Fransa Yorum: Fransa’da Hedef Müslümanlar Olunca Terör Tehdidi Ciddiye Alınmıyor Mu?

Fransa'da haziran ayının son günlerinde ortaya çıkan yeni bir terör örgütü AFO'nun varlığı ülke gündeminde önemli yer edindi. Ancak Müslümanları hedef alan bu terör örgütüne yönelik ülke basınının takındığı tavır ise oldukça düşündürücü.

Ferhan Köseoğlu 5 Temmuz 2018

Fransa’da İç İstihbarat Birimi DGSI‘nin 23 Haziran’da yaptığı operasyon, yeni bir aşırı sağcı terör örgütünün varlığını gözler önüne serdi. Kendilerine “Operasyonel Güçler Hareketi (AFO)” ismini takan bu örgütün hedefinde Müslümanlar var. Örgütün planladığı saldırılar ise oldukça ürkütücü. Sokakta seçtikleri başörtülü kadınlara saldırmak, imamlar ve radikal gördükleri Müslümanları hedef almak gibi saldırıların yanı sıra örgütün daha çok Müslüman zayiatını artırmak için marketlerdeki helal ürünlere zehir karıştırmayı planladığı da ortaya çıktı. Dahası örgütün ülkenin 5 farklı şehrinde yaşayan üyelerinin evlerine yapılan baskınlarda bu saldırıları gerçekleştirmek için hazırlıklarda son aşamaya geldikleri fark edildi. Polisin yaptığı baskınlarda 36 silah ile patlayıcı yapımında kullanılan malzemeler ele geçirildi.

Şimdilik polisin yaptığı açıklama dikkate alınırsa 10 kişiden oluşan bu aşırı sağcı terör örgütüne Fransız basınının yaklaşımı ise oldukça düşündürücü. Almanya’da 8 Türk’ü katleden NSU terör örgütüyle benzerlikler içeren AFO için Fransız basını, “terör örgütü” ifadesinin yerine yeni bir kelimeyi yürürlüğe koydu. Daha önce Müslüman ve İslam karşıtı aşırılık yanlısı gruplar için; “İslam karşıtı sağ”, “İslam düşmanı sağ” ifadelerine sayfalarında sıklıkla yer veren medya, AFO için ise terör örgütü ifadesi yerine “ultra sağ” kelimesini kullanmayı tercih etti. Ayrıca savcılığın 10 şüpheli hakkında “terör örgütü kurmak” ve “terör örgütüne üye olmak” iddasıyla soruşturma başlatmasına rağmen birçok haber platformunun planlanan saldırıları “terör saldırısı” olarak nitelendirmekten de kaçındığı gözlemlendi. Gazete sayfaları ve internet sitelerinde genellikle “Müslümanlara yönelik saldırı” ifadesi kullanıldı. Bu ifadeler Fransa’da şu soruyu akla getiriyor: “Bir saldırının terör saldırısı olup olmadığı gözetilen hedefe göre mi belirleniyor?”

Mahkeme Serbest Bıraktı, Savcı İtiraz Etti

AFO ile ilgili Fransa’daki Müslüman kuruluşlar peş peşe duydukları endişeleri aktarırken, mahkemenin verdiği karar da şaşkınlık yarattı. 23 Haziran’dan beri gözaltından tutulan örgütün lideri olduğu belirtilen eski polis memuru Guy Sibra, ortaya çıkan deliller, saldırı planları ve ele geçirilen silahlara rağmen adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Sibra’nın mahkeme tarafından serbest bırakılmasına Paris Terörle Mücadele Savcılığı da itiraz etti. İlerleyen gündelerde mahkemenin savcının tutukluluk itirazına nasıl bir cevap vereceği merak konusu. Hemen hemen aynı günlerde Fransa’da terör saldırısı hazırlığındaki iki İranlı ise Belçika’da gözaltına alınmış, daha sonra ise tutuklanmıştı.

Daha Önce Türklere Ait Kebap Dükkanları Hedefteydi

Fransa’da 2015 yılından itibaren yaşanan terör saldırılarından ülkedeki Müslümanları suçlu tutan aşırı sağcıların giderek örgütlendiği yönündeki istihbarat bilgleri aslında yeni değil. 2017’nin ekim ayında da 9 kişilik başka bir aşırı sağcı örgüt, yine çoğunluğu Türklere ait kebap dükkanlarına ve camilere yönelik saldırı hazırlığındayken yakayı ele vermişti. Giderek güç kazanan aşırı sağcı örgütler, kendilerine militan bulmakta da zorlanmıyor. Yabancı düşmanlığı ve ırkçı eğilimleriyle hızla taraftar toplayan bu gruplar, genellikle eski asker, polis, jandarma ve bunların çocuklarından oluşuyor.

Nisan ayında Fransa’da açıklanan istihbarat raporuna göre çoğunluğu eski Yugoslavyalı örgütlerin bulundurduğu silahları ele geçiren bu teröristlerin kamuoyu tarafından hafife alınması ise maalesef tehlikenin boyutunu azaltmıyor. Yakın dönemde aşırı sağcı terörünün en büyük örneğini hiç kuşkusuz Norveç’de 77 kişinin ölümüne neden olan Anders Behring Breivik oluşturuyor. Onun için Avrupa’da bundan sonra yaşanabilecek her türlü terör tehdidine karşı, tehlike hangi taraftan gelirse gelsin aynı tepki ve kararlı mücadeleyi göstermek, terör saldırılarının önüne geçeceği gibi yeni Breiviklerin yetişmesini önlemede de büyük rol oynayacaktır.

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar