler paylaşan ya da bu içeriklerin dolaşımını artıran hesaplar arasında gösteriliyor.

Araştırmacılar, büyük hesapların yerel düzeyde üretilen ve başlangıçta sınırlı bir kitleye ulaşan içerikleri milyonlarca kullanıcıya taşıdığını belirtiyor. Böylece tek bir mahalle, okul, cami ya da belediye toplantısı etrafında başlayan tartışmalar kısa sürede ulusal ölçekte bir kimlik ve güvenlik meselesine dönüşebiliyor.

Raporda ayrıca belediye meclisi oturumları, yerel yönetim toplantıları ve halka açık etkinliklerin bu tartışmaların sahnelendiği alanlar hâline geldiği belirtiliyor. Bazı sosyal medya influencer’larının viral içerik üretmek amacıyla bu toplantılarda kasıtlı biçimde gerginlik yarattığı örnekler de çalışmada yer alıyor.

Araştırmacılara göre bu anlatılar çoğu zaman beyaz Hristiyan milliyetçiliğiyle birleşiyor. ABD’nin bir Hristiyan ulus olarak kurulduğunu ve bu kimliği koruması gerektiğini savunan yaklaşım, Müslümanların ülkedeki varlığını yalnızca dinî farklılık üzerinden değil, ulusal kimliğe yönelik bir tehdit olarak da sunuyor.

Nefret Söyleminin Gündelik Hayattaki Sonuçları

Equality Labs raporu, çevrimiçi söylemlerin gündelik hayata ve kamu politikalarına nasıl yansıdığını da inceliyor. 26 Kasım 2025’te Washington DC’de iki Ulusal Muhafız görevlisinin vurulduğu ve görevlilerden birinin hayatını kaybettiği saldırı, bu örneklerden biri olarak ele alınıyor.

Saldırganın Afganistan kökenli olduğunun açıklanmasının ardından sosyal medyadaki tartışmalar kısa sürede yalnızca failin eyleminden uzaklaştı. Söylem, Afganlar başta olmak üzere göçmen toplulukların tamamını güvenlik tehdidi olarak gösteren bir çerçeveye dönüştü. Olayın ardından ABD hükûmeti Afganistan vatandaşlarına yönelik vizeleri askıya aldı. 1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe giren genişletilmiş seyahat yasağı ise 35’ten fazla ülkeyi kapsayacak biçimde büyütüldü.

Araştırmacılar, benzer bir asimetrinin medya dilinde de uzun süredir görüldüğünü belirtiyor. Şiddet eyleminin faili Müslüman ya da göçmen olduğunda tartışma çoğunlukla göç, din ve ulusal güvenlik politikalarına genişliyor. Beyaz faillerin gerçekleştirdiği saldırılar ise daha sık biçimde bireysel bir olay olarak ele alınıyor; failin ruh sağlığına ya da kişisel geçmişine odaklanılıyor.

Rapora göre yeni seyahat kısıtlamaları Suriye, Güney Sudan, Nijer, Mali ve Burkina Faso vatandaşlarının ABD’ye girişini tamamen engelliyor. Afrika kıtasındaki 15 ülkenin vatandaşlarına ise kısmi kısıtlamalar uygulanıyor. Böylece dünya ülkelerinin yaklaşık yüzde 20’si tam ya da kısmi seyahat kısıtlamalarının kapsamına giriyor. Kısıtlamalar yalnızca yeni vize başvurularını etkilemiyor. ABD vatandaşlarının aile üyeleri ve Afgan ordusuyla birlikte çalışmış kişilere verilen özel göçmen vizelerinin sahipleri de düzenlemeden etkileniyor.

Ayrıca, Teksas ve Florida gibi eyaletlerde Müslüman sivil toplum kuruluşlarının “terör örgütü” olarak tanımlanmasına yönelik girişimler de ele alınıyor. Şeriat karşıtı yasa teklifleri ve Arapça sokak isimlerinin yasaklanmasını amaçlayan girişimler de aynı siyasi atmosferin parçaları arasında gösteriliyor.

Bununla birlikte rapor, 2025’in Müslüman Amerikalıların siyasi katılımı açısından önemli bir yıl olduğunu da hatırlatıyor. Ülke genelinde 76 Müslüman aday seçimlere katıldı ve bunlardan 38’i seçildi. Zohran Mamdani, New York’un ilk Müslüman ve Güney Asya kökenli belediye başkanı oldu. Ghazala Hashmi ise Virginia’da eyalet genelinde seçilen ilk Müslüman kadın olarak kayıtlara geçti. Araştırmacılar, İslamofobik söylemlerdeki yükselişin Müslüman Amerikalıların siyasi görünürlüğü ve sivil katılımındaki artışla aynı döneme denk geldiğine dikkat çekiyor.

Amerikalı Müslümanların Ayrımcılık Şikâyetleri Rekor Kırdı

Equality Labs’ın bulguları, ABD’deki İslamofobiye ilişkin diğer sivil toplum raporlarıyla da benzer bir tablo ortaya koyuyor. Müslüman sivil haklar örgütü CAIR’in 2026’da yayımladığı yıllık rapora göre, 2025 yılında örgüte iletilen ayrımcılık şikâyetlerinin sayısı 8 bin 683’e yükseldi. Bu sayı, CAIR’in kayıt tutmaya başladığı 1996’dan bu yana ulaşılan en yüksek seviye oldu.

Son üç yıldır artış gösteren şikâyetlerin en fazla kaydedildiği eyaletler arasında Florida, Illinois, Minnesota, Oklahoma ve Teksas bulunuyor. CAIR’in Minnesota şubesi, bir önceki yıla göre yüzde 96 artışla 693 vaka kaydetti. Chicago şubesine ulaşan başvurular ise yüzde 65 artarak 877’ye çıktı.

Al Jazeera’ya konuşan CAIR yetkilileri, 2025 yılını Müslümanların hayatın farklı alanlarında karşı karşıya kaldığı baskının belirgin biçimde arttığı bir dönem olarak değerlendirdi. Şikâyetlerin dağılımında istihdam alanındaki ayrımcılık 1.101 vakayla ilk sırada yer aldı. Bunu 568 göç ve iltica şikâyeti ile 555 doğrudan nefret olayı izledi. Cami ve namaz odalarını hedef alan 33 ayrı olay da örgütün kayıtlarına geçti. (P)

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler