Polis Şiddeti Almanya’da Polisin Türk Aileyi Darp Ettiği İddia Ediliyor

Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya eyaletinin Mülheim an der Ruhr kentinde Türkiye kökenli bir aile ve polis arasında çıkan tartışmada polisin aileyi darp ederek orantısız güç kullandığı iddia edilidi.

admin 19 Ağustos 2020

Almanya’da yabancı kökenli insanların yoğun olarak yaşadığı Kuzey Ren Vestfalya (KRV) eyaletinin Mülheim an der Ruhr kentinde geçtiğimiz cumartesi günü hatalı park edilen bir araç polis tarafından çekici ile götürülmek istendi. Çekicinin aracı götüreceği sırada durumu fark eden araç sahibinin damadı polisle konuşup cezayı ödedikten sonra araç çekiciden indirildi. O sırada ailenin 17 yaşındaki oğlu ile polis arasında bilinmeyen sebeple başlayan tartışmaya 22 yaşındaki ağabeyi de dahil olarak polise tepki gösterdi. İki kardeşin polis tarafından kelepçelenerek yere yatırıldığı iddia edilirken, tartışmaya müdahale olan babanın da coplanarak darp edildiği öne sürüldü. Kendisinin de polis tarafından darp edildiğini iddia eden anne F.G., eşinin hastaneden darp raporu aldığını ve polis memurlarına dava açacaklarını duyurdu.

“Nefes Alamıyorum”

Demirören Haber Ajansı’na (DHA) konuşan anne F.G., polisle oğulları arasında başlayan tartışmayı şu şekilde anlattı: “Eşim çekici ile konuşurken polisler çocuklarımı tahrik edici, çok kötü ifadelerde bulunmuş. Benim çocuklar da biz size bir şey yapmadık niye böyle davranıyorsunuz diye karşılık vermiş. 17 yaşındaki oğlum ‘Sizin bize böyle davranmaya hakkınız yok’ deyince polisin bir tanesi oğlumu iteklemiş. Oğlumu itekleyince büyük abisi ‘Kardeşimi rahat bırakın, dokunmayın’ demiş.”

O sırada dışarı çıkan ve oğullarının kelepçeli olduğunu gören anne F.G. olayla ilgili polisten bilgi edinmek istediğini, fakat polisin kendisine bağırarak alaylı bir tavırla karşılık verdiğini söyledi. Olaya müdahale etmek isteyen F.G., üç polis tarafından iteklendiğini iddia ederek şöyle devam etti: “O anda polisin üç tanesi benim üzerime doğru yürüdü. Beni aldılar garajın en arkasına iteklediler. Çocuklarım benim durumumu görünce ‘Annemi bırakın’ dediler. O anda 2-3 polis büyük oğluma, 2-3 polis küçük oğluma saldırdı. 22 yaşındaki oğlumu yüzüstü yere yatırdılar. Polisin birisi arka dizlerine çöktü. Bir polis de boynuna bastırdı, orada çocuğumun nefes alamadığını hareketsiz olduğunu gördüm.”

Oğluna yapılan müdahalenin Amerikalı siyahi George Floyd’a uygulanan polis şiddetini anımsattığını söyleyen anne F.G., “Oğlum ‘Nefes alamıyorum. Lütfen ayağınızı boynumdan çekin’ deyince boynuna daha fazla bastırmışlar.” dedi. Eşinin polis tarafından coplandığını söyleyen F.G., oğullarını Türkçe sakinleştirmek istediğini fakat polisin buna karşılık “anadilinizi konuşmak yasak” dediğini öne sürdü. Annesinin tüm bu yaşananlar sebebiyle fenalaştığını, eşinin kendisine uygulanan şiddetten dolayı üç gündür ayağa kalkamadığını açıklayan F.G., “Gerçekten o gün hiçbir suçumuz yokken bize çok kötü davrandılar, şiddet uyguladılar. Birçok yerimizden yaralandık. Eşim hâlâ çok kötü durumda, üç günden beri yatıyor yatakta. Biz hakkımızı aramak istiyoruz, bize böyle bir şey yapma haklarının olmadığını düşünüyoruz.” şeklinde konuştu.

“Herhangi Bir Hukuksuzluk Yok”

Mülheim an der Ruhr polisinin bağlı olduğu Essen Polis Teşkilatı Amiri ve Basın Sözcüsü Christoph Wickhorst, Perspektif’e yaptığı açıklama olayın çok farklı geliştiğini belirtti. Wickhorst basit bir trafik meselesi olarak başlayan olayın ailenin polise sataşması ve saldırmasıyla büyük bir operasyona dönüştüğünü açıkladı.

Wickhorst olayla ilgili olarak, polisin yanlış park edilen aracı çekiciyle çektirmek istediğinde araç sahibinin yakını olan iki kişinin polis memurlarına agresif bir şekilde yaklaştığını ve iki gencin mesafeyi korumaları ve sakinleşmeleri doğrultusundaki uyarılara kulak asmadığını ifade etti. Olay yerini terk etmeleri için verilen talimata uymayan iki gencin memurları kışkırttığı, tehditler savurup saldırdığı iddia edildi. Olay yerine gelen ve müdahaleci davranan diğer aile üyeleri ile baş edebilmek adına polisin takviye istediği, polis memurlarına saldırdığı için babaya kelepçe takıldığı ve büyük oğluyla beraber gözaltına alındığı aktarıldı. Bir gece gözaltında kalan baba-oğulun ertesi gün serbest bırakıldığı bildirildi.

Yaralanan üç memurun şu an hâlâ göreve devam ettiklerini söyleyen Wickhorst, orantısız güç kullanıldığını tespit etmediklerini ve memurlar aleyhinde herhangi bir işlem yapılmayacağını açıkladı.

Yetkililerin ihtiyatlı davrandığını ifade eden Wickhorst, memurların gerginliği azaltmak için kişilere birkaç kez hitap ettiğini ve gerekli uyarılarda bulunduklarını kaydetti. Kişilerin uyarıları dikkate almadıklarına işaret eden Wickhorst, ırkçılık suçlamasını da kabul etmediklerinin altını çizdi: “Güç tekeli polistedir. Yasa ve kanuna uygun bir şekilde polisler fiziksel şiddet uygulayabilirler. Polislerin hukuka aykırı davrandığı düşünülen vakalar, tarafsızlık gerekçesiyle başka bir emniyet kurumu ve savcılık tarafından incelenir. Hatalı bir davranışın tespit edilmesi durumunda cezai ve hizmet hukukuna yönelik adımlar atılır.” (ey)

 

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar