FRANSA Fransa, Ruanda Soykırımıyla İlgili Arşivlerini Kamu Erişimine Açtı

Fransa, eski Cumhurbaşkanı François Mitterrand’ın Ruanda ile ilgili arşivlerini kamu erişime açtığını duyurdu.

ehisim 8 Nisan 2021

Elysee Sarayından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, Mitterand’ın Ruanda ile ilişkili 1990-1994 yılları arasındaki arşivlerini kamu erişimine açma kararı aldığı belirtildi. Macron’un daha önce kamuoyuyla paylaştığı bu erişimin, eski Başbakan Edouard Balladur’un arşivlerini kapsayacak şekilde genişletildiği kaydedilen açıklamada, ayrıca, Fransa‘nın Ruanda soykırımındaki rolüne ilişkin araştırma yapmak üzere kurulan komisyonun raporunda yer alan tüm belgelerin gizlilik derecesi düşürülerek erişime açıldığı ifade edildi.

Hutular, 1994’te Tutsilere Karşı Soykırım Başlatmıştı

Ruanda’da 1994’te Hutular, dönemin Devlet Başkanı Juvenal Habyarimana’nın uçağının düşmesinden sorumlu tuttukları Tutsilere karşı soykırım başlatmıştı. Ülkede 100 gün süren katliamda, 800 binden fazla ılımlı Hutu ve Tutsi hayatını kaybetmişti.

Merkezi Tanzanya’da kurulan Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesi, yargıladığı 61 kişiyi ömür boyu hapis cezasına çarptırmış, 14’ünü aklamış ve 10 kişiyi de ulusal mahkemelere sevk etmişti. Fransa‘nın Ruanda soykırımındaki rolüne ilişkin dönemin Cumhurbaşkanı Mitterrand’a ait arşivlerin tamamı, Fransa‘nın Hutulara askeri, siyasi ve medyatik desteğini doğruladığı ve Fransız yetkililerin soykırım hazırlığı yapıldığına dair bilgilendirildiğini teyit etmişti.

Fransız Tarihçi Duclert’e Göre Fransa, Ruanda Soykırımı Sırasında İzlediği Siyaset Nedeniyle Özür Dilemeli

Fransız tarihçi ve Ruanda soykırımına ilişkin araştırma yapmak üzere kurulan komisyonun Başkanı Vincent Duclert, Fransa’nın Ruanda soykırımı sırasında büyük şiddet içeren ve sömürge üstünlüğüne dayalı siyaseti nedeniyle özür dilemesi gerektiğini söyledi. Duclert, Mediapart internet sitesine verdiği demeçte, dönemin Cumhurbaşkanı François Mitterrand’a ait arşivlerde Fransa’nın, soykırımda suç ortağı olduğuna dair bir bilgi olmadığını savundu. Ancak Fransa’nın soykırımda “ağır ve ezici sorumluluğu” olduğunu vurgulayan Duclert, “Fransa, uzun süre ırkçı katliamları teşvik eden rejimin yanında yer aldı. Fransa, bu rejimin en radikal unsurlarının soykırım hazırlıklarına karşı kör kaldı.” ifadesini kullandı. Duclert, Ulusal Meclis’in soykırıma ilişkin bir başka arşive erişim izni vermediğini belirtti. “Şahsen, Fransa’nın Ruanda’da büyük şiddet içeren ve sömürge üstünlüğüne dayalı siyaseti nedeniyle özür dilemesi gerektiğini düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulunan Duclert, Ruandalıların Fransa’nın kendilerine yönelik “düşmanlıktan” çok zarar gördüğünü kaydetti.

Fransa’nın Ruanda soykırımındaki rolüne ilişkin araştırma yapmak üzere kurulan komisyonun hazırladığı rapor, 26 Mart’ta Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a sunulmuştu. Raporda, Fransa’nın soykırımda ağır sorumluluğunun bulunduğunu ancak suç ortağı olduğunu gösteren bir şey bulunmadığı ifade edilmişti. Mitterand’a ait arşivler üzerinde çalışma yapan Fransa Ulusal Araştırma Merkezi (CNRS) Araştırma Direktörü ve Survie Derneğinin üyesi François Graner, daha önce yaptığı açıklamada,”Suç ortaklığından bahsetmek için 3 unsur olmalı. Bunlar, suçu işleyenlere destekte bulunmak, destek verilen kişilerin eylemlerini bilmek, işlenen suçta etki yaratmak. Arşivlerin ve belgelerinin tamamında bu 3 unsur bulunuyor. Fransa’nın, soykırımı yapanlara sağladığı destek suç ortaklığı olarak adlandırılabilir.” ifadesini kullanmıştı. (AA)

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar