Almanya Almanya | Irkçı Saldırılar Karşısında Ne Yapmalıyım?

Irkçı şiddet toplumlar için büyük bir tehlike. Almanya’daki katı yasal düzenlemelere rağmen Müslümanlar ırkçı şiddete maruz kalabiliyor. Peki şiddete maruz kalanlar ne yapmalı? Hukuki süreci özetledik.

Yalçın Tekinoğlu 22 Haziran 2018

29 Mart 2017 tarihinde Mannheim şehrinde iki Müslüman kadın bir komşusu tarafından ırkçı ve yabancı düşmanı sebeplerden dolayı sözlü ve fiziksel saldırıya maruz kaldılar. Hukuki süreç tam da olayın yıl dönümünde saldırganın yaralama suçundan dolayı mahkûm edilmesiyle sonuçlandı.

Müslümanlara ve göçmen kökenli vatandaşlara yönelik bu ve bunun gibi saldırılara Avrupa’da neredeyse her gün rastlıyoruz. Bunlar çoğu kez sözlü saldırılar olarak kalsa da mağdurlarda ağır etkiler doğurabiliyor. Hatta bazı durumlarda ağır fiziki yaralama ve hatta cinayet dahi söz konusu olabiliyor. Saldırganlara karşı hukuki işlem başlatmak çok önemli, ancak mağdurlar çoğunlukla bunu yapmıyor. Hâlbuki Alman hukuk sistemi mağdura çok çeşitli imkânlar tanıyor.

Irkçı Saldırılarda Suç Duyurusu (Alm. “Strafanzeige”)

Sözlü veya fiziksel saldırıda saldırgan çoğu kez hakaret ve yaralama, bazen halkı kışkırtma veya ağır yaralama suçlarını işler. Bu gibi suçlar polis ve savcılık tarafından kovuşturulmalıdır. Bu bağlamda şahit tutanakları, video kayıtları veya diğer kanıtlar ile saldırıyı iyi belgeleyebilmek ve açık, anlaşılır ve objektif bir mağdur ifadesi ile suçun aydınlığa kavuşturulması elzemdir. Böylece ilgili makamlar suçun kovuşturmasını yapabilir ve çoğu kez olduğu gibi delil yetersizliğinden dosyayı kapatmaz. Psikolojik veya fiziki yaralamalar tıbbi rapor ile kısa zamanda belgelenmeli ve polise teslim edilmelidir.

Şiddetten Koruma Davası (Alm. “Gewaltschutzverfahren”)

Şiddetten koruma davası, saldırgandan mahkemece tanınmış bir korunmayı elde etme amaçlı hızlı ve basit bir imkândır. Mahkeme mağdurun korunması için saldırgana, mağdura yaklaşmaya ve tekrar irtibata geçmeye yönelik bir yasak koyar. Saldırgan bu yasağı ihlal ederse otomatik olarak tekrar suç işlemiş olur. Saldırganın ifadeleri bu işlem sırasında mahkeme tutanağında belgelenir. Mahkeme masraflarını saldırgan karşılamalıdır ve mahkeme genelde dört hafta içerisinde bir duruşma tarihi tayin eder. Bu duruşmada saldırgan ve mağdur karşılaşır ve saldırgan mağdurun yüzüne bakarak saldırısının sonucuyla yüzleşmek zorundadır. Bu işlem suç duyurusu ile kıyaslandığında çok daha hızlıdır, zira suç duyurusunda saldırgana karşı bir esas duruşma tarihi belirlenene kadar genelde en az bir yıl geçer. Ayrıca suç duyurusunda saldırgan susma hakkına sahiptir ve çoğu kez bir avukat tarafından temsil edilir.

Acı Parası ve Tazminat (Alm. “Schmerzensgeld“, “staatliche  Entschädigung”)

Mağdur, saldırgana karşı Sulh Mahkemesi’nde manevi tazminat/acı parası talep edebilir. Fakat burada mağdur, saldırganın suçlu olduğunu kendisi ispatlamalıdır ve eğer iddiası kanıtlanamazsa mahkemeyi kaybetme riski vardır. Ayrıca Sulh Mahkemesi şiddetten koruma davasına kıyasla oldukça pahalıdır ve daha uzun sürer. Eğer suç ırkçı veya yabancı düşmanlığı kaynaklı işlenirse, mağdur bunun yerine devletten tazminat talep edebilir. Bu durumda devletten bir ödenek alır. Tahsil etme konusunda daha iyi imkânlara sahip olan devlet de saldırgandan acı parası talebini dava edebilir ve böylece parayı geri alabilir. Tazminatın tutarı Sulh Mahkemesi’nde hak edilebilecek acı parası tutarlarına uygun olarak belirlenmektedir. Bu miktar hafif bir yaralama ve hakaret için örneğin 1.500 avro, ölüm durumunda 50.000 avro veya daha yukarısına kadar çıkabilir.

Sosyal Tazminat Talepleri (Alm. “Sozialrechtliche Ersatzansprüche”)

Mağdurun tıbbi tedavi masraflarını sağlık sigortası saldırgandan talep etmektedir ve bu genelde yüksek primlerden oluşmaktadır. Eğer mağdurda kalıcı yaralar oluşursa mağdur ayık bir emeklilik parası talep edebilir. Bu bağlamda saldırgandan masrafların alınıp alınmamasına bakılmaksızın aynı zamanda örneğin mağdur tazminat yasası ile (Alm. “Opferentschädigungsgesetz”) devlet yardımı talep edilebilir. Gerekli olan tek unsur, en az 6 ay boyunca ve en az yüzde 30 oranında bir yaralama derecesinin söz konusu olmasıdır. Eğer mağdur sürekli olarak iş görmesinde azalma yaşar veya iş göremezse erken emeklilik veya sakatlık maaşı talep edebilir. Vücutta fonksiyon kısıtlaması teşkil edecek ağır yaralanmalar oluşursa mağdur ağır engelli niteliğinin tespit edilmesini talep edip daha fazla hak elde edebilir.

Diğer Haklar ve Süreç Masrafları

Duruma göre daha çok sayıda farklı talepler söz konusu olabilir. Örneğin tekrarlanma tehlikesi olursa ihtiyati tedbirler dava edilebilir. Saldırı sırasında mağdurun eşyalarına zarar verildiyse bunu için saldırgandan maddi tazminat talep edilebilir.

Hukuki sürecin masrafları yüksek olabilir. Fakat mağdurun yaşadığı acıya kıyasla buna değer. Ayrıca ırkçı veya yabancı düşmanlığı motivasyonlu saldırılara karşı her durumda harekete geçmek önemlidir. Eğer mağdur mahkemede haklı bulunursa saldırgan masrafları taşımak ile yükümlü kılınabilir. Eğer yeterli maddi imkânlara sahip değilseniz mahkeme masrafları için yardım imkânı bulunmaktadır, böylece avukat ve mahkeme masrafları devlet tarafından ödenir. 2010 yılından sonra yapılan hukuki koruma sigortaları dava masraflarının büyük bir kısmını karşılamaktadır.

Irkçı veya yabancı düşmanı motivasyonlu saldırılara maruz mu kaldınız? O hâlde hemen suç duyurusunda bulunun, düşmanlığa veya saldırılara karşı harekete geçin. Bunun için sizi her durumda bilgilendirecek ve temsil edebilecek, tecrübeli bir mağdur koruma avukatına danışabilirsiniz.

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar