Avusturya’da Başörtüsü Yasağı İçin Anayasal İnceleme Ertelendi
Avusturya Anayasa Mahkemesi, 14 yaşından küçük kız öğrencileri kapsayan başörtüsü yasağına karşı yapılan başvuruları, düzenleme henüz yürürlüğe girmediği gerekçesiyle kabul edilemez buldu. Mahkeme, yasağın anayasaya uygun olup olmadığı konusunda karar vermedi. IGGÖ, yasağın uygulanmasının ardından Anayasa Mahkemesine yeniden başvuracağını açıkladı.
Avusturya Anayasa Mahkemesi (VfGH), okullarda 14 yaşından küçük kız öğrencilerin başörtüsü takmasını yasaklayan düzenlemeye karşı beş öğrenci ve aileleri tarafından yapılan iki başvuruyu usulden reddetti. Basın açıklaması yayımlayan mahkeme, 9 Temmuz’da duyurduğu kararında, yasağın 1 Eylül 2026 tarihinde yürürlüğe gireceğini ve başvuru sahiplerinin henüz düzenlemeden doğrudan etkilenmediğini belirtti. Bu nedenle başvuruların esası incelenmedi ve yasağın anayasaya uygun olup olmadığı konusunda herhangi bir hüküm kurulmadı.
Başvurular, yaşları 9 ile 12 arasında değişen beş kız öğrenci ile ebeveynleri tarafından geçtiğimiz mart ve nisan aylarında yapılmıştı. Öğrenciler, başörtüsünü kişisel ve dinî inançları doğrultusunda taktıklarını belirterek düzenlemenin din özgürlüğü, eşitlik ilkesi ve devletin dinî tarafsızlığı bakımından temel haklarını ihlal ettiğini savunmuştu.
Anayasa Mahkemesi: “Henüz Doğrudan Bir Hak İhlali Yok”
Avusturya hukukunda bir kanunun doğrudan iptalini talep eden bireysel başvurunun kabul edilebilmesi için düzenlemenin başvuru sahibinin hukuken korunan menfaatlerini güncel ve doğrudan biçimde etkilemesi gerekiyor.
Anayasa Mahkemesine göre öğrenciler hâlen okullarda başörtüsü takabiliyor, ebeveynler de kanunda öngörülen yükümlülüklere henüz tabi bulunmuyor. İleride para cezası uygulanabilecek olması ise tek başına mevcut ve doğrudan bir etkilenmenin kabul edilmesi için yeterli görülmedi.
Mahkeme, kanun yürürlüğe girmeden önce başvuru yapılabilmesinin ancak kişilerin şimdiden mali harcama, teknik düzenleme veya benzeri somut tedbirler almak zorunda bırakıldığı istisnai durumlarda mümkün olduğunu kaydetti. Başörtüsü yasağı bakımından böyle bir durumun bulunmadığına hükmetti. Karar bu nedenle yasağın hukuki içeriğine ilişkin bir değerlendirme değil, başvurunun zamanlamasına ilişkin usule dayalı bir ret niteliği taşıyor.
Cezai Yaptırımları Olan Yasak 1 Eylül’de Yürürlüğe Girecek
Okullarda Eğitim Kanunu’nun 43a maddesi, 1 Eylül 2026’dan itibaren 14 yaşını doldurmamış kız öğrencilerin “başı İslami geleneklere göre örten bir başörtüsü” takmasını yasaklıyor. Yasak okul binası içinde geçerli olacak; okul dışında düzenlenen dersler, okul etkinlikleri ve okulla bağlantılı bazı dış faaliyetler ise kapsam dışında kalacak. Ebeveynler, çocuklarının yasağa uymasını sağlamakla yükümlü tutulacak.
Yasağa ilk kez uyulmaması hâlinde okul yönetimi öğrenci ve ebeveynlerle bir görüşme gerçekleştirecek. İhlalin tekrarlanması durumunda eğitim makamları sürece dâhil olacak ve aile zorunlu bir görüşmeye çağrılacak. Görüşmelerin ardından yasağın yeniden ihlal edilmesi hâlinde ebeveynlere idari para cezası uygulanabilecek. Yaptırım doğrudan öğrencilere değil, yasağa uyulmasını sağlamakla yükümlü tutulan ebeveynlere yöneltilecek.
Ailelerin Yeniden Başvurması İçin Yasağın Uygulanması Beklenecek
Mahkemenin kararının ardından yasağın 1 Eylül’de yürürlüğe girmesinin önünde mevcut başvurulardan kaynaklanan herhangi bir hukuki engel kalmadı. Yasaktan etkilenen aileler, düzenleme uygulanmaya başladıktan sonra idari işlemlere ve olası para cezalarına karşı olağan yargı yollarına başvurabilecek. Bu süreçte verilen kararların ardından mesele yeniden Anayasa Mahkemesinin önüne taşınabilecek.
Avusturya İslam Cemaati (IGGÖ), mahkemenin başvuruları yalnızca usule ilişkin gerekçelerle reddettiğini, din özgürlüğü, eşitlik ilkesi ve devletin dinî ve ideolojik tarafsızlığı hakkındaki anayasal itirazların geçerliliğini koruduğunu açıkladı. IGGÖ, başvurularla aileler yaptırımlarla karşılaşmadan önce anayasal bir açıklık sağlanmasının amaçlandığını ancak karar nedeniyle bunun şimdilik mümkün olmadığını bildirdi.
Kurum, yasağın yürürlüğe girmesinin ardından etkilenen ailelerle birlikte Anayasa Mahkemesine yapılacak yeni başvuruyu hazırlayacağını, ailelere hukuki, din eğitimiyle ilgili ve manevi destek sunacağını açıkladı. IGGÖ ayrıca öğrencilerin para cezasının muhatabı olmadığını vurgulayarak başörtüsü taktıkları gerekçesiyle baskı altına alınmamaları, utandırılmamaları veya derslerden uzaklaştırılmamaları gerektiğini belirtti.
Anayasa Mahkemesi Benzer Bir Yasağı 2020’de İptal Etmişti
Avusturya Anayasa Mahkemesi, ilkokullardaki benzer bir başörtüsü yasağını Aralık 2020’de anayasaya aykırı bularak iptal etmişti. Önceki düzenleme, öğrencilerin on yaşını doldurduğu öğretim yılının sonuna kadar dinî veya ideolojik nitelikte başı örten kıyafetler giymesini yasaklıyordu. Mahkeme, kanunun uygulamada yalnızca Müslüman kız öğrencileri hedef aldığını, diğer dinlere ait karşılaştırılabilir kıyafet ve sembolleri kapsam dışında bıraktığını tespit etmişti.
2020 tarihli kararda, yalnızca belirli bir dine ait kıyafetin yasaklanmasının devletin dinî ve ideolojik tarafsızlığıyla bağdaşmadığı ve Müslüman öğrencileri ayrımcı biçimde diğer öğrencilerden ayırdığı belirtilmişti.
Mahkeme ayrıca yasağın öğrencilerin eğitime erişimini zorlaştırabileceğine, toplumsal dışlanmayı artırabileceğine ve aileleri özel okul veya evde eğitim gibi seçeneklere yöneltebileceğine dikkat çekmişti. Dinî veya toplumsal baskıyla mücadele edilmesi gerektiğini kabul eden Mahkeme, yaptırımların baskıyı uygulayanlar yerine başörtüsü takan öğrencileri hedef almaması gerektiğini kaydetmişti.
Yeni düzenlemede yaş sınırı 14’e çıkarılırken yasak, önceki kanuna kıyasla daha açık biçimde İslami geleneklere göre kullanılan başörtüsüne yöneltildi. Anayasa Mahkemesinin 9 Temmuz tarihli kararı ise yeni düzenlemenin 2020’de belirlenen anayasal ölçütleri karşılayıp karşılamadığı sorusuna henüz yanıt vermedi.
Avusturya’da başörtüsü tartışması, 2019’da ilkokullarda getirilen ilk yasağın Anayasa Mahkemesi tarafından 2020’de eşitlik ilkesi ile devletin dinî ve ideolojik tarafsızlığına aykırı bulunarak iptal edilmesine dayanıyor. Buna rağmen ÖVP, SPÖ ve NEOS koalisyonu, yaş sınırını 14’e çıkaran ve doğrudan İslami başörtüsünü hedef alan yeni düzenlemeyi 2025 sonunda kabul etti. Yeni yasağı karşı çıkanlar, çocukları koruma ve entegrasyon gerekçeleriyle savunulan yasağın yalnızca Müslüman kız çocuklarının dinî görünürlüğünü sınırlandırdığını, öğrencileri damgalama ve okul ortamındaki ayrımcılığı artırma riski taşıdığını belirtiyor. (P)