Kovid-19 Aşıları Kovid-19 Aşılarının Fikri Mülkiyet Haklarının Kaldırılmasına Yönelik Tartışmalar Sürüyor

Kovid-19'a karşı geliştirilen aşıların adil dağıtımını sağlamak ve üretimini artırmak için tüm dünyada aşılar üzerindeki fikri mülkiyet haklarının kaldırılması tartışılıyor. AB bu fikre ihtiyatlı yaklaşırken, bazı ülkeler fikri mülkiyet haklarının kaldırılmasını savunuyor.

admin 9 Mayıs 2021

Kovid-19’a karşı geliştirilen aşıların adil dağıtımını sağlamak ve üretimini artırmak için tüm dünyada aşılar üzerindeki fikri mülkiyet haklarının kaldırılması tartışılıyor. Kovid-19 aşıları üzerindeki patentlerin kaldırılmasını destekleyenler, kararın birçok ülkede aşı üretimini başlatarak dünya genelindeki arzını artıracağını savunurken bazı aşı firmaları ve muhtelif ülkeler ise patentin kaldırılmasına karşı çıkıyor.

Tartışma, ABD’nin Tavır Alması ile İvme Kazandı

ABD, Kovid-19 aşılarının fikri mülkiyet haklarından feragat edilmesini destekliyor. Kovid-19 aşılarının fikri mülkiyet hakları üzerindeki tartışma son olarak ABD’nin de patentlerin kaldırılmasından yana tavır alması ile ivme kazandı. Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, 5 Mayıs’ta düzenlediği basın toplantısında, Kovid-19 aşılarının üzerindeki fikri mülkiyet haklarının kaldırılmasının gündemde olduğunu belirtti.

AB

AB Komisyonu Aşı Olanlara Seyahat Kısıtlamalarının Kaldırılmasını Önerdi

3 Mayıs 2021

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de yaptığı açıklamada, salgının acil bir durum olduğunu ve Kovid-19 aşılarının üretim kapasitesini artırmak için fikri mülkiyet hakkının kaldırılmasını desteklediklerini dile getirdi.

AB İhtiyatlı

Buna karşılık Almanya, ABD’nin önerisine karşı çıkarak patentlerin kaldırılmasının aşı üretiminin önündeki başlıca engel olmadığını iddia etti. Alman hükûmeti tarafından yapılan yazılı açıklamada, aşı üretimini sınırlandıran faktörlerin patentler değil, üretim kapasitesi ve yüksek kalite standartları olduğu belirtildi. Açıklamada, ilaç şirketlerinin hâlihazırda üretimi arttırmak için çalıştıklarına işaret edildi.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise öneriye temkinli yaklaşarak fikri mülkiyet haklarından feragatin sorunları çözmeyeceğini dile getirdi. Öncelikle aşıların paylaşılması, üretilen aşıların ihraç edilmesi ve aşı üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik yatırım yapılması gerektiğini belirten von der Leyen, Avrupa’da üretilen aşıların yaklaşık yarısını ihraç ettiklerini, şimdiye kadar 90 ülkeye 200 milyon doz aşı gönderdiklerini vurguladı.

AB Konseyi Başkanı Charles Michel, fikri mülkiyet haklarının kaldırılmasının kısa vadede çözüm getirecek “sihirli bir değnek” olmadığını ifade etti.

Bunun yanı sıra Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, fikri mülkiyet haklarının şu an tartışmaya açılmasının yanlış olduğunu dile getirdi. Macron, ABD ve İngiltere’de üretilen aşıların iç pazarda kullanıldığını belirterek, söz konusu ülkeleri Kovid-19 aşılarını ihraç etmeye çağırdı.

Kovid-19 Salgını

"Kovid-19 Salgınının 2022 Sonuna Kadar Süreceğini Tahmin Ediyoruz"

30 Nisan 2021

İspanya, İtalya ve Vatikan Fikri Mülkiyet Haklarının Kaldırılmasına Destek

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, öneriye tam destek verdiklerini ancak bunun gelişmekte olan ülkelere aşının erişiminde tek başına yeterli olmayacağını söyledi.

İtalya Dışişleri Bakanı Di Maio ise zamana karşı yarış olarak tanımladığı bu dönemde iş birliğine ihtiyaç duyulduğunu belirterek, kısa sürede Kovid-19 aşılarının patentlerine serbest erişim hakkı getirilmesi gerektiğini savundu.

Katolik aleminin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus de aşıların fikri mülkiyet haklarını koruyan patentlerin askıya alınmasına destek verdiğini dile getirerek, ortak iyiyi teşvik etme çağrısında bulundu.

Aşı Üreticileri Karşı Çıkıyor

Cenevre merkezli Uluslararası İlaç Üreticileri ve Dernekleri Federasyonu (IFPMA), ABD’nin kararına tepki gösterdi. Küresel ilaç ve aşı firmalarının pek çoğunu bünyesinde barından IFPMA, aşı üreticilerinden yana tavır sergiledi. IFPMA, Kovid-19 aşılarının patentlerinden feragat etmenin, üretimi artırmayacağını savundu.

Alman ilaç firması BioNTech‘in kurucularından Prof. Dr. Uğur Şahin de üretim kapasitesini artırmak için fikri mülkiyet hakkından vazgeçmenin doğru bir yol olmadığını, bunun yerine üretim lisansları verilmesi gerektiğini dile getirdi.

DSÖ ve DTÖ Fikri Mülkiyet Haklarının Kaldırılmasını Destekliyor

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, ABD’nin destek açıklamasına övgüde bulunarak, “Bu, Kovid-19 ile mücadelede muazzam bir an.” ifadesini kullandı.

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Başkanı Ngozi Okonjo-Iweala, ABD’nin feragatnameye verdiği desteği memnuniyetle karşıladıklarını dile getirerek, aşı dağıtımındaki eşitsizliğin doğru olmadığını vurguladı.

DTÖ’de Müzakere Edilecek

Kovid-19 Aşısı

"İnsanların Her Yıl Kovid-19 Aşısı Yaptırmaları Gerekebilir"

16 Nisan 2021

Hindistan ve Güney Afrika Cumhuriyeti’nin başını çektiği bazı ülkelerin Kovid-19 salgınının tedavisi, teşhisi ve yayılmasının önlenmesi için fikri mülkiyet haklarını düzenleyen Fikri Mülkiyet Haklarının Ticari Niteliklerine İlişkin Anlaşma’nın (TRIPS) belli hükümlerinin rafa kaldırılmasını talep eden önerisi DTÖ’de gündeme geldi.

Bu ay içinde ticaretle bağlantılı fikri mülkiyet haklarını düzenleyen tek küresel kuruluş olan DTÖ’de öneri metni üzerinde müzakerelerin başlayacağı kaydedildi. Kararların uzlaşı ile alındığı DTÖ’de bir ülkenin dahi itirazı halinde önerinin kabul edilmeyeceği biliniyor. (AA)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar