Avusturya “Terör Bahanesiyle” Müslümanlara Yapılan Baskınlar, Yasalara Aykırı

Avusturya'da mahkeme, "terör bahanesiyle" Müslümanlara yapılan polis baskınlarının yasalara aykırı olduğuna hükmetti.

Burak Gücin 4 Ağustos 2021

Avusturya’da Graz Yüksek Mahkemesi, Kasım 2020’de “terörle mücadele bahanesiyle” aralarında Siyaset Bilimci Dr. Farid Hafez’in de bulunduğu çok sayıda Müslüman aktivist ve akademisyene yönelik polisin orantısız güce başvurduğu baskınların yasalara aykırı olduğuna karar verdi.

Graz Yüksek Mahkemesi Sözcüsü Elisabeth Dieber, basına yaptığı açıklamada, teröre finansal destek sağladıkları, terör oluşumlarıyla ilişkileri olduğu gerekçesiyle 9 Kasım 2020’de polisin evlerine baskın düzenlediği 9 kişinin yaptığı şikayetlerin mahkeme tarafından haklı bulunduğunu bildirdi. Dieber, söz konusu kişilere yönelik yapılan baskınların yasalara uygun olmadığını söyledi.

Fransa

Fransa'da Tartışmalı Terörle Mücadele ve İstihbarat Yasası Onaylandı

31 Temmuz 2021

Orantısız Güç Kullanımı İçin Suç Duyuruları

Yüksek Mahkeme, 1000’e yakın polisin farklı eyaletlerde 60’a yakın adrese orantısız güç kullanarak yaptığı baskınlar hakkında suç duyurusunda bulunan 9 kişinin durumuna ilişkin yaptığı değerlendirmede, sabahın erken saatlerinde bu kişilerin evlerine, kapıları kırılmak suretiyle uzun namlulu silahlarla bir baskın düzenlenmesi için yeterince verinin bulunmadığına dikkat çekti.

Öte yandan mahkeme savcılığın söz konusu kişilerin HAMAS ve Müslüman Kardeşler cemaatine üye olduklarına ilişkin suçlamasına da değinerek, Müslüman Kardeşlerin Avusturya’da terör örgütü olarak kabul edilmediğinin altını çizdi.

Ne Olmuştu?

Avusturya’da 2 Kasım’da 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan terör saldırısından bir hafta sonra İçişleri Bakanı Karl Nehammer’in gözetiminde 30 Müslüman aktivist ve akademisyene terörle mücadele adı altında “Luxor” adı verilen bir operasyon düzenlenmişti.

Nefret Suçu

Avusturya'da 6 Ayda Yaklaşık 2000 Nefret Suçu İşlendi

23 Temmuz 2021

Sabahın erken saatlerinde çok sayıda polisin çoğunluğu Avusturya vatandaşı ve kamuoyunun yakından tanıdığı Müslümanların evlerine yaptığı baskınlarda, emniyet güçlerinin başvurduğu orantısız güç nedeniyle 10’un üzerinde çocuk ve çok sayıda kadın psikolojik destek almak zorunda kalmıştı.

Ulusal ve uluslararası farklı çevrelerin tepki gösterdiği baskınlar sonucunda, teröre finansal destek verdiği suçlamasında bulunulan kişilerin hesapları dondurulmuş, birçoğu çalıştıkları iş yerlerinden çıkartılmıştı. (AA)

Burak Gücin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar