Batı Şeria

Batı Şeria’da Yerleşimci Şiddeti ve İsrail Ordusu Baskınları Tırmanıyor: Bir Yılda 870 Saldırı

İsrail ordusunun baskınları ve yerleşimci saldırıları, işgal altındaki Batı Şeria’da gündelik yaşamı giderek daha kırılgan hale getiriyor. Evler taşlanıyor, yollar kapatılıyor, çocuklar gözaltına alınıyor; besiciler ise hayvan hırsızlığı ve saldırılar nedeniyle geçim kaynaklarını kaybediyor. Birleşmiş Milletler ve uluslararası kuruluşlar, Batı Şeria’daki şiddetin tehlikeli biçimde arttığı uyarısında bulunurken, Filistinliler hayatın her alanında derinleşen bir kuşatma ve yerinden edilme baskısıyla karşı karşıya kalıyor.

Batı Şeria’da Yerleşimci Şiddeti ve İsrail Ordusu Baskınları Tırmanıyor: Bir Yılda 870 Saldırı
20 Mayıs 2026 | İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria’nın kuzey ve orta kesimlerinde baskınlar gerçekleştirirken, çeşitli bölgelerde Filistinlilere ait konut ve ticari yapıları yıktı. | Fotoğraf: Issam Rimawi . Değişiklikler: Perspektif

İran savaşındaki rolü ve ateşkese rağmen Gazze’de sürdürdüğü saldırılar nedeniyle uluslararası tepkilerin odağındaki İsrail, işgal altındaki Batı Şeria’da da baskı ve yerleşimci şiddetini artırmayı sürdürüyor. İsrail ordusunun baskınları Filistinlilere ait arazi ve yapıları hedef alırken, yerleşimcilerin Filistinlileri yerinden etmeye yönelik saldırıları, hırsızlıkları ve mülk gaspları yeniden gündeme geliyor.

Batı Şeria’da Bir Yılda 870’ten Fazla İsrailli Yerleşimci Saldırısı

Batı Şeria’da gündelik hale gelen yerleşimci saldırıları ve baskınlar, uluslararası toplumun dikkatini yeniden bölgeye çevirdi. BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, 21 Mayıs’ta düzenlenen basın toplantısında Batı Şeria’da İsrailliler tarafından bu yıl içinde 20’den fazla yerleşim biriminde can ve mal kaybına yol açan 870’ten fazla saldırı düzenlendiğini belirtti. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (UNOCHA) çalışanlarının, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsraillilerin uyguladığı şiddetin devam ettiği konusunda uyardığını aktaran Dujarric, “UNOCHA, 12-18 Mayıs tarihlerinde, sadece bir hafta içinde, İsrail yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen ve can kaybına veya hasara yol açan en az 49 saldırıyı belgeledi.” dedi.

Dujarric, evlere, tarım arazilerine, araçlara ve camilere yönelik kundaklama saldırılarında artış olduğuna işaret ederek, “Bu yıl içinde 20’den fazla yerleşim biriminde 870’ten fazla yerleşimci saldırısı, can kaybına veya maddi hasara yol açtı.” ifadesini kullandı.

Uluslararası Af Örgütü’nden Uyarı: “İsrail Kudüs ile Batı Şeria Arasındaki Bağlantıyı Kesmeyi Hedefliyor”

Uluslararası toplumdan İsrail’in işlediği insanlık suçlarına karşı tepkiler artarken, İsrail hükûmetinin bu tepkilere misilleme olarak Filistin halkını yerinden etmeye yönelik

Uluslararası Af Örgütü, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün doğusundaki Han el-Ahmer’de yaşayan Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik planların durdurulması çağrısında bulunarak, söz konusu uygulamaların savaş suçu teşkil edebileceği uyarısında bulundu.

İsrail Maliye Bakanı Smotrich, Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı’nın hakkında gizli tutuklama emri talep ettiğini ileri sürerek buna karşılık Doğu Kudüs’teki Filistin köyü Han el-Ahmer’in zorla boşaltılması talimatını vermişti.

Örgütün yaptığı açıklamada, “koruma altındaki sivillerin yasa dışı şekilde zorla yerinden edilmesinin savaş suçu teşkil ettiği ve insanlığa karşı suç kapsamına girebileceği” vurgulanarak, yerinden etme uygulamasının “uluslararası adalete karşı bir misilleme aracı” olarak kullanılmasının uluslararası hukuka açık bir saygısızlık anlamına geldiği kaydedildi.

Açıklamada ayrıca, Han el-Ahmer sakinlerinin yıllardır İsrail’in “E1” planı kapsamında yerinden edilme tehdidi ve devlet destekli yerleşimci şiddetiyle karşı karşıya bulunduğu belirtildi. Söz konusu planın, Kudüs’ün doğusundaki yerleşim birimlerini genişletmeyi ve birbirine bağlamayı hedeflediği, bunun da işgal altındaki Batı Şeria’daki Filistin köy ve kentlerinin daha fazla parçalanmasına yol açtığı ifade edildi.

Filistin’deki İşgali Genişletecek “E1 Projesi” Nedir?

İsrail, tarihsel olarak Doğu Kudüs’ün bir parçası olan ancak Ayrım (Utanç) Duvarı’nın Batı Şeria kısmında kalan Filistin mahallesi Ayzeriye’nin yakınına inşa edilmiş “Maale Adumim” yerleşimini, Batı Kudüs’e giden yola bağlamak için “E1 Projesi” başlatmıştı.

Bu kapsamda, bölgeye 4 binden fazla yasa dışı konut ve oteller inşa etmek için 1999 yılında 12 bin dönüm Filistin toprağı gasbedilmişti.

İsrail yönetimi, Filistin Devleti’nin kurulmasını önleyeceği söylenen “E1 Projesi”ni önceki ABD yönetimlerinin baskıları nedeniyle dondurmuştu. Ancak Başbakan Binyamin Netanyahu, işgal altındaki Batı Şeria’yı filen ikiye bölecek “E1 Projesi”ni Eylül 2025’te onaylamıştı. İsrail “E1 Projesi” ile işgal altında tuttuğu Doğu Kudüs ile Batı Şeria’daki Filistin toprakları arasındaki bağlantıyı kesmeyi hedefliyor.

İsrail’in Gasp, Yıkım ve Gözaltı Politikası

Geçtiğimiz günlerde Batı Şeria’da Ramallah’ın köylerine düzenlediği baskınlarda Filistinlilere ait bir ev ve araçlar da zarar gördü.

Filistin resmi ajansı WAFA’da yer alan habere göre, İsrailliler, Ramallah’ın doğusundaki Berka köyündeki Filistinli Nail Mustafa’ya ait evi taşlayarak, evin pencerelerini kırdı. Köydeki ticari bir araca saldırarak camlarını kıran İsrailliler, köyün ana girişini de taşlarla kapattı.

Attara köyü yakınlarında yerleşimciler, içerisinde bir ailenin bulunduğu araca saldırdı. İsrailli yerleşimciler, Deyr Gassane köyünden gelen aracın camlarını kırdı.

İsrail ordusu ise yaş ve sağlık durumunu gözetmeksizin sivilleri göz altına almaya devam ediyor. Bu durum, İsrail hapishanelerindeki insanlık suçlarına yeniden dikkat çekiyor.

Öte yandan İsrail askerleri, El Halil kentine düzenlediği baskınlarda 3 Filistinliyi gözaltına aldı. Gözaltına alınan Filistinlilerin evlerine baskın düzenlendi, arama yapıldı, eşyalara zarar verildi. El Halil’in güneybatısındaki Dura beldesine de baskın düzenleyen İsrail askerleri, bölgedeki bir apartmanda çok sayıda dairede arama yaptı, eşyaları tahrip etti. Ayrıca İsrail güçlerinin El Halil’in Eski Şehir bölgesindeki baskıcı uygulamalarının arttığı ifade edildi.

İsrail askerleri, Cabir, Selayime ve Vadi Hasın mahallelerinde sokağa çıkma yasağı uyguladı. Sokağa çıkma yasağının, İsrailli yerleşimcilerin, El Halil kentindeki Harem-i İbrahim Camisi’ne ulaşımını sağlamak için uygulandığı aktarıldı.

İsrail ordusu ayrıca, El Halil’in kuzeyindeki Beyt Ummar beldesine baskın düzenleyerek 72 yaşındaki bir adam ile 6 çocuğu da gözaltına aldı. Tubas’ın güneydoğusundaki Tamun beldesinde ise 16 yaşındaki bir kız çocuğunu evine düzenlediği baskınla gözaltına aldığını kaydedildi.

İsrail güçleri ayrıca işgal altındaki Doğu Kudüs’ün kuzeybatısındaki Beyt Annan beldesine de baskın düzenledi. Evinde arama yapılan 17 yaşındaki Hamza Rani Ahmed Rabi, İsrail güçlerince gözaltına alındı.

Filistinli Öğrencilerin Servisine Saldırı

Yerleşimci saldırıları Filistinli çocukları da hedef alıyor. İsrailliler geçtiğimiz günlerde, işgal altındaki Batı Şeria’nın güneyindeki Beytüllahim’e bağlı Reşayide beldesinde Filistinli öğrencileri taşıyan okul servisine saldırdı. Servisteki öğrenciler, Beytüllahim’in doğusundaki Kiysan beldesinde bulunan okullarına gidiyordu.

Reşayide ve Beyt Kiysan beldelerini birbirine bağlayan yolda gerçekleşen saldırıda yaralanan olmazken, Filistinli öğrencilerin korku ve paniğe kapıldığı kaydedildi. Beyt Kiysan ve Reşayide beldeleri arasındaki yolun yakınında bulunan Maale Amos yerleşim yerinden fanatik İsraillilerin, Kiysan ve Reşayide beldelerindeki öğrencilere sık sık saldırıp rahatsız ettiği biliniyor.

Okul servisi saldırısının ardından başka bir grup İsrailli, Nablus’un güneyinde yasa dışı Yitzhar yerleşimi yakınında yoldan geçen bir araca saldırdı. Aracın sürücüsü Marlin Avvad ise saldırıdan kaçarken geçirdiği kaza nedeniyle yaralandı. Filistinli kadın, tedavi için hastaneye sevk edildi.

Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler ayrıca, Nablus’un kuzeyindeki Yasıd köyüne baskın düzenledi. İsrailliler, baskın sırasında Samih Sammara ve oğlunu darbetti. Baba ve oğul darp nedeniyle yaralandı.

Kovalama ve ezme girişiminde bulunan İsraillilerin, Filistinlileri yerinden etmek amacıyla hayatı yaşanmaz hale getirmeyi amaçladığı kaydedildi.

Filistinlilere Ait Tarım Arazileri Tahrip Edildi, Fabrika Yıkıldı

İsrail’in hedefinde Filistinlilere ait tarım arazileri ve yapılar da vardı. Geçtiğimiz hafta İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria’da kaçak yerleşimlere yol açmak için buldozerlerle Filistinlilere ait arazileri kazdı ve Kudüs’ün batısında da bir ana yolu trafiğe kapattı.

Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, İsrail askerleri, Tubas kentine bağlı Atuf köyünde Filistinlilerin arazilerini tahrip etti. İsrail askerleri, kaçak İsrail yerleşimlerine yol götürmek amacıyla köydeki bir yolu toprak setlerle kapattı, çevresindeki geniş bir araziyi buldozerlerle kazdı ve su şebekesini kullanılamaz hale getirdi.

Askerler ayrıca, Kudüs’ün kuzeybatısında 8 köyü birbirine bağlayan bir ana yolu trafiğe kapattı.

Öte yandan, yerleşimci İsrailliler, Beytüllahim’in batısındaki Nehhalin kasabasında Filistinlilerin arazilerinde hayvanlarını otlatarak ekinlere ve zeytin ağaçlarına zarar verdi.

Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım (Utanç) Duvarı ve Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyinin raporuna göre, İsrail ordusu ile Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, sadece nisan ayında Filistin topraklarına ve mülklerine yönelik toplam 1637 saldırı gerçekleştirdi.

İsrail ordusu, geçtiğimiz günlerde  Batı Şeria’nın kuzey ve orta kesimlerinde baskınlar gerçekleştirirken, çeşitli bölgelerde Filistinlilere ait konut ve ticari yapıları yıktı. İsrail buldozerleri, Ramallah’ın batısındaki Hirabsa Beni Haris köyünde bulunan bir çimento fabrikasını da yıkmıştı.

Yerleşimci Zulmü Bayramı da Gölgeledi: Kurbanlık Pazarları Boş Kaldı

Yerleşimcilerin Batı Şeria’da hemen her gün düzenledikleri baskınlarla Filistinlilere, mülklerine, hayvanlarına ve arazilerine zarar vermesi Kurban Bayramı hazırlığı yapan Filistinli Müslümanları da derinden etkiledi. Kurulan hayvan pazarlarında, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin son dönemde artan Filistinlilerin hayvanlarını çalma, ağılları ateşe verme ve otlakları yok etme gibi saldırıları nedeniyle durgunluk yaşanıyor.

Son dönemde ciddi artış kaydeden saldırılarda özellikle kırsal bölgelerde besicilik yapan Filistinli bedeviler hedef alınıyor.

Geçimini hayvancılıkla sağlayan bedeviler, bu saldırılar nedeniyle bir günde 40-50 hayvanını kaybedebiliyor.

Bu saldırılar, kurban pazarlarına da yansıyor. Filistinliler, hayvanlarının çalınması korkusuyla onları ağıllardan çıkarıp meralarda otlatamadıkları için maliyetler artıyor, üretim azalıyor ve fiyatlar yükseliyor. Bu da hayvan pazarlarında belirgin şekilde durgunluğa yol açıyor.

El Halil kentinde kurulan hayvan pazarında yaklaşık 50 yıldır besicilik yapan Filistinli Muhammed Ahmed el-Lebib, önceki yıllara kıyasla bu yıl pazarda alışverişin neredeyse durma noktasına geldiğini söyledi. Kurbanlık fiyatlarındaki artışa dikkati çeken Lebib, “Geçen yıllarda bayram öncesi en az 50 koyun satardım. Bu yıl ise sadece 5 tane satabildim.” dedi.

İtalya ve İrlanda: “Batı Şeria’daki Yerleşimlere Son Verilmesi Gerekiyor”

Son aylarda Batı Şeria’da artan İsrail baskısı Avrupa ülkelerinin de gündemindeydi. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, resmi ziyaret için Roma’da bulunan İrlandalı mevkidaşı Martin ile Başbakanlık binası Chigi Sarayı’nda görüştü. İki başbakan, görüşmelerinin ardından kameraların karşısına geçerek ortak basın açıklamasında Filistin’in durumuna da değindi.

İsrail’in güvenlik hakkına halel getirmeden Gazze ve Batı Şeria’daki durumla ilgili bazı noktalarda hemfikir olduklarına işaret eden Meloni, iki devletli çözümün, mümkün olan tek adil ve kalıcı barış olduğunu ve sivil halka insani yardım sağlanmasının önemi ve İsrailli yerleşimcilerin şiddeti ve yerleşim faaliyetlerinin kınanması konularında mutabık kaldıklarını ifade etti.

İtalyan hükümetinin, Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’a yaptığı insani yardımları takdir ettiğini belirten konuk Başbakan Martin de açıklamasında, “Ancak Gazze’ye çok daha yüksek miktarlarda insani yardımın gönderilmesine izin verilmesi gerekiyor. Batı Şeria’daki şiddete ve orada tekrarlanan yerleşimlere son verilmesi gerekiyor ve bu çatışmaların çözümü için gerçek bir diyalog yolu açmalıyız.” ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği de işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik şiddetle ilişkilendirilen İsrailli yerleşimciler ve yerleşimci örgütlerine yaptırım uygulanması konusunda anlaşmaya varmıştı. 11 Mayıs’ta Brüksel’de yapılan AB dışişleri bakanlarının toplantısında alınan karar, uzun süredir Birlik içinde ilerletilemeyen yaptırım paketinin önünü açmıştı. (P/AA)

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler