Belçika Belçika’da Dört Çocuklu Göçmen Aile Sınır Dışı Edilmek Üzere Hapsedildi

Belçika’da yasadışı bulunan dört çocuklu göçmen aile sınır dışı edilmek üzere kapalı geri gönderilme merkezine hapsedildi. Sivil toplum kuruluşlarından tepki çığ gibi büyüyor.

admin 16 Ağustos 2018

Belçika’nın Steenokkerzeel şehrinde bulunan 127bis adlı kapalı geri gönderilme merkezinde ilk defa çocuklu bir aile hapsedildi. Dört çocuklu Sırp asıllı aile kendi ülkelerine geri gönderilmek üzere kapalı merkezde tutuluyor. Aile, salı günü Steenokkerzeel şehrinde bulunan kapalı geri gönderilme merkezine getirildi. Oturum izni için gerekli tüm prosedürlere başvurmuş ve olumsuz yanıt almış olan aile 2013 yılından beri Belçika’da yasadışı ikamet ediyor. Geçmişte de geri gönderilme emri almış olan aile, “açık geri gönderilme evine” yerleştirilmiş, fakat aile oradan kaçmıştı. Tekrar kaçmalarını engellemek için anne ve çocukları şimdi kapalı geri gönderilme merkezinde “aile koğuşuna” kapatıldılar. Baba ise şiddet kullanılarak işlenen soygun suçundan cezaevinde.

Geri Gönderilme Merkezi Ve Evi Nedir?

Kapalı geri gönderilme merkezleri ülkelerine geri gönderilme emri kesinleşen göçmenlerin geri gönderilme hazırlıkları esnasında kapatıldıkları merkezlerdir. Açık geri gönderilme evleri ise reşit olmayan çocuklu ailelerinin geri gönderilme hazırlıklarının yapıldığı sürede ‘tutuldukları’ evlerdir. Bu evlerde kalan ailelerin çocukları okula gidebilirlerken, ebeveynlerin hareket alanı kısıtlıdır. Sadece bir ebeveynin evde kalması şartı ile diğer ebeveyn alışveriş veya doktor/avukat görüşmesi için evden ayrılabilir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde Yargılanmıştı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin geçmişte Belçika’yı çocukların kendilerine uygun olmayan yerlerde hapsedilmeleriyle ilgili defaaten yargılaması üzerine Belçika’da 10 yıldır bu uygulama gerçekleştirilmiyordu. On yıl sonra ilk defa çocuklu bir ailenin yeniden hapsedilmesi özellikle sivil toplum kuruluşların büyük tepkisine yol açtı.

Çocukların hapsedilmesinin çocuk haklarına aykırı olduğunu savunan kuruluşlar bu uygulamayı protesto ettiler. Uluslararası Af Örgütü, Başbakan Charles Michel’in kabinesinin önünde eylem düzenledi. Eylem esnasında kabine önüne 150 tane oyuncak ayı koyulup “Bir çocuk hapsedilemez, nokta” yazılı pankart açıldı. UAO Flaman Bölgesi sözcüsü Lore van Welden yaptığı açıklamada “Yapılan araştırmalar çocukların hapsedilmesinin – kısa süreliğine, uygun bir ortamda ve ebeveyni ile birlikte olsa bile – çocukların ruh sağlıklarını ve gelişimlerini olumsuz etkilediğini ispat ediyor” sözlerine yer verdi. Unicef’in CEO’su Olivier Marquet de “Göçmen asıllı olsun olmasın çocukların hapsedilmesi Unicef için kabul edilemez.” dedi.

UAO ve Unicef’in yansıra #Notinmyname (Benim Adıma Değil) platformu Belçika’nın sembollerinden biri olan “işeyen çocuk heykeli” etrafında protesto düzenledi. 600 kişinin katıldığı protestoda sembolik olarak heykel parmaklıklar ardına alındı. Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği de sessiz kalmadı. Komiserlik Belçika’nın bu kararını tekrar gözden geçirmesini duyurdu ve yaptığı basın açıklamasında “Çocuklar sadece kısa bir dönem için ve aileleriyle birlikte hapsedilseler bile, kapalı tutulmak çocukların bedensel, ruhsal ve psikolojik gelişimlerini mahvedebilecek etkiye sahip.” ifadeleri kullanıldı.

‘Babaları Ağır Bir Suçlu’

Mültecilere ve sığınmacılara karşı katı politikasıyla tanınan Göç ve İltica Bakanı Theo Francken (N-VA, Yeni Flaman İttifakı) konu ile ilgili babanın ağır bir suçlu olduğunu ve sırf ailenin küçük çocukları olmasından dolayı onlara farklı davranmayacağını bildirdi. Francken, çocuklu ailelerin kapalı merkezlere kapatılma uygulamasına verilen tepkiye karşı Steenokkerzeel’deki aile koğuşlarının geri gönderilmeyi reddeden aileler için en son çare olarak kullanılacağını söyledi. Özellikle Yeşiller Partisinden tepki alan Bakan, twitter hesabından “Baba ağır bir suçlu, aile defaaten açık geri gönderilme evlerinden kaçtı. Yeşiller yine dosyayı bilmeden boş konuşuyorlar. Hep aynı, çok zayıf.” paylaşımını yaptı.

Çocukların hapsedilmesiyle ilgili hukuki soru işaretlerinin var olduğunu savunan STK’lara karşı Francken sert tutumunu muhafaza ediyor. Bakan konu ile ilgili AİHM’nin çocukların hapsedilmemesini değil, çocukların hapsedilme ortamlarını yargıladığını ve Belçika’da şu an ki aile koğuşlarındaki şartların da çok iyi olduğundan dolayı AİHM tarafından tekrar yargılanmayacaklarına inandığını savundu.

Aile Koğuşları

2007 yılında 11 yaşındaki küçük bir kız çocuğunun annesi ile birlikte kapalı geri gönderilme merkezine hapsedilmesi ülke gündemini derinden sarsmıştı. Bu olay üzerine Belçika hükümeti yeni bir karar alarak geri gönderilme kararı kesinleşen çocuklu sığınmacı ailelerin sadece açık geri gönderilme evlerinde bekletileceğine karar vermişti. 10 yıldır devam eden bu uygulama bu hafta son buldu.

Hükümetin aldığı yeni bir kararla bundan sonra geri gönderilmesi emredilen aileler kapalı geri gönderilme merkezi 127bis’te aile koğuşlarında hapsedilebilecek. Aile koğuşlarının şartları yetişkinlerin bulundukları koğuşlara göre farklı. Aile koğuşlarında aileler kendi yemeklerini yapabilecek, çocuklar ders görebilecek ve bahçede oynama imkanları olacak. Ayrıca her aileye bir koç ve bir öğretmen tahsis edilecek. Bu koğuşlar için özel güvenlik görevi personeli de mevcut. En fazla 2 hafta sürebilecek olan hapis dönemi, bir kereye mahsus 2 haftalık bir dönemle uzatılabilecek. Yani yasal olarak aile koğuşunda kalan çocuklu bir aile en fazla 1 ay içerisinde ülkesine geri gönderilmek zorunda. Bu koğuşlara sadece açık geri gönderilme evlerine yerleştirilmeyi reddeden veya açık geri gönderilme evlerinden kaçan aileler hapsedilecek.(nsa)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar