Fransa'da İslam Müslümanların Kadir Gecesi İçin Sokağa Çıkma Yasağında Muafiyet Talebine Ret

Fransa'da Danıştay, Paris Ulu Camii tarafından yapılan Kadir Gecesi (8-9 Mayıs) için camilerin istisnai olarak açık kalması talebini reddetti.

Burak Gücin 7 Mayıs 2021

Paris Ulu Camii Rektörü Chems-eddine Hafiz, 6 Mayıs akşamı yayınladığı basın açıklamasıyla Danıştay (fr. Conseil d’État) tarafından incelenmekte olan sokağa çıkma yasağından Kadir gecesi için muafiyet taleplerinin reddediliğini duyurdu. Fransa’da 19.00 – 6.00 saatlerinde sokağa çıkma yasağı uygulanmaya devam ediliyor.

Covid-19 salgını hakkındaki bilgi ve kararları da merkezileştiren Danıştay, 6 Mayıs 2021 Perşembe günü, sağlık durumunun böyle bir düzenlemeye izin veremeyecek kadar tehlikeli olabileceğine karar verdi. Cami yönetimi, Fransa’daki tüm Müslümanların camilerinde Kadir gecesini idrak etmeleri için tüm gerekli adımların alındığını ve kontrollerin yapıldığını bildirse de, karara saygı duyduklarını belirtti.

Danıştay yargıcının “din özgürlüğünün “törenlere, özellikle ibadet yerlerine toplu olarak katılma hakkını” da içerdiğine referans vermesinin önemli olduğunu belirten Hafiz, Müslümanların camilerde ibadet söz konusu olduğunda süreci yargıya taşımasının normal olduğunun altını çizdi. Açıklamada, Kadir gecesinin tüm Müslümanlar için oldukça mühim olduğunu ama nihai kararın artık verildiğini ve Müslümanlar olarak kurallara uymak zorunda oldukları belirtildi.

Fransa

"Fransa'da Müslümanlar Üzerinden Oluşan Atmosfer Endişe Verici"

4 Mayıs 2021

Talep Daha Önce Sağlık Bakanlığı Tarafından Kabul Edilmemişti

Ramazan’ın 27. günü için Fransa’daki Müslümanlar adına Paris Ulu Camii girişimiyle Kadir gecesini akşam 9’dan sabah 2’ye kadarlık 5 saatlik zaman zarfından camilerde idrak etmek amacıyla muafiyet talebi, ilk olarak 28 Nisan’da İçişleri Bakanlığı tarafından reddedilmişti. Bakanlık, salgın koşullarında oluşabilecek sağlık risklerini gerekçe göstermişti.

Takip eden günlerde rektör Hafiz, Kadir gecesinin Müslümanlar için en önemli ibadet anlarından biri olduğunu hatırlatmış ve camilerdeki yoğunluğu makul bir seviyede olacağını söylerek tekrar muafiyet bavşurusunda bulunmuştu. Cenaze merasimi, teravih namazları gibi temel dinî pratiklerde halihazırda kısıtlamarın uygulandığını, camilerdeki kapisatenin zaten düşürüldüğünü ve herkesin kendi seccadesini getirdiğini vurgulamıştı. Caminin avukatı da bu 5 saatlik sürede ülkedeki 2800 civarındaki camiye 200 bin ile 300 bin bareminde ziyaret olacağını ve bunun uygulanan kısıtlamalar içerisinde makul bir yoğunluk olacağını savunmuştu. Yargıya taşınan başvuru, Danıştay’ın incelemesine alınmıştı. Danıştay, başvurunun özgürlüklerin ihlali ve sağlık sorunları hassas bir karar almak durumunda olduğunu açıklamıştı.

Danıştay Kararında Halk Sağlığı Gerekçesi

Danıştay, nüfusun sadece bir kısmı için geçici olarak kapatmanın askıya alınmasının, kamu makamlarının bu muafiyetten yararlanan kişilerin gerçekten ibadet yerine gitmelerini veya geri dönmelerini sağlayabileceklerini varsaydığını gözlemlemiştir. Ayrıca 8-9 Mayıs 2021 gecesi camiye gelebilecek insan sayısının, bu da sağlık durumunun kırılganlığı göz önüne alındığında büyük bir boyutta hareketlilik olduğunu ifade edildi. Bu koşullarda, Kadir gecesi de dahil olmak üzere sokağa çıkma yasağı sırasında bir ibadethaneye gitmenin imkansızlığı, halk sağlığının korunması amacı açısından ibadet özgürlüğüne açıkça orantısız bir müdahale teşkil etmeyeceğine hükmetti. (P)

Sabah Namazı İçin Açıklama

Eklendi: Paris Ulu Camii, 7 Mayıs sabahı takip eden bir açıklama yayınlarak sabah namazlarında camilerin durumu için gelen sorulara yanıt verdi. Bayram namazının camilerde topluca kılınmasının önünde bir engel olup olmadığı hakkında Danıştay’la iletişime geçtikleri aktarıldı. Danıştay verdiği cevapla, camilerin yerel saatler içerisinde sabah namazları için kapılarını açması için özel izin verildiğini açıklığa kavuşturdu. Daha öncesinde sokağa çıkma yasağı çerçevesinde sabah namazlarında camiler kapalı kalıyordu. (P)

Burak Gücin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar