'Hac İbadeti'

Bu Sene Hac Döneminde Neden Daha Fazla Kişi Hayatını Kaybetti?

Hac ibadetinin gerçekleştiği günlerde şu ana kadar 550'den fazla kişinin hayatını kaybettiği haberlere yansıdı. Aşırı sıcaklar ve "vizesiz" olarak Mekke ve Medine'ye gelen insan sayısındaki artış nedeniyle bu sene durumun kötüleştiği ifade ediliyor. Yaşananları ve son durumu bölgedeki organizatörlere sorduk.

Mekke'deki hacı adaylarını aşırı sıcaklara karşın serinletmeye çalışan Suudi görevliler. Fotoğraf: Issam Rimawi - AA.

Kutsal topraklarda hac görevini yerine getirenler arasında bu sene en az 550 kişinin vefat etmesi gündeme oturdu. Arafat ve Müzdelife’de 15 Haziran’daki Kurban Bayramı arifesinde vakfe görevlerini yapan ve şeytan taşlayan milyonlarca Müslüman, daha sonra Kabe’de ziyaret tavafı ve sa’yi gerçekleştirdi. Dünyanın dört bir yanından kutsal topraklara gelen Müslümanlar, bu gerekleri yerine getirmenin ardından hacı oldu. Fakat resmî olarak 2 milyona yakın kişinin hac yaptığı bu sene, hacdaki ölümler de oldukça yüksek seviyedeydi. 

Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Muhammed el-Abdulali, Kurban Bayramı öncesinde SPA’ya yaptığı açıklamada, hacıların sağlığı için tehdit oluşturan önemli ölçüde sıcaklık artışı nedeniyle bu yılki hac sezonunun büyük bir zorlukla karşı karşıya olduğunu söylemişti. Yaz aylarına denk gelen hac dönemi nedeniyle hacı adaylarına bol su içmeleri, şemsiye kullanmaları ve mümkün oldukça güneş altında kalmaktan kaçınmaları tavsiye ediliyor. Hac ibadeti süresince, Suudi Arabistan Hac Bakanlığı’nın hacı adaylarına dondurma ve soğuk içecekler temin etmeye çalıştığı aktarıldı. Bu tavsiye ve çabalara rağmen özellikle ileri yaşta olan veya diyabet, kalp ve damar yolu hastalıklarından mustarip hacı adayları sıcaktan daha fazla etkilendi.

Bu Seneki Hac Döneminde Neden Daha Fazla Kişi Hayatını Kaybetti?

Hava sıcaklarının 50 derecenin üzerine çıktığı Mekke ve çevresinde hac ibadeti esnasında yüzlerce insan hayatını kaybetti. 19 Haziran itibarıyla en az 550 kişinin hayatının kaybettiği haberlere yansırken bunun sebebinin sıcak çarpması ya da yüksek sıcaklıkların tetiklediği akut sağlık problemleri olduğu bildiriliyor. Suudi yetkililer, ayrıca, 2 bin 700’den fazla hacının yaşadıkları problemler nedeniyle tedavi gördüğünü bildirdi.

Bu yılki hac döneminde daha çok can kaybı olmasının nedeni olarak, -son günlerdeki sıcak hava dalgasının göstediği üzere- küresel ısınma öne çıkarılıyor. Belirtilen bir faktör ise, daha fazla insanın “kaçak” olarak bu ibadeti yapmak istemesi. Suudi Arabistan her yıl ülkelere farklı kotalar uygulayıp belirli bir kapasitede hacı adayını ülkeye kabul ediliyor. Bu yıl artan maliyetler sebebiyle daha fazla insanın devletler ve yetkili organizatörlere başvurmadan Medine ve Mekke’ye ulaşmak istediği belirtiliyor. Komşu Müslüman ülkerden ticari ve turist vizeleriyle gelmiş kişilerin izinsiz kalmaya devam ettiği ve organizasyon yetkisine sahip olmayan bazı şirketlerin “hac vizesi” sağlamaksızın bölgeye insan taşıdığı ifade ediliyor. Resmî olmayan bu artışın da Suudi yetkililerin yaptığı planlamayı zorlaştırdığı ve kapasite aşımı nedeniyle daha fazla insanın aşırı sıcaklara karşı savunmasız kaldığı tahmin ediliyor.

“Vizesiz Gelenlerin Oluşturduğu Yoğunluk, Sağlık Görevlilerin İşini Zorlaştırdı”

Perspektif olarak son durumu Avrupa’daki Müslümanlara hizmet sağlayan organizatörlerden İslam Toplumu Millî Görüş’ün (IGMG) Hac-Umre Birimi Başkanı Tahir Köksoy’a sorduk. Bu sene daha fazla hacı adayının kutsal topraklara geldiğini ifade eden Köksoy, Suudi yönetiminin kapasite aşımı ve aşırı sıcaklardan kaynaklanan sorunlara mümkün olduğunca cevap vermeye çalıştığını ifade etti:

“Kutsal beldelere gelen hacıların sayısında çok büyük bir artış vardı. Fakat esas zorluk, hac vazifesini yerine getirmek için turist vizesi ile kutsal beldelere gelen insanların oluşturduğu organizasyon karmaşası idi. Bu sene turist vizesiyle hac vazifesini icra etmek için gelmiş, dolayısıyla herhangi bir organizasyona tabi olmadan burada olan çok ciddi sayıda insan vardı. Bu kardeşlerimiz yollarda kalakaldılar, Müzdelife’de, Mina’da çadırsız bir şekilde kaldılar. Bu durum hem bu hacılarımızın kendileri açısından çok büyük zorluklar oluşturdu, hem de Suudi Arabistan hac oganizasyonuna büyük zorluklar çıkarttı.

Hava durumu 48 derece idi ve bazı zamanlarda kutsal topraklarda 58 derecelik sıcaklıkları gördük. Birçok yaşlı hacı, bu sıcak hava ve güneşten saklanacak yerlerinin olmayışı nedeniyle vefat etti. Hacılar, belki bu sene ilk defa yollarda onlarca cenaze ile karşılaştılar. Sağlık ekipleri müdahale etse de turist vizesiyle, dolayısıyla da herhangi bir organizasyon olmaksızın kutsal beldelere gelen kalabalığın yollarda oluşturduğu yoğunluk ve bloke olan trafik nedeniyle sağlık görevlilerinin fenalık geçirenlere ulaşması da hayli zorlaştı. Bir organizasyona tabi olmayan hacılar bu sene ne yazık ki tabiri caizse sahipsiz kaldılar.”

“Tüm Zorluklara Rağmen Rehberlik Görevimizi Başarıyla Tamamladık”

Tahir Köksoy, IGMG Hac-Umre Biriminin hizmet verdiği hacı adaylarını korumak için aldığı önlemleri de aktardı:

“IGMG Hac-Umre Birimi olarak her sene olduğu gibi bu sene de hacılarımızın güvenliğini ön planda tuttuk. Sıcak karşısında sağlıklarının korunması amacıyla Arafat’ta klimalı çadırlarda kalmalarını sağladık. Tecrübeli kafile başkanlarının yönlendirmeleri ile onlara zararlı olabilecek vakitlerde dışarıda olmalarını önledik. Örneğin; bu sene sıcaklardan meydana gelen yüzlerce vefat, öğlen sıcaklarında olduğu için bayramın ikinci, üçüncü ve dördüncü günlerinde hacılarımızın şeytan taşlamasını ikindi namazından sonra yapmalarını sağladık. Bayramın ilk gününde ise sabah namazından sonra yapıldı.

Hac, milyonlarca Müslüman kardeşimizle birlikte kulluk bilincine ermek amacıyla bir araya geldiğimiz devasa bir organizasyon. Bizlerin görevi de, bu ibadetlerini yerine getirirken hacılarımızın vücut ve zihin bütünlüklerini korumak ve onlara iyi bir şekilde rehberlik etmek. Tüm zorluklara rağmen, bu rehberlik görevimizi bu sene de başarıyla tamamladık. Hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz.” (AA/P)

bgucin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

Yazarın diğer yazıları
Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi#0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler