Fransa’da Aşırı Sağ Parti Ulusal Birlik Oylarını Kimlerin Desteğiyle Artırıyor?
Fransa’da aşırı sağın taşıyıcı partisi Ulusal Birlik daha yaşlı, eğitimli, beyaz yakalı ve klasik sağ kökenli seçmenlere açılarak oylarını artırıyor. Ancak yeni bir rapora göre bu desteğin önemli bir bölümü henüz kalıcı değil. 2027 seçimleri, partinin geniş fakat kırılgan seçmen bloğunu iktidar koalisyonuna dönüştürüp dönüştüremeyeceğini gösterecek.
Fransa’da aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisinin son yıllardaki yükselişi artık yalnızca partinin geleneksel seçmen tabanının genişlemesiyle açıklanamıyor. Siyaset bilimci Pascal Perrineau’nun Politik İnovasyon Vakfı (Fondapol) için hazırladığı yeni rapor, RN’nin 2017 ile 2024 arasında yerleşik toplumsal ve siyasal sınırlarını aşarak daha yaşlı, daha eğitimli, beyaz yakalı ve klasik sağ kökenli seçmenlere ulaşmaya başladığını ortaya koyuyor. Rapora göre partinin 2024 milletvekili seçimlerinde oyların yaklaşık üçte birine ulaşmasında, daha önce RN’ye düzenli olarak destek vermeyen ancak son seçimde partiye yönelen “yeni seçmenler” belirleyici rol oynadı.
“Bir Protesto Partisinden Baskın Bir Partiye: Ulusal Birlik Partisinin Seçim Dinamikleri (2017-2026)” başlıklı çalışma, RN’yi artık yalnızca sistem karşıtı öfkeyi taşıyan bir “protesto partisi” olarak değil, Fransız siyasetinin en geniş seçim bloğunu oluşturan “dominant parti” olarak tanımlıyor. Ancak veriler, bu yükselişin sınırlarına da işaret ediyor. RN’ye yeni yönelen seçmenlerin önemli bir bölümü partiyle güçlü ve kalıcı bir aidiyet ilişkisi kurmuş değil. Bu nedenle 2027 cumhurbaşkanlığı seçimi öncesindeki temel soru, RN’nin 2024’te bir araya getirdiği heterojen seçmen kitlesini kalıcı bir siyasal koalisyona dönüştürüp dönüştüremeyeceği.
2024’teki Erken Seçim RN Açısından Nasıl Bir Kırılma Yarattı?
Ulusal Birlik, 2018’de bugünkü adını almadan önce Ulusal Cephe (FN) adıyla faaliyet gösteriyordu. Parti, 1984 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde önemli bir siyasal güç olarak ortaya çıkmasının ardından uzun süre kademeli bir büyüme izledi. Kurucu lider Jean-Marie Le Pen, katıldığı cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 1988’de yüzde 14,4, 1995’te yüzde 15 ve 2002’de yüzde 16,9 oy aldı. 2007’deki gerilemenin ardından Marine Le Pen’in parti liderliğini devralmasıyla yükseliş yeniden hızlandı.
Marine Le Pen, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda 2012’de yüzde 17,9, 2017’de yüzde 21,3 ve 2022’de yüzde 23,2 oy aldı. Asıl sıçrama ise 2024 milletvekili seçiminde yaşandı. RN adayları yüzde 29,26, merkez sağ parti Cumhuriyetçiler’in (LR) eski lideri Éric Ciotti çevresindeki RN müttefiki adaylar ise yüzde 3,96 oy aldı. Böylece iki grubun toplam oy oranı yüzde 33,2’ye ulaştı. Bu sonuç, 2022 milletvekili seçimindeki yüzde 18,7’lik seviyeye kıyasla iki yıl içinde yaklaşık 14,5 puanlık bir artış anlamına geliyor.
Fondapol raporu, seçim sonuçlarındaki bu ağırlığı 1960’lardaki Charles de Gaulle destekçisi merkez blok ve 1980’lerdeki Sosyalist Parti ile karşılaştırıyor. Gaullistler 1962 ve 1967 milletvekili seçimlerinde seçmenlerin üçte birinden fazlasını, Sosyalist Parti ve müttefikleri de 1980’lerde benzer oranları etrafında toplayabilmişti. Perrineau’ya göre RN’nin 2024’te oyların yaklaşık üçte birine ulaşması, partinin artık yalnızca güçlü bir muhalefet hareketi olmadığını, Fransız siyasetinin merkezî seçim kutuplarından birine dönüştüğünü gösteriyor.
Mart 2026’daki belediye seçimleri de RN’nin yerel düzeyde sınırlı ancak belirgin bir ilerleme kaydettiğine işaret ediyor. Parti ve müttefikleri 74 belediye kazanırken belediye meclisi üyesi sayısını 2020’deki 827’den 3 bin 121’e çıkardı. Toplam oy sayısı da 2014’e kıyasla yüzde 50’den fazla arttı.
Bununla birlikte RN’nin yerel performansı, ulusal seçimlerde ulaştığı seviyenin altında kaldı. Büyük kentlerde önemli belediyeler kazanamaması ve çok sayıda yerde aday çıkaramaması, partinin yerel örgütlenmesinin ulusal görünürlüğü kadar güçlü olmadığını ortaya koyuyor.
Raporun “dominant parti” tanımlaması bu nedenle iktidar tecrübesinden çok seçimsel ağırlığa dayanıyor. RN henüz ülkeyi yönetmiş, uzun süreli bir hükûmet hâkimiyeti kurmuş veya Fransız kurumlarının merkezine yerleşmiş değil. Buna rağmen oy büyüklüğü, rakip blokların önüne geçmesi ve muhalefet işlevini giderek kendi çevresinde toplaması, partiyi 2027 seçimlerinin en güçlü aktörlerinden biri hâline getiriyor.
Ulusal Birlik Seçmeni Tek Bir Toplumsal Gruptan Oluşmuyor
Çalışmanın temelini, Sciences Po Siyasi Araştırma Merkezi (CEVIPOF) tarafından yürütülen seçim araştırmaları kapsamında 2017, 2022 ve 2024 yıllarında takip edilen aynı 2 bin 444 seçmen oluşturuyor. Bu yöntem, seçmenlere geçmiş tercihlerini sonradan sormak yerine, kişilerin farklı seçimlerdeki davranışlarını doğrudan izlemeye imkân tanıyor.
Rapor, seçmenleri RN ile ilişkilerine göre dört gruba ayırıyor. İlk grubu, 2017, 2022 ve 2024 seçimlerinin hiçbirinde RN’ye oy vermeyen “karşıtlar” oluşturuyor. Bu kesim örneklemin yüzde 67,3’üne karşılık geliyor. Bazı seçimlerde RN’ye yönelip diğerlerinde farklı tercihler yapan “dönemsel” seçmenlerin oranı yüzde 13. Her üç seçimde de RN’yi destekleyen “sadıklar” yüzde 9,2, yalnızca 2024’te partiye veya müttefiklerine yönelen “yeni katılanlar” ise yüzde 10,5 düzeyinde.
Ancak yalnızca 2024’te RN’ye oy veren seçmenlerin dağılımına bakıldığında farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Son seçimde oluşan RN bloğunun yüzde 28’ini sadık seçmenler, yüzde 40’ını dönemsel seçmenler ve yüzde 32’sini yeni katılanlar oluşturuyor. Dolayısıyla partinin yaklaşık üçte birlik oy seviyesine ulaşması, yalnızca çekirdek tabanın büyümesinden değil, daha önce RN’ye sürekli oy vermeyen geniş bir seçmen çevresinin aynı seçimde parti etrafında birleşmesinden kaynaklanıyor.
Partinin sadık seçmenleri, RN’nin geleneksel toplumsal profilini en açık biçimde yansıtan grup. İşçiler, düşük ve orta kademedeki ücretli çalışanlar, düşük eğitimliler ve ekonomik açıdan zorlandığını belirtenler bu kesimde ortalamanın belirgin biçimde üzerinde temsil ediliyor. Sadık seçmenlerin yüzde 63’ü hane gelirleriyle geçinmekte zorlandığını, yüzde 81’i ise hak ettiği toplumsal saygıyı görmediğini düşünüyor.
Dönemsel seçmenlerin toplumsal profili de sadıklara yakın. Kadınların, düşük eğitimlilerin ve ekonomik sıkıntı yaşayanların daha fazla olduğu bu grubun RN ile ilişkisi ise istikrarlı değil. Haziran 2024’teki Avrupa Parlamentosu seçimlerinde dönemsel seçmenlerin yalnızca yaklaşık yüzde 40’ı RN’ye veya başka bir aşırı sağ listeye oy verirken, birkaç hafta sonraki milletvekili seçiminde yüzde 77’si RN adaylarına yöneldi.
Bu değişkenlik, RN oyunun önemli bir bölümünün yalnızca ideolojik bağlılıkla açıklanamayacağını gösteriyor. Seçimin türü, adayların profili, siyasal kriz ortamı ve rakip partilerin durumu, dönemsel seçmenlerin tercihini büyük ölçüde değiştirebiliyor. Bu grup, RN açısından her seçimde yeniden harekete geçirilmesi gereken geniş bir seçmen rezervi oluşturuyor.
“Yeni Katılanlar” Partinin Klasik Aşırı Sağ Profilini Nasıl Değiştirdi?
Raporun en dikkat çekici bulgusu, 2024’te ilk kez araştırmanın izlediği seçimlerde RN’ye yönelen ve “yeni katılanlar” olarak tanımlanan grubun toplumsal profiliyle ilgili. Bu seçmenler, partinin sadık tabanından daha yaşlı, daha eğitimli ve daha fazla orta sınıf mensubu.
Yeni katılanların yüzde 56’sı 65 yaş ve üzerinde. Bu oran sadık ve dönemsel seçmenlerde yüzde 47. Yeni seçmenlerin yüzde 57’si yükseköğretim mezunuyken sadıklarda bu oran yalnızca yüzde 36. Orta ve üst meslek kategorilerinin toplam oranı da yeni katılanlarda yüzde 56’ya ulaşıyor. Sadık seçmenlerde ise aynı oran yüzde 38’de kalıyor.
Bununla birlikte yeni RN seçmenleri ekonomik ve toplumsal durumlarından memnun bir üst sınıf görünümü vermiyor. Yüzde 56’sı geçinmekte zorlandığını, yüzde 89’u yaşam koşullarının eskisine göre kötüleştiğini söylüyor. Yüzde 74’ü ise hak ettiği saygıyı görmediği düşüncesini taşıyor.
Bu veriler, RN’nin yükselişini yalnızca yoksulluk veya düşük eğitim seviyesi üzerinden açıklayan yaklaşımları yetersiz kılıyor. Partiye yeni yönelen seçmenlerde belirleyici olan, mutlak yoksulluktan çok göreli gerileme hissi. Kişi yükseköğretim mezunu, beyaz yakalı veya emekli olsa bile satın alma gücünün azaldığını, toplumsal statüsünün gerilediğini veya siyasal sistem tarafından dikkate alınmadığını düşünüyorsa RN’ye yönelebiliyor.
Raporun yazarı Perrineau bu durumu “toplumsal gerileme”, “kültürel güvensizlik” ve “tanınma eksikliği” kavramlarıyla açıklıyor. RN, eskiden daha çok işçi sınıfı ve ekonomik açıdan kırılgan gruplarda karşılık bulan bu duyguları artık orta sınıflara, beyaz yakalılara ve eğitimli yaşlı seçmenlere de taşıyabiliyor.
RN’nin İmajını Normalleştirme Girişimi: “Kravat Stratejisi”
Partinin Ulusal Mecliste 2022 sonrasında benimsediği daha kurumsal ve kontrollü görünüm de raporda bu genişlemenin nedenlerinden biri olarak değerlendiriliyor. RN milletvekillerinin parlamenter kurallara uygun hareket etmesi, tartışmalı çıkışlardan kaçınması ve iktidara hazır bir parti görüntüsü vermesi, “kravat stratejisi” olarak adlandırılıyor. Rapora göre bu çizgi, özellikle düzen, kurumsal saygınlık ve parlamenter davranış konusunda hassas klasik sağ seçmenlerde RN’nin kabul edilebilirliğini artırdı.
Bununla birlikte çalışma, bu stratejiyle oy geçişi arasında doğrudan bir nedensellik testi sunmuyor. Meclis’teki normalleşme, ekonomik sıkıntılar, hükûmet karşıtlığı ve siyasal temsil krizi aynı dönemde yaşanıyor. Yeni seçmenin tam olarak hangi nedenle RN’ye geçtiğini birbirinden ayırmak bu verilerle mümkün değil.
Merkez Sağ Seçmenlerin RN’ye Geçişi Kalıcı mı?
Yeni katılanların siyasal geçmişi, RN’nin genişlemesinde klasik sağın merkezî rol oynadığını gösteriyor. 2024’te RN’ye yönelen seçmenlerin yüzde 40’ı, 2017 cumhurbaşkanlığı seçiminde merkez sağ aday François Fillon’a oy vermişti. Yüzde 18’i sol adayları, yüzde 14’ü Emmanuel Macron’u, yüzde 18’i ise daha düşük oy alan diğer adayları desteklemişti. Yüzde 10’luk bir kesim de oy kullanmamış veya geçersiz oy vermişti.
Bu dağılım, RN’nin farklı siyasal çevrelerden seçmen alabildiğini gösterse de en büyük geçişin açık biçimde klasik sağdan geldiğine işaret ediyor. Yeni katılanların yüzde 55’i kendisini klasik sağda, yalnızca yüzde 16’sı aşırı sağda konumlandırıyor. Bu seçmenlerin yüzde 31’i RN’ye yakın olduğunu belirtirken aynı oranda seçmen hâlâ Cumhuriyetçiler’e yakınlık duyuyor.
Dolayısıyla 2024’te RN’ye oy vermek, bu seçmenlerin tamamı açısından önceki siyasal kimliklerinden vazgeçtikleri anlamına gelmiyor. Önemli bir bölümü kendisini hâlâ klasik sağın parçası olarak görüyor ancak seçim anında RN’yi daha etkili, daha güçlü veya iktidara daha yakın bir alternatif olarak değerlendiriyor.
Yeni katılanların yüzde 72’si RN’nin mevcut hükûmetten daha iyi yönetebileceğine inanıyor. Buna karşılık yüzde 26’sı partinin ne daha iyi ne de daha kötü olacağını düşünüyor. Sadık seçmenlerde RN’nin daha iyi yöneteceğine inananların oranı yüzde 88’e ulaşıyor. Aradaki fark, yeni seçmenlerin desteğinin çekirdek tabandaki kadar koşulsuz olmadığını ortaya koyuyor.
2027’deki Seçim Yaklaşırken: RN Artık “Herkesi Yakalayan Bir Parti” mi?
RN açısından 2027’ye giderken temel mesele, yeni seçmenler kazanmanın ötesinde onların desteğini kalıcılaştırmak olacak. Partinin ekonomi programı, cumhurbaşkanı adayının yönetme kapasitesine ilişkin algı, milletvekillerinin performansı ve seçim kampanyasının niteliği, klasik sağdan gelen seçmenlerin RN çevresinde kalıp kalmayacağını belirleyebilir.
Rapor, RN’nin toplumsal açıdan bir “herkesi yakalayan partiye” dönüştüğünü savunsa da bu koalisyonun henüz tam anlamıyla bütünleşmediğini gösteriyor. İşçi sınıfından gelen sadık taban, seçimden seçime hareket eden dönemsel seçmenler ve klasik sağ kökenli yeni katılanlar aynı partiye oy veriyor. Ancak bu kesimlerin RN’den beklentileri, partiyle kurdukları bağ ve ekonomik çıkarları birbirinden önemli ölçüde farklılaşıyor.
Bu nedenle RN’nin bugünkü gücü, aynı zamanda önündeki en önemli sınavı oluşturuyor. Parti artık yalnızca protesto oylarını taşıyan çevresel bir hareket değil. Ancak Fransa’nın en büyük seçim bloğu hâline gelmek ile farklı toplumsal kesimleri kalıcı bir iktidar koalisyonu içinde bir arada tutmak aynı anlama gelmiyor. 2027 seçimleri, RN’nin 2024’te kurduğu geniş fakat kırılgan seçmen ittifakının geçici bir kriz ürünü mü, yoksa Fransız siyasetinin yeni ve kalıcı ekseni mi olduğunu gösterecek. (P)