GÜNDEM Belçika | Aile Birleşimi Artık Eskisinden Daha Zor

Belçika’nın 2011 ve 2016 yıllarında aile birleşimi mevzuatında yaptığı kısıtlayıcı değişiklikler, aile birleşimini gerçekleştirmek isteyenler için ağır şartlar taşıyor

admin 13 Şubat 2018

Belçika’da, aile birleşimi yoluyla ülkeye gelmek isteyen Türk kökenli vatandaşlara yönelik engeller artıyor.  Ülkede özellikle 2011-2016 yıllarında bu alanda yapılan yasal düzenlemeler, Belçika’daki Türk kökenli vatandaşların haklarına ciddi kısıtlamalar getiriyor.

Aile Birleşimi İçin Şartlar Ağırlaştırıldı

Belçika Federal Göç Merkezinin Haziran 2017’de hazırladığı “Aile Birleşimi Hakkı” başlıklı rapor da yeni getirilen kısıtlamalarla ortaya çıkan zorluklara dikkati çekiyor.

Başvuru yapanları zorlayan ilk husus 2011 yılında yaş sınırındaki değişiklikle ortaya çıkıyor. Mevzuat değişimi sonucu aile birleşimi başvurusu yapan eşte aranan 18 yaş şartı, 21’e yükseltildi.

Öte yandan, başvuru yapan kişinin gelirinin asgari Sosyal Uyum Ödeneği’nin en az yüzde 120’si oranında olması şartı da mevzuata eklenen maddeler arasında yer alıyor.

Aile birleşimi için 2017 yılı itibarıyla başvuran eşte aranan düzenli gelirin en az 1428 avro olması şartı koşuluyor. Belçika’da yaşayan eşin kazancının belirlenmesinde geçici iş sözleşmesi, deneme süresinde elde edilen gelirler ile sosyal çalışmalardan kaynaklanan gelir, aile yardımı, genel işsizlik maaşı ve eğitimi tamamladıktan sonra iş buluncaya kadar verilen bekleme maaşının da kapsam dışı tutulması, başvuru yapan kişinin karşılaştığı engelleri arttırıyor.

Ülkede 2016 yılında yapılan değişikliklerin de aile birleşimine etki edecek önemli kısıtlamaları beraberinde getirdiği dikkati çekiyor. Bu çerçevede üçüncü ülke vatandaşı bir kimsenin başvurusunun değerlendirilme süresinin 6 aydan 9 aya uzatıldığı ortaya çıkıyor. Bu süre istisnai durumlarda ikişer kez üçer ay olmak üzere toplamda 15 aya kadar uzatılabiliyor.

Mevzuata göre aile bireylerine verilen geçici oturum hakkı 3 yıldan 5 yıla uzatılsa da evli kişilerin tek başına oturum hakkını elde edebilmeleri için eşleriyle en az üç yıl evli kalmaları ve bunun bir yılını Belçika’da geçirmiş olmaları gerekiyor.

Diğer yandan, geçici oturum hakkı verilen üçüncü ülke vatandaşlarının aile bireylerinden Belçika’da geçirdikleri ilk yıl boyunca, Belçika toplumuna uyum sağlamaya gönüllü olduğuna dair kanıtlar isteniyor. Bireylerin zorunlu olarak uyum kurslarını katılması gerekiyor.

Kısıtlamalar Türkleri Etkiliyor

Raporda, Türkiye’den Belçika’ya aile birleşiminin sağlanması için verilen vize sayısının, belirtilen kısıtlamalar getirilmeden önce 2011 yılında bin 265 olduğu belirtiliyor. Tüm kısıtlamalar uygulamaya girdikten sonra 2016 yılında ise bu rakam yüzde 63,5’lik azalmayla 461’e kadar düşmüş durumda.

Belçika’da yaşayan Türk kökenli vatandaş sayısının 268 bin 500 civarında olduğu göz önünde bulundurulduğunda 2016’daki rakamın ne kadar düşük olduğu daha belirgin bir hal alıyor. Ağırlaştırılan şartların oluşturduğu caydırıcı etken ve zorluklar, aynı zamanda vize başvurusu sayısındaki düşüşlerle de kendini gösteriyor.

Raporda, kısıtlamaların uygulanmaya başladığı 2011-2016 yıllarında vize başvuru sayısının yüzde 53 oranında azaldığı gözleniyor. 2011 yılında bin 588 olan vize başvurusu sayısı, 2016’da 747’ye düşüyor. (AA)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz!
    Perspektif açık bir tartışmayı teşvik eder. Fakat bununla birlikte ırkçılık ya da farklı gruplara yönelik aşağılama içeren her türlü yorum editörün süzgecine takılacaktır.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar