İSLAMOFOBİ Avrupalı Sivil Toplum Kuruluşlarından AB’ye İslamofobi Mektubu

Avrupa genelinde faaliyet gösteren onlarca sivil toplum kuruluşu, İslam karşıtlığına kayıtsız kaldıkları gerekçesiyle Avrupa Birliği kurumlarına mektup göndererek durumdan endişe duyduklarını iletti.

ehisim 16 Haziran 2022

Müslümanlara karşı yapılan ırkçılığa karşı harekete geçmediği ve bunu inkar ettiği gerekçesiyle AB kurumlarına gönderilen mektuba çeşitli Avrupa ülkelerinden 41 STK imza attı. Mektupta, Fransa’nın dönem başkanlığında AB Konseyi tarafından ırkçılık ve Yahudi karşıtlığı hakkında alınan kararların sadece Avrupa’daki Müslümanlara değil Romanlara, Afrikalılara ve Asyalılara yönelik yapısal ve kurumsal ayrımcılığa çare olmadığı vurgulandı.

Mektupta, Konsey kararlarının ırkçılık şekilleri arasında “hiyerarşi” yarattığı da ifade edildi. Ayrıca Konsey bünyesindeki Avrupa Irkçılık ve Hoşgörüsüzlükle Mücadele Komisyonunun (ECRI) Müslüman karşıtı ırkçılıkla mücadeleye yüksek öncelik verilmesi hakkındaki talebinin de AB Konseyi kararlarında reddedildiği belirtildi. STK’ler, Yeni Zelanda’daki Christchurch katliamının yıl dönümünü anmak üzere Uluslararası İslamofobi‘yle Mücadele Günü oluşturulmasına AB’nin karşı çıkması nedeniyle endişelerini de bildirdi.

Irkçılığın Tüm Formlarıyla Etkin Mücadele Talebi

Müslümanların veya Müslüman olduğu düşünülen kişilerin Avrupa’daki bazı siyasi partiler ve aşırı sağ hareketlerin esas hedefi olarak gösterildiği vurgulanan mektupta Avrupalı Müslümanların ve diğer azınlıkların ayrımcılığa giderek daha fazla uğradığı, AB’nin İslam karşıtlığı hakkındaki duruşunun da sıkıntıları göz ardı ettiği görüşü dile getirildi.

STK’ler, İslam karşıtlığıyla mücadele için bir koordinatör atanması, ırkçılığın tüm şekilleriyle mücadelede çalışan koordinatörlere daha fazla kaynak ayrılması, Avrupa değerlerine uygun olarak ırkçılığın tüm formlarıyla etkin mücadele talebinde bulundu. (AA)

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

    Hakkımızda

    Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

    YAZININ DEVAMI
    Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar |