Küresel Gıda Krizi Gıda Krizinden Etkilenen Fransa Çözümü Afrika’da Arıyor

Fransa, Ukrayna-Rusya Savaşı'nın tetiklediği küresel gıda krizini aşmak için Afrika'daki tarım arazilerine göz dikti.

Burak Gücin 18 Mayıs 2022

Fransa, Ukrayna-Rusya Savaşı’nın tetiklediği ve tüm dünyayı etkileyen gıda krizini aşmak için Senegal başta olmak üzere Afrika kıtasındaki tarıma uygun arazileri kullanmak için harekete geçti.

Ukrayna ve Hindistan’daki Tahıl Stoğuna Erişilemiyor

Hindistan

Hindistan'dan Buğday İhracatı Yasağı

15 Mayıs 2022

Rusya’nın savaş açmasıyla, Avrupa’nın tahıl ambarı olarak bilinen Ukrayna’daki 40 milyon tonluk tahıl stokunun ihracının önlenerek buğday fiyatlarının 14 yılın en yüksek seviyesine çıkması, yoksul ülkeler kadar büyük ekonomilerin de gıda kriziyle karşı karşıya kalmasına yol açtı. Rusya ve Ukrayna’nın Avrupa’nın tahıl ithalatının yüzde 40’ını oluşturması, Avrupa ülkelerini krizin en çok etkilenen muhatapları durumuna getirdi. Dünyanın en büyük tahıl ürünü üreticilerinden Hindistan’ın da ülkede artan sıcaklığın kuraklığı tetikleyebileceği gerekçesiyle tarım ürünlerine ambargo koyması, gıda krizi ve güvenliği konusunda Avrupa’yı alarma geçirdi.

Avrupa’da Krizden En Çok Etkilenenlerden Biri Fransa

Tahıl ihracatında komşuları arasında ilk sırada yer alan ve gıda krizinden en çok etkilenenlerden biri olan Fransa, krizi aşmak için Afrika’daki geniş ve tarıma elverişli arazilere göz dikti. Hâlihazırda kıtada Fransızca konuşan ülkelerin önemli tarımsal ürünlerinin en büyük alıcısı konumundaki Fransa, buralarda buğday başta temel tarım ürünlerinin ekilmesi için de ek projeler gerçekleştirmek için harekete geçti.

Senegal ve Moritanya, Fransa’nın bu projeler için belirlediği ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyor. Paris yönetiminin bu iki ülkeyi ilk aşamada hedefe koymasının nedeni olarak Sahel bölgesinde hâlihazırda süren terör tehdidi ve Mali ile yaşadığı diplomatik krizden söz edilirken, Senegal ve Moritanya’da ayrıca diğerlerine nazaran Rusya’nın etkisinin daha az hissedilmesi de nedenlerden biri olarak sıralanıyor.

Bir diğer sebep de Fransa’nın, Senegal, Fildişi Sahili, Nijer ve Moritanya ile yüksek askeri ve ekonomik iş birliği olarak gösteriliyor. Ülkede özellikle ayçiçeği yağı ve patates gibi temel gıda ürünlerinde stokların hızla erimesi ve tedarik zincirinin sıkıntıya girmesi de Fransa’yı “acil çözüme” iten bir diğer etken olduğu belirtiliyor.

Bölgede İstenmeyen Fransa’ya Halk Nasıl Tepki Verecek?

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un kısa süre önce duyurduğu, Senegal ve Moritanya ile yeni tarım projeleri üzerinde mutabakata varılmasının ardından bu ülkelerdeki Fransız temsilciler, gıda krizi üzerine açık oturum ve forumların düzenlenmesine ön ayak olmaya başladı.

Nitekim Senegal’deki Fransa Büyükelçisi Philippe Lalliot, önemli kentlerinden Thies’te düzenlenen tarım konulu açık konferansın ana katılımcıları arasında yer aldı.

Sömürge geçmişi nedeniyle kıtada “istenmeyen ülke” durumuna düşen Fransa, bir yandan Rusya’nın Afrika’daki faaliyetlerini artırmasıyla bölgedeki nüfuzunu kaybederken, yeni projelere soyunmasının, kıta halkında nasıl bir tepkiye yol açacağı merak ediliyor.

Rusya-Ukrayna Savaşı Gıda Krizinin En Büyük Etkeni

Rusya-Ukrayna

Ukrayna'daki Savaş ve Küresel Gıda Krizi

13 Mayıs 2022

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın etkisiyle enerji fiyatlarındaki yükseliş, gübre fiyatlarındaki artışla birlikte gıda fiyatları da fahiş derecede artışa geçti.

Çatışmaların etkisiyle tahrip edilen yollar başta olmak üzere ulaşımda yaşanan zorluklar ve azalan üretimin, özellikle en temel tarımsal ihtiyaçlardan biri olan buğdayda kıtlık endişesini de beraberinde getiriyor.

Uzmanlar, küresel buğday arzının yüzde 35’inin hayvan yemi için kullanıldığına işaret ederken, bu durumdan et ve diğer hayvansal ürünlerin fiyatlarının da zarar görebileceğine dikkati çekiyor.

Hâlihazırda enerji kriziyle mücadele eden Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde, savaşın devam etmesiyle birlikte gıda fiyatlarındaki artışın da sürmesine kesin gözüyle bakılıyor. (AA)

Burak Gücin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

    Hakkımızda

    Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

    YAZININ DEVAMI
    Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar |