Savaş

Hürmüz Yeniden Savaş Alanı: Gemi Trafiği Durma Noktasında, Petrol Yükselişte

ABD ile İran arasında haziranda sağlanan mutabakat, Hürmüz Boğazı’nın denetimi ve ticari geçişler üzerindeki anlaşmazlıkla fiilen işlevsizleşti. Washington’ın İran’daki kıyı savunma ve deniz unsurlarını hedef alan saldırılarına Tahran, Körfez’deki ABD üslerini füze ve İHA’larla vurarak karşılık verirken, Boğaz trafiği beş haftanın en düşük seviyesine indi, petrol fiyatları yükseldi ve alternatif enerji güzergâhları yeniden gündeme geldi.

Hürmüz Yeniden Savaş Alanı: Gemi Trafiği Durma Noktasında, Petrol Yükselişte
Umman Denizi'nde görev yapan CENTCOM bünyesindeki Amerikan savaş gemilerinin 30 Haziran'da çekilmiş fotoğrafı. | Fotoğraf: CENTCOM.

ABD ile İran arasında haziran ayında sağlanan geçici mutabakatın ardından bir süre yavaşlayan askerî gerilim, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin nasıl düzenleneceğine ilişkin anlaşmazlık nedeniyle yeniden yoğunlaştı.

İran Devrim Muhafızları Ordusunun izinsiz geçiş yaptığını öne sürdüğü ticari gemilere müdahale etmesi üzerine ABD, İran’ın kıyı savunma sistemlerini, radarlarını ve deniz unsurlarını hedef alan yeni operasyonlar başlattı. İran ise Körfez ve çevresinde ABD askerlerinin bulunduğu üs ve tesislere füze ve İHA saldırıları düzenlediğini açıkladı.

Tarafların son açıklamaları, haziran ortasında üzerinde uzlaşılan ve 17 Haziran’da imzalandığı bildirilen İslamabad Mutabakatı’nın sahada uygulanmadığını gösteriyor. Anlaşmanın ortak bir kararla resmen feshedildiğine ilişkin açıklama bulunmasa da saldırıların durdurulması, Boğaz’da güvenli geçiş sağlanması ve diplomatik görüşmelerin sürdürülmesine ilişkin temel hükümler fiilen askıya alınmış durumda.

Mutabakatın İlk Büyük Krizi 6 Temmuz’da Başladı

ABD ile İran arasındaki geçici mutabakat, Ankara’daki NATO toplantısından önce İran Devrim Muhafızlarının 6 Temmuz’da Hürmüz Boğazı yakınlarında üç ticari gemiyi hedef almasıyla ilk ciddi krizini yaşadı.

Tahran, aralarında Katar’a ait bir sıvılaştırılmış doğal gaz tankerinin de bulunduğu gemilerin İran makamlarından izin almadan Boğaz’dan geçmeye çalıştığını savundu. ABD ise İran’ın uluslararası deniz trafiğini tek taraflı olarak izne bağlama yetkisinin bulunmadığını belirterek ertesi gün İran’daki askerî hedeflere saldırdı.

Bunu takip eden günlerde karşılıklı operasyonlar kesintisiz devam etti. ABD Başkanı Donald Trump geçen hafta mutabakatı kendi açısından “sona ermiş” olarak gördüğünü söylerken, görüşmelerin yeniden başlaması ihtimalini tamamen dışlamadı. İranlı yetkililer ise Washington’ın anlaşmanın yükümlülüklerini ihlal ettiğini ve bu koşullarda Tahran’ın da mutabakatı uygulamayacağını açıkladı.

ABD İran’ın Kıyı Savunmasını ve Deniz Kapasitesini Hedef Aldı

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), pazar gecesi İran’a yönelik yeni bir saldırı dalgası başlatıldığını duyurdu. CENTCOM, operasyonların İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemilere saldırma kapasitesini zayıflatmayı amaçladığını bildirdi.

ABD ordusuna göre saldırılarda İran’a ait hava savunma sistemleri, kıyı radarları, füze ve İHA altyapısı ile küçük askerî tekneler hedef alındı. Operasyonlarda savaş uçakları ve donanma unsurlarının yanı sıra tek yönlü saldırı İHA’ları ve insansız deniz araçları da kullanıldı.

CENTCOM, cumartesi gecesi yaklaşık 140, üç gece boyunca ise 300’den fazla İran askerî hedefinin vurulduğunu açıkladı. ABD tarafından duyurulan hedef ve hasar rakamları bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmadı. İran’ın güneyindeki Hürmüzgan ve Huzistan eyaletleri başta olmak üzere birçok bölgede patlamalar bildirildi. Bender Abbas, Sirik ve Cask kentleri ile Hürmüz Boğazı’ndaki Keşm Adası çevresi saldırıların yoğunlaştığı noktalar arasında yer aldı.

İran’daki Saldırılarda En Az İki Kişi Öldü

İranlı yetkililere göre ABD’nin sabaha karşı düzenlediği saldırılarda İsfahan’a bağlı Nain ilçesinde bir kişi hayatını kaybetti, yedi kişi yaralandı.

Huzistan eyaletindeki Mahşehr kentinde bir tarımsal su pompalama tesisinin vurulması sonucu bir güvenlik görevlisinin öldüğü, dört kişinin de yaralandığı bildirildi.

İranlı makamların ilk açıklamalarına göre son saldırılarda en az iki kişi hayatını kaybetti, 11 kişi yaralandı. Hasarın boyutuna ve hedef alınan diğer bölgelere ilişkin incelemelerin sürdüğü belirtildi.

İran’ın Misillemesi Körfez Ülkelerine Yayıldı

İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’nin saldırılarına karşılık olarak bölgede Amerikan askerlerinin bulunduğu üs ve tesisleri hedef alan geniş çaplı füze ve İHA operasyonları başlattığını açıkladı.

İran, Bahreyn’de ABD Donanmasının 5. Filosuna ev sahipliği yapan Cufeyr bölgesi ile Şeyh İsa Hava Üssü’nü hedef aldığını bildirdi. Tahran ayrıca Kuveyt’teki ABD füze sistemlerine, Umman’daki hava ve deniz gözetleme radarlarına ve Ürdün’deki Prens Hasan Hava Üssü’ne saldırılar düzenlendiğini öne sürdü.

İran’ın ileri sürdüğü hasar rakamları hedef alınan ülkeler tarafından doğrulanmadı. Ürdün ordusu İran’dan gelen dört füzenin düşürüldüğünü ve herhangi bir can ya da mal kaybı yaşanmadığını açıkladı.

Kuveyt ordusu hava savunma sistemlerinin “düşmanca hava hedeflerine” müdahale ettiğini duyururken Bahreyn’de saldırı sirenleri çaldı. Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri de İran’dan gelen füze ve İHA’lara karşı hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini bildirdi.

İran’ın Katar’ı da hedef alması, diplomatik temasların geleceği açısından ayrıca önem taşıyor. Katar, Umman ve Pakistan ile birlikte ABD-İran görüşmelerinde arabuluculuk faaliyetleri yürüten ülkeler arasında bulunuyordu.

Hürmüz Boğazı’nda İki Farklı Geçiş Düzeni

Son çatışmaların merkezinde, Hürmüz Boğazı’ndan hangi koşullar altında geçiş yapılabileceği ve deniz trafiğini kimin düzenleyeceği konusundaki anlaşmazlık bulunuyor.

İran Devrim Muhafızları, “yabancı müdahalenin yol açtığı istikrarsız güvenlik durumu” gerekçesiyle Boğaz’ın ikinci bir duyuruya kadar kapatıldığını açıkladı. Tahran, geçişlerin yeniden başlamasını ABD ordusunun Boğaz’daki faaliyetlerine son vermesi ve kıyı ülkelerinin kara suları üzerindeki egemenliğine saygı göstermesi şartına bağlıyor.

Devrim Muhafızları Donanması, pazar gecesi İran makamlarından izin almadan geçmeye çalıştığını öne sürdüğü iki geminin sistemlerini devre dışı bırakarak ilerlemelerini durdurduğunu bildirdi. Gemilerin adları ve müdahalenin ayrıntıları açıklanmadı.

ABD ise İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma veya uluslararası gemi geçişlerini tek taraflı olarak izne bağlama hakkı bulunmadığını savunuyor. Trump, Boğaz’ın ticari gemilere açık olduğunu ileri sürerken CENTCOM da deniz trafiğinin tamamen durmadığını belirtti.

ABD Donanmasının öncülüğündeki Ortak Denizcilik Bilgi Merkezi, güvenlik tehdidinin çok yüksek olduğunu ancak Umman kıyılarına yakın genişletilmiş güney rotasının iki yönlü geçişlerde kullanılabileceğini açıkladı.

Hürmüz Boğazı’ndan Geçebilen Gemiler Takip Sistemlerini Kapatıyor

İran, ABD’nin desteklediği güney rotasının bölgedeki deniz trafiğini daha güvenli hâle getirmediğini savunuyor. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bazı gemilerin bu rotayı kullanırken otomatik tanımlama ve takip sistemlerini kapatmaya zorlandığını ileri sürdü. Bekayi, bu durumun gemiler arasında çarpışma ve çevre kazası riskini artırdığını söyledi.

Gemi takip verileri de Boğaz’dan geçen birçok tankerin güvenlik gerekçesiyle transponderlerini kapattığını gösteriyor. Bu nedenle farklı veri şirketlerinin açıkladığı günlük geçiş sayıları arasında belirgin farklılıklar bulunabiliyor.

Son Saldırılarla Birlikte Trafik Beş Haftanın En Düşük Seviyesine İndi

Kpler verilerine dayanan Reuters haberine göre pazar günü Hürmüz Boğazı’ndan yalnızca altı gemi geçti. Bu rakam, son beş haftanın en düşük günlük geçiş sayısı olarak kaydedildi. Geçiş yapan gemiler arasında İran’dan yaklaşık 2 milyon varil ham petrol taşıyan Humanity ile Kuveyt’ten 500 bin varil petrol ürünü taşıyan Capetan Andreas tankerleri bulunuyor. Üç boş tanker ise petrol yüklemek üzere Körfez’e giriş yaptı. Hafta sonu boyunca gemi takip sistemlerinde Boğaz’a giriş yaptığı görülen herhangi bir sıvılaştırılmış doğal gaz tankeri kaydedilmedi.

Kpler verilerine göre aynı gün 14 ticari geminin geçiş yaptığı bildirildi. İki sayı arasındaki farkın gemilerin türü, takip sistemlerinin kapalı olması veya kullanılan zaman aralığından kaynaklanabileceği değerlendiriliyor. Verilere göre Hürmüz Boğazı’ndan 10 Temmuz’da 20, 11 Temmuz’da ise 24 ticari gemi geçti. Mutabakat sonrasındaki en yoğun trafik, 76 geminin geçiş yaptığı 24 Haziran’da kaydedildi.

Savaş öncesinde Boğaz’dan günlük ortalama 130 gemi geçiyordu. Çatışmaların başlamasıyla trafik yüzde 90’dan fazla azalmış, haziran mutabakatının ardından günlük geçiş sayısı yeniden 70’in üzerine çıkmıştı.

Petrol Ticareti İran Sevkiyatlarıyla Sınırlı Kaldı

Boğaz’ın yeniden kapatılmasının ardından görünür ham petrol trafiği büyük ölçüde İran’dan yapılan sevkiyatlarla sınırlı kaldı. İran’dan yaklaşık 2 milyon varil ham petrol taşıyan Humanity tankerinin yanı sıra Kuveyt’ten 500 bin varil petrol ürünü yüklenen Capetan Andreas da Boğaz’dan çıkış yaptı.

Suudi Arabistan’dan Hindistan’a giden ve gübre yüklü olduğu tahmin edilen Minoan Courage gemisi de geçiş yapan gemiler arasında yer aldı. Diğer gemilerin önemli bölümünün boş olduğu veya Körfez’deki limanlardan yük almak üzere bölgeye girdiği değerlendiriliyor. Hafta sonu boyunca gemi takip sistemlerinde Boğaz’a giriş yaptığı görülen herhangi bir sıvılaştırılmış doğal gaz tankeri ise kaydedilmedi.

Savaş öncesinde küresel ölçekte ticarete konu olan petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın yaklaşık beşte biri Hürmüz Boğazı üzerinden taşınıyordu. Irak, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri açısından Boğaz’daki kesintiler yalnızca sevkiyatların gecikmesi değil, ihracat gelirlerinin ve kamu bütçelerinin doğrudan baskı altına girmesi anlamına geliyor. Özellikle petrol ihracatının yaklaşık yüzde 95’ini Hürmüz üzerinden gerçekleştiren Irak, alternatif güzergâh arayışlarının merkezinde bulunuyor.

Middle East Eye’ın Iraklı ve bölgesel yetkililere dayandırdığı haberine göre Irak, Suriye ve ABD, Kerkük’ten Suriye’nin Akdeniz kıyısındaki Banyas Limanı’na uzanan tarihî petrol boru hattını yeniden faaliyete geçirmeyi planlıyor. Yaklaşık 800 kilometrelik hattın geçmişte günlük 300 bin varil taşıma kapasitesine sahip olduğu, ancak yeniden kullanılabilmesi için pompalar, depolama tesisleri ve elektrik altyapısı dâhil kapsamlı bir yenilemeye ihtiyaç duyduğu belirtiliyor. Projenin hayata geçirilmesinin iki ila üç yıl sürebileceği tahmin edilse de girişim, Hürmüz Boğazı’na bağımlılığı azaltmaya yönelik daha geniş bölgesel arayışların hızlandığını gösteriyor.

Bununla birlikte kısa vadede mevcut boru hatlarının sınırlı kapasitesi, güvenlik sorunları ve yeniden inşa ihtiyacı nedeniyle Körfez petrolünün büyük bölümü için Hürmüz Boğazı’nın yerini alabilecek hazır bir güzergâh bulunmuyor. Bölgedeki sevkiyatların yeniden yavaşlaması bu nedenle yalnızca günlük petrol akışını değil, küresel enerji tedarikinin sürekliliğini de doğrudan etkiliyor.

Petrol Fiyatları Yüzde 3’ten Fazla Yükseldi

Karşılıklı saldırıların yeniden yoğunlaşması ve Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin keskin şekilde azalması, petrol fiyatlarının haftaya yükselişle başlamasına neden oldu. Brent ham petrolün varil fiyatı pazartesi sabahı yüzde 3,5 civarında artarak 78,68 dolara çıktı. ABD tipi Batı Teksas petrolü ise yüzde 3,47 yükselişle 73,89 dolardan işlem gördü.

Uluslararası Enerji Ajansının verilerine göre haziran mutabakatının ardından küresel petrol arzı günlük 4,1 milyon varil artmıştı. Buna rağmen toplam arz, savaş öncesindeki seviyenin günlük yaklaşık 9,4 milyon varil altında kalmaya devam ediyor.

Nakliye şirketlerinin güvenlik gerekçesiyle Körfez’e girişleri yavaşlatması ve bazı tankerlerin farklı rotalara yönelmesi, enerji fiyatları üzerindeki baskının sürebileceğine işaret ediyor.

Maskat’taki Görüşmelerden Sonuç Çıkmadı

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, İran ile Umman heyetlerinin Maskat’ta Hürmüz Boğazı’ndan geçişleri düzenleyecek bir mekanizma oluşturmak amacıyla görüştüğünü ancak toplantılardan sonuç alınamadığını söyledi.

Bekayi, görüşmelerin ABD’nin Umman üzerindeki “açık ve örtülü baskısı” nedeniyle sonuçsuz kaldığını savundu. Washington bu iddiaya ilişkin açıklama yapmadı. İranlı sözcü, mutabakatın “kriz sürecine girdiğini” belirterek ABD yükümlülüklerini ihlal etmeye devam ettiği sürece Tahran’ın da anlaşmayı uygulamayacağını söyledi.

Katar, Pakistan ve Umman’ın taraflar arasındaki temasları sürdürdüğü bildiriliyor. Ancak saldırıların genişlemesi ve arabuluculuk yapan ülkelerin de İran’ın füze ve İHA operasyonlarına hedef olması, mevcut diplomatik kanalların hareket alanını daraltıyor.

Taraflar mutabakatın resmen sona erdiğini ortak bir açıklamayla duyurmuş değil. Buna karşılık saldırıların durdurulması, Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçiş sağlanması ve 60 günlük müzakere sürecinin ilerletilmesine ilişkin temel hükümler artık uygulanmıyor. Mevcut tablo, diplomatik anlaşmanın hukuken yürürlükte olsa bile sahada işlevini büyük ölçüde kaybettiğini gösteriyor. (P/AA)

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler